Ana içeriğe geç
Sözlük

diledi ile cümle

diledi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Pilatus onlara, ‹‹Yanınıza asker alın, gidip mezarı dilediğiniz gibi güvenlik altına alın›› dedi.Disse-lhes Pilatos: Tendes uma guarda; ide, tornai-o seguro, como entendeis.
Pilatus onlara, ‹‹Yanınıza asker alın, gidip mezarı dilediğiniz gibi güvenlik altına alın›› dedi."Kalian punya tentara pengawal," kata Pilatus kepada mereka, "pergilah menjaga kuburan itu seketat mungkin.
Pilatus onlara, ‹‹Yanınıza asker alın, gidip mezarı dilediğiniz gibi güvenlik altına alın›› dedi.빌라도가 가로되 너희에게 파숫군이 있으니 가서 힘대로 굳게 하라 하거늘
Pilatus onlara, ‹‹Yanınıza asker alın, gidip mezarı dilediğiniz gibi güvenlik altına alın›› dedi.Niin Pilatus sanoi heille: "Tuossa on vartijaväkeä, menkää, vartioikaa niin hyvin kuin taidatte".
Pilatus onlara, ‹‹Yanınıza asker alın, gidip mezarı dilediğiniz gibi güvenlik altına alın›› dedi.Phi-lát nói với họ rằng : Các ngươi có lính canh ; hãy đi canh_giữ theo ý các ngươi .
Pilatus onlara, ‹‹Yanınıza asker alın, gidip mezarı dilediğiniz gibi güvenlik altına alın›› dedi.Phi-lát nói với họ rằng: Các ngươi có lính canh; hãy đi canh giữ theo ý các ngươi.
Pilatus onlara, ‹‹Yanınıza asker alın, gidip mezarı dilediğiniz gibi güvenlik altına alın›› dedi.Pilate leur dit: Vous avez une garde; allez, gardez-le comme vous l`entendrez.
Pilatus onlara, ‹‹Yanınıza asker alın, gidip mezarı dilediğiniz gibi güvenlik altına alın›› dedi.Pilat le -a zis: ,,Aveţi o strajă; duceţi-vă de păziţi cum puteţi.``
Pilatus onlara, ‹‹Yanınıza asker alın, gidip mezarı dilediğiniz gibi güvenlik altına alın›› dedi.Pilato disse loro: «Avete la vostra guardia, andate e assicuratevi come credete»
Pilatus onlara, ‹‹Yanınıza asker alın, gidip mezarı dilediğiniz gibi güvenlik altına alın›› dedi.Pilato les dijo: --Tenéis tropas de guardia. Id y aseguradlo como sabéis hacerlo
Pilatus onlara, ‹‹Yanınıza asker alın, gidip mezarı dilediğiniz gibi güvenlik altına alın›› dedi.Pilátus pedig monda nékik: Van õrségetek; menjetek, õríztessétek, a mint tudjátok.
Pilatus onlara, ‹‹Yanınıza asker alın, gidip mezarı dilediğiniz gibi güvenlik altına alın›› dedi.Pilatus sagde til dem: "Der have I en Vagt; går hen og bevogter den sikkert, som I bedst vide!"
Pilatus onlara, ‹‹Yanınıza asker alın, gidip mezarı dilediğiniz gibi güvenlik altına alın›› dedi.Pilatus sa til dem: Der har I vakt; gå bort og vokt graven som best I kan!
Pilatus onlara, ‹‹Yanınıza asker alın, gidip mezarı dilediğiniz gibi güvenlik altına alın›› dedi.Pilatus sprach zu ihnen: Da habt ihr die Hüter; gehet hin und verwahret, wie ihr wisset.
Pilatus onlara, ‹‹Yanınıza asker alın, gidip mezarı dilediğiniz gibi güvenlik altına alın›› dedi.Pilatus svarade dem: »Där haven I vakt; gån åstad och skydden graven så gott I kunnen.»
Pilatus onlara, ‹‹Yanınıza asker alın, gidip mezarı dilediğiniz gibi güvenlik altına alın›› dedi.Řekl jim Pilát: Máte stráž; jděte, ostříhejte, jakž víte.
Pilatus onlara, ‹‹Yanınıza asker alın, gidip mezarı dilediğiniz gibi güvenlik altına alın›› dedi.Rzekł im Piłat: Macie straż, idźcież, obwarujcie, jako umiecie.
Pilatus onlara, ‹‹Yanınıza asker alın, gidip mezarı dilediğiniz gibi güvenlik altına alın›› dedi."U krijgt een wacht mee", antwoordde Pilatus. "Verzegel het graf zo goed mogelijk."
Pilatus onlara, ‹‹Yanınıza asker alın, gidip mezarı dilediğiniz gibi güvenlik altına alın›› dedi.Ειπε δε προς αυτους ο Πιλατος Εχετε φυλακας υπαγετε, ασφαλισατε καθως εξευρετε.
Pilatus onlara, ‹‹Yanınıza asker alın, gidip mezarı dilediğiniz gibi güvenlik altına alın›› dedi.Пилат им рече: Вземете стража; идете, вардете Го както знаете.
Pilatus onlara, ‹‹Yanınıza asker alın, gidip mezarı dilediğiniz gibi güvenlik altına alın›› dedi.Пилат сказал им: имеете стражу; пойдите, охраняйте, как знаете.
Pilatus onlara, ‹‹Yanınıza asker alın, gidip mezarı dilediğiniz gibi güvenlik altına alın›› dedi.Сказав же їм Пилат: Маєте сторожу: йдїть забезпечте, як знаєте.
Pilatus onlara, ‹‹Yanınıza asker alın, gidip mezarı dilediğiniz gibi güvenlik altına alın›› dedi.ויאמר אליהם פילטוס הנה לכם אנשי משמר לכו סכרוהו כדעתכם׃
Pilatus onlara, ‹‹Yanınıza asker alın, gidip mezarı dilediğiniz gibi güvenlik altına alın›› dedi.فقال لهم بيلاطس عندكم حراس. اذهبوا واضبطوه كما تعلمون.
Pilatus onlara, ‹‹Yanınıza asker alın, gidip mezarı dilediğiniz gibi güvenlik altına alın›› dedi.彼 拉 多 說 、 你 們 有 看 守 的 兵 . 去 罷 、 盡 你 們 所 能 的 、 把 守 妥 當
Pilatus onlara, ‹‹Yanınıza asker alın, gidip mezarı dilediğiniz gibi güvenlik altına alın›› dedi.彼拉多說 、 你 們 有 看守 的 兵 . 去罷 、 盡 你 們 所 能 的 、 把守 妥當
RABbe yönelmek için Yahudanın bütün kentlerinden gelen halk toplanıp RABden yardım diledi. (bkz. 26:7).Dari setiap kota di Yehuda orang pergi ke Yerusalem untuk minta tolong kepada TUHAN
RABbe yönelmek için Yahudanın bütün kentlerinden gelen halk toplanıp RABden yardım diledi. (bkz. 26:7).E Judá se ajuntou para pedir socorro ao Senhor; de todas as cidades de Judá vieram para buscarem ao Senhor.
RABbe yönelmek için Yahudanın bütün kentlerinden gelen halk toplanıp RABden yardım diledi. (bkz. 26:7).In Juda se zbere, da išče pomoči od GOSPODA; prav iz vseh mest Judovih so prišli iskat GOSPODA.
RABbe yönelmek için Yahudanın bütün kentlerinden gelen halk toplanıp RABden yardım diledi. (bkz. 26:7).Iuda s'a adunat să cheme pe Domnul, şi au venit din toate cetăţile lui Iuda să caute pe Domnul.
RABbe yönelmek için Yahudanın bütün kentlerinden gelen halk toplanıp RABden yardım diledi. (bkz. 26:7).Juda s`assembla pour invoquer l`Éternel, et l`on vint de toutes les villes de Juda pour chercher l`Éternel.
RABbe yönelmek için Yahudanın bütün kentlerinden gelen halk toplanıp RABden yardım diledi. (bkz. 26:7).유다 사람이 여호와께 도우심을 구하려 하여 유다 모든 성읍에서 모여와서 여호와께 간구하더라
RABbe yönelmek için Yahudanın bütün kentlerinden gelen halk toplanıp RABden yardım diledi. (bkz. 26:7).Niin Juuda kokoontui etsimään apua Herralta; myös kaikista Juudan kaupungeista tultiin etsimään Herraa.
RABbe yönelmek için Yahudanın bütün kentlerinden gelen halk toplanıp RABden yardım diledi. (bkz. 26:7).Och Juda församlade sig för att söka hjälp hos HERREN; ja, från alla Juda städer kom man för att söka HERREN.
RABbe yönelmek için Yahudanın bütün kentlerinden gelen halk toplanıp RABden yardım diledi. (bkz. 26:7).Og Juda samlet sig for å søke hjelp hos Herren; ja, fra alle Judas byer kom de for å søke Herren.
RABbe yönelmek için Yahudanın bütün kentlerinden gelen halk toplanıp RABden yardım diledi. (bkz. 26:7).Så samledes Judæerne for at søge Hjælp hos HERREN; også fra alle Judas Byer kom de for at søge HERREN.
RABbe yönelmek için Yahudanın bütün kentlerinden gelen halk toplanıp RABden yardım diledi. (bkz. 26:7).Uit alle hoeken van het land kwamen de mensen naar Jeruzalem om samen met hem de HERE aan te roepen.
