Ana içeriğe geç
Sözlük

diledi ile cümle

diledi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Karımla dilediğim gibi yaparım. Boeun, merak etme.- Bon voyage ~ - Sim, sim...
Karımla dilediğim gibi yaparım. Boeun, merak etme.- Bon voyage ~ - Tak, tak...
Karımla dilediğim gibi yaparım. Boeun, merak etme.- Bon Voyage ~ - כן, כן...
Karımla dilediğim gibi yaparım. Boeun, merak etme.- Καλό ταξίδι ~ - Ναι, ναι...
Karımla dilediğim gibi yaparım. Boeun, merak etme.- Щасливої ​​дороги ~ - Так, так...
Karımla dilediğim gibi yaparım. Boeun, merak etme.- سفرة طيبة - نعم، نعم
Karımla dilediğim gibi yaparım.- Boeun? Къде е? - Ей там... - Добре, ние ще влезем вътре, благодаря.
Karımla dilediğim gibi yaparım.Con sẽ làm điều con muốn với vợ của con.
Karımla dilediğim gibi yaparım.- Đi chơi vui vẻ nhé!
Karımla dilediğim gibi yaparım.Haré lo que quiera con mi esposa.
Karımla dilediğim gibi yaparım.Ik zal doen wat ik wil met mijn vrouw.
Karımla dilediğim gibi yaparım.Jag kommer att göra som jag vill med min fru.
Karımla dilediğim gibi yaparım.Je ferai ce que je veux avec ma femme.
Karımla dilediğim gibi yaparım.Se svojí ženou si budu dělat, co se mi zachce.
Karımla dilediğim gibi yaparım.Voy a hacer lo que quiera con mi esposa.
Karımla dilediğim gibi yaparım.Я буду обращаться с ней как со своей женой.
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Älä ole kerkeä luopumaan hänestä, äläkä asetu pahan asian puolelle, sillä hän tekee, mitä vain tahtoo.
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Chớ vội lui ra khỏi trước mặt người ; đừng ghì mài trong sự ác , vì vua làm điều chi đẹp_lòng mình .
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Chớ vội lui ra khỏi trước mặt người; đừng ghì mài trong sự ác, vì vua làm điều chi đẹp lòng mình.
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Eile nicht zu gehen von seinem Angesicht, und bleibe nicht in böser Sache; denn er tut, was er will.
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Förhasta dig icke att övergiva honom, inlåt dig ej på något som är ont; han kan ju göra allt vad han vill.
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Gå bort fra hans Åsyn og bliv ikke stående, når Sagen står slet; thi han kan gøre alt, hvad han vil.
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.왕 앞에서 물러가기를 급거히 말며 악한 것을 일삼지 말라 왕은 그 하고자 하는 것을 다 행함이니라
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Neponáhľaj sa odísť zpred jeho tvári ani nestoj v zlej veci, lebo učiní všetko, čo chce;
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Nepospíchej odjíti od tváři jeho, aniž trvej v zpouře; nebo cožť by koli chtěl, učinil by.
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Ne prenagli se, da greš izpred obličja njegovega, in ne vtikaj se v hudo reč! Zakaj on stori vse, kar hoče,
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Ne siess elmenni az õ orczája elõl, ne állj rá a gonosz dologra; mert valamit akar, megcselekszi.
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Nie skwapiaj się odejść od oblicza jego, ani trwaj w uporze; albowiem cobykolwiek chciał, uczyniłciby.
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.non allontanarti in fretta da lui e non persistere nel male; perché egli può fare ciò che vuole
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.no te apresures a irte de su presencia, ni te detengas en cosa mala, porque él hará todo lo que le plazca
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Nu te grăbi să pleci dinaintea lui, şi nu stărui într'un lucru rău: căci el poate face tot ce vrea,
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Raja dapat bertindak semaunya, kalau ia tak berkenan, lebih baik jauhi dia
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Vær ikke for snar til å forlate ham, og vær ikke med på noget som er ondt! For han gjør alt det han vil.
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Μη σπευδε να φυγης απ' εμπροσθεν αυτου μη εμμενης εις πραγμα κακον διοτι παν ο, τι θεληση, καμνει.
