Ana içeriğe geç
Sözlük
/
dilbilim

dilbilim

/ˈdilˌbilim/
noun
TR → EN
"dilbilim" kelimesinin İngilizcesi: linguistics, philology, linguistics, linguistics. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genellinguisticsnoun
Genelphilology
Genellinguistics
Genellinguistics

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)dilbilimi
Yönelme (-e)dilbilime
Bulunma (-de)dilbilimde
Çıkma (-den)dilbilimden
Tamlayan (-in)dilbilimin
Çoğul (-ler)dilbilimler

Tanım

•Dillerin yapısını, gelişmesini, dünyada yayılmasını ve aralarındaki ilişkileri ses, biçim, anlam ve cümle bilgisi bakımından genel veya karşılaştırmalı olarak inceleyen bilim

Diğer Dillerde

AlmancaLinguistik, Philologie, Sprachwissenschaft /lɪŋˈɡu̯ɪstɪk/
linguistics
eş: Glossologie, Glottologie, Sprachforschung, Sprachwissenschaft
köken: From Linguist + -ik, akin to earlier Latin linguisticus (“linguistic”), likely coined by Austrian bibliographer Michael Denis in 1770s.
Ebenfalls von großer Bedeutung sind seine Übersetzungen aus dem Persischen. — Dilbilimi çalışmaları da çok önemlidir.
Fransızcalinguistique, philologie /lɛ̃.ɡɥis.tik/
linguistic
çekim: çoğul linguistiques
köken: From linguiste + -ique.
aile: démolinguistique, échange linguistique, ethnolinguistique, linguistiquement, xylolinguistique
Je suis médecin et non philologue. — Ben bir doktorum, bir dilbilimci değil.
İspanyolcafilología, glotología, lingüística (dişil) /filoloˈxia/
philology
çekim: çoğul filologías
eş: lingüística
köken: Borrowed from Latin philologia, from Ancient Greek φιλολογία (philología).
Varios Autores (LIMC). — Çoğu dilbilimci (örn.
İtalyancalinguistica (dişil) /linˈɡwis.ti.ka/
linguistics
çekim: çoğul linguistiche
eş: della lingua;, filologica, glottologica, lessicologica, grammaticale, filologia
köken: From lingua + -istica.
Grande importanza è inoltre attribuita agli studi linguistici. — Dilbilimi çalışmaları da çok önemlidir.
Rusçaлингвистика (dişil) /lʲɪnɡˈvʲisʲtʲɪkə/
linguistics
çekim: tamlayan лингви́стики
eş: языковедение, языкознание
Я специализируюсь на языкознании. — Ben dilbilim konusunda uzmanım.
Arapçaعِلْم اللُّغَة, عِلْمُ فِقْهِ اللُّغَة, فِقْهُ اللُّغَة, لِسَانِيَّات, لُغَوِيَّات
يونانيون كبادوكيون. — Türk dilbilimci.
Farsçaفیلولوژی /fiːloloʒíː/
philology
köken: Borrowed from French philologie.
Azericedilçilik, dilşünaslıq, linqvistika /dilt͡ʃiˈlic/
linguistics
çekim: çoğul dilçiliklər · tamlayan dilçiliğın
köken: From dilçi + -lik.
Kazakçaлингвистика, тіл білімі, тіл ғылымы, тілтану, тілтаным /lʲɪnɡˈvʲisʲtʲɪkə/
linguistics
köken: Borrowed from Russian лингви́стика (lingvístika), from German Linguistik, from Latin linguisticus.
aile: лингвистикалық
Özbekçetilshunoslik
linguistics
çekim: çoğul tilshunosliklar
köken: From tilshunos + -lik.
Tatarcaтел белеме
Felemenkçetaalkunde (dişil)
linguistics
eş: linguïstiek, taalwetenschap
köken: From taal + -kunde.
Het boek gaat niet over taalkunde. — Kitap, dilbilim hakkında değil.
Portekizcelinguística (dişil) /lĩˈɡwis.t͡ʃi.kɐ/
linguistics
köken: Borrowed from French linguistique. Compare linguístico (“linguistic”).
Karl Verner foi um dos filólogos que se inspiraram no trabalho de Rask. — Karl Verner, Rask'ın izinden giden dilbilimcilerden biridir.
Yunancaγλωσσολογία, φιλολογία (dişil) /ɣlo.so.loˈʝi.a/
linguistics
çekim: çoğul γλωσσολογίες · tamlayan γλωσσολογίας
köken: γλωσσο- (glosso-, “tongue, language”) + -λογία (-logía, “-logy”), a calque of French linguistique. Different meaning for the mediaeval or Hellenistic γλωσσολογία (glōssología, “jabber, idle talk”).
aile: γλωσσολογικός
Αυτό που έκανα ήταν να μελετήσω την γλωσσολογική λογοτεχνία. — Yani, benim yaptığım dilbilimi literatürüne bir göz atmaktı.
Japonca文献学, 言語学 /bɯ̟̃ŋkẽ̞ŋɡa̠kɯ̟/
philology
köken: 文献(ぶんけん) (bunken, “literature; documents”) + 学(がく) (-gaku, “-logy; -graphy”), perhaps calque of German Philologie.
トムセンは言語学に多くの重要な貢献をしている。 — Thomsen, dilbilimine önemli katkılarda bulunmuştur.
옛 문서, 자료, 기록 따위를 모아서 그 내용을 풀이하고 이를 근거로 역사적으로 고증하는 학문.
저는 언어학 문헌을 뒤져보았습니다. — Yani, benim yaptığım dilbilimi literatürüne bir göz atmaktı.
İsveççefilologi, språkvetenskap
linguistics (scientific study of language)
çekim: tamlayan språkvetenskaps
köken: språk + vetenskap
Jag är inte språkman. — Ben bir doktorum, bir dilbilimci değil.
Lehçeglotologia, glottologia, językoznawstwo, lingwistyka (dişil) /ɡlɔ.tɔˈlɔ.ɡja/
alternative form of glottologia
çekim: tamlayan glotologii
köken: Etymology tree Polish glotto- Ancient Greek -λογία (-logía)der. Polish -logia Polish glotologia From glotto- + -logia.
Szczególne znaczenie miały także kwestie językoznawcze. — Dilbilimi çalışmaları da çok önemlidir.
Ukraynacaлінгві́стика, мовозна́вство, філоло́гія
Однак, його вклад у лінгвістику був значним. — Dilbilime yaptığı bu katkı çok anlamlı olmuştur.
Hintçeभाषाविज्ञान, भाषाशास्त्र (eril) /bʱɑː.ʂɑː.ʋɪɡ.jɑːn/
linguistics
çekim: çoğul भाषाविज्ञानों
köken: भाषा (bhāṣā, “language”) + विज्ञान (vijñān, “science”)
Fincefilologia, kielitiede, lingvistiikka /ˈfiloˌloɡiɑ/
philology
çekim: çoğul filologiat · tamlayan filologian
köken: Internationalism (see English philology), ultimately from Latin philologia. Contains the suffix -logia.
aile: uusfilologia
Poliittisen tyylin sanakirja 149. — Dilbilim Terimleri Sözlüğü 1949.
Çekçefilologie, jazykověda, jazykozpyt, lingvistika (dişil) /ˈfɪloloɡɪjɛ/
philology
çekim: çoğul filologií · tamlayan filologií
aile: filologický
Komparativní lingvistiku považoval za součást přírodních věd. — Dilbilimi, Doğa Bilimleri’nin alanı olarak görmüştür.
Rumencelingvistică (dişil) /linɡˈvi.sti.kə/
linguistics
çekim: çoğul lingvistici · tamlayan lingvistici
köken: Borrowed from French linguistique.
Sunt doctor, nu lingvist. — Ben bir doktorum, bir dilbilimci değil.
Macarcafilológia, nyelvészet, nyelvtudomány /ˈfiloloːɡijɒ/
philology
çekim: çoğul filológiák
Nagy jelentőségű nyelvészeti munkássága is. — Dilbilimi çalışmaları da çok önemlidir.
İbraniceבַּלְשָׁנוּת, פִילוֹלוֹגְיָה
המתמטיקאים קוראים לרמת הדיוק הזו בשפה "ריגורוזיות". — Bu tür harflere dilbilimde Matres Lectionis denir.
Dancalingvistik, sprogvidenskab /leŋɡviˈstik/
linguistics
çekim: tamlayan lingvistiks
köken: From French linguistique
Selve sprogvidenskaben anså han for en gren af naturvidenskaberne. — Dilbilimi, Doğa Bilimleri’nin alanı olarak görmüştür.
Norveççelingvistikk
De første studiene av språket ble gjort så seint som på slutten av 1800-tallet. — İlk Megrelce dilbilimsel çalışmalar da 19. yüzyılın sonlarında yapıldı.
Endonezceilmu bahasa, ilmu kebahasaan, linguistik /ilmu baˈhasa/
linguistic (the systematic and scholarly study of language)
köken: Compound of ilmu (“science”) + bahasa (“language”), a calque of Dutch taalkunde or taalwetenschap.
Yang saya lakukan adalah mengakses literatur sastra. — Yani, benim yaptığım dilbilimi literatürüne bir göz atmaktı.

Etimoloji

dil (“language”) + bilim (“science”)

Örnek Cümleler

Evrimsel dilbilim
Evolutionary linguistics
Dan bir dilbilimci.
Dan is a linguist.
Tom bir dilbilimci.
Tom is a linguist.
Dilbilimsel tartışma
Linguistic dispute
Benim branşım dilbilimi.
My major is linguistics.
Dilbilim sınıflandarmaları
Linguistics
O kurnaz bir dilbilimcidir.
She's a cunning linguist.
Dilbilimci olmak istiyorum.
I want to be a linguist.
Tom kolejde dilbilim okudu.
Tom studied linguistics in college.
O, yetenekli bir dilbilimcidir.
He's a skilled linguist.
Bütünleştirici bilişsel dilbilim
Integrative cognitive linguistics
Bu kitap dilbilim hakkında değil.
This book is not about linguistics.
dilbilim ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod