Ana içeriğe geç
Sözlük

dilin ile cümle

dilin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Para var, bolca nakit. [Adam kendi dilinde konuşur]:Money, lots of cash. man speaking native language:
Ne kadar bolca? [Adam kendi dilinde konuşur]:How much is a lot? boy speaking native language:
İki buçuk. [Adam kendi dilinde konuşur]:Two-fifty. man speaking native language:
Ne kadar? [Adam kendi dilinde konuşur]:How much? boy speaking native language:
[Adam kendi dilinde konuşur] [Adam kendi dilinde konuşur] [Çocuk kendi dilinde konuşur]:[man speaking native language] man speaking native language:
[Adam kendi dilinde konuşur]: İyi misin?Are you well?
[Adam kendi dilinde konuşur]: Yine Cumartesi günü geldi.It's Saturday again.
[Adam kendi dilinde konuşur] [Adam kendi dilinde konuşur]:[men speaking native language] man:
Hey, burası benim arazim. [Adam kendi dilinde konuşur] [Çocuk kendi dilinde konuşur]:[men speaking native language] boy speaking native language:
[Çocuk kendi dilinde konuşur]: Küçükken, bir seferinde günde 20 sol kazanmıştım.When I was little, I once earned 20 soles in a day.
[Adam kendi dilinde konuşur] [Adam kendi dilinde konuşur]: Güle güle.[men speaking native language] man speaking native language:
Burada yaşayan kimse var mı? [2. Adam kendi dilinde konuşur]:Is there anyone living here? man #2 speaking native language:
Evet, ben size göstereyim. [Adam kendi dilinde konuşur]:Yeah, I will show you. man speaking native language:
Adam kendi dilinde konuşur]:Yeah, yeah. [goat bleats]
[Adam kendi dilinde konuşur] [bastırılmış sesler][muffled chatter] Ayomatty:
[Adam kendi dilinde konuşur]: Benim adım Ayomatty.My name is Ayomatty.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Bahçivan olarak çalışıyorum.I work as a gardener, and I am very happy.
Çok mutluyum. [Adam kendi dilinde konuşur]:man speaking native language:
[Adam kendi dilinde konuşur]: Tanrı aşkına, oturun.Pray, be seated. woman:
[Kadın kendi dilinde konuşur]: Tek düşündüğünüz mideniz.All you think about is your belly.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Gördünüz mü, çitler devedikenlerinin üstüne düşmüş?Did you see the fence fell down in those thistles?
[Adam kendi dilinde konuşur]: Kahrolası devedikenleri heryerde.Goddamned thistles everywhere.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Bir de bana başbelası diyorsunuz.And you think I'm a prick.
[Adam kendi dilinde konuşur]: İşte, tulum peyniri böyle yapılır.This is how brynza cheese is made.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Tüm sıvı çıktığında, peynir iyi olur.When all liquid is removed, the cheese becomes very good.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Neredeyse Hollanda peyniri kadar iyi.Nearly as good as the Dutch cheese.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Hatta, iki üç gün içinde delikler bile oluşmaya başlar.It even has holes, in just two, three days. woman speaking native language:
[Kadın kendi dilinde konuşur][woman singing in native language] [all singing in native language]
Nasıl olacak? [2. Adam kendi dilinde konuşur]:Well, it goes in and out again, like a needle.
[2. Adam kendi dilinde konuşur]: Mermi patlatmıyor.It doesn't fire bullets.
[2. Adam kendi dilinde konuşur]: Tabancadan bir şey çıkmıyor.Nothing comes out of the gun. man speaking native language:
Neyi çok seversin? [Çocuk kendi dilinde konuşur]:Who do you love a lot? boy speaking native language:
Babamı... [kendi dilinde]: çünkü bana meyve getirir.My dad... because he brings me fruit.
[kendi dilinde]: Öğle yemeğimi pişirir, [kendi dilinde]: sabah kahvaltımı hazırlar.He cooks my lunch, makes me breakfast.
[kendi dilinde]: Herşeyi hazırlar, yediğimiz tüm yemekleri.He prepares everything, all the food we eat.
[kendi dilinde]:He cares more about me than his work.
[kendi dilinde]: Benim en sevdiğim şey laptopum.The thing I love the most is my laptop.
Hepsi büyük bir eğlence. [Adam kendi dilinde konuşur]: Kendimi diyeceğim...It's all such fun. man speaking native language:
[kendi dilinde] Islak olmalı. Kadın:It has to be wet. woman:
[kendi dilinde]: onlara bakmayı. [Adam kendi dilinde konuşur]:And taking care of them. man speaking native language:
Şimdi sizi, [kendi dilinde]:dünyada en sevdiğim insanla tanıştıracağım.And now I'll introduce you to the person I love most in the world.
Benim için aşk demek, sen demek. [Kadın kendi dilinde konuşur]: Kocanı seviyor musun?For me, love is all about you. woman speaking native language:
[2. kadın kendi dilinde]:Yes, you have to.
Artık var olmayan, Yaghan diline ait bir kelime.It's from the Yaghan language, which is now a dead language.
[Moses kendi dilinde konuşur][Moses speaking native language] man:
Yani, Ann, John'un yeminlerini, John da Ann'inkiler yazdı. [Adam kendi dilinde konuşur]:That is, Ann has written John's vows, and John has written Ann's. man speaking native language:
Çek, çek. [Kadın kendi dilinde konuşur]:Pull, pull. woman speaking native language:
Aman, Yarabbi. [kendi dilinde]: Bunu çekmen lazım.You have to pull on this one.
Becerebilir misin? [Kadın kendi dilinde konuşur]: Hayır.Can you manage it? woman speaking native language:
[Adam kendi dilinde konuşur]: Sırt kaslarını kullanman lazım. [Kadın kendi dilinde konuşur]:You have to pull using your dorsal muscles. woman speaking native language:
[Adam kendi dilinde konuşur] [Kadın kendi dilinde konuşur]: KIMILDAMIYOR![man speaking native language] woman speaking native language:
[kendi dilinde]: Sonra da çekiyorsun.Then you pull.
[kendi dilinde]: Dedim sana hareket etmiyor, diye.I told you it won't move.
[kendi dilinde]: Oynamıyor.It won't move.
[kendi dilinde]: E, ne diyordun?So, what was it you were saying?
[alarm çalar] [Adam kendi dilinde konuşur]:man speaking native language:
[kendi dilinde]: Ne yapıyorsun?What are you doing?
Gidiyor muyuz? [kendi dilinde]:Let's go.
[Kız kendi dilinde konuşur]:Helmet. Good-bye, grandpa.
[Adam kendi dilinde konuşur] [kornalar çalar][horns blowing]
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod