Ana içeriğe geç
Sözlük

dilsel ile cümle

dilsel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Hayatımın Saeb'le tanıştığım güne dek dilsel bir anlamı yoktu.My life had no linguistic meaning... until the day I met Saeb.
Dilsel uyuşmazlık nedeniyle Quebec'e karşı önyargılar vardır.The prejudices against Québec exist due to its linguistic intransigence.
Hiç dilsel görecelik kavramını duydun mu?Have you ever heard of the concept of linguistic relativity?
Dilsel güzelliğin gelişmiş algısı hâlâ onda eksik.A developed perception of linguistic beauty is still lacking in her.
Ben dilsel sadeliğin sağlam bir destekçisiyim.I am a staunch supporter of linguistic purism.
Hans Wildberger, önerilen tüm kimlikleri dilsel olarak imkânsız olduğu için reddetmektedir.Hans Wildberger rejects all suggested identifications as linguistically implausible.
Hindistan ve Türkiye, etnik, dinsel ve dilsel çoğulculuğa dayanan seküler demokrasilerdir.India and Turkey are both secular democracies, based on ethnic, religious and linguistic plurality.
Dilsel olarak Fince'ye çok yakındır.They are distantly related to Finnish.
Logico-dilsel modelleme kavramsal modeller kullanan SSM başka çeşididir.Logico-linguistic modeling is another variant of SSM that uses conceptual models.
Dilsel antropoloji, dilin toplumsal yaşama etkilerini inceleyen disiplinler arası bir bilim dalı.Linguistic anthropology – is the interdisciplinary study of how language influences social life.
Buna ilaveten birçok dilsel durum bu alanlar arasındaki ortak alanı gösterir.It is easy to point out many direct literal relationships among sections of them.
Daha çok dilsel alanda görülür.It is in Idiofa Territory.
Dilsel yazılar birden fazla dili kodlayabilirler.Well linguistic scripts can actually encode multiple languages.
Bu yolculukları coğrafi bir değişimden ziyade dilsel bir değişim olarak yaşadım.I experienced this, not so much as a geographical shift, as a linguistic one.
İşte benim Boston'da keşfettiğim buydu -- yaşadığım dilsel hüsran aynı zamanda motive ediciydi.And this is what I discovered in Boston -- that frustration was very stimulating.
Fiziksel, sosyal, dilsel, bilişsel, psikomotor gelişimlerini güçlendirir.language, cognitive and psychomotor development.
Davranıştaki bu değişiklikler toplumda dilsel canlılığın değişmesine yol açar.These changes in behavior lead to a change of linguistic vitality in the community.
Whyalla'nın ve başka yerlerin dilsel manzarasını değiştirmeliyiz.We must change the linguistic landscape of Whyalla and elsewhere.
Sovyet Orta Asya'nın Etnik ve Dilsel şemasıThe Ethnic and linguistic patchwork of Soviet Central Asia
Dilsel odizm, işaret dili kullanımının kısıtlanmasıdır.Linguistic audism can occur by banning use of sign languages.
Ukrayna'daki dilsel durumu ifade eden bir karikatür.Caricature from Vidsich on the linguistic situation in Ukraine.
Bu tür çalışmalarda deneklere dilsel uyaranlar sunulur ve yanıt vermeleri istenir.In these types of studies, subjects are presented with linguistic stimuli and asked to respond.
Roma'nın genişlemesinin başlangıcında Orta İtalya'nın dilsel manzarasıThe linguistic landscape of Central Italy at the beginning of Roman expansion
Roma genişlemesinin başlangıcında Merkez İtalya'nın dilsel manzarasıLinguistic landscape of Central Italy at the beginning of Roman expansion
Dilsel açıklamaLinguistic description
Göçerlar dilsel ve dini açıdan çeşitlidir.Gujjars are linguistically and religiously diverse.
Dilsel özelliklerLinguistic features
Dilsel bilgiler, ders kitapları aracılığıyla edinilir ve sözlüklere bu bilgiler kodlanır.Das sprachliche Wissen wird über Lehrbücher vermittelt und in Wörterbüchern kodifiziert.
Böylece kendi dilsel yetisinin doğruluğunu sınama çabası söz konusu olabilir.So kann es sich um den Versuch handeln, die eigene sprachliche Kompetenz unter Beweis zu stellen.
Hal böyle iken, bazı dilsel kuralların oluşumu ve geçerliliğinin nasıl ortaya çıktığı sorusu akla gelebilir.So kann gefragt werden, wie man sich Entstehung und Geltung von solchen sprachlichen Regeln vorzustellen habe.
Nesneler ve durumlar Dünya'nın dilsel olarak kavranışı sayesinde anlamsal bağlamlara dönüşürler.Dinge und Sachverhalte werden durch die sprachliche Auffassung der Welt in Sinnzusammenhänge gebracht.
Buna ilaveten birçok dilsel durum bu alanlar arasındaki ortak alanı gösterir.Viele sprachliche Gegebenheiten zeigen sich zudem im Grenzbereich dieser Gebiete.
Dilsel anlamda bir yeteneklilik gerekiyor.Il faut avoir une compétence linguistique.
Burada Roman Jakobson ile tanıştı ve özellikle onun dilsel düşüncesinin etkisinde kaldı.Il fut repris par Roman Jakobson pour étayer la théorie linguistique.
Bu noktada dilsel bir ileti ile düşünsel yapının dil biçimlerini oluşturmasından söz edilir.En su artículo Does Language Shape Thought?
Dilsel birim olan göstergeler: Anlamı olan bütün dilsel ifadeler “gösterge” olarak tanımlanır.Nel linguaggio dei maghi, ogni creatura in possesso di intelligenza umana è chiamato "essere".
Dilsel antropoloji, dilin toplumsal yaşama etkilerini inceleyen disiplinler arası bir bilim dalı.الأنثروبولوجيا اللغوية تدرس كيف تؤثر اللغة على الحياة الاجتماعية.
Hindistan'ın dilsel durumu ise biraz karışıktır.بالتالي فإن احتمال أن تكون هي اللغة السندية ضعيفة جدًا.
Hindistan'ın dilsel durumu ise biraz karışıktır.A figura linguística da Índia é complexa.
Dilsel yeniden yapılandırma kullanarak, Proto-Hint-Avrupa dilinin varsayımsal özellikleri çıkarılmıştır.São reconstruídos os fonemas apresentados abaixo para a língua protoindo-europeia.
Burada Roman Jakobson ile tanıştı ve özellikle onun dilsel düşüncesinin etkisinde kaldı.Daar ontmoette hij Roman Jakobson en maakte hij kennis met diens structuralistische taalkunde.
Sözel/dilsel zekâya sahip kişiler yabancı dilleri çok kolay öğrenebilmektedir.Iemand die daar een knobbel heeft, leert dan zogezegd gemakkelijk (vreemde) talen.
Biçimbirim,, biçim birimi veya morfem, dildeki anlam ayırıcı özelliğe sahip en küçük dilsel birimdir.Morf – najmniejszy, dający się wyodrębnić w wyrażeniu element posiadający znaczenie.
Dilin gelişmesi için geçerli olan dilsel biçim çoğunlukla çıkış maddesidir.De språkpolitiska strategier som utvecklas numera syftar mestadels till flerspråkighet.
Dilsel göstergeler ise sözlü ve yazılı biçimlerle ilgili olan bütün ifadelerdir.Exempel på muntliga texter är tal och alla sorters samtal.
Dilsel antropoloji, dilin toplumsal yaşama etkilerini inceleyen disiplinler arası bir bilim dalı.Lingvistisk antropologi behandlar hur språk formar människors sociala liv.
Dilin gelişmesi için geçerli olan dilsel biçim çoğunlukla çıkış maddesidir.З різних способів приготування язика найчастіше використовується варіння.
Buradaki halk dilsel ifadesi genel anlamda halk dilini karşılamaktadır.Голова Народних зборів повинен володіти гагаузькою мовою.
Konuşma dilsel ifade biçimleri bazen eşanlamlı (sinonim) olarak “halk dilsel” olarak da tanımlanmaktadır.O rétorománštině se někdy hovoří jako o poloúředním (polooficiálním) jazyce.
Tarihsel semantik ise zaman içerisinde değişen dilsel birimlerin anlamlarını araştırır.Lingvistica istorică este ramura lingvisticii care se ocupă cu studiul schimbării limbilor în timp.
Bununla birlikte ortaya çıkan diğer bir koşul da, dilsel birliğin kimliğinin ortaya çıkmasıdır.Există însă o evaluare globală care prezintă următoarea structură etnică.
Whorf bu görüşünü "dilsel izafiyet kuramı" olarak adlandırdı.Goldstein acordă o deosebită atenție așa zisului "limbaj interior".
Bölge çeşitli etno-dilsel ve dini topluluklara ev sahipliği yapmaktadır.Η περιφέρεια κατοικείται από ποικίλες εθνογλωσσικές ομάδες και κοινότητες.
Aynı zamanda Japoncanın dilsel ve hecesel yapısının da bir etkisi olabilir.Παράλληλα ενδέχεται η χρήση της γλώσσας και των χειλιών του δωρητή.
Belirli beden dilsel işaretler kısmen bilinçli olarak meydana gelmektedir.Fagsprog - Særligt indforstået sprog præget af fagudtryk.
Burada Roman Jakobson ile tanıştı ve özellikle onun dilsel düşüncesinin etkisinde kaldı.Roman Jakobson er især kendt for teorien om de seks sprogfunktioner.
Bölge çeşitli etno-dilsel ve dini topluluklara ev sahipliği yapmaktadır.Den er hjemsted for adskillige etniske og religiøse grupper.
İzoglos, belirli bir dilsel özelliğin coğrafi sınırıdır.Denne følger dessuten den litt vanskelig definerbare språkgrense.
Buna ilaveten birçok dilsel durum bu alanlar arasındaki ortak alanı gösterir.Hal ini ditengarai dengan banyaknya kesamaan kosakata antara kedua bahasa tersebut.
Whorf bu görüşünü "dilsel izafiyet kuramı" olarak adlandırdı.Ethnologue menyebut pula bahasa ini dengan nama “Saumlaki”.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod