Ana içeriğe geç
Sözlük

dilsel ile cümle

dilsel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
28
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Fiziksel, sosyal, dilsel, bilişsel, psikomotor gelişimlerini güçlendirir.liefert die Bausteine für körperliche, soziale, sprachliche, kognitive und psychomotorische Entwicklung.
Fiziksel, sosyal, dilsel, bilişsel, psikomotor gelişimlerini güçlendirir.lingüístico, cognitivo y psicomotor.
Fiziksel, sosyal, dilsel, bilişsel, psikomotor gelişimlerini güçlendirir.מספקת את אבני הבנין להתפתחות הפיסית החברתית, הלשונית, הקוגניטיבית והפסיכומוטורית.
Fiziksel, sosyal, dilsel, bilişsel, psikomotor gelişimlerini güçlendirir.يوفر الحجر الأساس للنمو الجسدي، و الاجتماعي، و اللغوي، و المعرفي، و الحركي.
Fiziksel, sosyal, dilsel, bilişsel, psikomotor gelişimlerini güçlendirir.言語 認知 精神運動面の 発達の基礎ができます 親子関係は 将来の 人間関係 つまり友人や
İşte benim Boston'da keşfettiğim buydu -- yaşadığım dilsel hüsran aynı zamanda motive ediciydi.A právě to jsem zjistila v Bostonu - ta frustrace mě hodně motivovala.
İşte benim Boston'da keşfettiğim buydu -- yaşadığım dilsel hüsran aynı zamanda motive ediciydi.Asta am descoperit în Boston - că frustrarea mă stimula.
İşte benim Boston'da keşfettiğim buydu -- yaşadığım dilsel hüsran aynı zamanda motive ediciydi.Dan inilah yang terjadi pada saya di Boston -- rasa frustasi itu amat membangkitkan semangat saya
İşte benim Boston'da keşfettiğim buydu -- yaşadığım dilsel hüsran aynı zamanda motive ediciydi.Dit is wat ik ontdekte in Boston: dat frustratie erg stimulerend was.
İşte benim Boston'da keşfettiğim buydu -- yaşadığım dilsel hüsran aynı zamanda motive ediciydi.Đó là điều tôi khám phá được khi ở Boston -- sự thất vọng đó rất kích thích.
İşte benim Boston'da keşfettiğim buydu -- yaşadığım dilsel hüsran aynı zamanda motive ediciydi.E questo è quello che ho scoperto a Boston, quella frustrazione era molto stimolante.
İşte benim Boston'da keşfettiğim buydu -- yaşadığım dilsel hüsran aynı zamanda motive ediciydi.És ezt fedeztem fel Bostonban, hogy a [nyelvi] frusztráció nagyon ösztönző lehet.
İşte benim Boston'da keşfettiğim buydu -- yaşadığım dilsel hüsran aynı zamanda motive ediciydi.Et c'est ce que j'ai découvert à Boston - que la frustration était très stimulante.
İşte benim Boston'da keşfettiğim buydu -- yaşadığım dilsel hüsran aynı zamanda motive ediciydi.Foi o que eu descobri em Boston — essa frustração era muito estimulante.
İşte benim Boston'da keşfettiğim buydu -- yaşadığım dilsel hüsran aynı zamanda motive ediciydi.제가 보스턴에서 발견한 게 이거예요. 당황스러움은 좋은 촉진제죠.
İşte benim Boston'da keşfettiğim buydu -- yaşadığım dilsel hüsran aynı zamanda motive ediciydi.Och det var detta jag upptäckte i Boston - att frustration var väldigt sporrande.
İşte benim Boston'da keşfettiğim buydu -- yaşadığım dilsel hüsran aynı zamanda motive ediciydi.To własnie odkryłam w Bostonie -- tamta frustracja była bardzo ożywiająca.
İşte benim Boston'da keşfettiğim buydu -- yaşadığım dilsel hüsran aynı zamanda motive ediciydi.Und das habe ich in Boston entdeckt -- dass Frustration sehr anregend sein kann.
İşte benim Boston'da keşfettiğim buydu -- yaşadığım dilsel hüsran aynı zamanda motive ediciydi.Y esto es lo que descubrí en Boston -- esa frustración era muy estimulante.
İşte benim Boston'da keşfettiğim buydu -- yaşadığım dilsel hüsran aynı zamanda motive ediciydi.Αυτό συνειδητοποίησα στη Βοστόνη, πως η αναστάτωση προκαλεί διέγερση.
İşte benim Boston'da keşfettiğim buydu -- yaşadığım dilsel hüsran aynı zamanda motive ediciydi.И ето това открих в Бостън -- това дразнене беше много стимулиращо.
İşte benim Boston'da keşfettiğim buydu -- yaşadığım dilsel hüsran aynı zamanda motive ediciydi.У Бостоні я зрозуміла - розчарування заохочує.
İşte benim Boston'da keşfettiğim buydu -- yaşadığım dilsel hüsran aynı zamanda motive ediciydi.Это то, что я поняла в Бостоне - разочарование может стимулировать.
İşte benim Boston'da keşfettiğim buydu -- yaşadığım dilsel hüsran aynı zamanda motive ediciydi.וזה מה שגיליתי בבוסטון - שתסכול היה מאד מדרבן.
İşte benim Boston'da keşfettiğim buydu -- yaşadığım dilsel hüsran aynı zamanda motive ediciydi.وهذا ما اكتشفته في بوسطن .. وهو أن الإحباط كان شديد التحفيز.
İşte benim Boston'da keşfettiğim buydu -- yaşadığım dilsel hüsran aynı zamanda motive ediciydi.当時 祖母は 私の身の振り方を
Kolombiya'nın kültürel çeşitliliği 60'dan fazla yerli dil ile dilsel mirasını yansıtıyor.Participanții la Întrunirea Limbilor Indigene din Bogotá, Colombia, 18-19 iunie.
Kolombiya'nın kültürel çeşitliliği 60'dan fazla yerli dil ile dilsel mirasını yansıtıyor.المشاركون في لقاء نشطاء اللغات الأصلية الرقميين المقام في بوغودا، كولومبيا، 18-19 حزيران/يونيو
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod