Ana içeriğe geç
Sözlük

din ile cümle

din kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Onları dinlerim.I listen to them.
Dikkat etmek ve dinlemek zorundayız.We have to pay attention and listen.
Sabırla dinledi.She listened patiently.
Tom sabırla dinledi.Tom listened patiently.
Tom klasik müzik dinlemeyi seviyor.Tom enjoys listening to classical music.
Sezgini dinlemelisin.You should listen to your intuition.
Biraz dinlenmeye ihtiyacımız var.We need a little rest.
Bir sonraki dinlenme tesisine kadar bunu tutabilir misin?Can you hold it in until the next rest stop?
Şarkı söylememi dinlemek ister misin?Would you like to hear me sing?
Tom eski radyo programlarını dinlemekten hoşlanıyor.Tom likes to listen to old radio programs.
Tom Mary'yi dinlemeyi reddetti.Tom refused to listen to Mary.
Bu sabah oldukça dinlenmiş hissediyorum.I feel quite rested this morning.
Gerçeği öğrenmek istersen, otur ve dinle.If you want to learn the truth, sit down and listen.
Dinle, yabancı.Listen, alien.
Dinleyin, beyler.Listen, gentlemen.
Sadece git ve biraz dinlen.Just go and get some rest.
Winston herhangi bir dine inanmak istemiyor.Winston doesn't want to believe in any religion.
Tom çok dindar bir adamdır.Tom is a very religious man.
Tom böyle sempatik bir dinleyicidir.Tom is such a sympathetic listener.
Biraz dinlenmeye ihtiyacım var.I need some rest.
O çok dindar bir kadın.She's a very religious woman.
Tom gerçekten harika bir dinleyicidir.Tom is a really great listener.
Sadece biraz dinleniyorum.I'm just resting for a moment.
Sadece bir an için dinleniyorum.I'm just resting for a moment.
Sadece biraz dinleniyordum.I was just taking a little rest.
Dinlenmeye ihtiyacım vardı.I needed rest.
Dinlenmeye ihtiyacım var.I need a rest.
Tom klasik müzik dinler.Tom listens to classical music.
O soruyu kaç kere dinlediniz?How many times have you heard that question?
Tekrar şarkı söylemeni dinlemek için sabırsızlanıyorum.I can't wait to hear you sing again.
Tom ne zaman araba kullanıyor olsa radyo dinler.Tom listens to the radio whenever he's driving.
Ben nadiren evde müzik dinlerim.I seldom listen to music at home.
Senin derdin, Tom, başkalarının söylediklerini asla dinlemiyorsun.The trouble with you, Tom, is that you never listen to what other people say.
Bunu neden dinliyoruz?Why are we listening to this?
Birçok müzik dinlerim.I listen to a lot of music.
Sadece dinledim.I just listened.
Boş vaktinde nasıl dinlenirsin?How do you relax in your spare time?
Şimdi biraz dinlenmeye ihtiyacım var.I need some rest now.
Çeneni kapa ve beni dinle.Shut up and listen to me.
Seni artık dinlemeyeceğim.I won't listen to you anymore.
Şimdi dinleniyorum.I'm resting now.
Evde dinlendim.I rested at home.
Ben sık sık caz dinlerim.I often listen to jazz.
Tom dinlendi.Tom rested.
Sami dini bütün bir Müslüman.Sami is an observant Muslim.
Sami dini vecibelerini yerine getiren bir Müslüman.Sami is an observant Muslim.
İslam yalnızca bir din değildir. O bir yaşam biçimidir.Islam is not only a religion. It's a way of life.
Fadıl dinini sorgulamaya başladı.Fadil started to question his religion.
Fadıl'ın ailesi çok dindardır.Fadil's family is very religious.
Fadıl zaten diğer dinlere bakıyordu.Fadil was already looking at other religions.
Fadıl, İslam'da din ve ileri bilimin el ele verebileceğini buldu.Fadil found that in Islam, religion and advanced science can go hand in hand.
Fazıl İslam'da din ve modern bilimin birbiriyle uyumlu olabileceğini fark etti.Fadil found that in Islam, religion and advanced science can go hand in hand.
Fadıl artık dinini açıkça uygulayabilir.Fadil can practise his religion openly now.
Fadıl, Leyla'nın dinliyor olduğunu düşündü.Fadil thought Layla was listening.
Bir şey çevirirken müzik dinlemekten hoşlanırım.I like listening to music while I'm translating something.
Ben araba sürerken sadece heavy metal dinlerim.I only listen to heavy metal when I'm driving.
Çok dindar bir ailede dünyaya geldi.She was born into a very religious family.
Ben sık sık klasik müzik dinlemem.I don't often listen to classical music.
Tom Mary'nin söylediği bir şeyi dinlemeyi reddetti.Tom refused to listen to anything Mary said.
Ben sadece klasik müzik dinlerim.I only listen to classical music.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
din ile cümle - Sayfa 40 - din kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App