Ana içeriğe geç
Sözlük

din ile cümle

din kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Konuşmam ve dinlemem, yazım kadar iyi değildir.My speaking and listening are not as good as my writing.
Tom beni dikkatlice dinledi.Tom listened to me carefully.
Tom Mary'ye ne tür müzik dinlemeyi sevdiğini sordu.Tom asked Mary what kind of music she liked to listen to.
Seni dinlediğime çok memnun oldum.I'm so glad I listened to you.
Seni dinlediğime memnun oldum.I'm glad I listened to you.
Sana dinlediğim için memnunum.I'm glad I listened to you.
Ben işin yarısını yaptım; sanırım biraz dinlenebilirim.I did half the work; I think I can rest for a bit.
Ben dinleyicilerden gelen soruları cevaplayacağım.I'll answer questions from the audience.
Bir fıkra dinlemek ister misin?Want to hear a joke?
İnsanlar ve dinozorlar asla bir arada var olmadılar.Humans and dinosaurs have never coexisted.
Bütün dinler barış istiyor, savaş isteyen diğerleridir.All religions want peace, it's the others who want war.
Tom'un annesi dindar bir katolik.Tom's mother is a devout Catholic.
Tom dindar değildir ne de Tanrı'ya inanır.Tom is not religious, nor does he believe in God.
Tom dindar değildir ve de Tanrı'ya inanmaz.Tom is not religious, nor does he believe in God.
Gençliğimde Beatles dinledim.I listened to the Beatles in my youth.
Dinlenmek için bir bankta otururuz.We sit on a bench to rest.
Bu şimdiye kadar dinlediğim en güzel şarkılarından biridir.This is one of the most beautiful songs I've ever heard.
Bu, hayatımda şimdiye kadar dinlediğim en güzel şarkılarından biridir.This is one of the most beautiful songs I've ever heard in my life.
Tom, sessiz ol ve beni dinle.Tom, be quiet and listen to me.
Tom, sus ve beni dinle.Tom, shut up and listen to me.
Onu dinleme. O sana yalan söylüyor.Don't listen to him. He's lying to you.
Onu dinleme. Tom sana yalan söylüyor.Don't listen to him. Tom is lying to you.
Onu dinlemeyin. O size yalan söylüyor.Don't listen to her. She's lying to you.
Tom'u dinleme. O sana yalan söylüyor.Don't listen to Tom. He's lying to you.
Kendimi dinlemeyi sevmiyorum.I don't like hearing myself.
Çocuklar dikkatlice dinliyorlar.The children are listening attentively.
Bu konuyu yeterince dinlediğimizi düşünüyorum.I think we have heard enough on this.
Tom oturdu ve Mary'yi dinledi.Tom sat and listened to Mary.
Tom Mary'nin hikâyesini dinledi.Tom listened to Mary's story.
Söylentileri dinleme.Don't listen to rumors.
Çeneni kapatıp beni bir dinler misin?Will you please shut up and listen to me?
Söylüyor olduğun her şeyi dinliyorum.I hear everything you're saying.
Peki, dinozorlar hakkında neyi çok ilginç buluyorsun?So, what do you find so interesting about dinosaurs?
Neden sadece dinlenmiyorsun ve eğlenmiyorsun?Why don't you just relax and have fun?
Hep benim telefon konuşmalarımı mı dinliyorsun?Do you always listen to my phone calls?
Ne zamandan beri telefon konuşmalarımı dinliyorsun?Since when do you listen to my phone calls?
Lütfen bizi dinle.Please listen to us.
Tom dindar bir Katoliktir.Tom is a devout Catholic.
Tom, Mary'yi dinliyor.Tom is listening to Mary.
Yağmur dinmeye başlıyor.The rain is starting to let up.
Tom orman seslerini dinledi.Tom listened to the sounds of the forest.
Tom ve Mary'nin dinlenmesi gerekiyor.Tom and Mary need to relax.
Bazen en dindarlar din değiştiren kimselerdir.Sometimes it's the converts who are the most devout.
Sesli mesajı dinlemekten nefret ederim.I hate listening to voicemail.
Ben dinlenmek istedim.I wanted to take a rest.
Şu andan itibaren dikkatle dinle.Pay closer attention from now on.
Şimdi dinlenme zamanın.It's now time for you to rest.
Tom beni dinler.Tom listens to me.
Tom bir an için dinlendi.Tom rested for a moment.
Biz sadece dinlendik ve eğlendik.We just relaxed and had fun.
Dinle Tom. Her şeyi yanlış anladın.Listen, Tom. You've got it all wrong.
Biz oturma odasında dinlendik.We relaxed in the living room.
Her halükârda, hiç kimse onun tavsiyesini dinlemedi.In any case, no one listened to his advice.
Tom beni dinlemeyi reddetti.Tom refused to listen to me.
Biraz dinlenmene izin vermeliyiz.We should let you get some rest.
Tom benim fikrimi dinledi.Tom listened to my opinion.
Ben bütün dinlerle ilgileniyorum.I am interested in all religions.
Tom çok dindar.Tom is very pious.
Dinlenmek için biraz zamanımız var.We've got a little time to relax.
Tom bir TED konuşması dinliyor.Tom is listening to a TED talk.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod