IANA saat dilimi veri TabanıIANA time zone database
Asıl bıçağa dik diğer bıçaklar, genellikle dilim şeritler halinde kesilecek şekilde takılır.Other blades perpendicular to the main blade are often mounted so that the slice is cut into strips.
Dizi dilimleme Dizi programlama dillerinin listesiArray slicing List of array programming languages
Patlıcanlar önce dilimlenir ve yağda kızartılır.The aubergines are first sliced and fried in oil.
Daha sonra et parçaları kızarmış patlıcan dilimlerine sarılır ve kürdan ile birleştirilir.Then the meat pieces are wrapped in fried eggplant slices and joined together with a toothpick.
Ardından domates ve/veya yeşil dolmalık biber dilimleri ile süslenir.This is decorated with tomato and/or green bellpepper slices.
Uruguay, orijinal tarife 9 gram dilimlenmiş soğan ekler.Uruguay adds 1/3oz. of sliced onions to the original recipe.
Domuz Pastırmalı Big Tasty çeşidi ayrıca çizgili domuz pastırması dilimleri içerir.The Big Tasty Bacon variant also contains strips of streaky bacon.
Orijinal sandviçler sadece ketçap ve dilimlenmiş soğan ile satıldı.The original sandwiches were sold with just ketchup and sliced onions.
Birkaç şef, bir hamburgere bir dilim peynir ekleyen ilk kişi olduğunu iddia ediyor.Several chefs claim to have been the first to add a slice of cheese to a hamburger.
Etin dışı bittiğinde ince, gevrek talaşlar halinde dikey olarak dilimlenir.[1][2]The outside of the meat is sliced vertically in thin, crisp shavings when done.[1][21]
Tarifi sadece bir dilim ekmek ve bir dilim peynir kullanarak yapmak kolaydır.The dish is very simple to prepare, involving at minimum a slice of bread and cheese.
Sebzeler daha sonra daha fazla pişirme alanı sağlamak için daha küçük parçalara dilimlenir.Next the vegetables are cut up into smaller pieces to allow more surface area for cooking purposes.
Bu iki okulun birleşmesinden kısa bir zaman diliminden sonra Austin,Texas daki kampüslerini aldılar.Shortly after that merger, the school purchased an additional campus in Austin, Texas.
Ananas dilimleri kullanılmış bir dilim Hawaii pizzasıA slice of Hawaiian pizza using pineapple slices
Hikâye şöyle devam eder: Bunun üzerine ekmeğimi çıkardım ve bir dilim kestim.The story then continues, Whereupon I presently drew out my bread and cut a slice of it.
Dilimin ucunda.Es liegt mir auf der Zunge.
Benim ana dilim Japonca'dır.Meine Muttersprache ist Japanisch.
Benim ana dilim İspanyolca'dır.Meine Muttersprache ist das Spanische.
İtalyanca benim ana dilimdir.Italienisch ist meine Muttersprache.
Ana dilim Fransızcadır.Französisch ist meine Muttersprache.
Tom soğanı ince ince dilimledi.Tom hat die Zwiebel in hauchdünne Scheiben geschnitten.
Tom benim dilimi konuşmaz.Tom spricht nicht meine Sprache.
Çünkü o zaman diliminde insan ve sivil hakları ifadesi sadece erkekler için geçerliydi.Denn Aussagen zu Menschen- und Bürgerrechten berücksichtigten zu diesem Zeitpunkt nur Männer.
850P modeli, iki alt kadran üzerinde, bir küçük saniye ve ikinci bir saat dilimi gösterir.Die Variante 850P zeigt auf zwei kleinen Zifferblättern eine kleine Sekunde und eine zweite Zeitzone an.
(Doğu zaman dilimine göre)'de başlamaktadır.So fing es (für mich) an.
Fate/hollow ataraxia, Fate/stay night'ın zaman diliminden 6 ay sonrasında yaşananları konu alır.Die Geschichte von Fate/Zero findet zehn Jahre vor den Ereignissen von Fate/stay night statt.
Oyunun zaman dilimi 1836 ila 1936 arasıdır.Die Spielzeit reicht von 1836 bis 1936.
Gövde üzeri, içleri beş kollu yıldızlarla doldurulmuş baklava dilimli kabartmalarla bezenmiştir.Das rückwärtige Bogenfeld (Lünette) ist mit strengen fünfzackigen Sternen ausgefüllt.
Bu izinlerin elde edilmesiyle ilgili kriterler, kısa zaman dilimi içinde değişebilmektedir.Die Bestimmungen zur Erlangung dieser Genehmigungen können sich innerhalb kürzester Zeit ändern.
Sagada geniş bir zaman dilimi ele alınır.Sie ist der Länge nach kielartig erhöht.
Tüm zamanlar yerel saat dilimine göredir.Es ist wichtig, dass ich die Uhr immer sehe.
Yedi günlük zaman dilimine bölünerek yazılmıştır.Aufgrund seiner Länge von über 7 Minuten wurde es auf beide Seiten verteilt.
Aynı zaman dilimine başkent Santiago'ya bağlanan demiryolunun açılışı da denk gelir.In denselben Zeitraum fällt die Eröffnung der Eisenbahnverbindung in die Hauptstadt Santiago de Chile.
Romanı şu yazarlar şu zaman dilimlerinde yazmışlardır."Das Ich der Autorin ist in diesen Szenen stets dabei.
Milenyum veya binyıl, bin yıla eşit bir zaman dilimidir.Ein Tag ist für ihn wie tausend Jahre, und tausend Jahre sind ein Tag.
Her gün aynı zamanda verilmesi şartıyla, gün içinde de her zaman diliminde uygulanabilirler.Ich werde schreiben unter der Bedingung, wenn sprechen jeden Tag.
Gün: 24 saatlik zaman dilimi.Vierundzwanzig Stunden deutsche Ortszeit.
Tüm saatler yerel saat dilimi olan Pacific Standard Time (UTC-8) göredir.Er gehört zur Zeitzone der Pacific Standard Time (UTC-8).
Yaprak ayasının kenarları tam, kaba veya ince dişlidir veya dilimli dişlidir.Ihr Blattrand ist ganzrandig, gezähnelt oder grob gezähnt.
Dilimize ‘’ kuesta ‘’ şeklinde girmiştir.Als Stilkata gilt die Kata „Seisan“.
Tasarruf ve kredi ihtiyaçlarının temini farklı zaman dilimlerinde olabilir.Vermittlung von Spar- und Kreditbedürfnissen mit unterschiedlichem Zeithorizont.
Oyun, alternatif bir zaman diliminde geçmektedir.Wasteland spielt in einer alternativen Zeitlinie.
Tüm saatler Doğu Avrupa Zaman Dilimi'ne göredir.Alle Zeiten entsprechen der Osteuropäischen Zeit.
Benimse adeta dilim tutulmuş, kucağımdaki bu korkunç görüntüyle bakakalmışım.Ich war fest entschlossen, diesem ernsten, auf mich gerichteten Blick standzuhalten.
Bu zaman diliminde "Jeet Kune Do Tao" adlı kitabı yazmaya başladı.Auf der obersten steht „Jeet Kune Do“.
Dilimi seviyorum!¡Amo mi lengua!
İjevsk ve Udmurtya Cumhuriyeti Samara Time Zone (SAMT/SAMST) saat diliminde bulunmaktadır.Saratow liegt in der Samaraer Zeitzone (Samara Time, SAMT).
(Genel kullanımda Oça) Gari: Dilimlenmiş tatlı zencefil turşusu.Zeugen des Grauens: Handgefertigte Glasaugen.
Dilimi ısırdım.Je me suis mordu la langue.
Dilimin sınırları dünyamın sınırlarıdır.Les limites de ma langue sont les limites de mon monde.
Bana bir dilim ekmek verebilir misin?Peux-tu me donner une tranche de pain ?
Neredeyse herkes ana dilimin Türkçe olduğunu biliyor.Presque tout le monde sait que ma langue maternelle est le turc.
Çay o kadar sıcaktı ki dilim yandı.Le thé était si chaud que je me suis brûlé la langue.
İnsanlar enformasyonu gece veya gündüz istedikleri zaman diliminde ulaşabilmektedirler.Ils se connaissent alors charnellement durant la nuit et conçoivent Galaad.
Fate/hollow ataraxia, Fate/stay night'ın zaman diliminden 6 ay sonrasında yaşananları konu alır.L'intrigue de Fate/hollow ataraxia est basée six mois après les événements de Fate/stay night.
Gondor daha sonra Umbar'ı fethettiyse de kısa bir zaman diliminde geri kaybetti.Le Gondor conquit plus tard Umbar de nouveau, mais le perdit peu après une nouvelle fois.
Hakkında 114 dava aynı zaman diliminde açılmış ve 100 yılı aşan süre mahkûmiyeti gündeme gelmişti.Cependant, ce qui devient connu pour être le procès des 114 se termine avec seulement 10 condamnations.
Pastirma Henüz dilimlenmemiş pastırmalar.Le cipâte sans patates à l'intérieur n'est plus servi.
Dilimler daha sonra bol tuz ile yıkanır.Bientôt jumelée avec Plombières les Bains.