Ana içeriğe geç
Sözlük

diliyor ile cümle

diliyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
İçinde doğdukları koşulların üstesinden gelme imkanı bulmalarını diliyorum.Mogą mieć możliwość zmiany warunków w których się narodziły.
İçinde doğdukları koşulların üstesinden gelme imkanı bulmalarını diliyorum.Şi ca ei să aibă posibilitatea de a transcende circumstanţele în care s-au născut.
İçinde doğdukları koşulların üstesinden gelme imkanı bulmalarını diliyorum.Und dass sie die Möglichkeit haben, die Umstände zu überwinden, unter denen sie geboren wurden.
İçinde doğdukları koşulların üstesinden gelme imkanı bulmalarını diliyorum.Và chúng có khả năng vượt lên hoàn cảnh mà chúng được sinh ra.
İçinde doğdukları koşulların üstesinden gelme imkanı bulmalarını diliyorum.Y puedan tener la posibilidad de trascender las circunstancias en las que nacieron.
İçinde doğdukları koşulların üstesinden gelme imkanı bulmalarını diliyorum.И те могат да имат възможноста да се издигнат над обстоятелствата, при които са родени.
İçinde doğdukları koşulların üstesinden gelme imkanı bulmalarını diliyorum.Чтобы у них была возможность побеждать обстоятельства в которых они были рождены.
İçinde doğdukları koşulların üstesinden gelme imkanı bulmalarını diliyorum.ותהיה להם האפשרות להתעלות מעל הנסיבות שבהם הם נולדו.
İçinde doğdukları koşulların üstesinden gelme imkanı bulmalarını diliyorum.وتكون لديهم امكانية تخطي الظروف التي نشأوا فيها .
İçinde doğdukları koşulların üstesinden gelme imkanı bulmalarını diliyorum.上のレベルに行って欲しい 米国人なら誰でも
"İki kere dolandırıldığım için af diliyorum, önce istediğim çocuğumu çaldılar şimdi de sevdiğim çocuğumu."Ik zei: "Ik bestudeer niet wat er misloopt.
"İki kere dolandırıldığım için af diliyorum, önce istediğim çocuğumu çaldılar şimdi de sevdiğim çocuğumu."Khi tro cốt của cháu đựơc mai táng, bà mẹ nói:
"İki kere dolandırıldığım için af diliyorum, önce istediğim çocuğumu çaldılar şimdi de sevdiğim çocuğumu."심한 장애를 가졌던 그 아이는 간병인의 태만으로 인해 세상을 떠났습니다. 화장 후 재를 안치할 때, 그 어머니가 말했습니다.
"İki kere dolandırıldığım için af diliyorum, önce istediğim çocuğumu çaldılar şimdi de sevdiğim çocuğumu."Lorsque ses cendres ont été inhumées, sa mère a dit,
"İki kere dolandırıldığım için af diliyorum, önce istediğim çocuğumu çaldılar şimdi de sevdiğim çocuğumu."Y en el entierro de sus cenizas, su madre dijo:
"İki kere dolandırıldığım için af diliyorum, önce istediğim çocuğumu çaldılar şimdi de sevdiğim çocuğumu."У него была тяжёлая степень инвалидности. Он умер он недостатка ухода. Во время похорон его мать сказала:
"İki kere dolandırıldığım için af diliyorum, önce istediğim çocuğumu çaldılar şimdi de sevdiğim çocuğumu."ילד בעל נכות קשה שמת בגלל רשלנות של מטפל. וכשאפרו נטמן, אמרה אימו,
"İki kere dolandırıldığım için af diliyorum, önce istediğim çocuğumu çaldılar şimdi de sevdiğim çocuğumu."طفل مصاب بإعاقة شديدة، ماتَ من جراء إهمال رعايته. وعندما دُفنَ رماده، قالت أمه:
"İki kere dolandırıldığım için af diliyorum, önce istediğim çocuğumu çaldılar şimdi de sevdiğim çocuğumu."遺灰を埋める時 母親はこう言いました 「2度に渡って奪われた罪を お赦しいただきたく 祈ります
İşlerin farklı olmasını diliyorlar.Eles gostariam que as coisas fossem diferentes.