RABbe yönelmek için Yahudanın bütün kentlerinden gelen halk toplanıp RABden yardım diledi. (bkz. 26:7).Und Juda kam zusammen, den HERRN zu suchen; auch kamen sie aus allen Städten Juda's, den HERRN zu suchen.
RABbe yönelmek için Yahudanın bütün kentlerinden gelen halk toplanıp RABden yardım diledi. (bkz. 26:7).И собрались Иудеи просить помощи у Господа; из всех городов Иудиных пришли они умолять Господа.
RABbe yönelmek için Yahudanın bütün kentlerinden gelen halk toplanıp RABden yardım diledi. (bkz. 26:7).И юдейците се събраха за да искат помощ от Господа; дори от всичките Юдови градове дойдоха да търсят Господа.
RABbe yönelmek için Yahudanın bütün kentlerinden gelen halk toplanıp RABden yardım diledi. (bkz. 26:7).ויקבצו יהודה לבקש מיהוה גם מכל ערי יהודה באו לבקש את יהוה׃
RABbe yönelmek için Yahudanın bütün kentlerinden gelen halk toplanıp RABden yardım diledi. (bkz. 26:7).واجتمع يهوذا ليسألوا الرب. جاءوا ايضا من كل مدن يهوذا ليسألوا الرب.
RABbe yönelmek için Yahudanın bütün kentlerinden gelen halk toplanıp RABden yardım diledi. (bkz. 26:7).於 是 猶 大 人 聚 會 、 求 耶 和 華 幫 助 . 猶 大 各 城 都 有 人 出 來 尋 求 耶 和 華
RABbe yönelmek için Yahudanın bütün kentlerinden gelen halk toplanıp RABden yardım diledi. (bkz. 26:7).於是 猶大人 聚會 、 求 耶和華 幫助 . 猶大 各 城 都 有 人 出 來尋 求 耶和華
Radiohead markası böyle yapmıştı. "In Rainbows" albümünün dilediğince-ödeRadiohead deed dat met zijn betaal-wat-je-wilt online release van hun album 'In Rainbows'.
Radiohead markası böyle yapmıştı. "In Rainbows" albümünün dilediğince-ödeTak zrobił zespół Radiohead, ze swoim albumem "In Rainbows".
Rahatlayınca sevindiler, Diledikleri limana götürdü RAB onları.(106:30) И веселятся, что они утихли, и Он приводит их к желаемой пристани.
Rahatlayınca sevindiler, Diledikleri limana götürdü RAB onları.Ei s'au bucurat că valurile s'au liniştit, şi Domnul i -a dus în limanul dorit.
Rahatlayınca sevindiler, Diledikleri limana götürdü RAB onları.Então eles se alegram com a bonança; e assim ele os leva ao porto desejado.
Rahatlayınca sevindiler, Diledikleri limana götürdü RAB onları.Entonces se alegran porque ellas se aquietan, y él los guía al puerto que desean
Rahatlayınca sevindiler, Diledikleri limana götürdü RAB onları.És örülének, hogy lecsillapodtak vala, és vezérlé õket az õ kivánságuknak partjára.
Rahatlayınca sevindiler, Diledikleri limana götürdü RAB onları.He iloitsivat, kun tuli tyyni, ja hän vei heidät toivottuun satamaan.
Rahatlayınca sevindiler, Diledikleri limana götürdü RAB onları.Họ bèn vui mừng vì sóng êm lặng; Chúa dẫn họ vào bến họ ước ao.
Rahatlayınca sevindiler, Diledikleri limana götürdü RAB onları.Họ bèn vui_mừng vì sóng êm_lặng ; Chúa dẫn họ vào bến họ ước_ao .
Rahatlayınca sevindiler, Diledikleri limana götürdü RAB onları.Ils se réjouirent de ce qu`elles s`étaient apaisées, Et l`Éternel les conduisit au port désiré.
Rahatlayınca sevindiler, Diledikleri limana götürdü RAB onları.I veselí se, že utichlo; a tak přivodí je k břehu žádostivému.
Rahatlayınca sevindiler, Diledikleri limana götürdü RAB onları.I weselą się, że ucichło; a tak przywodzi ich do portu pożądanego.
Rahatlayınca sevindiler, Diledikleri limana götürdü RAB onları.저희가 평온함을 인하여 기뻐하는 중에 여호와께서 저희를 소원의 항구로 인도하시는도다
Rahatlayınca sevindiler, Diledikleri limana götürdü RAB onları.Mereka senang sebab topan sudah berlalu; dibawa-Nya mereka ke pelabuhan yang dituju
Rahatlayınca sevindiler, Diledikleri limana götürdü RAB onları.Och de blevo glada att det vart stilla, och han förde dem till den hamn dit de ville.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
diledi ile cümle - Sayfa 46 - diledi kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App