Biçimbirim,, biçim birimi veya morfem, dildeki anlam ayırıcı özelliğe sahip en küçük dilsel birimdir.Trong ngôn ngữ học, hình vị hay dạng vị là đơn vị ngữ pháp nhỏ nhất có nghĩa của một ngôn ngữ.
Belirli beden dilsel işaretler kısmen bilinçli olarak meydana gelmektedir.일부 열거자 자료형은 언어에 기본 소속되어 있을 수 있다.
Belirli beden dilsel işaretler kısmen bilinçli olarak meydana gelmektedir.אחדות מיצירותיה תורגמו למספר שפות, ביניהן לעברית.
Dilsel olarak Fince'ye çok yakındır.Граматиката е много близка до финската.
Dilsel ifadelerin anlam yapısı ve sözcükler arasındaki bağlantı ile ilgilenir.Предлозите показват отношенията на зависимост между думите в простото изречение.
Biçimbirim,, biçim birimi veya morfem, dildeki anlam ayırıcı özelliğe sahip en küçük dilsel birimdir.U morfologiji, morfem je najmanja jezična jedinica koja nosi značenje.
Irak Türkmenleri, Türkiye'nin Anadolu bölgesi ile yakın kültürel ve dilsel bağları paylaşıyor.Uglavnom naseljavaju sjeverni Irak i dijele bliske kulturne i jezične veze s Turskom.
Hindistan'ın dilsel durumu ise biraz karışıktır.Jazyková situácia v Tibete je dosť zložitá.
Dilsel yeniden yapılandırma kullanarak, Proto-Hint-Avrupa dilinin varsayımsal özellikleri çıkarılmıştır.Jeho cieľom bolo ukázať ako asi mohol vyzerať predpokladaný indoeurópsky prajazyk.
Dal'ın sözlüğünün kapsamlı yapısı bugün bile kritik dilsel önemi olan bir yapıdır.Vsebinska narava tega slovarja je jezikoslovno pomembna celo danes.
Biçimbirim,, biçim birimi veya morfem, dildeki anlam ayırıcı özelliğe sahip en küçük dilsel birimdir.Morfema (gr. morphē 'pavidalas, forma') – mažiausias kalbos vienetas, turintis tam tikrą reikšmę.
Bölge çeşitli etno-dilsel ve dini topluluklara ev sahipliği yapmaktadır.Indija nuo seno buvo daugybės religinių bendruomenių, etninių ir kalbinių grupių katilas.
Bunun yanında dilsel ögeler her kullanım durumuna göre farklı bir anlam kazanabilir.Üldjuhul saab tellija keeletoimetajaga iga eraldi töö puhul ka teisiti kokku leppida.
Bu yolculukları coğrafi bir değişimden ziyade dilsel bir değişim olarak yaşadım.Am trăit asta nu ca pe o schimbare geografică, ci ca pe una lingvistică.
Bu yolculukları coğrafi bir değişimden ziyade dilsel bir değişim olarak yaşadım.Eu vivi essa experiência, não tanto como uma mudança geográfica, mas como uma mudança linguística.
Bu yolculukları coğrafi bir değişimden ziyade dilsel bir değişim olarak yaşadım.Experimenté esto, no tanto como un desplazamiento geográfico, sino como uno de lingüística.
Bu yolculukları coğrafi bir değişimden ziyade dilsel bir değişim olarak yaşadım.Ich erlebte das nicht so sehr als örtliche Veränderung, sondern vielmehr als linguistische.
Bu yolculukları coğrafi bir değişimden ziyade dilsel bir değişim olarak yaşadım.Ik ervoer dit niet zozeer als een geografische verplaatsing als wel als een linguïstische.
Bu yolculukları coğrafi bir değişimden ziyade dilsel bir değişim olarak yaşadım.Jag upplevde detta, inte så mycket en geografisk övergång, som en språklig sådan.
Bu yolculukları coğrafi bir değişimden ziyade dilsel bir değişim olarak yaşadım.Je l'ai vécu, non pas tant comme un déplacement géographique, que comme un changement linguistique.
Bu yolculukları coğrafi bir değişimden ziyade dilsel bir değişim olarak yaşadım.그 경험은 지리학적 변화라기 보다는 오히려 언어학적인 변화였죠.
Bu yolculukları coğrafi bir değişimden ziyade dilsel bir değişim olarak yaşadım.lebih dari sekedar perpindahan lokasi, saya merasakan sebuah perpindahan bahasa.
Bu yolculukları coğrafi bir değişimden ziyade dilsel bir değişim olarak yaşadım.L'ho vissuto non tanto come un cambio di luogo ma come uno di linguaggio.
Bu yolculukları coğrafi bir değişimden ziyade dilsel bir değişim olarak yaşadım.Nebyla to pro mě ani tak geografická změna, jako spíš lingvistická.
Bu yolculukları coğrafi bir değişimden ziyade dilsel bir değişim olarak yaşadım.Nem annyira földrajzi, mint inkább nyelvi változásként éltem meg mindezt.
Bu yolculukları coğrafi bir değişimden ziyade dilsel bir değişim olarak yaşadım.Odczułam to nie na tyle jako zmianę geograficzną, jak językową.
Bu yolculukları coğrafi bir değişimden ziyade dilsel bir değişim olarak yaşadım.Trải nghiệm này đối với tôi không hẳn là một thay đổi về địa lý mà là thay đổi về ngôn ngữ.
Bu yolculukları coğrafi bir değişimden ziyade dilsel bir değişim olarak yaşadım.Βίωσα αυτήν την αλλαγή όχι τόσο ως γεωγραφική μετατόπιση αλλά ως γλωσσική.
Bu yolculukları coğrafi bir değişimden ziyade dilsel bir değişim olarak yaşadım.Для мене цей переїзд став радше не географічним, а лінгвістичним.
Bu yolculukları coğrafi bir değişimden ziyade dilsel bir değişim olarak yaşadım.Преживях това не толкова, колкото географска промяна, а като езикова такава.
Bu yolculukları coğrafi bir değişimden ziyade dilsel bir değişim olarak yaşadım.Это была не просто смена места жительства, но смена языка.
Bu yolculukları coğrafi bir değişimden ziyade dilsel bir değişim olarak yaşadım.חוויתי שינוי שלא בהכרח שינוי גיאוגרפי כמו שהיה זה שינוי לשוני.
Bu yolculukları coğrafi bir değişimden ziyade dilsel bir değişim olarak yaşadım.اختبرت تجربة الانتقال, ليس بقدر كونه تحول جغرافي من كونه تحول لغوي.
Bu yolculukları coğrafi bir değişimden ziyade dilsel bir değişim olarak yaşadım.私は英語で小説を書き始めました 移民のような立場ではない私に
Dilsel yazılar birden fazla dili kodlayabilirler.A jó nyelvi írásjelek valójában több nyelvet is kódolhatnak.
Dilsel yazılar birden fazla dili kodlayabilirler.Bem as escritas linguísticas realmente codificam múltiplas línguas.
Dilsel yazılar birden fazla dili kodlayabilirler.Bueno, en realidad los textos lingüísticos pueden codificar múltiples lenguas.
Dilsel yazılar birden fazla dili kodlayabilirler.De fapt, scriitura Indus poate codifica o multitudine de limbaje.
Dilsel yazılar birden fazla dili kodlayabilirler.Jazyková písma mohou posloužit k zápisu více různých jazyků.
Dilsel yazılar birden fazla dili kodlayabilirler.Jo, skrivtecken kan ju faktiskt användas för flera olika språk.
Dilsel yazılar birden fazla dili kodlayabilirler.Kielelliset kirjoitukset voivat itse asiassa koodata useita kieliä.
Dilsel yazılar birden fazla dili kodlayabilirler.언어 문자들은 여러개의 언어를 적을 수 있는데요.
Dilsel yazılar birden fazla dili kodlayabilirler.Le scritture linguistiche possono codificare più lingue.
Dilsel yazılar birden fazla dili kodlayabilirler.Les manuscrits linguistiques peuvent en fait encoder de multiples langues.
Dilsel yazılar birden fazla dili kodlayabilirler.Linguistische Skripte können mehrere Sprachen kodieren.
Dilsel yazılar birden fazla dili kodlayabilirler.Linguïstisch schrift kan meerdere talen coderen.
Dilsel yazılar birden fazla dili kodlayabilirler.Lingvistiske skrifter kan kode adskillige sprog.
Dilsel yazılar birden fazla dili kodlayabilirler.Naskah bahasa sebenarnya dapat menerjemahkan banyak bahasa.
Dilsel yazılar birden fazla dili kodlayabilirler.Písomné podoby jazyka môžu v skutočnosti kódovať viacero jazykov.
Dilsel yazılar birden fazla dili kodlayabilirler.System pisma może służyć do zapisu różnych języków.
Dilsel yazılar birden fazla dili kodlayabilirler.Vâng chữ viết thực sự có thể mã hóa nhiều ngôn ngữ.
Dilsel yazılar birden fazla dili kodlayabilirler.Οι γλωσσικές γραφές μπορούν να κωδικοποιήσουν πολλές γλώσσες.
Dilsel yazılar birden fazla dili kodlayabilirler.Вообще, в языковых текстах может быть зашифровано несколько языков.
Dilsel yazılar birden fazla dili kodlayabilirler.Езиковите надписи могат всъщност да кодират различни езици.
Dilsel yazılar birden fazla dili kodlayabilirler.Певні лінгвістичні знаки можуть належати багатьом мовам.
Dilsel yazılar birden fazla dili kodlayabilirler.כתב לשוני יכול בעצם להכיל מספר שפות.
Dilsel yazılar birden fazla dili kodlayabilirler.يمكن لترميز النصوص اللغوية بشكل جيد ان تعبر عن لغات متعددة.
Dilsel yazılar birden fazla dili kodlayabilirler.例えばこの英文を
Fiziksel, sosyal, dilsel, bilişsel, psikomotor gelişimlerini güçlendirir.신체, 사회성, 언어 및 인지능력과 정신운동적 발달의 주춧돌이 됩니다.
Fiziksel, sosyal, dilsel, bilişsel, psikomotor gelişimlerini güçlendirir.là nền tảng cho sự phát triển về thể chất, xã hội, ngôn ngữ, nhận thức và tâm thần.