Senato, Quintus Fabius Maximus’u diktatör yetkisiyle göreve getirdi.Сенатът назначава Фабий Максим за диктатор.
İoannis Metaksas'ın diktatörlüğü sırasında sürgünde yaşadı.Интерниран на остров Скирос по време на диктатурата на Йоанис Метаксас.
Adı geçenler Diktatör Gaius Julius Caesar'ın ailesidir.Неговите речи влияят и на неговия роднина диктатор Гай Юлий Цезар.
Benzer rejimler; despotizm ve diktatörlüktür.Vlada autokratski i poput diktatora.
Şehrin baş magistralarını, konsüllerini ve acil durumlarda diktatörü senato tayin ederdi.Senat je davao ovlasti glavnim gradskim magistratima, konzulima, imenovao je diktatore u izvanrednim stanjima.
Bir diktatör gibi Norveç'e hükmetti.Vladao je kao diktator.
Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht her türlü parti diktatörlüğüne karşı çıkıyorlardı.Rosa Luxemburg i Karl Liebknecht su bili sudionici |Spartakističkog ustanka] u Berlinu.
Bir diktatör tarafından yönetilen ülkelere ise diktatörlük denilmektedir.Forma vlády v takomto štáte sa označuje ako diktatúra.
Bu politik mücadele süreci proletarya diktatörlüğü olarak tarif edilmiştir.Aj v nej však bola štátna moc definovaná ako diktatúra proletariátu.
2011 yılında Libya halkı devrik diktatör Muammer Kaddafi'ye karşı ayaklanmıştır.Vo februári 2011 vypuklo v krajine proti vláde diktátora Muammara al-Kaddáfího ľudové povstanie.
Bu sebeple 1930'lar Diktatörler çağı olarak nitelendirilir.Obdobie do roku 1926 je označované ako obdobie zákonnej diktatúry.
Her devletin nihayetinde proletarya diktatörlüğünün bir aracı olduğunu belirtirler.Všeľudový štát je pokračovateľom štátu diktatúry proletariátu.
Ancak, bu durum 1970'lerin başlarındaki askeri diktatörlük sırasında değişti.Osud ich však na začiatku desiateho roku trójskej vojny rozdelil.
Dönemin faşist diktatörlerinden biri kabul edilir.Už v tej dobe bol presvedčený antifašista.
Diktatörün dönemi sona erdiğindeyse, yeniden anayasal hükümet kurulurdu.Ko se je diktatorjev mandat iztekel, je oblast ponovno prevzela ustavna vlada.
1989 - Panama’nın askeri diktatörü Manuel Noriega, Amerikan Birliklerince iktidardan düşürüldü.3. januar - odstavljeni panamski voditelj Manuel Noriega se preda ameriškim silam.
Savaşı Sezar kazandı ve ömür boyu diktatör ilan edildi.Cezar je bil imenovan za absolutnega vladarja - izvolili so ga za dosmrtnega diktatorja.
Populares, en güçlü dönemini Jül Sezar'ın diktatörlüğü sırasında yaşamıştır.Populiarai savo įtakos aukštumas pasiekė Gajaus Julijaus Cezario diktatūros laikotarpiu.
Oyun, zalim diktatör Death Adder'dan intikam almaya yemin etmiş 3 savaşçı karakterden biri seçilerek oynanır.Visi trys jie keršija niekšiškam diktatoriui Mirties Žalčiui (angl. Death Adder).
FNLA ise Zaire diktatörü Mobutu Sese Seko tarafından desteklenir.Šią intervenciją pasmerkė Zayro prezidentas Mobutu Sese Seko.
Her sosyalist rejim diktatörlüğe dünüşmüş ve muaazzam ölçeklerde insanları öldürmeye başlamıştır" diye yazar.Visa Europa priims autoritarines vyriausybes ir pakeis savo konstitucijas pagal fašizmo principus. "
Tek parti diktatörlüğü de kişi diktatörlüğü içerisinde ele alınmaktadır.Bene populiariausia yra tokia diktatūra, kada šalį valdo vienas asmuo.
Her devletin nihayetinde proletarya diktatörlüğünün bir aracı olduğunu belirtirler.Visi apkaltinti ketinimu įsteigti proletariato diktatūrą.
Kraliyet diktatörlüğü kısa sürdü.Kuninglik diktatuur oli lühike.
Senato, Quintus Fabius Maximus’u diktatör yetkisiyle göreve getirdi.Senat andis Quintus Fabius Maximus Verrucosusele diktaatori volitused. ...
General Garza, bir diktatör."Kindral Laidoner diktaatoriks".
1930'da, General Miguel Primo de Rivera'nın diktatörlüğüne karşı cumhuriyetçi bir parti kurdu.Riiki hakkas juhtima kindral Miguel Primo de Rivera.
Olağanüstü askeri zamanlarda, altı aylık bir dönemliğine bir diktatör atanırdı.Reaalse ohu korral anti võim kuni kuueks kuuks diktaatorile.
Diktatörlük, Roma Cumhuriyeti'nde siyasi bir makamdı.Diktaator oli ametikoht Rooma vabariigis.
70'lerin sonlarında, Latin Amerika'nın çoğu diktatörler tarafından kontrol ediliyorduA 70-es évek végére Latin-Amerika nagy részét diktátorok irányították.
70'lerin sonlarında, Latin Amerika'nın çoğu diktatörler tarafından kontrol ediliyorduNa konci 70. rokov bola väčšina krajín Latinskej Ameriky riadená diktátormi.
70'lerin sonlarında, Latin Amerika'nın çoğu diktatörler tarafından kontrol ediliyorduNo final dos anos 70. Grande parte da América Latina era controlada por ditadores.
70'lerin sonlarında, Latin Amerika'nın çoğu diktatörler tarafından kontrol ediliyorduВ конце 1970-х большая часть Латинской Америки контролировалась диктаторами,
70'lerin sonlarında, Latin Amerika'nın çoğu diktatörler tarafından kontrol ediliyorduעד סוף שנות ה-70, רוב אמריקה הלטינית נשלטה על-ידי דיקטטורים
70'lerin sonlarında, Latin Amerika'nın çoğu diktatörler tarafından kontrol ediliyorduピノチェトのようなファシストを含めて
80'lerde, tamamı öğrenci olan, askeri diktatörlüğü protesto eden ve sonunda bitiren nesilden geliyorum.80년대의 대부분을 지금은 결국 막을 내린 군사 독재정권에 항의하던 학생으로 지냈습니다.
80'lerde, tamamı öğrenci olan, askeri diktatörlüğü protesto eden ve sonunda bitiren nesilden geliyorum.יחד עם דור שלם של סטודנטים, בשנות ה 80', שהפגינו נגד דיקטטורה צבאית שבסופו של דבר הסתיימה.
80'lerde, tamamı öğrenci olan, askeri diktatörlüğü protesto eden ve sonunda bitiren nesilden geliyorum.مع جيل بأكمله - في الثمانينات - جيل من الطلاب الذين كانوا يحتجون ضد الدكتاتورية العسكرية، والتي انتهت أخيراً.
80'lerde, tamamı öğrenci olan, askeri diktatörlüğü protesto eden ve sonunda bitiren nesilden geliyorum.今は終りを告げた軍事独裁政権に抗議していた ナイジェリアで育ちました そうです 僕だけではなく 僕の世代の皆です
Adama Barrow Afrika'nın en gaddar diktatörünü malup etti.Adama Barrow acaba de derrotar al más brutal dictador de África.
Adama Barrow Afrika'nın en gaddar diktatörünü malup etti.Demandez à la Gambie comment faire #AdamaBarrow vient de vaincre le dictateur le plus brutal d'Afrique
Adama Barrow Afrika'nın en gaddar diktatörünü malup etti.Dit is een mooie tijd om in te leven. #GambiaDecides
Adama Barrow Afrika'nın en gaddar diktatörünü malup etti.Ο #AdamaBarrow μόλις νίκησε τον πιο κτηνώδη δικτάτορα της Αφρικής #Έξω ο Jammeh
Adama Barrow Afrika'nın en gaddar diktatörünü malup etti.آدام بارو تمكن من هزيمة الديكتاتور الأكثر وحشية في أفريقيا.
Afrikalı diktatör, bakan ya da resmi görevli.아프리카의 독재자, 장관, 혹은 관료가 있습니다.
Afrikalı diktatör, bakan ya da resmi görevli.הרודן, או השר או הפקיד האפריקאי:
Afrikalı diktatör, bakan ya da resmi görevli.الدكتاتور الأفريقي أو وزير أو مسؤول.
Afrikalı diktatör, bakan ya da resmi görevli.テオドロ・オビアン
@AJBaker: Diktatörlük hevesi olan insanların kadının doğurganlığını hedef almaları ne kadar acayip.Andrew Finkel , écrivain et chroniqueur basé en Turquie a écrit :
Ama, süpriz olarak diktatörlüğün o kadar kolaylıkla parçalanamadığını keşfettim.Comunque, in ogni caso, scoprii che le dittature non crollano così facilmente.
Ama, süpriz olarak diktatörlüğün o kadar kolaylıkla parçalanamadığını keşfettim.Jednak, ku mojemu zdziwieniu, okazało się, że dyktatury tak łatwo nie upadają.
Ama, süpriz olarak diktatörlüğün o kadar kolaylıkla parçalanamadığını keşfettim.Jenže k mému překvapení jsem zjistil, že diktatury se jen tak lehce nerozpadají.
Ama, süpriz olarak diktatörlüğün o kadar kolaylıkla parçalanamadığını keşfettim.하지만, 놀랍게도, 저는 독재란 그렇게 쉽게 무너지지 않는다는 것을 알게 되었습니다.
Ama, süpriz olarak diktatörlüğün o kadar kolaylıkla parçalanamadığını keşfettim.Meglepetésemre azonban, arra jöttem rá, hogy a diktatúrák nem omlanak össze olyan könnyen.
Ama, süpriz olarak diktatörlüğün o kadar kolaylıkla parçalanamadığını keşfettim.Men, till min överraskning, upptäckte jag att diktaturer inte raseras så lätt.
Ama, süpriz olarak diktatörlüğün o kadar kolaylıkla parçalanamadığını keşfettim.Namun, ternyata, saya menemukan bahwa kediktatoran tidak runtuh dengan mudah.
Ama, süpriz olarak diktatörlüğün o kadar kolaylıkla parçalanamadığını keşfettim.No entanto, o que me surpreendeu foi ter percebido que as ditaduras não vão abaixo tão facilmente.
Ama, süpriz olarak diktatörlüğün o kadar kolaylıkla parçalanamadığını keşfettim.Sin embargo, para mi sorpresa, descubrí que las dictaduras no caen tan fácilmente.
Ama, süpriz olarak diktatörlüğün o kadar kolaylıkla parçalanamadığını keşfettim.Tot mijn grote verrassing ontdekte ik echter dat dictaturen niet zo eenvoudig ineenstorten.
Ama, süpriz olarak diktatörlüğün o kadar kolaylıkla parçalanamadığını keşfettim.Totusi, spre surprinderea mea, am descoperit ca dictaturile nu se naruie atat de usor.