Unutmayın, geribildirim, biz gerektiğinde çevirecek kendi dilinde yazmakRemember, write feedback in your own language, we will translate it as needed
Fizik dilini kullanacak olursak, mantar tıpanın inip çıktığı dalganın periyodunu ölçmüş olursunuz.To use the physics jargon, you've measured the period of the waves that cork is bobbing on.
Görme kabiliyetleri yüksektir ve iletişim amacıyla beden dilini kullanırlar.They have good vision, so they use body postures to communicate.
Dilin kadar elin de çalışsa şikayet etmezdim ! Tek bildiğin zırvalamak !if your hands worked as your mouth, I would not complain! you only know blah-blah !
Nitekim, İncil'deki Babil Kulesi hikayesi dilin gücü konusunda çok ünlü ve uyarıcıdır.In fact, the Tower of Babel story in the Bible is a fable and warning about the power of language.
Yazı, dilin başka hangi özelliklerini gösterir?What other properties of language does the script show?
Hiçbirşey düşünmediği zaman, dilini ısırdığı zaman...At a time when she's not even thinking, when she bites her tongue...
Dilini ısırdığı zaman.When she bites her tongue.
Bu komşu hava ve zengin müzik dilinin izin imagin'd mutluluk açın, her ikiThis neighbour air, and let rich music's tongue Unfold the imagin'd happiness that both
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:JULlET Blister'd be thy tongue For such a wish! he was not born to shame:
Tersine, dilin sesli birimleri ya da ses birimleri, sentetik tatları tetikler.By contrast, the sound units of language, or phonemes, trigger synestetic tastes.
Gülmemek için dilini ısırıyor.She's biting her tongue not to Iaugh.
Haiti'deki insanlar git gide artan biçimde SMS diline dönüyorlardı.Back in Haiti, people were increasingly turning to the medium of SMS.
İşaret dilini öğrenmek bana bu dünyanın kapılarını açtı.Her neyse, işaret dilini öğrenmek benim hayatımı
İşaret dilini hiç bilmiyordu.İşaret dilini bile bilmiyordu.
Bu alkış uluslararası işaret dilinde de alkış.Ve bu alkış uluslararası işaret dilinde de alkış.
Dilin nerede?Where is your tongue?
[2. kadın, kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][woman #2 speaking native language] [woman laughs] man:
[kahkaha atar] [Kendi dilinde konuşur][laughs] [speaking native language] That's nice.
[Adam kendi dilinde konuşur]:You need to have a pee.
Çiş yapman gerekiyor. [Adam kendi dilinde konuşur]: Tai-Chan.Tai-Chan.
[Çocuk kendi dilinde konuşur]:boy:
Neden bir sürü tüyün çıkıyor? [Adam kendi dilinde konuşur]:Why do you have lots of hair growing? man speaking native language:
Çünkü ben bir adamım. [Çocuk kendi dilinde konuşur]:Because I'm a man. boy speaking native language:
Peki ya kadınlar? [Adam kendi dilinde konuşur]:Women don't have hair, not as much.
[Adam kendi dilinde konuşur][man speaking native language]
[Adam kendi dilinde konuşur] Şimdi anneye "günaydın" de. [Çocuk kendi dilinde konuşur]:Say good morning to mummy. boy speaking native language:
Günaydın. [Adam kendi dilinde konuşur]:Good morning. man speaking native language:
İşte tütsü. [Çocuk kendi dilinde konuşur]:Here's the incense. boy speaking native language:
[Adam kendi dilinde konuşur]: Baba tütsüyü koyunca, [Adam kendi dilinde konuşur]:When daddy has put the incense in, you can sound the bell.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Henüz değil.Not yet.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Baba tütsüyü buraya koyunca.When daddy has put the incense in here.
Aferin, Günaydın anne. [Çocuk kendi dilinde konuşur]:Good morning, mummy. boy speaking native language:
Günaydın, anne. [Adam kendi dilinde konuşur]:Good morning, mummy. man speaking native language:
[Çocuk kendi dilinde konuşur]: Su istiyorum.I want some water.
[Adam kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][man speaking native language] [woman laughs]
24'ü. [Adam kendi dilinde konuşur]:The 24th. man speaking native language:
[Adam kendi dilinde konuşur] [adam şerefe yapar][man cheering] man:
[Kadın kendi dilinde konuşur]:woman:
Kompiang, ben yaramaz bir çocuk muydum? [2. Kadın kendi dilinde konuşur]:Kompiang, was I a naughty child? woman #2 speaking native language:
Hayır. [Kadın kendi dilinde konuşur]:No. woman speaking native language:
Kadın kendi dilinde konuşur]: Yani, biraz.Well, maybe a bit.
[Çocuk kendi dilinde konuşur][woman speaking native language] woman:
[Kadın kendi dilinde konuşur]: Kaç yıldır bizim ailemiz için çalışıyorsun? [2.How long have you been working for our family? woman #2 speaking native language:
Kadın kendi dilinde konuşur]:Over 25 years.
Kadın kendi dilinde konuşur]: Dolunayı kutlamak için.To celebrate the full moon. woman speaking native language:
[2. Kadın kendi dilinde konuşur][woman #2 speaking native language] woman:
[Kadın kendi dilinde konuşur]: Bu ne?What's this one? woman #2:
[2.Kadın kendi dilinde konuşur]:Pelungsur cake to indicate that the ceremony has ended.
[horoz öter] [Kadın kendi dilinde konuşur]:woman speaking native language:
Bu hangi Tanrı için? [2. Kadın kendi dilinde konuşur]:Which God is this for? woman #2 speaking native language:
[Kendi dilinde konuşur]:[speaking native language]
[Ekip kendi dilinde konuşur] [sakin enstrümental müzik][relaxed instrumental music] woman:
[Kadın kendi dilinde konuşur]:Hadi bakalım.All right, then. Oh!
[ bir adam kendi dilinde bağırır ][man shouting in native language]
[Adam kendi dilinde konuşur]: Bu küçük bir maun ağacı dalı. [2.It's a small branch from the Neem tree. man #2 speaking native language:
Adam kendi dilinde konuşur]: Bu ne işine yarıyor? [Adam kendi dilinde konuşur]:What do you use it for? man speaking native language:
[Adam kendi dilinde konuşur]: Cebimde hiçbir şey yok.I have nothing in my pockets.
Sıfır. [Adam kendi dilinde konuşur]:Zero. man speaking native language:
[Adam kendi dilinde konuşur]: Boşlar. [Çocuk kendi dilinde konuşur]:They're empty. boy speaking native language: