Âdem'den sonra bütün Peygamberler dini aynı, şeriatı değişik tebliğ etmişlerdir.Zij zijn boodschappers van Odin (soms ook beschouwd als dochters van hem).
Dinimizi yüceltmek için savaşalım.Vastendag om tot inkeer te komen.
Fravashis: Zerdüştlük dinine göre koruyucu melekler.Daarentegen is de heer en bewaker van het paradijs, de engel Ridwan (رضوان).
Firavun'un karısı Amalthea gizlice Yahudilik dinini kabul etmiştir.Onze profeet, Moses bin Imran, wenste voor Yusha bin Nun.
Bundan da Fadlallah'ın dini eğitimine çok genç yaşta başladığı anlaşılır.Over zijn religieuze opvoeding vertelt Condell dat hij al op zeer jonge leeftijd zijn geloof opgaf.
Ülkedeki dini cemaatler barış içinde birlikte yaşıyorlar.De twee bevolkingsgroepen leefden in vrede samen op het eiland.
Üyeleri ütopyayı oluşturan bir dini geleneğe inanmak ve izleme ihtiyacı duyar.Leden moeten het katholieke geloof belijden en ervan getuigen.
Hristiyanlık dininin ve Avrupa kültürünün yaymak istenilmesi.De verspreiding van het christendom in heel Europa.
Bu dönemde çok sayıda önemli dini eser verilmiştir.In die periode werden belangrijke religieuze rituelen uitgevoerd.
Kral aynı zamanda dinin de başındaki kişiydi.De koning was immers zelf ook ridder in de orde.
Tur Abdin Süryani Ortodoks Hristiyanlar için önemli bir bölge olup dini ve kültürel merkezleridir.Tur Abdin is cultureel en religieus zeer belangrijk voor Syrisch-orthodoxe christenen.
Bu reorganizasyon bir dini hoşgörü üzerine dayanmaktaydı.Deze liefdadigheid kwam voort uit godsdienstige overtuiging.
Şam Yahudi cemaati dini cinayet işlediği gerekçesiyle suçlandı.Asjkenasische joden worden verdacht van de moord om rituele redenen.
Bu süreçte aradığı gerçeklikleri İslam dininde bulmuştur.In zijn zoektocht naar de waarheid achter de cirkels wordt hij in zijn geloof getest.
Ailedeki herkes, dini görevlerimizi aksatmadan yerine getirmeye çalışır.Ze wagen zich alleen buiten het familiale domein voor de vervulling van hun religieuze plichten.
Dini farklılıkların çözülebilmesi için görüşmeler başladı.De verschillen tussen de godsdiensten kwamen weer boven water.
Halkın %75.7'sinin herhangi bir dini inancı yoktur.Ongeveer 6,7 procent heeft geen religie.
Nebi (Arapça: نبي), bir İslam dini terimi.Nødebo (parochie), de kerkelijke gemeenschap waartoe de plaats behoort.
İslam dininde şeytan İman etmeyen/ reddeden/ asi çıkan bir Melek' tir.Immers, de satan zelf doet zich voor als een engel des lichts.
Dinimiz ilahî bir dindir.Lachen is gezond div.
Bazı dini kaynaklara göre, öldürülmemiştir.Volgens enkele bronnen bekende hij echter niet.
Ana madde: İslam'da melek Meleklere inanmak İslam dini akidesinin bir parçasıdır, yani iman esaslarındandır.Hij verschijnt met grote kracht en heerlijkheid, in gezelschap van de gelovigen en de engelen.
Gennadios'un yetkileri sadece dini değildi, aynı zamanda seküler yetkileri de vardı.Tjaden twijfelde niet alleen aan de kracht van zijn geloof, maar ook aan zijn geschiktheid als predikant.
Daha sonradan ülke, bölgeye gelen tüccarların etkisiyle İslam dinine geçmişlerdir.Later kwam de islam op in het gebied doordat mensen werden bekeerd door handelaren uit het Midden-Oosten.
Sümer dininde dişi tanrılar her zaman üstün bir rol oynamışlardır.Er speelden geleidelijk aan ook mannelijke goden een rol in de religie.
Bu dinin ilahileri daha sonraları Jamaika'da reggae müziğine kaynaklık etmiştir.In Jamaica maakte ze kennis met de reggae-muziek.
2001 yılında yapılan nüfus sayımına göre Kanada'nın %16.2'sinin dini inancı bulunmamaktadır.8,7% heeft bij de volkstelling van 2001 geen antwoord gegeven op de vraag welk geloof zij aanhangen.
Uçan Spagetti Canavarı bu dinin tanrısıdır.Vliegend Spaghettimonster, een godheid (Flying Spaghetti Monster).
Müfsid, bir İslam dini terimi.Kamsten : Een religieuze titel.
İslam dininde bu melekler diğer meleklerden daha büyük ve önemlidir.Deze engel wordt in de islam als de belangrijkste van de Engelen beschouwd.
Hükümdarlığını güçlendirdikten sonra kendisine "Allah'ın Habercisi, Dinin Kulu" adını verdi.Bij zijn troonsbestijging werd hem de titel Vertrouweling van God, volger van de religie van de Islam gegeven.
Böylece her hükümdara kendi topraklarının dinini belirleme yetkisi verilmiş oldu.Dit hield in dat iedere rijksvorst besliste welke godsdienst in zijn gebied werd opgelegd.
Hurri kültürü Hititlerin dini üzerinde önemli ölçüde etkili olmuştur.De Hurritische cultuur had veel invloed op de religie van de Hettieten.
İslam dininde, Melik (الملك) Allah'ın adlarından biridir.Een munadjaat (مناجاة, "nachtelijk gesprek") is een danklied voor Allah.
Dürzilerin dini anlayışlarına göre, yaşadıkları ülkeye hizmet etmek önemlidir.Rentmeesterschap: het principe dat de mens goed voor de aarde waarop hij leeft moet zorgen.
Diğer dini azınlıklara verilmeyen ayrıcalıklardan faydalandılar.De heerlijkheid kende vrijwel geen religieuze minderheden.
Tapınaklar sadece dini merkezler değildi.Zij waren echter niet de enige stichters van de kerk.
İmam veya Müftü (Arapça: إمام), İslam dinine ait bir terimdir.Kafir of kafier (Arabisch: كافر, meervoud: كفّار kuffār) is de aanduiding voor een ongelovige door moslims.
Totemizm klan dinidir.Volgens de Kethuboth, fol.
Hira mağarası, İslâm dinine göre ilk vahyin indiği mağara.Het wapen van Wonseradeel (Fries: Wûnseradiel) is het wapen van de voormalige gemeente Wonseradeel.
Son zamanlarda tekrar onarılan bina hala dini amaçla kullanılmaktadır.Momenteel wordt het herenhuis nog voornamelijk gebruikt voor recreatieve doeleinden.
Çok sayıda Hristiyan ve Musevi dernekler teşkilatlanıp dini misyonerlik yapmaktadır.Veel christenen zullen een kerkdienst of mis bezoeken.
Bu ütopyalar dini temellidir ve insanlığın başından beri vardır.Deze Traditie, als bron, bestaat reeds sinds het ontstaan van de mensheid.
O çağlarda belli kadar dini sinkretizm de olmuştur.Ook een aantal heiligenbeelden zijn van die tijd.
Müctehid, Kur'an-ı Kerim'den ve Hadis-i şeriflerden dini hüküm çıkarabilme kudretine hâiz bulunan kimsedir.Moellah (ملا) geestelijke die de Koran, de Ahadith en de fiqh intensief heeft bestudeerd.
Cibuti'nin en önemli dini İslam'dır.Spili is de belangrijkste bisschopszetel van Kreta.
Reformist Yahudilik'te ise başka bir dini seçen kişi artık Yahudi değildir.Daarentegen zijn mensen die een andere religie aanhangen geen Joden meer.
Mehmed Rasim Edendi yaşamı boyunca oldukça fazla dini çalışma üretti.Rabbijn Maarsen publiceerde veel en zou dat zijn gehele leven blijven doen.
Dinin ana konsepti Japonca'da johrei olarak geçen şifa ritüeline dayanır.Japan daarentegen, accepteert meer dat schattigheid onderdeel is van de mode.
Dini bilimleri öğrenmeye Meşhed şehrinde başladı.Ik begon de religies van het Midden-Oosten te bestuderen.
Bu anlamda, Katoliklik devletin resmi dini olarak kabul edilmektedir de denebilir.Hierdoor werd onder meer bepaald, dat het katholieke geloof in Italië erkend werd als staatsgodsdienst.
Seri genel olarak Hristiyan dininden oldukça etkilenmiştir.De westerse samenleving wordt grotendeels beïnvloed door het christelijke geloof.
Dini günler; Muharrem (asma imamu) ve Xızır oruç tutulan dönemler.Dni płodne – dni, w których ejakulacja (wytrysk) w pochwie może doprowadzić do zapłodnienia.
İslâm dininde iman esaslarının başında Allah'a iman gelir.Jest wierzeniem w Boga i zawierzeniem się Mu przez wiarę (credere in Deum).
Sarah sonunda o da polis tarafından ve gizli dini grup "Proletheans" tarafından aranan olduğunu keşfeder.W międzyczasie Sarah dowiaduje się, że jest poszukiwana przez policję i sekretną grupę religijną Proletarian.
İkinci kitabı “Die Jüdische Feiertage in Sicht der Tradition” (Yahudi Dini Bayramların gelenekleri görüşü).Jego druga książka nosi tytuł: „Die Jüdische Feiertage in Sicht der Tradition”.
Graz daki politik ve dini zorluklar Kepler in Brahe’ye hızlıca dönme umutlarını altüst etti.Polityczne i religijne trudności w Grazu uniemożliwiły Keplerowi natychmiastowy powrót.
Din adamı olarak zaman-zaman (Yeğnovit) köyünden papaz gelip dini törenleri ifa etmekteydi.Stanowili oni swoisty łącznik pomiędzy pastorem, a wiernymi.
"Hepiniz, toptan sımsıkı Allah'ın ipine (İslâm Dini'ne ve Kur'ân-ı Kerîm'e) sarılın.Ma’add al-Mu’izz li-Din Allah; Al-Mu’izz; Muizz (ur. ok.
Otuz yaşında iken İslam dinine geçmiştir.Mając 30 lat przeszedł na islam.