Onları dinle.Listen to them.
Onu dinle.Listen to him.
Onları dinlemelisin.You need to listen to them.
Onları dinlemen gerekiyor.You need to listen to them.
Bizi dinlemek zorundasın.You have to listen to us.
Onları dinlemek zorundasın.You have to listen to them.
Onu dinlemek zorundasın.You have to listen to him.
Bizi dinlemeni tavsiye ediyorum.I advise you to listen to us.
Onları dinlemeni tavsiye ediyorum.I advise you to listen to them.
Beni dinlemeni tavsiye ediyorum.I advise you to listen to me.
Onu dinlemeni tavsiye ediyorum.I advise you to listen to him.
Onu dinlemeni tavsiye ediyorumI advise you to listen to her.
Bizi dinlememelisin?You shouldn't listen to us.
Onları dinlememelisin.You shouldn't listen to them.
Beni dinlememelisin.You shouldn't listen to me.
Onu dinlememelisin.You shouldn't listen to him.
Lütfen onu dinleme.Please don't listen to him.
Onları dinlemeliyiz.We should listen to them.
Onu dinlemeliyiz.We should listen to him.
Ben sizi asla tekrar dinlemeyeceğim.I'll never listen to you again.
Ben onları asla tekrar dinlemeyeceğim.I'll never listen to them again.
Onu asla tekrar dinlemeyeceğim.I'll never listen to him again.
Zaten onları asla dinlemem.I never listen to them anyway.
Zaten onu asla dinlemem.I never listen to him anyway.
Sadece bizi dinle.Just listen to us.
Sadece onları dinle.Just listen to them.
Sadece onu dinle.Just listen to him.
Ben seni her zaman dinlerim.I always listen to you.
Ben onları her zaman dinlerim.I always listen to them.
Ben onu her zaman dinlerim.I always listen to him.
Onlara dinlenmelerini söyle.Tell them to relax.
Ona dinlenmesini söyle.Tell him to relax.
Onların dinlenmesini istiyorum.I'd like them to rest.
Onun dinlenmesini istiyorum.I'd like him to rest.
Onlar dinlensin.Let them rest.
O dinlensin.Let her rest.
Onların biraz dinlenmesine izin ver.Let them get some rest.
Onun biraz dinlenmesine izin ver.Let him get some rest.
Bırak, biraz dinlensin.Let him get some rest.
Biraz dinlenmesine izin ver.Let him get some rest.
Dinlenmene izin vermeliyiz.We should let you rest.
Onların dinlenmesine izin vermeliyiz.We should let them rest.
Onun dinlenmesine izin vermeliyiz.We should let him rest.
Senin onlara dinlettirmen gerekiyor.You need to get them to listen.
Ona dinlettirmen gerekiyor.You need to get him to listen.
Biz onları dinlemek için alacağız.We'll get them to listen.
Ben onları dinlemek için alacağım.I'll get them to listen.
Ben onu dinlemek için alacağım.I'll get him to listen.
Tom iPodunu dinliyordu.Tom was listening to his iPod.
Tom dindar bir insan değil.Tom isn't a religious person.
Tom bir süre dinlendi.Tom rested for a while.
Tom'un dinlenmek için zamana ihtiyacı var.Tom needs time to relax.
Sadece senin inatçı fikirlerin dinlenmeli.Only your stubborn opinions have to be listened to.
FBI Tom'un telefonunu dinlemiş.The FBI tapped Tom's phone.
Polis, Tom'un aramalarını dinliyordu.The police were listening to Tom's calls.
Dan Linda'yı dinlemeyi reddetti.Dan refused to listen to Linda.
Çocuklar bir kayıt dinliyorlar.The children are listening to a record.
Tom ana akım müzikleri dinlemez.Tom doesn't listen to mainstream music.
Acılı şarkıları dinlemek beni mutlu eder.Listening to sad music makes me happy.
Sık sık hüzünlü müzik dinlerim.I often listen to sad music.