Ama merdivenleri çıkmak için bir dine ihtiyacınız yok.But you don't need a religion to get you through the staircase.
Odun bitince ateş söner, Dedikoducu yok olunca kavga diner.For lack of wood a fire goes out. Without gossip, a quarrel dies down.
Ben de elimi çırpacağım Ve öfkem dinecek. Bunu ben RAB söylüyorum.››I will also strike my hands together, and I will cause my wrath to rest: I, Yahweh, have spoken it.
Allah'tan, geri çevirilmesi mümkün olmayan gün gelmezden önce, yüzünü dosdoğru dine yönelt.So set your face towards the straight path before the day arrives from God which is irreversible.
Öyleyse, ALLAH'tan, geri çevrilmesi olanaksız bir gün gelmeden önce kendini dosdoğru olan dine ada.So set your face towards the straight path before the day arrives from God which is irreversible.
“Ya Rabbî, dedi Nûh, ben milletimi gece gündüz dine dâvet ettim.He said, “My Lord!
Ve: "Yüzünü hanif (Allah'ı birleyici) olarak dine çevir; sakın (Allah'a) ortak koşanlardan olma!""Set thy face to the religion, a man of pure faith, and be thou not of the idolaters;
Ve: "Bir muvahhid (hanif) olarak yüzünü dine doğru yönelt ve sakın müşriklerden olma,""Set thy face to the religion, a man of pure faith, and be thou not of the idolaters;
Artık o dine dönmemize imkan yok, meğer ki Rabbimiz olan Allah dileye.It is not for us to return into it, unless God our Lord so will.
Ve doğru dine yüz çevir, sakın müşriklerden olma dendi bana."Set thy face to the religion, a man of pure faith, and be thou not of the idolaters;
Şu da emredildi: "Yüzünü, bir hanîf olarak dine çevir. Sakın müşriklerden olma!""Set thy face to the religion, a man of pure faith, and be thou not of the idolaters;
Ve: "Tektanrıcı olarak dine yönel; ortak koşanlardan olma.""Set thy face to the religion, a man of pure faith, and be thou not of the idolaters;
Bir tek Tanrıcı olarak kendini dine adamalısın.Wherefore set thou thy face towards the true religion uprightly.
Hakka yönelerek kendini Allah'ın insanlara yaratılışta verdiği dine ver.So devote yourself to the religion of monotheism—the natural instinct God has instilled in mankind.
O halde sen yüzünü, bir hanîf olarak dine, Allah'ın insanları üzerinde yarattığı fıtrata çevir.So devote yourself to the religion of monotheism—the natural instinct God has instilled in mankind.
Kim İslam'dan başka bir dine yönelirse, onunki kabul edilmeyecektir.No religion other than Islam (submission to the will of God) will be accepted from anyone.
Sen yüzünü hanif olarak dine, Allah insanları hangi fıtrat üzere yaratmış ise ona çevir.And follow the nature [constitution] as made by God, that nature in which He has created mankind.
Resmen dine geçmek için bir tören geçirmesi gerekiyordu.She had to go through a ceremony to convert officially.
Din adına işlenmiş bir suç, dine karşı işlenmiş bir suçtur." ifadesi yer aldı.A crime in the name of religion is a crime against religion," the IC said in a statement.
Fakat Bangladeş'te dine küfretme cezası yoktur.The older man chides him for not mentioning the name of Muhammad before his name.
Ebu Hanife Dineverî ZiryabAbu Hanifa Dinawari Ziryab
Film Ansar Dine'nin Timbuktu, Mali'yi kısa işgalini inceler.The film looks at the brief occupation of Timbuktu, Mali by Ansar Dine.
Harriet Dinerstein, Amerikalı astronom.Harriet Dinerstein is an American astronomer.
Politikadan dine ve hobilere kadar her şeyi tartışmak için çalışma çemberi oluşturulabilir.Study circles may be formed to discuss anything from politics to religion to hobbies.
Bu tür başlıklar, siyasetten dine ve cenazeye kadar değişebilir.Some titles inscribed on tombs were mainly honorific; to honor the women after they die.
İçinde, suçun çoğunu dine atarak homofobiye saldırdı.In it, he attacked homophobia, laying most of the blame on religion.
Ülke genelinde insanların çoğu bir dine inanmaktadır.Religion is practiced throughout the country.
Geleneksel olarak ridde veya İslam'dan başka bir dine geçmek İslam'da en büyük suçtur.Traditionally ridda, or converting from Islam to another religion is a capital crime in Islam.
Etkinlik atlet Yarış Süre Sıra 30 km F Gjoko Dineski 1'33:33.9 68Event Athlete Race Time Rank 30 km F Gjoko Dineski 1'33:33.9 68
ISSN 0021-8499. ↑ Weisgram, Erica S.; Fulcher, Megan; Dinella, Lisa M. (2014-09-01).Retrieved 29 December 2013. ↑ Auster, Carol J.; Mansbach, Claire S. (1 October 2012).
PMID 29969235. ↑ Diness (2006).S2CID 206543696. ↑ Diness, Frederik; Beyer, Jürgen; Meldal, Morten (2006).
Bu yağmurun dineceği yok.Dieses Regens ist kein Ende.
2005'te Alexisonfire ile hazırladıkları EP'yi Dine Alone Records etiketiyle yayımladılar.2005 veröffentlichten sie eine Split-EP mit Alexisonfire auf Dine Alone Records.
Savaştan sonra Dine, Muharrem Bayraktari ile birlikte Paris'teki Arnavutluk Komitesi için çalıştı.Nach dem Krieg arbeitete Fiqri Dine zusammen mit Muharrem Bajraktari für das Albanische Komitee in Paris.
Hinduizm dinine inananlar için kutsaldırlar ve yine bu dine inananlar için açığa çıkmış bilgidirler.Sei gegrüßt, die der Weisen Weisheit übertrifft; Sei gegrüßt, die der Gläubigen Glauben vertieft.
Bu dine mensup kişilere Hindu denir.Anhänger dieser Religionen werden Hindus genannt.
Genel olarak sığın için deneege, dineega adı kullanılır.Für ihn wird jedoch das Zeichen DINGIR verwendet.
Bu sebepten de kendisini genç yaşta dine ve Allah'a adamıştır.Und ihr Kind wurde entrückt zu Gott und seinem Thron.
Nüfusun önemli bir kısmı dine bağlı değildir.Die meisten Einwohner sind konfessionell nicht gebunden.
Bu hükümete, politikaya ve dine bağımlı olmayan bir organizasyondur.Sie ist ein unabhängiger, apolitischer und nicht konfessionell gebundener Verein.
Bu dine inananlara Dürzî denir (çoğulu Durûz).Um das Erbetene zu erhalten, vollziehen die Gläubigen Riten.
Nathan Luke Baker (doğumu 23 Nisan 1991; Dines Green, Worcester) İngiliz futbolcudur.Nathan Luke Baker (* 23. April 1991 in Worcester) ist ein englischer Fußballspieler.
Fakat Bangladeş'te dine küfretme cezası yoktur.In Schweden gibt es keine Störerhaftung.
Bunlar yaklaşık bir hafta sonra dinebilir.Dies kann bis zu einer Woche dauern.
Köktendinci şiddet, yaptığı yıkıcı eylemleri bir dine dayayan şiddet türüne verilen addır.Und seine Zornesausbrüche haben etwas von der Gewalt eines inneren Erdbebens.
1980'lerin başında Rourke, kült bir klasik olan Diner isimli filmde başrol oynadı.In den Zwanziger Jahren war Shorey zu einem einflussreichen Vertreter der Klassischen Philologie avanciert.
Han Lee (Matthew Moy): Williamsburg Diner Restoranı’nın sahibidir.Matthew Moy (en) (VF : Vincent de Bouard) : Han Lee, est le propriétaire du Williamsburg Diner.
Bunlar yaklaşık bir hafta sonra dinebilir.Il peut durer jusqu'à une semaine.
Ailesi buddist ama kendisi bir dine mensup değil.La famille est catholique mais lui n'est pas croyant.
Kürtler, dini bakımdan heterojen bir halk olup aralarında birçok farklı dine mensup gruplar vardır.Les bocio ont un aspect religieux et incluent différentes forces.
Bazı ülkelerde, kanun gereği dine hakaret yasaklanmıştır.Dans certains pays, la loi interdit l’intérêt.
Sil, dineinsiz işlevini gerçekleştirir.Hal essaie de réaliser un sans faute.
Hangi dine mensup olduğunuz beni alakadar etmiyor.A qué religión pertenece usted no me interesa.
Marx`ın analizinde "seküler devlet" dine karşı değildir, aksine gerçekte onu gerektirir.En el análisis de Marx, el "Estado laico" no se opone a la religión, pero en realidad más bien presupone.
O dönemde, Avrupa'da Yahudilere karşı önyargının ana sebeplerinden biri de dine dayanıyordu.En aquellos tiempos, una causa principal del prejuicio contra judíos en Europa era la religiosa.
Hristiyanlık ve İslam, dine inanan vatandaşlar arasında en fazla sayıda taraftarı olan dinleriydi.El Cristianismo y el Islam se disputaban la mayoría de los creyentes.
Bu dine inananlara Dürzî denir (çoğulu Durûz).¡Confirmad,pues, a los que creen!
Ne Budizm’de ne de Hinduizm’de kast sistemi dinen meşrudur.En Libia no hay ningún templo o pagoda budista.
Ülke nüfusunun %50'si bu dine inanmaktadır.Estoy harto de que el cincuenta por ciento de este país piense que el creacionismo es razonable.
Annesi Glaukothea zavallı insanları dine kabul ayinlerine yardım ederdi.Su madre, Glaucotea, asistía en los ritos religiosos de iniciación para los pobres.