İşlerin farklı olmasını diliyorlar.Ellos DESEAN que las cosas fueran diferentes.
İşlerin farklı olmasını diliyorlar.Oni CHCĄ, aby wszystko było inaczej
İşlerin farklı olmasını diliyorlar.Vorrebbero che le cose fossero diverse.
İşte size bir örnek. New Yorklu olmayanlardan özür diliyorum.예를 하나 들께요. 뉴욕에서 오시지 않은 분께는 죄송하고요.
İşte size bir örnek. New Yorklu olmayanlardan özür diliyorum.Тем кто не из Нью-Йорка, я приношу свои извинения.
İşte size bir örnek. New Yorklu olmayanlardan özür diliyorum.Тим, хто не з Нью-Йорку, я приношу свої вибачення.
İşte size bir örnek. New Yorklu olmayanlardan özür diliyorum.إليكم بهذا المثال. أعتذر لهؤلاء الذين ليسوا من نيويورك.
Kendi ellerimizle çalışıp emek veriyoruz. Bize sövenlere iyilik diliyoruz, zulmedilince sabrediyoruz.A pracujeme, dělajíce rukama vlastníma; uhaněni jsouce, dobrořečíme; protivenství trpíce, mile snášíme.
Kendi ellerimizle çalışıp emek veriyoruz. Bize sövenlere iyilik diliyoruz, zulmedilince sabrediyoruz.ci affatichiamo lavorando con le nostre mani. Insultati, benediciamo; perseguitati, sopportiamo
Kendi ellerimizle çalışıp emek veriyoruz. Bize sövenlere iyilik diliyoruz, zulmedilince sabrediyoruz.idet vi arbeider med våre egne hender; vi blir utskjelt - og vi velsigner; vi blir forfulgt - og vi tåler det;
Kendi ellerimizle çalışıp emek veriyoruz. Bize sövenlere iyilik diliyoruz, zulmedilince sabrediyoruz.i namáhame sa robiac vlastnými rukami; nadávajú nám, dobrorečíme; prenasledujú nás, znášame;
Kendi ellerimizle çalışıp emek veriyoruz. Bize sövenlere iyilik diliyoruz, zulmedilince sabrediyoruz.in trudimo se, delajoč z lastnimi rokami; ko nas zmerjajo, blagoslavljamo; ko nas preganjajo, voljno trpimo;
Kendi ellerimizle çalışıp emek veriyoruz. Bize sövenlere iyilik diliyoruz, zulmedilince sabrediyoruz.I pracujemy, robiąc własnemi rękami; gdy nas haóbią, dobrorzeczemy, gdy nas prześladują, znosimy;
Kendi ellerimizle çalışıp emek veriyoruz. Bize sövenlere iyilik diliyoruz, zulmedilince sabrediyoruz.또 수고하여 친히 손으로 일을 하며 후욕을 당한즉 축복하고 핍박을 당한즉 참고
Kendi ellerimizle çalışıp emek veriyoruz. Bize sövenlere iyilik diliyoruz, zulmedilince sabrediyoruz.ne ostenim şi lucrăm cu mînile noastre; cînd sîntem ocărîţi, binecuvîntăm; cînd sîntem prigoniţi, răbdăm;
Kendi ellerimizle çalışıp emek veriyoruz. Bize sövenlere iyilik diliyoruz, zulmedilince sabrediyoruz.nous nous fatiguons à travailler de nos propres mains; injuriés, nous bénissons; persécutés, nous supportons;
Kendi ellerimizle çalışıp emek veriyoruz. Bize sövenlere iyilik diliyoruz, zulmedilince sabrediyoruz.και κοπιωμεν, εργαζομενοι με τας ιδιας ημων χειρας λοιδορουμενοι ευλογουμεν, διωκομενοι υποφερομεν,
Kendi ellerimizle çalışıp emek veriyoruz. Bize sövenlere iyilik diliyoruz, zulmedilince sabrediyoruz.и трудимся, работая своими руками. Злословят нас, мыблагословляем; гонят нас, мы терпим;
Kendi ellerimizle çalışıp emek veriyoruz. Bize sövenlere iyilik diliyoruz, zulmedilince sabrediyoruz.і трудимось, працюючи своїми руками; нас лають, а ми благословляємо; нас гонять, ми терпимо;
Kendi ellerimizle çalışıp emek veriyoruz. Bize sövenlere iyilik diliyoruz, zulmedilince sabrediyoruz.ויגעים אנחנו בעמל ידינו קללונו ונברך חרפונו ונסבל׃
Kendi ellerimizle çalışıp emek veriyoruz. Bize sövenlere iyilik diliyoruz, zulmedilince sabrediyoruz.ونتعب عاملين بايدينا. نشتم فنبارك. نضطهد فنحتمل.
