Kaç kişi hâlâ senin dilini konuşuyor?How many people still speak your language?
Senin dilini konuşan insanlar nerede yaşıyor?Where do the people who speak your language live?
Dilinizi konuşan genç insanlar var mı?Are there young people who speak your language?
Sizin diliniz okulda öğretildi mi?Is your language taught at school?
Çocuklarınızın okulda sizin dilinizi öğrenmelerini istiyor musunuz?Do you want your children to learn your language at school?
Senin dilinin ölmesini istiyor musun?Do you want your language to die?
Neden insanlarınızdan bazıları sizin dilinizin ölmesini istiyor?Why do some of your people want your language to die?
Neden insanlarınızdan bazıları sizin dilinizden nefret ediyor?Why do some of your people hate your language?
Evde sizin dilinizi kullanan kadınlar hala var mı?Are there still women who use your language at home?
Senin dilini kim daha iyi konuşuyor, erkekler mi yoksa kadınlar mı?Who speaks your language better, men or women?
Anneler hala çocuklarına senin dilini öğretiyorlar mı?Do mothers still teach your language to your children?
Yaşlı insanlarınız hala sizin dilinizi konuşuyor mu?Do your old people still speak your language?
Neden dilinizi halk içinde konuşmaktan hoşlanmıyorsunuz?Why don't you like to speak in your language in public?
Herkesin içinde senin dilini konuşan insanlar var mı?Are there people who speak your language in public?
Dilinizi halk içinde konuşmaktan neden utanıyorsunuz?Why are you ashamed to speak your language in public?
Sizin dilinizde herhangi TV veya radyo programları var mı?Are there any TV or radio programs in your language?
Senin insanların dilinin canlanması ile ilgileniyor mu?Are your people interested in the revival of your language?
Senin dilinde yayınlanan gazete var mı?Are there any newspapers published in your language?
Senin dilinin hâlâ konuşulduğu köyler hangisi?Which are the villages where your language is still spoken?
Etrüsk dili ve kültürü M.Ö.1 yüzyılda hızla kayboldu.Etruscan language and culture disappeared rapidly during the 1st century; B.C.
Birçok insan sadece bir dil konuşuyor.Many people only speak one language.
Dil dile değmeden, dil öğrenilmez.You cannot learn a language without tongue contact.
Biri dil ile iletişim kurmadan dili öğrenemez.One cannot learn a language without being in touch with the language.
İrlandaca çok güzel bir dildir.Irish is a very beautiful language.
Zavallı çocuk sağır ve dilsiz doğdu.The poor child was born deaf and dumb.
Özür dilerim, aşkım.I'm sorry, my love.
Dil eğitimi için herhangi bir iyi site biliyor musun?Do you know any good sites for studying languages?
Bir dilim karpuz yiyorum.I eat a slice of watermelon.
Şimdi onlar hakkında konuşmayı değil dillerimizi yok olmaktan kurtarmayı istiyoruz.Now we want to save our languages from extinction, not talk about them.
Tom yapacağına söz verdiği şeyi yapmadığı için özür diledi.Tom apologized for not doing what he had promised he'd do.
Tom yapması gerekeni yapmadığı için özür diledi.Tom apologized for not doing what he was supposed to do.
Tom tost makinesine birkaç dilim ekmek koydu.Tom put a couple of slices of bread into the toaster.
Tom gece çok geç saatte aradığı için özür diledi.Tom apologized for calling so late at night.
Tom tosta iki dilim ekmek koydu.Tom put two slices of bread in the toaster.
Tom'un onu söylememiş olmayı dileyeceğinden eminim.I'm sure Tom will wish he hadn't said that.
Tom'un onu yapmamış olmayı dileyeceğinden eminim.I'm sure Tom will wish he hadn't done that.
Tom, Mary'nin onun hayatından çıkmasını diliyor.Tom wishes Mary would get out of his life.
Tom yaptıklarından dolayı Mary'ye özür diledi.Tom apologized to Mary for what he'd done.
Onu söylememiş olmayı dileyeceğinden eminim.I'm sure you'll wish you hadn't said that.
Onu yapmamış olmayı dileyeceğinden eminim.I'm sure you'll wish you hadn't done that.
Yetkimi aştıysam özür dilerim.I'm sorry if I overstepped my authority.
Tom erken gelmediği için özür diledi.Tom apologized for not coming earlier.
Özür dilemesi gereken kişi benim.I'm the one who should be apologizing.
Tom Mary'nin özür dileyip dilemeyeceğini merak ediyordu.Tom wondered if Mary would apologize.
Sana en iyisinden başka bir şey dilemiyorum.I wish you nothing but the very best.
Tom Mary'yi beklettiği için özür diledi.Tom apologized for making Mary wait.
Daha sıkı çalışmış olmayı dileyeceksin.You'll wish you had studied harder.
Dün gece için özür dilemek istiyorum.I want to apologize for last night.
Ben hâlâ seninle gitmeyi diliyorum.I still wish I were going with you.
Tom Mary'nin ölmemesini diledi.Tom hoped that Mary wouldn't die.
Ben senin özür dilemen için bekliyorum.I'm waiting for you to apologize.
Özür dilerim, bir şey mi söyledin?I'm sorry, did you say something?
Bizimle gitmeyi dileyeceksin.You'll wish you'd gone with us.
Özür dilerim, kırmak istememiştim.I'm sorry, I meant no offence.
Sana bağırdığım için özür dilerim.I'm sorry for shouting at you.
Tom'u daha iyi tanımış olmayı diledim.I wished I'd known Tom better.
Tom özür dileyip, gitti.Tom excused himself and left.
Seni rahatsız ettiysem özür dilerim.I'm sorry if I disturbed you.
Tom'dan özür dilemek istedim.I wanted to apologize to Tom.
Tom Mary'nin gitmesini diledi.Tom wished Mary would leave.