Ana içeriğe geç
Sözlük

dilim ile cümle

dilim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.It's when I first got to know fish swimming in something other than lemon slices and butter.
Göldeki bu ince dilimlerin hepsinin hacimlerini alırız. -Well if we, let's see.
Hey en büyük dilim bu"Hey, this is the largest slice of pie right over there."
Grafiğe sadece bakarak bile bu anlaşılıyor. Bu en büyük dilim.But it's clear, just by looking at the graph this is the largest slice.
O zaman en ince dilimi bulmalıyız. --Well, then we just have to find the thinnest slice of pie.
Dilimlere bakarsak aşağıya doğru çok inceldiklerini görmekteyiz.And, if we look over here the slices of pie get very thin out down here.
Bir sonraki daire dilimine gectigimizde apartmanlara geliyoruz.As we move to the next sector, we come to apartments.
Çok korkunç bir an: çok kısa bir zaman diliminde birçok şey olabilir.It's a very scary moment; a lot has to happen in a very short amount of time.
Bu bu pastanın dört dilimden biri gibiSo this is like saying this first one fourth right here, let me do it in a different color.
Sadece resimden de yola çıkabilirsiniz Şu anda pastanın 4 diliminin 2 sini yemiş bulunmaktayımI have now eaten two out of the four pieces of the pie.
Yani 78, burada yüzdelik dilim oluyor.So in this circumstance, 78 would be the amount.
Yüzdelik dilim, tabanın, belirli bir yüzdesidir. Biz de bunu buluruz.You could view it as the amount is the percentage of the base, but we were able to figure that out.
Yani pizza ekmeğinin üzerinden kim bir dilim alırsa... o bir Puka-Chay-Puka-Chay'dir,I mean, anyone who puts a slice of pizza on bread is a Puka-Chay Puka-Chay
Dilim dönmez O'nun (Trablus'un) güzelliğini anlatmaya Yüküm ağırlaşır O'nu acılar içinde görünceI can't describe her beauty with my tongue it adds to my burden when I see her suffer
Biz dilimizi, kültürümüzü ve ailemizi kaybettik.Biz dilimizi, kültürümüzü ve ailemizi kaybettik.
Aslında dünya gibi bir gezegen diye adlandırdığımız şey çok kısa bir zaman dilimini kapsar.What we call an Earth-like planet is actually a very short interval of time.
Koşmaktan dilim damağım kuruduMy throat is parched from the run.
O zaman ana dilimizle başlayayım!Let's start with our native language (Korean).
Burayı iki zaman dilimine böldüm.I have just divided it into two periods.
Aynı zaman diliminde yapılan organ nakillerinin gerçek sayısı ise aynı kaldı.While, at the same time, the actual number of transplants has remained almost entirely flat.
Öne çıkmayan bir zaman dilimi varki bu ,And there's actually a rump session of the National
Bunlar bir zaman dilimi içinde olacaklar, 120 üzeri 10 üzeri 10 sayısına eşit.They all happen over a period of time equal to 10 to the 10 to the 120 years.
Dilim, gırtlağım ve ses tellerim hala sağlıklıydı ve etkilenmemişlerdi."My tongue, larynx and vocal cords were still healthy and unaffected.
RABbin Ruhu benim aracılığımla konuşuyor, Sözü dilimin ucundadır."The Spirit of Yahweh spoke by me. His word was on my tongue.
Ağzımdan kötü söz çıkmayacak, Dilimden yalan dökülmeyecek.surely my lips shall not speak unrighteousness, neither shall my tongue utter deceit.
Ağzımı açtım açacağım, Söyleyeceklerim dilimin ucunda.See now, I have opened my mouth. My tongue has spoken in my mouth.
O zaman gün boyu adaletin, Övgülerin dilimden düşmeyecek.My tongue shall talk about your righteousness and about your praise all day long.
Dilimi tutup sustum, Hep kaçındım konuşmaktan, yararı olsa bile. Acım alevlendi,I was mute with silence. I held my peace, even from good. My sorrow was stirred.
