İyi bir uçuş dileriz, her şey yolunda" Gagarin: "Поехали!"Skapjam matjan jah drigkan !, al cărui sens este „Salut!
Arkadaşları onun için af dilerler.Să se roage pentru ei înșiși.
Gitmeden önce Edward, Bella’ya neden ayrıldığını anlatır ve özür diler.Ulterior, el îi explică Bellei motivul pentru care a plecat, și îi cere iertare.
Yaptıklarımdan dolayı özür dilerim.Îmi pare rău pentru ceea ce am făcut.
Tom özür dilercesine gülümsedi.Tom a zâmbit ca și cum s-ar scuza.
Zahmet için özür dileriz.Ne cerem scuze pentru inconvenient.
Zahmet için özür dileriz.Ne cerem scuze pentru neplăcerile create.
(Yanlış anlaşılma için özür dilerim.(Îmi pare rău pentru neînțelegere.
UEFA Şampiyonlar Ligi adına özür dilerim.Îmi cer scuze în numele UEFA Champions League.
Max için af diler.Mindenkinek kérdésenként max.
Birilerinin duygularını bir şekilde istismar ettiysem çok özür dilerim.Egy-egy kézmozdulatom megformálásán sokat töprengtem.
Dilerseniz tamamen silme şansiniz da var.Ha kell, még a rendőrséggel is farkasszemet néz.
Arkadaşları onun için af dilerler.A dolgozók az életükért könyörögnek.
Yok olan insanoğlunun yeniden yaratılmasını diler Deukalion.Kívánsága az, hogy az elpusztult univerzumok újra helyreálljanak.
Bununla birlikte, onun hala güzel bir kalbi vardır ve bazen davranışları için özür diler.Ennek ellenére úgy tűnik, hogy még van benne némi jóság, és néha az érzelmei is befolyásolják a döntéseit.
Sonra da hemen özür diler.De gyorsan bocsánatot kér.
Öyle bir şey diler ki aileyi parçalamaya sürüklemiştir.A férfi ezzel próbálja meg elkerülni, hogy vakrandizásra kényszerítse a családja.
Jace daha önceki sert davranışından dolayı özür diler.Bocsánatot kér Tórutól is a sértő viselkedése miatt.
Duygularını incittiysem, özür dilerim.Bocsáss meg, ha megsértettelek.
Gitmeden önce Edward Bella’ya neden ayrıldığını anlatır ve özür diler.Edward selittää miksi lähti ja pahoittelee asiaa Bellalle.
Seyircilerden özür diler, gelecek oyunun adını ve yerini duyurur.Kuulutuksessa ilmoitetaan seuraavan pysäkin nimi ja sitä seuraavan aseman nimi ja vaihtomahdollisuudet.
Diana'dan bu korkunç görevi yapabilmesi için kendisine güç vermesini diler.Hän kertoo Charlielle tekevänsä kaikkensa estääkseen tätä kuolemasta, joka on välttämätöntä.
Özür dilerim. Ödevimi yapmayı unuttum.Olen pahoillani, mutta unohdin tehdä kotitehtävät.
Sonra da hemen özür diler.Στη συνέχεια ζήτησε συγνώμη.
Kurbanların ailelerine taziyeler dilerim.Σκέφτηκαν να φέρουν τις οικογένειες τους.
Birilerinin duygularını bir şekilde istismar ettiysem çok özür dilerim.Κατά την διάρκεια της μανίας η προσοχή ενός ατόμου διασπάται εύκολα.
Mektubuna daha erken cevap vermediğim için özür dilerim.Συγνώμη που δεν απάντησα στο γράμμα σου νωρίτερα.
Kendisine Allah'tan Rahmet dileriz.På guds og herskabs nåde.
Max için af diler.Hanål bliver max.
Jace daha önceki sert davranışından dolayı özür diler.Vi takker Lee for hans standhaftige indsats i aftes.
Kirsten, Sandy’den özür diler.Louise skal undskylde overfor Mette.
Gitmeden önce Edward, Bella’ya neden ayrıldığını anlatır ve özür diler.Edward fortæller Bella sandheden om hvorfor han forlod hende og frier til Bella.
İki kız kraliçeden özür dilerler.DIREKTØR SIGER UNDSKYLD TIL TØNDERPIGEN.
Sonra da hemen özür diler.Andre venner kommer og undskylder også.
Sonra da hemen özür diler.Til slutt sier de unnskyld til hverandre.
Sahibi dilerse dolu dizgin, dörtnala koşar, isterse aheste yürür, isterse durur.Dersom hunden ser viltet når dette skjer, setter den gjerne i et høyt vræl (beskrik) og renner etter.
Birilerinin duygularını bir şekilde istismar ettiysem çok özür dilerim.Som artist er det vanskelig å plassere ham i en bestemt sjanger.
Kurbanların ailelerine taziyeler dilerim.Han bad også ofrenes pårørende om forlatelse.
Özür dilerim." dedi.Kami sungguh-sungguh minta maaf."
Ma iyileşip geri döndüğünde Jack'ten özür diler ve hayatını kurtardığı için tekar teşekkür eder.Joy kembali ke rumah dan meminta maaf, berterima kasih kepada Jack karena telah menyelamatkan nyawanya lagi.
Hepsi eşit bir bedel karşılığında birer dilek dilerler.Semua dijual dengan harga yang sangat terjangkau.
Karanlık çöktüğünde Angel gelir ve daha erken gelemediği için özür diler.Sayang saat bertemu Elang meminta maaf dan mengatakan bahwa semua sudah terlambat.
Grubun ismini hatırlayamıyorum, özür dilerim.Semula nama Bank Brasil belum dikenal.
Size iyi bir uçuş dileriz.Saya ingin anda hidup bahagia.
Birilerinin duygularını bir şekilde istismar ettiysem çok özür dilerim.Sangat mungkin untuk menduga perilaku orang dengan menggunakan cara seperti hukum.
Smitty cesaretinden şüphe ettiği için Doss'tan özür diler.Smitty meminta maaf karena meragukan keberanian Desmond dan keduanya memperbaiki kesalahan.
Onu ziyaret eder, hediyeler getirir ve kurban adayarak lütuf dilerlerdi."Ia memperkenalkan diri kepada orang-orang yang lewat, dan meminta mereka agar mau menjadi penggemarnya.
Sonra da hemen özür diler.Ia kemudian meminta maaf.
Bundan sonra eser yaygın olarak dünya çapında bütün dilere çevrilecektir.Meski begitu, ia hampir selalu berkeliaran di seluruh negeri.
Sonra da hemen özür diler.Sau đó anh đã công khái xin lỗi.
Birilerinin duygularını bir şekilde istismar ettiysem çok özür dilerim.Phải tuyệt đối tôn trọng chính kiến của một người.
Daha sonra ejder toplarını toplayıp eskisi gibi genç olmayı diler.Ông cũng thử ăn phần còn lại của quả đào, và cũng trở lại trẻ trung như xưa.
Kurbanların ailelerine taziyeler dilerim.Đi vào các hộ gia đình.
Peki, özür dilerim!" der.Xin lỗi vì điều đó."
Öyle bir şey diler ki aileyi parçalamaya sürüklemiştir.Cô nghĩ rằng có ai đó đã đột nhập vào nhà mình.
Mutluluklar Dilerim 02.Cung chúc trinh vương 02.
Sevdiklerimin tümünün bu nazik hastalıktan can vermesini dilerim" diyordu.Tôi sẽ sung sướng hy sinh tính mạng để gìn giữ con cái đáng thương của tôi khỏi tai họa khủng khiếp này."
Anne ise Peder Damian'dan yardım diler.(中略)彼らにはダミアン神父が必要なのです。
Hepsi eşit bir bedel karşılığında birer dilek dilerler.羽根一枚と対価に、願い事を叶えて貰う。
Max için af diler.マックスより発売。