Ana içeriğe geç
Sözlük

dilbilim ile cümle

dilbilim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
40
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İlki, hesaplama evrenini araştırmaktan gelen dilbilim ile ilgili birtakım yeni fikirlerdir.Điều đầu tiên là một đống các ý tưởng về ngôn ngữ học đến từ việc nghiên cứu về vụ trụ các phép tính toán.
İlki, hesaplama evrenini araştırmaktan gelen dilbilim ile ilgili birtakım yeni fikirlerdir.첫째, 계산적 우주를 연구한 결과 언어학에 대한 새로운 많은 아이디어를 얻었죠.
İlki, hesaplama evrenini araştırmaktan gelen dilbilim ile ilgili birtakım yeni fikirlerdir.Pertama, sekelompok ide baru tentang linguistik yang muncul waktu kita mempelajari dunia komputasional.
İlki, hesaplama evrenini araştırmaktan gelen dilbilim ile ilgili birtakım yeni fikirlerdir.Primero, un grupo de nuevas ideas sobre lingüística que vinieron de estudiar el universo computacional.
İlki, hesaplama evrenini araştırmaktan gelen dilbilim ile ilgili birtakım yeni fikirlerdir.Primul, o grămadă de idei noi despre lingvistică au apărut din studiul universului computațional.
İlki, hesaplama evrenini araştırmaktan gelen dilbilim ile ilgili birtakım yeni fikirlerdir.Во-первых, масса новых лингвистических идей, пришедших из исследований мира вычислений.
İlki, hesaplama evrenini araştırmaktan gelen dilbilim ile ilgili birtakım yeni fikirlerdir.Първо, няколко нови идеи за лингвистиката, които дойдоха от проучване на изчислителната вселена.
İlki, hesaplama evrenini araştırmaktan gelen dilbilim ile ilgili birtakım yeni fikirlerdir.ראשית, כמה רעיונות חדשים על בלשנות שנבעו מחקר היקום החישובי.
İlki, hesaplama evrenini araştırmaktan gelen dilbilim ile ilgili birtakım yeni fikirlerdir.أولا، مجموعة من الأفكار المبتكرة في مجال اللغات والتي تبثقت عن دراسة حوسبة الكون.
İlki, hesaplama evrenini araştırmaktan gelen dilbilim ile ilgili birtakım yeni fikirlerdir.言語に関するたくさんの新しいアイデアが出てきたということです もう1つは 実際に計算可能な知識を持つことによって
İngilizce'de bir karşılığı olan 6.000 duygu var, bu sadece dilbilimsel açıklaması, değil mi?6000개의 감정 단어들을 가지고 있습니다. 단순히 언어적인 표현이죠. 그렇습니다. 그건 언어에 의해 변화합니다. 하지만 여러분의 주요한 감정들...
İngilizce'de bir karşılığı olan 6.000 duygu var, bu sadece dilbilimsel açıklaması, değil mi?単なる言語表現ですが 言語によって違います しかし支配的な感情が— もっと時間があれば 普段体験する あらゆる感情を
Kazakistan'ın Latin alfabesine geçme planını destekleyici birkaç dilbilimsel etken bulunmaktadır.Hay varios factores lingüísticos que apoyan el planeado cambio de Kazajistán al alfabeto latino.
Kendisi, son 60 senedir dilbiliminin amaçlarını belirlemiş durumdadır.그 학자는 바로 놈 촘스키. 지난 60년간 언어학의 영역에 아젠다를 구성한 사람입니다.
Parçacık fiziğiyle uğraşan da vardı, klasik dilbilim ile uğraşan da,C'erano l'esperto in fisica delle particelle, l'esperto in filologia classica,
Parçacık fiziğiyle uğraşan da vardı, klasik dilbilim ile uğraşan da,소입자 물리학을 공부한 사람도 있었고 고전 문헌학자도 있었으며
Parçacık fiziğiyle uğraşan da vardı, klasik dilbilim ile uğraşan da,הם הגיע בגלל ארכימדס. והם הגיעו מכל מני רקעים שונים.
Parçacık fiziğiyle uğraşan da vardı, klasik dilbilim ile uğraşan da,من فيزياء الجسيمات، و فقه اللغة الكلاسيكية،
Parçacık fiziğiyle uğraşan da vardı, klasik dilbilim ile uğraşan da,またある人は古典物理学を専攻していました 書籍の修復家もいましたし
Yani, benim yaptığım dilbilimi literatürüne bir göz atmaktı.Alors voilà, j'ai consulté la littérature de la linguistique.
Yani, benim yaptığım dilbilimi literatürüne bir göz atmaktı.Beh, ho consultato la letteratura linguistica.
Yani, benim yaptığım dilbilimi literatürüne bir göz atmaktı.Bem, o que fiz foi ver a literatura de linguística.
Yani, benim yaptığım dilbilimi literatürüne bir göz atmaktı.Bueno, accedí a una bibliografía sobre lingüística.
Yani, benim yaptığım dilbilimi literatürüne bir göz atmaktı.Ei bine, am mers la studiile de lingvistică.
Yani, benim yaptığım dilbilimi literatürüne bir göz atmaktı.Já jsem vyšel z lingvistické literatury.
Yani, benim yaptığım dilbilimi literatürüne bir göz atmaktı.Jamen, det jeg gjorde med det var at kigge på den lingvistiske litteratur.
Yani, benim yaptığım dilbilimi literatürüne bir göz atmaktı.저는 언어학 문헌을 뒤져보았습니다.
Yani, benim yaptığım dilbilimi literatürüne bir göz atmaktı.Nos, én a nyelvészeti irodalom fellapozásával kezdtem.
Yani, benim yaptığım dilbilimi literatürüne bir göz atmaktı.Nun, ich habe auf die linguistische Literatur zurückgegriffen.
Yani, benim yaptığım dilbilimi literatürüne bir göz atmaktı.Sięgnąłem po literaturę językoznawczą.
Yani, benim yaptığım dilbilimi literatürüne bir göz atmaktı.Vâng, điều tôi đã làm đó là truy cập các tài liệu ngôn ngữ học.
Yani, benim yaptığım dilbilimi literatürüne bir göz atmaktı.Wel, ik verdiepte me in taalkundige werken.
Yani, benim yaptığım dilbilimi literatürüne bir göz atmaktı.Yang saya lakukan adalah mengakses literatur sastra.
Yani, benim yaptığım dilbilimi literatürüne bir göz atmaktı.Αυτό που έκανα ήταν να μελετήσω την γλωσσολογική λογοτεχνία.
Yani, benim yaptığım dilbilimi literatürüne bir göz atmaktı.Аз подходих към това като придобих достъп то лингвистична литература.
Yani, benim yaptığım dilbilimi literatürüne bir göz atmaktı.Я вирішив звернутися до літератури на лінгвістичну тематику.
Yani, benim yaptığım dilbilimi literatürüne bir göz atmaktı.Я обратился к литературе по лингвистике.
Yani, benim yaptığım dilbilimi literatürüne bir göz atmaktı.ובכן, מה שעשיתי עם זה היה לפנות לספרות של הבלשנות.
Yani, benim yaptığım dilbilimi literatürüne bir göz atmaktı.حسنا، ما فعلته كان البحث في أدب الّلغويات .
Yani, benim yaptığım dilbilimi literatürüne bir göz atmaktı.面白いことに 世界には 未来形のない言語を話す地域が
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod