Bu diller arasında derin akrabalık ilişkileri olmayıp bazılarının arasında genetik ilişkiler görülür.On manque d'éléments qui établissent une relation génétique entre ces langues.
1960lardan beri Norveççe, Danca, Almanca ve İsveççe dillerinde hit şarkılar seslendirmiştir.Elle est célèbre depuis les années 1960 et chante en norvégien, en allemand et en suédois.
Bu dilleri konuşan halklar Samoyed Halkları adı altında toplanır.Les langues parlées par ces peuples sont dites langues samoyèdes.
Doğu Slavları Doğu Slav dillerini konuşan etnik gruplara verilen addır.Les Slaves orientaux sont les peuples slaves parlant les langues slaves orientales.
Kanada (Kuzeybatı Toprakları)'da resmi dillerden biridir.C'est une langue officielle dans les Territoires du Nord-Ouest au Canada.
Son konuşanının 1981 yılında ölmesiyle dilleri tükenmiştir.Le dernier locuteur natif est décédé en 1981.
Dilbilimsel açıdan İnguşça ve Batsça ile birlikte Nah dilleri öbeğine girer.Dans le langage oral, elle peut entrer en conflit de réception avec le bégaiement.
En yaygın konuşulan diller Macarca, Fince ve Estoncadır.Les langues ouraliennes ayant le plus de locuteurs sont le hongrois, le finnois et l'estonien.
(Bu dillerde İ-E arası bir sestir.)(Elle chante aussi en langue espagnole.)
Türki dillerin konuşurlarının %40 civarında bir kesimi Türkiye Türkçesi konuşmaktadır.Environ 40 % des locuteurs natifs de langues turques sont des locuteurs natifs turcs.
Algonkin dillerindeki benzerleri arasında Lenapece təmahikan sayılabilir.On retrouve une distinction similaire dans les langues algonquiennes.
Dili konuşan halk, günümüzde Estonya'nın azınlık dilleri arasında yer alma girişimlerinde bulunmaktadır.La population estonienne et sa langue semblent donc descendre directement des habitants de cette époque.
Han Ulusu Çin dillerinden birini konuşur.Le vo est une des trois langues parlée par les Wa de Chine.
Herkes onun dillerini öğrenmek için orada olduğunu sanmaktadır.Il leur a répondu, qu’il voulait apprendre toutes les langues.
Aralarında İnsanların kısa şakıyan dilleri de olmak üzere pek çok dil öğrenmekten büyük zevk aldılar.Mais il s'est avéré trop difficile pour eux d'apprendre les nombreuses langues et dialectes existants.
Bazen o dillerdeki sözler orijinalinden farklı olmuştur.Ces versions japonaises sont souvent assez différentes de leurs versions d'origine.
Bu kültürler ülkenin dillerini ve kültürü önemli ölçüde etkiler.Cette influence va significativement modeler leur langue et leur culture.
Hantı dili, Mansi dili ile beraber Ob-Ugor dillerini oluşturmaktadır.Elle forme, avec le komi, la branche permienne des langues ouraliennes.
Yazılarında birkaç dil kullandı, fakat öncelikli olarak Latince, Fransızca ve Almanca dillerinde yazdı.Il comprenait plusieurs langues mais ne parlait que latin et français,.
Kendisi dillerin onomistik tarihi gelişimi üzerine çalışmalarda bulunmuştur.Il a beaucoup œuvré au développent initial de la langue.
Avrupa Parlamentosu tüm Genel Kurul belgelerini yine tüm bu resmî dillere çevirterek üyelerine sunar.Les documents publiés par la Cour des comptes européenne le sont dans toutes les langues officielles.
Cüceler kendi özgü dillerini konuşurlar.Les samis parlent des langues sames.
Tükenme tehlikesindeki Çukçice, UNESCO'nun Tehlikedeki Diller Kırmızı Kitabında yer almaktadır.Toutefois, le Same reste classé dans le livre rouge des langues en danger de l'Unesco,.
Atıf edilen metinler orijinal dillerinde sunulmuştur.Les ouvrages sont classés par date de parution dans la langue originale.
Dünya üzerinde yaygın olarak konuşulan dillerin çoğu Avrupa kökenlidir.Par ailleurs, les langues plus importantes en nombre de locuteurs sont celles d'origine européenne.
Bu dillerden birini bilen, diğer dili de ufak bir pratikle konuşabilir.Cependant, certains peuvent comprendre ce langage avec un peu d'entraînement.
Lisp, kullanımda olan en eski ve en güçlü programlama dillerinden biridir.Lisp est la plus ancienne famille de langages de programmation à la fois impératifs et fonctionnels.
Ayrıca TOBB ETÜ Sürekli Eğitim Merkezi dersleri de Yabancı Diller Bölümü binasında yapılmaktadır.Parfois, d’audacieuses bâtisses surprennent comme l’institut des langues étrangères.
Khosian dillerinin çoğu yok olmak üzeredir ve çoğunun da herhangi bir yazılı verisi bulunmamaktadır.Les autres langues khoïsan sont plutôt menacées, et quelques-unes ont disparu sans être étudiées.
Eser birçok defa başka dillere çevrilmiş ve yeniden basılmıştır.Beaucoup de ses œuvres furent plusieurs fois rééditées et traduites dans d'autres langues.
Bu yok oluş sürecinde Eyakça, dillerin gitgide artan yok oluşuna karşı verilen mücadelede bir sembol olmuştur.Issu d'un milieu bretonnant, il reste attaché sa vie durant à cette langue.
Bu da tehlike altındaki diller için umut verici bir gelişmedir.C'est aussi une langue en danger.
Karay dili kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya olan dillerden biridir.Aujourd'hui le badaga est considéré comme une langue en danger d'extinction.
Bu ayrım nadiren İngilizce dışındaki dillerde yapılır.Ses publications sont généralement en français, plus rarement en langues étrangères.
Doğu dilleri üzerinde uzmanlaştı.Il est diplômé en langues orientales.
Dilleri Türk dillerinden Uygurca'dır.Le ouïghour appartient aux langues turques de l'Est.
Ülkeler yerel dillerinde yayın yapmak için 490 KHz frekansında yayın yaparlar.Chaque nation peut émettre en supplément sur 490 kHz pour un service en langue nationale.
Dillerinin batı şivesi Grönland'ın resmi dilidir.La langue officielle du Groenland est le groenlandais.
Assam dili (অসমীয়া Ôxômiya), Hint-Avrupa dil ailesinin en doğudaki dillerindendir.Avec l'assamais, il s'agit de la plus orientale des langues indo-européennes.
Şarkı Fransızca ve Tahitice dillerinde seslendirilmiştir.Il se met rapidement au français et au tahitien.
Bu tercüme de çeşitli Avrupa ve Afrika dillerine tercüme edilmiştir.Le roman a été traduit en plusieurs langues européens et asiatiques.
Bu dilleri konuşanlar çoğunlukla Fransızcayı da akıcı biçimde konuşan iki-dilli kimselerdir.Dans les faits, tous les secrétaires généraux parlent ces deux langues couramment.
Google Çeviri, 1 Eylül 2010'dan beri şu dilleri desteklemektedir.Le 1er septembre 2010, l'interface de Google Traduction a été revue.
Dillere Düşeceğiz SeninleAinsi, sur langues
Standart Çince diğer Çin dilleri gibi tonlu bir dildir.Comme les autres langues chinoises, c'est une langue à tons.
Birkaç sözcük Avustralya Aborjin dillerinden gelmiştir.Article détaillé : Langues aborigènes d'Australie.
Yaklaşık 30 milyon kişi bu gruba ait dillerden birini konuşur.Plus de 4 millions de personnes parlent un de ces dialectes.
Visual Basic .Net, görsel programlama dillerinden olan Visual Basic'in son sürümüdür.Visual Basic .NET est un langage de programmation à la syntaxe similaire à celle de Visual Basic 6.
İngilizce ve Fransızca resmî dillerdir.L’anglais et le français sont les langues officielles.
Carioca ve Jaguar kelimelerinin kökeni Tupí Guarani dilleridir.D'origine européenne et guaranie, il est à l'aise dans les deux langues espagnole et guaranie.
Diğer Romen dilleriyle (Fransızca, İspanyolca, Portekizce, Rumence, Katalanca gibi) büyük benzerlikler taşır.Les autres langues proches (catalan, français, portugais) la conservent néanmoins.
Bazı dillerde ise bunun istisnaları mevcuttur.Toutefois, dans certaines langues, il existe une voix spécifique pour ces derniers.
Kitabın orijinali Eski Fransızca yazılmış ancak Latinceye ve diğer dillere tercüme edilip yayılmıştı.Il s'agit du même ouvrage que le précédent, mais traduit en latin et amplifié.
Paris Siyasal Bilgiler Enstitüsü ve Ulusal Doğu Medeniyetleri ve Dilleri Enstitüsü mezunudur.L'Institut national de langues et civilisations orientales y jouera un rôle essentiel.
Solucana benzeyen dilleri beslenmelerine yardımcı olur.Ils favorisaient la langue adûnaique.
Bu bölge aynı zamanda Hint-Avrupa Dilleri'nin menşei sayılmaktadır.Il est également le correspondant d'Ad-Diyar en Europe.
Servet diller konusunda yetenekliydi, Latince, Yunanca ve İbranice eğitimi görmüştür.Très doué pour les langues, il étudie le latin, le grec et l'hébreu.
Tehuelçeler Çon dillerinden Tehuelche dilini konuşmaktadırlar.En effet, les Wolofs parlent la langue des Lébous,.
Ortak bir dilden dallanan dillerin bu ayrımı hangi zamanda gerçekleştirdiğini belirlemekte kullanılır.Cette phrase n’a de sens que si vous devinez quelle est la langue utilisée pour chacune de ses parties.
Afarca(afar af) Cibuti, Etiyopya ve Eritre'de konuşulan dillerden biridir.Le saho, une langue parlée en Érythrée et en Éthiopie.