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Не бързай да излезеш от присъствието му; Не постоянствай в лоша работа; Защото върши всичко, каквото иска,
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Не спеши уходить от лица его, и не упорствуй в худом деле; потому что он, что захочет, все может сделать.
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.אל תבהל מפניו תלך אל תעמד בדבר רע כי כל אשר יחפץ יעשה׃
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.لا تعجل الى الذهاب من وجهه. لا تقف في أمر شاق لانه يفعل كل ما شاء.
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.不 要 急 躁 離 開 王 的 面 前 . 不 要 固 執 行 惡 . 因 為 他 凡 事 都 隨 自 己 的 心 意 而 行
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.不要 急躁 離開 王 的 面前 . 不要 固執 行惡 . 因為 他 凡事 都 隨自己 的 心意 而行
Küçük kız, beni dilediğin gibi yargılamaya hakkın var.Du har all rätt att döma mig.
Küçük kız, beni dilediğin gibi yargılamaya hakkın var.Du har ret til at dømme mig.
Küçük kız, beni dilediğin gibi yargılamaya hakkın var.Jovem, tens todo o direito de me julgar.
Küçük kız, beni dilediğin gibi yargılamaya hakkın var.Jovencita, tienes todo el derecho a juzgarme.
Küçük kız, beni dilediğin gibi yargılamaya hakkın var.Masz pełne prawo mnie osądzić.
Küçük kız, beni dilediğin gibi yargılamaya hakkın var.Ragazzina, hai tutto il diritto di condannarmi per ciò che ho fatto.
Küçük kız, beni dilediğin gibi yargılamaya hakkın var.Tyttö, sinulla on täysi oikeus tuomita minut.
Küçük kız, beni dilediğin gibi yargılamaya hakkın var.Νεαρή, έχεις κάθε δικαίωμα να με κρίνεις.
Küçük kız, beni dilediğin gibi yargılamaya hakkın var.Юная девушка, ты имеешь полное право осуждать меня.
Mustang, Bradley'in ortadan kaybolmasından faydalanıyor ve Başkumandan'ın nüfuzunu dilediğince kullanıyorsun!Mustang... Du utnyttjar att Bradley saknas- -och använder hans inflytande i eget syfte.
Mustang, Bradley'in ortadan kaybolmasından faydalanıyor ve Başkumandan'ın nüfuzunu dilediğince kullanıyorsun!Mustang, käytät Bradleyn poissaoloa hyväksesi- -ja hänen vaikutusvaltaansa.
Mustang, Bradley'in ortadan kaybolmasından faydalanıyor ve Başkumandan'ın nüfuzunu dilediğince kullanıyorsun!¡Mustang, te estás aprovechando de la ausencia de Bradley y estás usando su influencia para tus propios fines!
Mustang, Bradley'in ortadan kaybolmasından faydalanıyor ve Başkumandan'ın nüfuzunu dilediğince kullanıyorsun!Mustang udnytter, at Bradley er forsvundet - - og bruger hans indflydelse til at fremme sin sag.
Mustang, Bradley'in ortadan kaybolmasından faydalanıyor ve Başkumandan'ın nüfuzunu dilediğince kullanıyorsun!Mustang, wykorzystujesz nieobecność Bradleya i manipulujesz jego autorytetem zgodnie z potrzebami.
Mustang, Bradley'in ortadan kaybolmasından faydalanıyor ve Başkumandan'ın nüfuzunu dilediğince kullanıyorsun!Мустанг, вы пользуетесь отсутствием Брэдли и его влиянием так, как вам заблагорассудится.
O dönemde İsrail'de kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.Ðương lúc đó , không có vua trong Y-sơ-ra-ên ; ai_nấy làm theo ý mình lấy_làm phải .
O dönemde İsrail'de kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.Ðương lúc đó, không có vua trong Y-sơ-ra-ên; ai nấy làm theo ý mình lấy làm phải.
O dönemde İsrailde kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.Ebben az idõben nem volt király Izráelben, hanem kiki azt cselekedte, a mit jónak látott.
O dönemde İsrail'de kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.En aquellos días no había rey en Israel, y cada uno hacía lo que le parecía recto ante sus propios ojos
O dönemde İsrailde kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.En aquellos días no había rey en Israel, y cada uno hacía lo que le parecía recto ante sus propios ojos
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod