O en azından özür dileyebilirdi.He could at least apologize.
XXI. yüzyılda en az bir yabancı dil bilmek gereklidir.In the XXI century it is necessary to know at least one foreign language.
Bir yabancı dili doğru şekilde konuşmak birini anlamaktan çok daha zordur.Speaking a foreign language correctly is much harder than understanding one.
Arap dilinin etkisi, İspanyolca dilinde oldukça belirgindir.The influence of the Arabic language is quite evident in the Spanish language.
Çocuklar dilleri çok çabuk öğrenirler.Children learn languages very quickly.
Çocuklar dili öğretilmeden öğrenirler.Children learn language without being taught.
Romence bir Latin dilidir.Romanian is a Romance language.
İspanyolca, Fransızca, İtalyanca ve Romence Latin dilleridir.Spanish, French, Italian and Romanian are latin languages.
Diller zamanla evrim geçirir.Languages evolve over time.
Dil, kılıçtan daha keskindir.The tongue is sharper than the sword.
Diller zamanla değişir.Languages change over time.
Ben modern diller için tutkumu kaybediyorum.I'm losing my passion for modern languages.
Elizabeth İngilizcesi, Modern İngilizce konuşanları için bir yabancı dil gibidir.Elizabethan English is like a foreign language to modern English speakers.
Almanca bir Cermen dilidir.German is a Germanic language.
Almanca, Hollandaca, Norveççe ve İngilizce; Cermen dilleridirler.German, Dutch, Norwegian and English are Germanic languages.
İngilizce ve Fransızca, Hint-Avrupa dilleridir.English and French are Indo-European languages.
Japonca bir Hint-Avrupa dili değildir.Japanese is not a Indo-European language.
Türkçe bir Türk dilidir.Turkish is a Turkic language.
Türkçe, Türkik bir dildir.Turkish is a Turkic language.
Rusça bir Slav dilidir.Russian is a Slavic language.
Nahuatl, Azteklerin diliydi.Nahuatl was the language of the Aztecs.
Almanca, Lichtenstein'in resmi dilidir.German is Lichtenstein's official language.
Ben dil bilgisi üzerinde çalışıyorum.I'm working on the grammar.
Neden yabancı dil öğreniyorsun?Why are you learning a foreign language?
Onlar Esperanto yerine kendi ana dillerini olur olmadık yerde konuşuyorlardı.They were inappropriately speaking their native language instead of Esperanto.
Elefen özel bir dildir. Hem Latin hem de Kiril alfabesi ile yazılabilir.Elefen is a special language. It can be written with both the Latin and Cyrillic alphabet.
Endonezya dili uzun süre yerel köprü dili olarak kabul edilmiştir.Indonesian has long been regarded as the local bridge language.
Ben dil bilgimi geliştirmek istiyorum.I want to improve my knowledge of languages.
İskoçların kendi dili var mı?Do Scots have their own language?
Bazı sağır insanlar işaret dili kullanmamaya karar verirler.Some deaf people decide not to use sign language.
Bir dilim turta yedim.I ate a slice of pie.
Papiamento bir creole dilidir.Papiamento is a creole language.
Tom'a özür dilemeliyim.I must apologize to Tom.
Letonya dilini öğrenmek istiyorum.I would like to learn Latvian.
Esperanto gerçekten düzenli ve kolay bir dildir.Esperanto is a truly regular and easy language.
İngilizce ağır biçimde Latinleşmiş bir Cermen dilidir.English is a heavily Latinized Germanic language.
Dil bir işaretler sistemidir.Language is a system of signs.
Dil yaşayan bir organizmadır.Language is a living organism.
Çince tek heceli bir dildir.Chinese is a monosyllabic language.
İtalyanca müzikal bir dildir.Italian is a musical language.
Latince bir Hint-Avrupa dilidir.Latin is an Indo-European language.
Bir dilin kelime hazinesi sınırsızdır.The vocabulary of a language is unlimited.
Dil ve damak tat organlarıdır.The tongue and the palate are the taste organs.
Dil düşüncenin taşıyıcısıdır.Language is the vehicle of thought.
Bir yabancı dili iyice öğrenmek kolay değildir.Mastering a foreign language isn't easy.
Tom sadece bir dilim ekmek yedi.Tom ate only one slice of bread.
Onun dilini konuşmuyorum.I don't speak his language.
Ben onun dilini konuşmuyorum.I don't speak her language.
Esperanto tüm dünya için bir dildir.Esperanto is a language for the whole world.
Birçok yabancı dil okuyabilirim ama hiçbirini konuşamam.I can read many foreign languages, but speak none.
Birçok yabancı dili anlayabilirim ama hiçbirini konuşamam.I can understand many foreign languages, but speak none.
Esperanto öğrenmesi ve ezberlemesi kolay esnek ve pratik bir dildir.Esperanto is a flexible and practical language, easy to learn and memorize.
Tom ölmüş olmayı diledi.Tom wished he were dead.
Ana dilim Macarca.My mother tongue is Hungarian.
Tom onu yapmak zorunda olmamasını dilediğini söyledi.Tom said he wished he didn't have to do that.
Başka bir dili okumak zordur ama zaman harcamaya değer.Studying another language is hard, but worthwhile.
O bir sürü dil konuşmaz.He does not speak many languages.
O bir yığın dil konuşmaz.She does not speak many languages.
O az sayıda dil konuşuyor.He speaks few languages.
O az sayıda dil konuşur.She speaks few languages.