Ana içeriğe geç
Sözlük

diktatör ile cümle

diktatör kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
1974-1975: Karanfil Devrimi Portekiz sağcı diktatörlük alaşağı.1974–1975: The Carnation Revolution overthrows the right-wing dictatorship in Portugal.
Primo de Rivera diktatörlüğü Gamper'i Katalan milliyetçiliğini desteklemek ile suçladı.The dictatorship of Primo de Rivera accused Gamper of promoting Catalan nationalism.
Demagoglardan da diktatörler çıkar.Overthrow of dictators.
1962: Ülkenin diktatör haline Genel Ne Win, liderliğindeki Burma 1962 askeri darbesi.1962: The military coup of 1962 in Burma, led by General Ne Win, who became the country's strongman.
FNLA ise Zaire diktatörü Mobutu Sese Seko tarafından desteklenir.The obvious candidate to impose order was the Zairean government of dictator Mobutu Sese Seko.
Diktatörler bu nedenle sıklıkla vitrin seçimlerde yüksek katılım oranları uydurular.Dictators have often fabricated high turnouts in showcase elections for this purpose.
Diktatörlük zamanında eserleri sık sık sansüre uğramış ve yayınlanamamıştır.Trial court opinions are often neither written nor published.
Bu politik mücadele süreci proletarya diktatörlüğü olarak tarif edilmiştir.Such a society would occur after a temporary period of the dictatorship of the proletariat.
Ezilen işçi ve emekçi halkların diktatörlüğü üzerine kurulmuş bir sistemdir.We have here a degenerated workers’ state under the dictatorship of the bureaucracy.
1979: ilerici / Marksist Nikaragua Devrimi ile Somoza diktatörlüğünün popüler devrilmesi.1979: The popular overthrow of the Somoza dictatorship in the Nicaraguan Revolution.
Savaşı Sezar kazandı ve ömür boyu diktatör ilan edildi.Caesar was appointed Dictator for life.
İktidarının son beş yılı örtük bir diktatörlüğe dönüşmüştür.It has only been over the last five years that she has turned into a right cow.
1914) 16 Eylül – Yuan Shikai, Çinli diktatör (d.1952) September 16 – Yuan Shikai, Chinese dictator (d.
"Diktatör Dark Shadows'un çıkış tarihinden uzaklaştı" (İngilizce)."The Dictator moves off Dark Shadows release date".
Primo de Rivera'nın diktatörlüğünü kurduktan sonra bu anayasayı askıya almıştır.The dictatorship of Primo de Rivera banned the celebration.
İlk günlerinde PCE, Miguel Primo de Rivera diktatörlüğünün (1923-1930) ağır baskısına maruz kaldı.Fabra created the dictionary during Primo de Rivera’s dictatorship (1923-1930).
Lenin, Marx’la birlikte Komünü proletarya diktatörlüğünün yaşanmış bir örneği olarak niteledi.Lenin, like Marx, considered the Commune a living example of the "dictatorship of the proletariat".
1990 - Augusto Pinochet'nin Şili diktatörlüğü yıkıldı.From 1973 to 1990, Chile was governed by the dictatorship of Augusto Pinochet.
Bu sıralarda Meksika Porfirio Diaz tarafından diktatörlükle yönetilmekteydi.In Mexico, the entire era was dominated by the dictatorship of Porfirio Díaz.
Diktatörlükte retorik gereksizdir.Such rhetoric is unacceptable in a democratic election.
1970) 26 Ocak - Nicolae Ceauşescu, Romanya diktatörü (ö.2010) January 26 Nicolae Ceaușescu, Romanian dictator (d.
Latin Amerika diktatörlüklerine dikkat çekti.Historical dictionaries of Latin America.
Çoğu zaman başta bir diktatör bulunur.His government had an absolute majority in the beginning.
1874) 1970 - António de Oliveira Salazar, Portekizli diktatör (d.1977) António de Oliveira Salazar, Portuguese dictator (d.
Sardana Franco diktatörlüğü döneminde yasaklanmıştı.Mention of García Lorca's death was forbidden during Franco's regime.
Senato, Quintus Fabius Maximus’u diktatör yetkisiyle göreve getirdi.The Senate decided to appoint as Quintus Fabius Maximus dictator.
1933 yılında Küba diktatörü Gerardo Machado’yu deviren büyük genel greve katıldı.He participated in the general strike of 1933 that led to the ouster of Gerardo Machado.
Diktatörlük gücü, merkezî hükümet, keyfî yönetim metotları anlamına gelmektedir.The transactional leadership style promotes exploitative behaviors.
Diktatörlerin evlerine ev sahipliği yapıyor.Home today to the mansions of the local warlords.
Arap kitleleri, diktatörlerine karşı ayaklandılar.And Arab masses just revolted against their dictators.
Ve her bir diktatör fotoğrafının üzerine kendi fotoğraflarını yapıştırıldılar.And they pasted [over] every single portrait of the dictator [with] their own photos.
Çünkü bir lideri indirmek yeterli değildir yada bir kuralcıyı yada diktatörü.Because it's not enough to remove a leader or ruler or dictator.
Zalim diktatörlüğün hüküm sürdüğü yedi yıl boyunca sürgündeydik.Seven brutal years of dictatorship which we spent in exile.
Diktatörler baskı yapmadan yaşayamaz.A dictator cannot live without the force.
Kaddafi'nin acımasız diktatörlüğüne karşı göğüs gererek bir cesaret örneği sergilediler.They have shown an exemplary bravery in confronting the brutal dictatorship of Gaddafi.
Bu bir diktatörlük değilIt's not a dictatorship
Ama, süpriz olarak diktatörlüğün o kadar kolaylıkla parçalanamadığını keşfettim.However, to my surprise, I discovered that dictatorships do not crumble so easily.
Papaz, diktatör gibi o yüzden de dile getiremiyorlar.The pastor is like a dictator so they can't speak out.
Diktatörümsü, kendinizi beğenmiş tavırlarınız yüzünden...Because of your dictator Iike self- righteous manner...
Bu yeni bir faşizm şeklidir, yeni bir diktatörlük şeklidir.This is a new form of fascism, it's a new form of dictatorship.
Bu diktatörlük sona ermeli.This dictatorship must end.
Suriye'de, gelecek, kendi halkını katleden bir diktatöre ait olmamalıdır.In Syria, the future must not belong to a dictator who massacres his people.
Diktatörlüğe karşı şiddetle savaştık.We fought very hard against the dictatorship, in a moment it was necessary to us:
Bu uluslar diktatörlüklere ve açgözlülüğe teslim olmaktadır;It is the nations that surrender to dictatorship and greed;
Zalim bir diktatörü korkusuzca protesto eden kadınlar çıktı ortaya.Women came out, protested a brutal dictator, fearlessly spoke.
Diktatörler kendilerini özgürleştirip, diğer insanları köleleştirir!Dictator free themselves but they enslave the people!
Normun diktatörlüğü, dünyanın sonu demek.The dictatorship of the norm is the end of the world.
Bu, barolar ve sivil halkın yönetimini baltalayan muhalif diktatörlere bir arazi oluşturacaktır.It could create a landscape of rival warlords undermining rule of law and civil society.
Kumandalı diktatörler oluyoruz ve televizyondaki herkesi eleştirmeye başlıyoruz.We become dictators with a remote and start to criticize the people on TV.
Kenya'nın yumuşak diktatörlerindendir.He was a soft dictator of Kenya.
Sonra şu klişe var: Afrikalı diktatör, bakan ya da resmi görevli.And then there's that cliché, the African dictator or minister or official.
O eski diktatörlük, o eski düşünce şekli artık geçerli değil.Except... the old tyranny, the old regime of thinking is no more.
Gözleri korkutuluyor, diktatörler, teröristler, ve suçlular tarafından.They are intimidated -- by warlords, by terrorists, by criminals.
Bu bir diktatörlük.This is a dictatorship.
Tahrir Meydanı'ndaki bir diktatörü deviren ortak öfkeyi.Think of the collective anger in Tahrir Square, which brought down a dictator.
Birleşmiş Milletler dünya ülkelerinin tümünün oluşur, çoğu diktatörlükler bir tür veya başka.It's just not civilization naturally evolving and organizing into this system.
Teröristler, uyuşturucu kaçakçıları ve diktatörler bağlantılı.We were told Hinckley was a madman acting alone.
O, azgın bir diktatör idi.He was certainly a tyrant, guilty of excess.
Firavun'dan. O, azgın bir diktatör idi.From Firaun; he was indeed proud, among the transgressors.
Çünkü Firavun yeryüzünde ululuk taslayan (bir diktatör) ve haddi aşanlardan idi.Pharaoh was high and mighty in the land. He was a tyrant.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod