dilek ile cümle

dilek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bu dilekçe İspanya Kongresi tarafından reddedildi.這一倡議被西班牙眾議院否決。
Olumlu dilekte bulunma.道觀的別稱。
Kosova hükûmeti ve halkı adına, kurbanların ailelerine ve Türk halkına başsağlığı dileklerimi iletiyorum.我代表土耳其人民,向受害者和所有美国人的家属和亲人表示哀悼。
Geriye hiçbir vasiyet ve kendisi ile ilgili dilek bırakmadı.”遂与绝,欲其家嫁之,其家不敢。
Olasılık, dilek, arzuyu ifade eder.性慾,指對性的渴望。
Tapınağa insanlar dilekler dilemek için geliyor.此廟作為保佑來往行人之用。
Ağustos 1987’de Karabağ Ermenileri, Ermenistan’la bir birlik kurmak için Moskova’ya bir dilekçe gönderdi.1987年8月,卡拉巴赫亞美尼亞人向莫斯科提交一份要求與亞美尼亞統一的請願書,上面有數萬人的簽名。
Dilek Şendil.願樂欲聞。
Marshall, "Free Roman Polanski" Dilekçesinin imza sahibidir.로만 폴란스키(Roman Polansky)라는 애칭도 사용한다.
Sözlük anlamı: İstek,Dilek anlamına gelir.소원(所願)은 무언가를 바라는 것을 뜻한다.
Ona göre rüya bir "dilek gerçekleşmesi"dir.명대사로는 "꿈★은 꾸물꾸물 이루어진다"가 있다.
Dilek Şendil.원예가 취미.
Yaralılara Allah'tan acil şifalar dileklerimi ilettim.신으로부터 온 것이라고 여기는 특별한 축복은 감사절을 요구하게 했다.
Hükumet aldığı bu dilekçeler ile ilgili bir toplantı yapacaktır.의뢰할 대상이 되는 처소를 얻는 것이다.
Tapınağa insanlar dilekler dilemek için geliyor.팔공산 갓바위에 가면 많은 사람들이 기도를 드린다.
Hayatının kalan anlarını dileklerini gerçekleştirmek istemektedir.자신의 소망을 잃어버렸기에 타인의 소망을 이루어준다.
Şendil, Dilek (Ed.).운허, "欲(욕)".
Prenses Peach bu esnada umutsuzca bir dilek diler, Mario için.별의 축제 날 밤, 피치 공주는 마리오에게 줄 선물이 있다며 초대한다.
Niyet Mektubu Dilekçesi 8/2/1990.익산지방국토관리청공고 제1998-108호, 1998년 5월 2일.
Hepsi eşit bir bedel karşılığında birer dilek dilerler.כל הצעת רכש תעניק מחיר שווה לכל הניצעים.
Olasılık, dilek, arzuyu ifade eder.משאלה היא תקווה או רצון לדבר מה.
Fay: Dilek: Dünyasına geri dönmemek.באספה הוחלט: לא חוזרים הביתה.
Bunu şu şekilde açıklayabiliriz: Rüya bir "dilek gerçekleşmesi"dir.סיסמת הסרט היא: "חלומות עשויים להתגשם".
Jüpiter bu dilekten gayet korkmuştur.טאפט חשש מכך.
Bu dilekçe İspanya Kongresi tarafından reddedildi.התוכנית נדחתה על ידי הקונגרס.
Aynı zamanda dileklerini kırmızı kurdaleye bağlayıp gül ağacına asarlar.בנוסף לכך אפי פורשת מקבוצת האדומות ועוברת לצהובות.
En içten dileklerimle, Bobby Henderson, ilgili vatandaş.את הספר הקדיש שלום לחברו הטוב, וולטר בנימין.
Hükumet aldığı bu dilekçeler ile ilgili bir toplantı yapacaktır.לצעד זה התלוותה הודעת מחאה על עונש המוות שנפסק לו.
Niyet Mektubu Dilekçesi 8/2/1990.אתר מורשת, 02/08/2013.
