Doğrusu ben her modeli biraz aceleyle hemencecik yaparım bu yüzden sanırım gerçekten özür dilemem gerekir.Je fais chaque modèle à la volée donc je suppose que je devrais vraiment m'excuser.
Doğrusu ben her modeli biraz aceleyle hemencecik yaparım bu yüzden sanırım gerçekten özür dilemem gerekir.Każdy przykład robię w locie więc przypuszczam, że naprawdę powinienem przeprosić.
Doğrusu ben her modeli biraz aceleyle hemencecik yaparım bu yüzden sanırım gerçekten özür dilemem gerekir.아 사실 항상 대강 빨리하니까 정말 사과해야겠네요
Doğrusu ben her modeli biraz aceleyle hemencecik yaparım bu yüzden sanırım gerçekten özür dilemem gerekir.Todos los modelos los hago espontaneamente asi que siempre debería disculparme.
Doğrusu ben her modeli biraz aceleyle hemencecik yaparım bu yüzden sanırım gerçekten özür dilemem gerekir.Βασικά, κάνω κάθε ενότητα στα γρήγορα οπότε πιστευώ πως πρέπει πραγματικά να σας ζητήσω συγνώμη.
Doğrusu ben her modeli biraz aceleyle hemencecik yaparım bu yüzden sanırım gerçekten özür dilemem gerekir.Правя всеки модул в движение, така че предполагам, че наистина трябва да се извиня.
Doğrusu ben her modeli biraz aceleyle hemencecik yaparım bu yüzden sanırım gerçekten özür dilemem gerekir.اقوم بعمل كل عرض بسرعة لذا اعتقد ان علي ان اعتذر
Doğrusu ben her modeli biraz aceleyle hemencecik yaparım bu yüzden sanırım gerçekten özür dilemem gerekir.この表は何か調子悪くて、ごめんなさいね。 けど実際にあなたはこれでやらないので、謝る必要はないかもしれません(笑)。
Dünyayı kurtarmakla ilgili bir dilek dilemelisin."Anda harus menyatakan harapan untuk menyelamatkan dunia."
Dünyayı kurtarmakla ilgili bir dilek dilemelisin."Anh phải nghĩ một điều ước để cứu thế giới."
Dünyayı kurtarmakla ilgili bir dilek dilemelisin."Devi esprimere un desiderio per salvare il mondo"
Dünyayı kurtarmakla ilgili bir dilek dilemelisin."Du musst dir etwas wünschen, um die Welt zu retten."
Dünyayı kurtarmakla ilgili bir dilek dilemelisin."Je moet een wens doen om de wereld te redden."
Dünyayı kurtarmakla ilgili bir dilek dilemelisin."Kívánnod kell valamit, hogy megmentsd a világot."
Dünyayı kurtarmakla ilgili bir dilek dilemelisin."세상을 구하기 위한 소망을 하나 준비해야 합니다."
Dünyayı kurtarmakla ilgili bir dilek dilemelisin."Musíš si něco přát, aby jsi zachránil svět.
Dünyayı kurtarmakla ilgili bir dilek dilemelisin."Musíš si priať niečo, čo pomôže zachrániť svet."
Dünyayı kurtarmakla ilgili bir dilek dilemelisin."Musisz wyrazić sposób, jak ocalić świat."
Dünyayı kurtarmakla ilgili bir dilek dilemelisin."Tens que fazer um desejo para salvar o mundo."
Dünyayı kurtarmakla ilgili bir dilek dilemelisin."Tienes que pedir un deseo para salvar al mundo".
Dünyayı kurtarmakla ilgili bir dilek dilemelisin."Trebuie să-ţi pui o dorinţă pentru a salva lumea.
Dünyayı kurtarmakla ilgili bir dilek dilemelisin."Tu dois faire un souhait pour sauver le monde."
Dünyayı kurtarmakla ilgili bir dilek dilemelisin."Πρέπει να κάνεις μια ευχή για να σώσεις τον κόσμο."
Dünyayı kurtarmakla ilgili bir dilek dilemelisin."Готовься сказать, что ты хочешь спасти мир".
Dünyayı kurtarmakla ilgili bir dilek dilemelisin."Трябва да си пожелаеш да спасиш света."
Dünyayı kurtarmakla ilgili bir dilek dilemelisin."עליך להביע משאלה בכדי להציל את העולם."
Dünyayı kurtarmakla ilgili bir dilek dilemelisin."عليك ان تتمنى امنية لانقاذ العالم"
Dünyayı kurtarmakla ilgili bir dilek dilemelisin."戸惑いました
Dünyayı kurtarmakla ilgili bir dilek dilemelisin."...要許個願拯救地球喔。"
En çok aklımda kalan şeyse, karşımda ağladığı için benden özür dilemesiydi.Ami a legjobban megmaradt bennem, az az, hogy bocsánatot kért tőlem azért, hogy előttem sír.
En çok aklımda kalan şeyse, karşımda ağladığı için benden özür dilemesiydi.Aquilo que mais me marcou em tudo isto foi o facto de ele me pedir desculpa por chorar à minha frente.
En çok aklımda kalan şeyse, karşımda ağladığı için benden özür dilemesiydi.Ce-mi rămâne în memorie cel mai puternic e faptul că-şi cerea scuze de la mine pentru că plângea în faţa mea.
