Aynen böyle af dilemen gerekiyor, seni serseri!Kau harus memohon seperti itu, brengsek.
Aynen böyle af dilemen gerekiyor, seni serseri!Musisz błagać w ten sposób, łotrze.
Aynen böyle af dilemen gerekiyor, seni serseri!Tako bi me moral moledovati, ti falot.
Aynen böyle af dilemen gerekiyor, seni serseri!Tu aurais dû plaider comme cela, vaurien.
Aynen böyle af dilemen gerekiyor, seni serseri!Πρέπει να παρακαλέσεις έτσι, παλιάνθρωπε.
Aynen böyle af dilemen gerekiyor, seni serseri!Должен заявлять именно так, паршивец!
Aynen böyle af dilemen gerekiyor, seni serseri!.אתה צריך להתחנן ככה, מנוול
Aynen böyle af dilemen gerekiyor, seni serseri!أنت بحاجة إلى أن تتوسل هكذا ,أيها الوغد
Aynen böyle af dilemen gerekiyor, seni serseri!だから契約書へのサインをためらうんだ
"Bakın çocuklar, özür dilemem gerekiyor."Anak-anak, saya harus meminta maaf.
"Bakın çocuklar, özür dilemem gerekiyor. Bütün dersin yanlış öğretmişim."Nghe này các em, cô cần phải xin lỗi, cô đã dạy sai bài cho các em.
"Bakın çocuklar, özür dilemem gerekiyor."Copii, trebuie să-mi cer scuze.
"Bakın çocuklar, özür dilemem gerekiyor."Ecoutez, les enfants. Je dois m'excuser.
"Bakın çocuklar, özür dilemem gerekiyor."Hele, děcka, musím se vám omluvit.
"Bakın çocuklar, özür dilemem gerekiyor."Hør engang unger, jeg bliver nødt til at undskylde.
"Bakın çocuklar, özür dilemem gerekiyor."Hörrni, jag måste be om ursäkt.
"Bakın çocuklar, özür dilemem gerekiyor."Jongens, ik moet mijn excuses aanbieden.
"Bakın çocuklar, özür dilemem gerekiyor."Kinder, ich muss mich entschuldigen.
"Bakın çocuklar, özür dilemem gerekiyor."얘들아, 너희들에게 사과할게 있어.
"Bakın çocuklar, özür dilemem gerekiyor."Miren, chicos, necesito disculparme.
"Bakın çocuklar, özür dilemem gerekiyor."Nézzétek srácok, bocsánatot kell kérnem.
"Bakın çocuklar, özür dilemem gerekiyor."Olhem meninos, tenho que vos pedir desculpa.
"Bakın çocuklar, özür dilemem gerekiyor."Pozrite, deti, chcela by som sa vám ospravedlniť.
"Bakın çocuklar, özür dilemem gerekiyor."Sentite, ragazzi, vorrei chiedervi scusa.
"Bakın çocuklar, özür dilemem gerekiyor."Słuchajcie, muszę was przeprosić.
"Bakın çocuklar, özür dilemem gerekiyor."Κοιτάξτε παιδιά, πρέπει να ζητήσω συγγνώμη.
"Bakın çocuklar, özür dilemem gerekiyor."Вижте, деца, трябва да се извиня.
"Bakın çocuklar, özür dilemem gerekiyor."Ребята, я хочу извиниться.
"Bakın çocuklar, özür dilemem gerekiyor."Слухайте, я маю вибачитись.
"Bakın çocuklar, özür dilemem gerekiyor."תראו חברה, אני צריכה להתנצל.
"Bakın çocuklar, özür dilemem gerekiyor." أنظروا ، يا شباب، أريد أن أعتذر
"Bakın çocuklar, özür dilemem gerekiyor.「各位,我要同大家道歉。
"Bakın çocuklar, özür dilemem gerekiyor.昨日の授業は全部 間違いでした ごめんなさい」
"Benden af dilememelisin. Affedecek bir şey yok.""No tienes que suplicar mi perdón, no hay nada que perdonar."
"Benden af dilememelisin."Ei sinun tarvitse pyytää minulta anteeksi."
"Benden af dilememelisin."Mais tu n'as pas à me demander pardon."
"Benden af dilememelisin."Nu trebuie sã-mi implori iertarea.
"Benden af dilememelisin.Und er wird sagen: Du solltest mich nicht um Verzeihung bitten.
"Benden af dilememelisin.Und er wird sagen: Du solltest mich nicht um Verzeihung bitten.
Benden kalmamı dileme !Bed mig ikke om at blive!
Benden kalmamı dileme !Bittet mich nicht, zu bleiben!
Benden kalmamı dileme ! Lütfen.Elgarain... - Nepros mne, abych zůstala!
Benden kalmamı dileme !Não me peça que fique!
Benden kalmamı dileme !Ne me demande pas de rester !
Benden kalmamı dileme !Ne próbálj marasztalni!
Benden kalmamı dileme !Nepros ma, aby som zostala!
Benden kalmamı dileme !Nie każ mi zostawać!
Benden kalmamı dileme !Non chiedermi di rimanere!
Benden kalmamı dileme !¡No trates de convencerme de que me quede!
Benden kalmamı dileme !Vraag me niet te blijven!
Benden kalmamı dileme !Μη μου ζητάς να μείνω!
Benden kalmamı dileme !Не проси меня остаться!
Benden kalmamı dileme !お願いです
Ben gül, benim özür dilemeye, evden kaçtı.Aku bangkit, dan, membuat alasan saya, melarikan diri dari rumah.
Ben gül, benim özür dilemeye, evden kaçtı.Én emelkedett, és így a kifogásokat, elmenekült a házból.
Ben gül, benim özür dilemeye, evden kaçtı.Ich erhob mich und macht mich entschuldigen, flüchtete aus dem Haus.
Ben gül, benim özür dilemeye, evden kaçtı.Ik stond op, en het maken van mijn excuses, ontsnapt uit het huis.
Ben gül, benim özür dilemeye, evden kaçtı.I rose, in, kar moj izgovorov, pobegnil iz hiše.
Ben gül, benim özür dilemeye, evden kaçtı.I αυξήθηκε, και, τις δικαιολογίες μου, δραπέτευσε από το σπίτι.
Ben gül, benim özür dilemeye, evden kaçtı.Jag reste mig, och göra mina ursäkter, flydde från huset.