O dönemde İsrail'de kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.En ce temps-là, il n`y avait point de roi en Israël. Chacun faisait ce qui lui semblait bon.
O dönemde İsrailde kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.En ce temps-là, il n`y avait point de roi en Israël. Chacun faisait ce qui lui semblait bon.
O dönemde İsrail'de kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.Er was in die tijd geen koning in Israël en iedereen deed maar wat hem het beste leek.
O dönemde İsrail'de kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.I de dager var det ingen konge i Israel; hver mann gjorde hvad rett var i hans øine.
O dönemde İsrailde kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.I de dager var det ingen konge i Israel; hver mann gjorde hvad rett var i hans øine.
O dönemde İsrail'de kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.I de Dage var der ingen Konge i Israel; enhver gjorde, hvad han fandt for godt.
O dönemde İsrailde kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.I de Dage var der ingen Konge i Israel; enhver gjorde, hvad han fandt for godt.
O dönemde İsrailde kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.In die tijd was er immers geen koning in Israël; iedereen deed wat hem het beste leek.
O dönemde İsrail'de kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.In quel tempo non c'era un re in Israele; ognuno faceva quel che gli pareva meglio
O dönemde İsrailde kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.In quel tempo non c'era un re in Israele; ognuno faceva quello che gli pareva meglio
O dönemde İsrailde kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.În vremea aceea, nu era împărat în Israel. Fiecare făcea ce -i plăcea.
O dönemde İsrail'de kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.그 때에 이스라엘에 왕이 없으므로 사람이 각각 그 소견에 옳은 대로 행하였더라
O dönemde İsrailde kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.그 때에는 이스라엘에 왕이 없으므로 사람마다 자기 소견에 옳은대로 행하였더라
O dönemde İsrailde kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.Naquelas dias não havia rei em Israel; cada qual fazia o que parecia bem aos seus olhos.
O dönemde İsrail'de kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.Naqueles dias não havia rei em Israel; cada um fazia o que parecia bem aos seus olhos.
O dönemde İsrailde kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.Pada waktu itu bangsa Israel tidak mempunyai raja; setiap orang melakukan apa yang dianggapnya benar
O dönemde İsrail'de kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.Pada zaman itu belum ada raja di Israel. Setiap orang melakukan apa yang dianggapnya benar
O dönemde İsrail'de kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.På den tiden fanns ingen konung i Israel; var och en gjorde vad honom behagade.
O dönemde İsrailde kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.På den tiden fanns ingen konung i Israel; var och en gjorde vad honom behagade.
O dönemde İsrail'de kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.Pe vremea aceea, nu era împărat în Israel, fiecare făcea ce -i plăcea
O dönemde İsrailde kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.Siihen aikaan ei ollut kuningasta Israelissa, ja jokainen teki sitä, mikä hänen omasta mielestään oli oikein.
O dönemde İsrail'de kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.Těch dnů nebylo krále v Izraeli, ale každý, což se mu vidělo, to činil.
O dönemde İsrailde kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.Toho času nebylo krále v Izraeli; jeden každý, což se mu za dobré vidělo, to činil.
O dönemde İsrailde kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.Trong lúc đó , không có vua nơi Y-sơ-ra-ên , mọi người cứ làm theo ý mình tưởng là phải .
O dönemde İsrailde kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.Trong lúc đó, không có vua nơi Y-sơ-ra-ên, mọi người cứ làm theo ý mình tưởng là phải.
O dönemde İsrail'de kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.V tistih dneh ni bilo kralja v Izraelu: vsakdo je delal, kar se mu je zdelo prav.
O dönemde İsrailde kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.V tistih dneh ni bilo kralja v Izraelu: vsakdo je delal, kar se mu je zdelo prav.
O dönemde İsrail'de kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.V tých dňoch nebolo kráľa v Izraelovi; každý robil to, čo bolo správne v jeho očiach.
O dönemde İsrailde kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.V tých dňoch nebolo kráľa v Izraelovi; každý robil to, čo bolo správne v jeho očiach.
O dönemde İsrailde kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.W one dni nie było króla w Izraelu; każdy, co był dobrego w oczach jego, czynił.
O dönemde İsrail'de kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.W one dni nie było króla w Izraelu; każdy, co mu się dobrego zdało to czynił.
O dönemde İsrail'de kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.Zu der Zeit war kein König in Israel; ein jeglicher tat, was ihn recht deuchte.
O dönemde İsrailde kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.Zu der Zeit war kein König in Israel, und ein jeglicher tat, was ihn recht deuchte.
O dönemde İsrailde kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.Κατ' εκεινας τας ημερας δεν ητο βασιλευς εν τω Ισραηλ εκαστος επραττεν ο, τι εφαινετο εις αυτον ορθον.
O dönemde İsrail'de kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.Κατ' εκεινας τας ημερας δεν ητο βασιλευς εν τω Ισραηλ εκαστος επραττε το αρεστον εις τους οφθαλμους αυτου.
O dönemde İsrail'de kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.В ония дни нямаше цар в Израиля; всеки правеше каквото му се виждаше угодно.
O dönemde İsrailde kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.В ония дни нямаше цар в Израиля; всеки правеше каквото му се виждаше угодно.
O dönemde İsrail'de kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.В те дни не было царя у Израиля; каждый делал то, что ему казалось справедливым.
O dönemde İsrailde kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.В те дни не было царя у Израиля; каждый делал то, что ему казалось справедливым.
O dönemde İsrail'de kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.בימים ההם אין מלך בישראל איש הישר בעיניו יעשה׃
O dönemde İsrailde kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.בימים ההם אין מלך בישראל איש הישר בעיניו יעשה׃
O dönemde İsrail'de kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.في تلك الايام لم يكن ملك في اسرائيل. كل واحد عمل ما حسن في عينيه
O dönemde İsrailde kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.وفي تلك الايام لم يكن ملك في اسرائيل. كان كل واحد يعمل ما يحسن في عينيه
O dönemde İsrail'de kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.那 時 以 色 列 中 沒 有 王 、 各 人 任 意 而 行
O dönemde İsrail'de kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.那 時以色列 中 沒 有 王 、 各人 任意 而行
O dönemde İsrailde kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.那 時 以 色 列 中 沒 有 王 、 各 人 任 意 而 行
O dönemde İsrailde kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.那 時以色列 中 沒 有 王 、 各人 任意 而行
Orada esenliksever biri varsa, dilediğiniz esenlik onun üzerinde kalacak; yoksa, size dönecektir.A bude-liť tu který syn pokoje, odpočineť na něm pokoj váš; pakli nic, k vámť se navrátí.
Orada esenliksever biri varsa, dilediğiniz esenlik onun üzerinde kalacak; yoksa, size dönecektir.A jestli tam bude syn pokoja, váš pokoj odpočinie na ňom, ináče sa navráti k vám.
Orada esenliksever biri varsa, dilediğiniz esenlik onun üzerinde kalacak; yoksa, size dönecektir.A jeźliby tam był który syn pokoju, odpocznie nad nim pokój wasz; a jeźliż nie, wróci się do was.
Orada esenliksever biri varsa, dilediğiniz esenlik onun üzerinde kalacak; yoksa, size dönecektir.E se ali houver um filho da paz, repousará sobre ele a vossa paz; e se não, voltará para vós.
Orada esenliksever biri varsa, dilediğiniz esenlik onun üzerinde kalacak; yoksa, size dönecektir.És ha lesz ott valaki békességnek fia, a ti békességtek azon marad; ha nem, ti reátok tér vissza.
Orada esenliksever biri varsa, dilediğiniz esenlik onun üzerinde kalacak; yoksa, size dönecektir.Et s`il se trouve là un enfant de paix, votre paix reposera sur lui; sinon, elle reviendra à vous.
Orada esenliksever biri varsa, dilediğiniz esenlik onun üzerinde kalacak; yoksa, size dönecektir.In če je tu sin miru, bo počival mir vaš na njem; če pa ne, se vrne zopet k vam.
Orada esenliksever biri varsa, dilediğiniz esenlik onun üzerinde kalacak; yoksa, size dönecektir.만일 평안을 받을 사람이 거기 있으면 너희 빈 평안이 그에게 머물것이요 그렇지 않으면 너희에게로 돌아 오리라
Orada esenliksever biri varsa, dilediğiniz esenlik onun üzerinde kalacak; yoksa, size dönecektir.Se vi sarà un figlio della pace, la vostra pace scenderà su di lui, altrimenti ritornerà su di voi
Orada esenliksever biri varsa, dilediğiniz esenlik onun üzerinde kalacak; yoksa, size dönecektir.Şi dacă va fi acolo un fiu al păcii, pacea voastră va rămînea peste el; altminteri ea se va întoarce la voi.
Orada esenliksever biri varsa, dilediğiniz esenlik onun üzerinde kalacak; yoksa, size dönecektir.Si hay allí un hijo de paz, vuestra paz reposará sobre él; pero si no, volverá a vosotros
Orada esenliksever biri varsa, dilediğiniz esenlik onun üzerinde kalacak; yoksa, size dönecektir.Woont daar een vredelievend man, dan zal je vrede over hem komen. Zo niet, dan komt die vrede bij je terug.
Orada esenliksever biri varsa, dilediğiniz esenlik onun üzerinde kalacak; yoksa, size dönecektir.Και εαν μεν ηναι εκει υιος ειρηνης, θελει αναπαυθη επ' αυτον η ειρηνη σας ει δε μη, θελει επιστρεψει εις εσας.