İkinci toplantı yılından itibaren Dilekçe Komisyonluğunun kâtipliğini yaptı.על פי עדותו, הפעם השנייה הייתה ערב הקמת המדינה.
Bazı kimseler de ateş yakıp, dilek dilerler.Тях ги чака ада и вечен огън.
Geriye hiçbir vasiyet ve kendisi ile ilgili dilek bırakmadı.След него той не желае нито едно негово произведение да бъде адаптирано.
Ancak dilekçe bir kandırmacaydı.Но всъщност петицията е фалшификат.
Jüpiter bu dilekten gayet korkmuştur.Този Йодьон ще има да се чуди!
Ocak yerlerinde Dilekler tutulur, hastalara şifa, dertlere devalar aranır.Градът тъне в мръсотии, пламват болести, хората са отчаяни.
Tanrıça Dilek Hattı (İngilizce: Goddess Relief Office) Ah!Църква „Свето Възнесение Господне“ („Свети Спас“).
Tapınağa insanlar dilekler dilemek için geliyor.Богослужението е с молитви за починалите.
Babana en iyi dileklerimle.С най-добри пожелания за баща ти.
Ona göre rüya bir "dilek gerçekleşmesi"dir.Za mene je to ostvarenje sna".
Sadece fiillerin dilek-şart kipi vardır.Samo su invalidi smjeli prositi.
Aynı zamanda dileklerini kırmızı kurdaleye bağlayıp gül ağacına asarlar.I tada poče blagotvorno djelovanje njegovih redovnika s crvenim križem na habitu.
Fakat yapılan oylamada, parlamenterlerin büyük çoğunluğu tarafından bu dilekçe görmezden gelindi.Tento podnet sa však nestretol s väčšinovou podporou poslancov parlamentu.
Hayatının kalan anlarını dileklerini gerçekleştirmek istemektedir.Skutočne chcete stráviť váš zvyšok života modlením sa za dlhovekosť?
Bu dilekçe kamuoyunda bir skandala yol açtı.Na ceremónii spôsobil tak trochu škandál.
Tanrıça Dilek Hattı (İngilizce: Goddess Relief Office) Ah!Svätá služba Božia (liturgia - omša).
“Dilek Kızıma”, 1974.Ljubljana: Mladinska knjiga, 1974.
Dilek Şendil.Posmehljivo poželenje.
Yaralılara Allah'tan acil şifalar dileklerimi ilettim.Tam je Bog na njihovo priprošnjo storil mnogo čudežev.
Her sene mayıs ayında Hıdırellez ateşi yakılır ve dilekler tutulur.Od leta 1950 se vsako leto zberejo v maju Hrvati iz celega sveta in poklonijo žrtvam Pliberka.
En içten dileklerimle, Bobby Henderson, ilgili vatandaş."Poslovil se je France Bučar, starosta slovenske politike".
Genelde buraya dua etmek ve dilek tutmak için insanlar geliyor.Žmonės čia meldžiasi ir prašo malonių.
Bu dilekçe kamuoyunda bir skandala yol açtı.Šis incidentas sukėlė pasaulinio masto skandalą.
Tapınağa insanlar dilekler dilemek için geliyor.Šventykloje vyksta apeigos, skirtos pakviesti kami į žemę.
Ancak bu dileklerle ilgili değil.Asi pole mitte soovide nõrkuses.
Dilekçe verilmesi şart değildir.Äraütlemine ei nõua vabandamist.
Korkan ve şaşıran vatandaşlar belediye başkanına bir dilekçe ile başvurur.Vallavanem, linnapea ja valitsuse liige peab vastama teatud nõutele.
Ancak dilekçe bir kandırmacaydı.Need rünnakud osutusid aga pettemanöövriks.
Hepsi eşit bir bedel karşılığında birer dilek dilerler.Ta küsib ausat hinda ainult omakasu pärast.
Tapınağa insanlar dilekler dilemek için geliyor.Järelikult aitavad predestinatsioonile kaasa pühakute palved.
3.2.G Avrupa Parlamentosu'na Dilekîe Ile Yapælan Baルvurularb) Kolektivna pogajanja sindikatov

İlgili Sayfalar