Yüreğim tutuştu içimde, Ateş aldı derin derin düşünürken, Şu sözler döküldü dilimden:My heart was hot within me. While I meditated, the fire burned: I spoke with my tongue:
Ağzımla Ona yakardım, Övgüsü dilimden düşmedi.I cried to him with my mouth. He was extolled with my tongue.
Dilimde sözün ezgilere dönüşsün, Çünkü bütün buyrukların doğrudur.Let my tongue sing of your word, for all your commandments are righteousness.
Bu nedenle yüreğim mutlu, dilim sevinçlidir. Dahası, bedenim de umut içinde yaşayacak.Therefore my heart was glad, and my tongue rejoiced. Moreover my flesh also will dwell in hope;
Dilimizle Rabbi, Babayı överiz. Yine dilimizle Tanrıya benzer yaratılmış insana söveriz.With it we bless our God and Father, and with it we curse men, who are made in the image of God.
Her zaman RABbe övgüler sunacağım, Övgüsü dilimden düşmeyecek.I will bless the LORD at all times: his praise shall continually be in my mouth.
Dilimin düğümünü çöz.Remove the defect of my tongue
Göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor (tutukluk yapıyor), onun için Harun'a da elçilik ver."My heart is constrained, my tongue falters, so delegate Aaron;
Dilimin bağını çöz de.Remove the defect of my tongue
Gönlüm daralır, dilim açılmaz, sen Harun'u gönder.My heart is constrained, my tongue falters, so delegate Aaron;
"Göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor. Görev emrini Hârun'a gönder."My heart is constrained, my tongue falters, so delegate Aaron;
Dilimden (şu) bağı çöz.Remove the defect of my tongue
(Bu durumda) içim daralır, dilim dönmez; onun için Harun'a da elçilik ver.My heart is constrained, my tongue falters, so delegate Aaron;
Dilimden düğümü çözRemove the defect of my tongue
"Ve göğsüm daralır, dilim dönmez, onun için Harun'a da elçilik ver."My heart is constrained, my tongue falters, so delegate Aaron;
“Ya Rabbî,” dedi, genişlet göğsümü, kolaylaştır işimi, çözüver şu dilimin bağını.Moses said: "O my Lord, enlarge my breast,
Uzun bir zaman dilimi içerisinde halka okuman için ayırdığımız bir Kuran'dır.We have divided the Qur'an into parts that you may recite it to men slowly, with deliberation.
"Göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor; kardeşim Harun'u gönder."My heart is constrained, my tongue falters, so delegate Aaron;
Musa: "Rabbim! Göğsümü genişlet, işimi kolaylaştır, dilimin düğümünü çöz ki sözümü iyi anlasınlar.Verily Thou!
"Göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor."And my breast straitens, and my tongue expresses not well.
“Ya Rabbî” dedi, “Korkarım ki beni yalancı sayarlar, benim de göğsüm daralır, dilim tutulur.He said: "My Lord!
Musa: "Rabbim! Doğrusu beni yalanlamalarından korkuyorum; göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor.He said: My Lord!
Dilim dilim yollar olmuşuz biz."We are sects having different rules.
& kde; uygulamalarını kendi ana dilime çevirmek için nereden bilgi edinebilirim?How do I go about translating & kde; programs into my native language?
Çok fazla dilim açılmaya çalışılıyor% 1Trying to expand too many strips %1
Zaman Dilimi:Time Zone:
Herbir zaman dilimi için pixelPixel per time period:
% 1 disk bölümü için NTFS açılış dilimi güncelleniyor. @ info/ plainUpdating boot sector for NTFS file system on partition %1.
NTFS açılış dilimini yazmak için% 1 disk bölümü açılamadı. @ info/ plainCould not open partition %1 for writing when trying to update the NTFS boot sector.
İlk dilim (sector): @ labelFirst sector:
Son dilim (sector): @ labelLast sector:
Dilim sayısı: @ labelNumber of sectors:
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod