Söylemek zorunda olduğun her şeyi dinleyeceğim.I'll listen to anything you have to say.
Tom radyoda haberleri dinledi.Tom listened to the news on the radio.
Tom, Mary' yi dinlemek zorunda kalmadı.Tom didn't have to listen to Mary.
Keşke herkes sadece dinlense.I wish everybody would just relax.
Artık seni dinlemiyorum.I'm not listening to you anymore.
Boston hakkında daha çok dinlemek istiyorum.I want to hear more about Boston.
Tom'un sizi dinleyeceğinden eminim.I'm sure Tom will listen to you.
Yerinde olsam Tom'u dinlerim.I'd listen to Tom if I were you.
Tom, Mary'yi sabırla dinledi.Tom listened to Mary patiently.
Tom'u asla tekrar dinlemeyeceğim.I'll never listen to Tom again.
Sen dinlemiyorsun, değil mi?You're not listening, are you?
Tom Mary'nin şarkı söylemesini dinledi.Tom listened to Mary singing.
Ben sadece dinleniyorum.I'm just catching my breath.
Seni dinlemekten usandım.I'm tired of listening to you.
Seni dinlemekten bıktım.I'm tired of listening to you.
Sen Tom'u dinlemek zorundasın.You have to listen to Tom.
Tom beni dinlemedi.Tom wouldn't listen to me.
Tom bir an için dinledi.Tom listened for a moment.
Tom bir dakika boyunca dinledi.Tom listened for a minute.
Seni dinlemeyi bitirdim.I'm done listening to you.
Çok da dinlemiyordum.I wasn't really listening.
Bize dinlemen gerekir.You need to listen to us.
Beni dinlemek zorundasın.You have to listen to me.
Tom haberleri dinledi.Tom listened to the news.
Tom dinlenmeye başlıyor.Tom is starting to relax.
Sadece gözlerimi dinlendiriyorum.I'm just resting my eyes.
Biz Tom'u dinlemeliyiz.We should listen to Tom.
Sen iyi bir dinleyicisin.You're a good listener.
Tom seni dinleyecektir.Tom will listen to you.
Tom sizi dinleyecektir.Tom will listen to you.
Tom seni dinleyecek.Tom will listen to you.
Tom sizi dinleyecek.Tom will listen to you.
Tom dinleyiciler içinde.Tom is in the audience.
Ben Tom'a dinleteceğim.I'll get Tom to listen.
Tom çok dindardır.Tom is very religious.
Dinlenmeye başlıyorum.I'm starting to relax.
Tom Mary'yi dinledi.Tom listened to Mary.
Tom jazz dinler.Tom listens to jazz.
Gözlerimi dinlendiriyorum.I'm resting my eyes.
Ben iyi bir dinleyiciyim.I'm a good listener.
Dinlenmek zorundasın.You have to rest.
Dinlenmek zorundasınız.You have to rest.
Hey, dinle!Hey, listen!
Bush bütün dinlere saygı duyuyor.Bush respects all religions.
Yüz tane versiyonu olsa bile tek bir din vardır.There is only one religion, though there are a hundred versions of it.
Sen bizim ne tür müzik dinlediğimize dikkat ediyor musun?Do you care what kind of music we listen to?
Şehir daha fazla dinçlik ile canlandı.The city came back to life with more vigor.
Dinlenmenin onun üzerinde harika bir etkisi vardı.Getting rest had a wonderful effect on him.
Yoksullar için hiç dinlenme yoktur.There is no rest for the poor.
O, öğretmeni hiç dinlemez.She never listens to the teacher.
Herkes beni dinlesin!Listen up, everybody!
Dinle millet!Listen, everybody!
Biraz daha uzun dinlenmelisin.You should rest a little bit longer.
Ben müzik dinliyorum, ya sen?I'm listening to music, and you?
Biz müzik dinliyoruz, ya sen?We're listening to music, and you?
Dün müzik dinledim.I listened to music yesterday.
Bu sabah senin CD'ni dinliyorum.I am listening to your CD this morning.
Kocam soğuk algınlığına yakaladı ve yatakta dinleniyor.My husband caught a cold and he's resting in bed.
Tom yarı kapalı gözleriyle dinliyordu.Tom was listening with his eyes half closed.
Evde kaldım bu yüzden dinlenebildim.I stayed home so I could rest.