Kendi ellerimizle çalışıp emek veriyoruz. Bize sövenlere iyilik diliyoruz, zulmedilince sabrediyoruz.並 且 勞 苦 、 親 手 作 工 . 被 人 咒 罵 、 我 們 就 祝 福 . 被 人 逼 迫 、 我 們 就 忍 受
Kendi ellerimizle çalışıp emek veriyoruz. Bize sövenlere iyilik diliyoruz, zulmedilince sabrediyoruz.並且 勞苦 、 親手 作工 . 被人 咒罵 、 我們 就 祝福 . 被 人 逼迫 、 我 們 就 忍受
Kusura bakma. Onun adına özür diliyorum.اعتذر نيابة عنه
- Merhaba! Hoşgeldiniz! - Sana mutlu yıllar diliyorum.Σε μια βδομάδα θα μπορέσεις να μιλήσεις.
- Mutlu yıllar diliyorum. - Teşekkürler. İşte geldim.Με συγχωρείς, αλλά τι γυρεύεις σ’ αυτά τα μέρη;
"Nasıl mükemmel tepesi! Sana her türlü mutluluk diliyorum. ""완벽하게 토핑! 난 당신에게 행복을 모든 종류의 싶습니다. "
"Nasıl mükemmel tepesi! Sana her türlü mutluluk diliyorum. ""كيف تتصدر تماما! أتمنى لك كل أنواع السعادة ".
"Nasıl mükemmel tepesi! Sana her türlü mutluluk diliyorum. ""そんなに、ありがとうございます。ああアレクサンダーは、"彼女は、私を過ぎて見て、言った
Neredeyse yerine Hatter görmek için gitmişlerdi diliyoruz! ' >Aku hampir saja aku pergi menemui Hatter sebagai gantinya! " >
Neredeyse yerine Hatter görmek için gitmişlerdi diliyoruz! ' >Am aproape doresc Aş plecat pentru a vedea Palarierul loc! " >
Neredeyse yerine Hatter görmek için gitmişlerdi diliyoruz! ' >Casi desearía que había ido a ver al Sombrerero en su lugar! " >
Neredeyse yerine Hatter görmek için gitmişlerdi diliyoruz! ' >Eu quase desejo que eu tinha ido ver o Chapeleiro vez! ' >
Neredeyse yerine Hatter görmek için gitmişlerdi diliyoruz! ' >거의 제가 대신 해터를 보러 가지면 좋겠는데! " >
Neredeyse yerine Hatter görmek için gitmişlerdi diliyoruz! ' >> 第VII章。マッドティーパーティー
Neredeyse yerine Hatter görmek için gitmişlerdi diliyoruz! ' >Ich wünschte fast, ich sei der Hatter statt zu sehen! " >
Neredeyse yerine Hatter görmek için gitmişlerdi diliyoruz! ' >Ik bijna willen dat ik was gegaan om de Hatter in plaats daarvan te zien! ' >
Neredeyse yerine Hatter görmek için gitmişlerdi diliyoruz! ' >I niemal żałuję, poszedł do Hatter zamiast zobaczyć! " >
Neredeyse yerine Hatter görmek için gitmişlerdi diliyoruz! ' >I σχεδόν Μακάρι να είχα πάει να δω το Hatter αντ 'αυτού! >
Neredeyse yerine Hatter görmek için gitmişlerdi diliyoruz! ' >Jag önskar nästan att jag hade gått för att se Hatter istället! " >
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod