dilsiz ile cümle
dilsiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.58
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
14
ORT. KELİME
Halktan biri Ona, ‹‹Öğretmenim›› diye karşılık verdi, ‹‹Dilsiz bir ruha tutulan oğlumu sana getirdim.A odpovídaje jeden z zástupu, řekl: Mistře, přivedl jsem syna svého k tobě, kterýž má ducha němého.
Halktan biri Ona, ‹‹Öğretmenim›› diye karşılık verdi, ‹‹Dilsiz bir ruha tutulan oğlumu sana getirdim.És felelvén egy a sokaságból, monda: Mester, ide hoztam hozzád az én fiamat, a kiben néma lélek van.
Halktan biri Ona, ‹‹Öğretmenim›› diye karşılık verdi, ‹‹Dilsiz bir ruha tutulan oğlumu sana getirdim.Gli rispose uno della folla: «Maestro, ho portato da te mio figlio, posseduto da uno spirito muto
Halktan biri Ona, ‹‹Öğretmenim›› diye karşılık verdi, ‹‹Dilsiz bir ruha tutulan oğlumu sana getirdim.In eden iz množice odgovori: Učenik, pripeljal sem k tebi sina svojega, ki ima nemega duha.
Halktan biri Ona, ‹‹Öğretmenim›› diye karşılık verdi, ‹‹Dilsiz bir ruha tutulan oğlumu sana getirdim.무리 중에 하나가 대답하되 선생님 벙어리 귀신 들린 내 아들을 선생님께 데려 왔나이다
Halktan biri Ona, ‹‹Öğretmenim›› diye karşılık verdi, ‹‹Dilsiz bir ruha tutulan oğlumu sana getirdim.Le respondió uno de la multitud: --Maestro, traje a ti mi hijo porque tiene un espíritu mudo
Halktan biri Ona, ‹‹Öğretmenim›› diye karşılık verdi, ‹‹Dilsiz bir ruha tutulan oğlumu sana getirdim."Meester", antwoordde een man, "ik wilde mijn zoon bij U brengen.
Halktan biri Ona, ‹‹Öğretmenim›› diye karşılık verdi, ‹‹Dilsiz bir ruha tutulan oğlumu sana getirdim.Một người trong đám đông thưa rằng : Lạy thầy , tôi đã đem con_trai tôi tới cho thầy ; nó bị quỉ câm ám ,
Halktan biri Ona, ‹‹Öğretmenim›› diye karşılık verdi, ‹‹Dilsiz bir ruha tutulan oğlumu sana getirdim.Một người trong đám đông thưa rằng: Lạy thầy, tôi đã đem con trai tôi tới cho thầy; nó bị quỉ câm ám,
Halktan biri Ona, ‹‹Öğretmenim›› diye karşılık verdi, ‹‹Dilsiz bir ruha tutulan oğlumu sana getirdim.Och en man i folkhopen svarade honom: »Mästare, jag har fört till dig min son, som är besatt av en stum ande.
Halktan biri Ona, ‹‹Öğretmenim›› diye karşılık verdi, ‹‹Dilsiz bir ruha tutulan oğlumu sana getirdim.Og en af Skaren svarede ham: "Mester! jeg har bragt min Søn til dig; han har en målløs Ånd.
Halktan biri Ona, ‹‹Öğretmenim›› diye karşılık verdi, ‹‹Dilsiz bir ruha tutulan oğlumu sana getirdim.Og en blandt folket svarte: Mester! jeg har ført til dig min sønn, som er besatt av en målløs ånd;
Halktan biri Ona, ‹‹Öğretmenim›› diye karşılık verdi, ‹‹Dilsiz bir ruha tutulan oğlumu sana getirdim.Respondeu-lhe um dentre a multidão: Mestre, eu te trouxe meu filho, que tem um espírito mudo;
Halktan biri Ona, ‹‹Öğretmenim›› diye karşılık verdi, ‹‹Dilsiz bir ruha tutulan oğlumu sana getirdim.Και αποκριθεις εις εκ του οχλου, ειπε Διδασκαλε, εφερα προς σε τον υιον μου, εχοντα πνευμα αλαλον.
Halktan biri Ona, ‹‹Öğretmenim›› diye karşılık verdi, ‹‹Dilsiz bir ruha tutulan oğlumu sana getirdim.И един от народа Му отговори: Учителю, доведох при Тебе сина си, който има ням дух.
Halktan biri Ona, ‹‹Öğretmenim›› diye karşılık verdi, ‹‹Dilsiz bir ruha tutulan oğlumu sana getirdim.І озвавшись один з народу, каже: Учителю, призів я сина мого до тебе, що має духа нїмого.
Halktan biri Ona, ‹‹Öğretmenim›› diye karşılık verdi, ‹‹Dilsiz bir ruha tutulan oğlumu sana getirdim.Один из народа сказал в ответ: Учитель! я привел к Тебе сына моего, одержимого духом немым:
Halktan biri Ona, ‹‹Öğretmenim›› diye karşılık verdi, ‹‹Dilsiz bir ruha tutulan oğlumu sana getirdim.ויען אחד מן העם ויאמר רבי הבאתי אליך את בני אשר רוח אלם בקרבו׃
Halktan biri Ona, ‹‹Öğretmenim›› diye karşılık verdi, ‹‹Dilsiz bir ruha tutulan oğlumu sana getirdim.فاجاب واحد من الجمع وقال يا معلّم قد قدمت اليك ابني به روح اخرس.
Halktan biri Ona, ‹‹Öğretmenim›› diye karşılık verdi, ‹‹Dilsiz bir ruha tutulan oğlumu sana getirdim.眾 人 中 間 有 一 個 人 回 答 說 、 夫 子 、 我 帶 了 我 的 兒 子 到 你 這 裡 來 、 他 被 啞 吧 鬼 附 著
Halktan biri Ona, ‹‹Öğretmenim›› diye karşılık verdi, ‹‹Dilsiz bir ruha tutulan oğlumu sana getirdim.眾 人 中 間 有 一 個 人 回答 說 、 夫子 、 我 帶 了 我 的 兒子 到 你這裡來 、 他 被 啞吧 鬼 附著
Hall, palyaçoluk ve dilsiz gösterisi her şeyi ifade etmeye çalıştım, fakat Mrs.Csarnok megpróbált közvetíteni mindent grimaszokkal és buta show, de Mrs.
Hall, palyaçoluk ve dilsiz gösterisi her şeyi ifade etmeye çalıştım, fakat Mrs. Hall obdurate.Aula mencoba menyampaikan segalanya dengan meringis dan menunjukkan bodoh, tapi Mrs Hall bandel.
Hall, palyaçoluk ve dilsiz gösterisi her şeyi ifade etmeye çalıştım, fakat Mrs. Hall obdurate.홀 grimaces 둔한 표시하여 모든 것을 전달했지만, 부인은 홀 완고한되었습니다.
Hall, palyaçoluk ve dilsiz gösterisi her şeyi ifade etmeye çalıştım, fakat Mrs. Hall obdurate.Hal geprobeerd om alles over te brengen door de grimassen en domme show, maar mevrouw Hall was verstokt.
Hall, palyaçoluk ve dilsiz gösterisi her şeyi ifade etmeye çalıştım, fakat Mrs. Hall obdurate.Halle versucht, alles durch Grimassen und Pantomime zu vermitteln, aber Mrs. Hall war verstockt.
Hall, palyaçoluk ve dilsiz gösterisi her şeyi ifade etmeye çalıştım, fakat Mrs. Hall obdurate.Hall försökte förmedla allt genom grimaser och stum showen, men Mrs Hall var obeveklig.
Hall, palyaçoluk ve dilsiz gösterisi her şeyi ifade etmeye çalıştım, fakat Mrs. Hall obdurate.Hall ha cercato di trasmettere tutto da smorfie e spettacolo muto, ma la signora Hall era ostinato.
Hall, palyaçoluk ve dilsiz gösterisi her şeyi ifade etmeye çalıştım, fakat Mrs. Hall obdurate.Hall je poskušal posredovati vse, kar ga grimase in nem kažejo, vendar je bila gospa Hall Uporan.
Hall, palyaçoluk ve dilsiz gösterisi her şeyi ifade etmeye çalıştım, fakat Mrs. Hall obdurate.Hall sa pokúsil vyjadriť všetko grimasy a pantomíma, ale pani Hall bola neústupčivá.
Hall, palyaçoluk ve dilsiz gösterisi her şeyi ifade etmeye çalıştım, fakat Mrs. Hall obdurate.Hall se pokusil vyjádřit všechno grimasy a pantomima, ale paní Hall byla neústupná.
Hall, palyaçoluk ve dilsiz gösterisi her şeyi ifade etmeye çalıştım, fakat Mrs. Hall obdurate.Hall usiłowała przekazać wszystko przez głupie miny i pokazać, ale pani Hall była uparta.
Hall, palyaçoluk ve dilsiz gösterisi her şeyi ifade etmeye çalıştım, fakat Mrs. Hall obdurate.Hall yritti välittää kaiken mennessä grimaces ja pantomiimi, mutta rouva Hall oli taipumaton.
Hall, palyaçoluk ve dilsiz gösterisi her şeyi ifade etmeye çalıştım, fakat Mrs. Hall obdurate.Primăria a încercat să transmită totul prin grimase si arata-mut, dar doamna Hall a fost încăpăţânat.
Hall, palyaçoluk ve dilsiz gösterisi her şeyi ifade etmeye çalıştım, fakat Mrs. Hall obdurate.Salão tentou transmitir tudo por caretas e mostrar mudo, mas a Sra. Hall era obstinado.
Hall, palyaçoluk ve dilsiz gösterisi her şeyi ifade etmeye çalıştım, fakat Mrs. Hall obdurate.Salle essayé de transmettre tout par les grimaces et mimiques, mais Mme Hall a été inflexible.
Hall, palyaçoluk ve dilsiz gösterisi her şeyi ifade etmeye çalıştım, fakat Mrs. Hall obdurate.Salón tratado de transmitir todo lo que por gestos y mímica, pero la señora Hall fue inflexible.
Hall, palyaçoluk ve dilsiz gösterisi her şeyi ifade etmeye çalıştım, fakat Mrs. Hall obdurate.Αίθουσα προσπάθησαν να μεταφέρουν τα πάντα με γκριμάτσες και άλαλος δείχνουν, αλλά η κ. Hall ήταν άκαμπτος.
Hall, palyaçoluk ve dilsiz gösterisi her şeyi ifade etmeye çalıştım, fakat Mrs. Hall obdurate.Зала се опитаха да предадат всичко чрез гримаси и неми шоу, но г-жа Хол е упорит.
Hall, palyaçoluk ve dilsiz gösterisi her şeyi ifade etmeye çalıştım, fakat Mrs. Hall obdurate.Зал намагався передати все від гримас і пантоміми, але місіс Хол був упертим.
Hall, palyaçoluk ve dilsiz gösterisi her şeyi ifade etmeye çalıştım, fakat Mrs. Hall obdurate.Зал пытался передать все от гримас и пантомимы, но миссис Холл был упрямым.
Hall, palyaçoluk ve dilsiz gösterisi her şeyi ifade etmeye çalıştım, fakat Mrs. Hall obdurate.حاولت أن أنقل القاعة كل شيء التجهم وإظهار البكم ، ولكن السيدة كانت قاعة العنيد.
Hall, palyaçoluk ve dilsiz gösterisi her şeyi ifade etmeye çalıştım, fakat Mrs. Hall obdurate.彼女は声を荒げた。
İsa adamın birinden dilsiz bir cini kovuyordu. Cin çıkınca adamın dili çözüldü. Halk hayret içinde kaldı.A vyháňal démona, a ten bol nemý. A stalo sa, keď vyšiel démon, že nemý hovoril. A zástupy sa divily.
İsa adamın birinden dilsiz bir cini kovuyordu. Cin çıkınca adamın dili çözüldü. Halk hayret içinde kaldı.Ðức Chúa Jêsus đuổi một quỉ câm; khi quỉ ra khỏi, người câm liền nói được. Dân chúng đều lấy làm lạ;
İsa adamın birinden dilsiz bir cini kovuyordu. Cin çıkınca adamın dili çözüldü. Halk hayret içinde kaldı.Ðức_Chúa_Jêsus đuổi một quỉ câm ; khi quỉ ra khỏi , người câm liền nói được . Dân_chúng đều lấy_làm lạ ;
İsa adamın birinden dilsiz bir cini kovuyordu. Cin çıkınca adamın dili çözüldü. Halk hayret içinde kaldı.예수께서 한 벙어리 귀신을 쫓아 내시니 귀신이 나가매 벙어리가 말하는지라 무리들이 기이히 여겼으나
İsa adamın birinden dilsiz bir cini kovuyordu. Cin çıkınca adamın dili çözüldü. Halk hayret içinde kaldı.Еднаж Той изгонваше един ням бяс; и като излезе бясът, немият проговори, и народът се почуди.
İsa adamın birinden dilsiz bir cini kovuyordu. Cin çıkınca adamın dili çözüldü. Halk hayret içinde kaldı.І вигнав біса, а той був нїмий. Стало ся ж, як диявол вийшов, промовив нїмий; і дивувавсь народ.
İsa adamın birinden dilsiz bir cini kovuyordu. Cin çıkınca adamın dili çözüldü. Halk hayret içinde kaldı.Однажды изгнал Он беса, который был нем; и когда бес вышел, немой стал говорить; и народ удивился.
İsa adamın birinden dilsiz bir cini kovuyordu. Cin çıkınca adamın dili çözüldü. Halk hayret içinde kaldı.ויהי היום ויגרש שד והוא אלם ויהי אחרי צאת השד וידבר האלם ויתמהו העם׃
İsa adamın birinden dilsiz bir cini kovuyordu. Cin çıkınca adamın dili çözüldü. Halk hayret içinde kaldı.وكان يخرج شيطانا وكان ذلك اخرس. فلما اخرج الشيطان تكلم الاخرس. فتعجب الجموع.
İsa adamın birinden dilsiz bir cini kovuyordu. Cin çıkınca adamın dili çözüldü. Halk hayret içinde kaldı.耶 穌 趕 出 一 個 叫 人 啞 吧 的 鬼 . 鬼 出 去 了 、 啞 吧 就 說 出 話 來 . 眾 人 都 希 奇
İsa adamın birinden dilsiz bir cini kovuyordu. Cin çıkınca adamın dili çözüldü. Halk hayret içinde kaldı.耶穌趕 出 一 個 叫 人 啞 吧 的 鬼 . 鬼 出去 了 、 啞吧 就 說出 話來.眾人 都 希奇
Kim Hakkı söylemeyip susarsa, dilsiz şeytandır.Chi mantiene il silenzio sulla verità è un diavolo silenzioso.
Kim Hakkı söylemeyip susarsa, dilsiz şeytandır.Quien calla la verdad es un shaytán silencioso.
Kim Hakkı söylemeyip susarsa, dilsiz şeytandır.Wer über die Wahrheit schweigt, ist ein stiller Shaytan.
Kim Hakkı söylemeyip susarsa, dilsiz şeytandır.Кто замалчивает истину - молчаливый Шайтан.