En çok aklımda kalan şeyse, karşımda ağladığı için benden özür dilemesiydi.Ce qui m'a le plus marqué c'est qu'il s'excusait parce qu'il pleurait devant moi.
En çok aklımda kalan şeyse, karşımda ağladığı için benden özür dilemesiydi.Čo mi utkvelo v pamäti, bolo, ako sa mi ospravedlňoval, že predo mnou plače.
En çok aklımda kalan şeyse, karşımda ağladığı için benden özür dilemesiydi.Hal yang paling saya ingat adalah ayah minta maaf kepada saya karena menangis di depan saya.
En çok aklımda kalan şeyse, karşımda ağladığı için benden özür dilemesiydi.두고두고 마음 속에 남아 있던 것은 아버지가 제 앞에서 울었다는 것을 사과하셨다는 것입니다.
En çok aklımda kalan şeyse, karşımda ağladığı için benden özür dilemesiydi.la cosa che mi è rimasta più impressa è che si stesse scusando con me per il pianto davanti a me.
En çok aklımda kalan şeyse, karşımda ağladığı için benden özür dilemesiydi.Lo que más se me quedó fueron sus disculpas por llorar delante de mí.
En çok aklımda kalan şeyse, karşımda ağladığı için benden özür dilemesiydi.Najbardziej utkwiło mi w pamięci to, że przepraszał mnie za to, że przy mnie płacze.
En çok aklımda kalan şeyse, karşımda ağladığı için benden özür dilemesiydi.Och det som fastnat hos mig allra mest är att han bad om ursäkt till mig för att han grät inför mig.
En çok aklımda kalan şeyse, karşımda ağladığı için benden özür dilemesiydi.Thứ mà đã đọng lại trong tôi dai dẳng nhất là việc ông ấy xin lỗi tôi về việc khóc trước mặt tôi.
En çok aklımda kalan şeyse, karşımda ağladığı için benden özür dilemesiydi.Wat me het meest bijblijft is dat hij zich bij mij verontschuldigde omdat hij huilde waar ik bij was.
En çok aklımda kalan şeyse, karşımda ağladığı için benden özür dilemesiydi.Το πράγμα που μου έχει μείνει περισσότερο είναι ότι μου ζητούσε συγνώμη ενώ έκλαιγε μπροστά μου.
En çok aklımda kalan şeyse, karşımda ağladığı için benden özür dilemesiydi.Мене найбільше зачепило його вибачення переді мною за те, що я став свідком його сліз.
En çok aklımda kalan şeyse, karşımda ağladığı için benden özür dilemesiydi.Нещото, което се запечата в съзнанието ми бе, че той ми се извиняваше, за това, че плаче пред мен.
En çok aklımda kalan şeyse, karşımda ağladığı için benden özür dilemesiydi.Что потрясло меня больше всего - его извинения за то, что он не сдержал слез у меня на глазах.
En çok aklımda kalan şeyse, karşımda ağladığı için benden özür dilemesiydi.הדבר שהכי הכאיב לי היה שהוא התנצל בפני על כך שהוא בכה בפני
En çok aklımda kalan şeyse, karşımda ağladığı için benden özür dilemesiydi.الشئ الذى علق بذهني أكثر أنه كان يعتذر لي لبكائه أمامي .
En çok aklımda kalan şeyse, karşımda ağladığı için benden özür dilemesiydi.私の前で泣いたのを 父が謝ったことです そして両手を差し出して
Ertesi gün sınıfa geldiğimde dedim ki.. ..."Bakın çocuklar, sizden özür dilemeliyim.Alors je suis revenue le jour suivant et j'ai dit, "Ecoutez les gars, il faut que je m'excuse.
Ertesi gün sınıfa geldiğimde dedim ki.. ..."Bakın çocuklar, sizden özür dilemeliyim.Así que al día siguiente volvi a la clase, y dije, "Miren chicos, debo disculparme,
Ertesi gün sınıfa geldiğimde dedim ki.. ..."Bakın çocuklar, sizden özür dilemeliyim.Então eu voltei à sala de aula no dia seguinte e disse: "Olhem pessoal, eu preciso pedir desculpa.
Ertesi gün sınıfa geldiğimde dedim ki.. ..."Bakın çocuklar, sizden özür dilemeliyim."Słuchajcie, musze was przeprosić, źle Was nauczyłam. Naprawdę mi przykro."
Ertesi gün sınıfa geldiğimde dedim ki.. ..."Bakın çocuklar, sizden özür dilemeliyim.Тому, наступного дня, я прийшла в клас, і сказала: "Слухайте, я маю вибачитись.
Ertesi gün sınıfa geldiğimde dedim ki.. ..."Bakın çocuklar, sizden özür dilemeliyim.אז חזרתי לכיתה למחרת, ואמרתי, "תראו, חבר'ה, אני חייבת להתנצל.
Evet. Senden özür dilemek için...Aku mahu minta maaf tentang...
Evet. Senden özür dilemek için... Hayır, Grace.- Je veux m'excuser pour...
Evet. Senden özür dilemek için...Het spijt me van...
Evet. Senden özür dilemek için...Powinnam cię przeprosić...
Evet. Senden özür dilemek için...Quero pedir desculpa por...