"Emen" ruh can demektir, ayrıca ağaç dikmek için açılan çukuru da ifade eder.소나무의 '솔'은 '으뜸'을 의미하여, 소나무는 나무중에 으뜸인 나무라는 뜻을 가진다.
Kızlar iplikçilik, dokuma ve dikme sanatını genellikle annelerinden alırlardı.어린 여자 아이는 보통 어머니에게서 실 잣기, 뜨개질, 바느질을 배웠다.
Dikmen de bu kurucu kadroda yer aldı.זאת מלבד הפרק שגפיו הפכו לגפי פה.
"Avrupa'daki toplumsal devrim bayrağını ilk dikme eylemi" düşüncesi Polonya tarihinde yaygın bir görüştür.יש הרואים במרידת חג הפסחא את "המהפכה הסוציאליסטית הראשונה באירופה".
Dikmen, Aylin (1995), Ötanazi: Ölüm Hakkı.Фолктон (1995) „За теб, Животе“ – изд.
Aynadaki görüntü, nesneden ayna yüzeyine çizilen dikme yönünde ortaya çıkar.Гледка от реалния свят се вижда през отразяващата повърхност на огледалата.
Dikmece mahallesine Arapça "Kırmızı Tepe" anlamına gelen "Tillit Ahmar" denilmektedir.В превод от арабски Аламбра означава „червената крепост“.
Her yıl en azından bir ağaç dikmek.Svake godine se rađa jedno leglo.
Onlar burada katliam kurbanlarının anısına bir anıt dikmeyi planlamaktadırlar.Postavljeni su kameni spomenici u znak sjećanja na žrtve.
Dikmen Yaylası, Sakarya ili, Hendek ilçesi sınırlarındaki yayla.Podlahy, alebo akéhokoľvek predmetu na, nad alebo za hraničnou čiarou.
Perşembe sabahı köylülerin katılımı ile bayrak dikme merasimi yapılır.Vo štvrtok predpoludním kondolovali oficiálne delegácie.
Ağır düz damlar için ahşap dikmeler kullanıldığı anlaşılmaktadır.Za kurjavo se uporabljajo trde vrste lesa.
Onlar burada katliam kurbanlarının anısına bir anıt dikmeyi planlamaktadırlar.Na enem od teh osamelcev je postavljena spominska plošča žrtvam fašizma.
Eğer yüzey düz değilse dikme, yüzeye o noktada teğet olan yüzeye diktir.Jei lakolitas yra negiliai, Žemės paviršiuje susidaro kupolo pavidalo aukštuma.
Onlar burada katliam kurbanlarının anısına bir anıt dikmeyi planlamaktadırlar.Dabar šioje vietovėje stovi trys paminklai skirti žudynių aukoms atminti.
İlk olarak karşınıza Aşağı Dikmen Köyü çıkıyor.Küla kuulus esialgu Teilma mõisa alla.
AB'nin orta dikmesi üzerindeki herhangi bir C noktası A'ya ve B'ye eşit uzaklıktadır. .수직이등분석 AB위 임의의 점 C는 A와 B로부터 같은 거리에 있습니다
AB'nin orta dikmesi üzerindeki herhangi bir C noktası A'ya ve B'ye eşit uzaklıktadır. .AからもBからも距離が等しいということです。 そして、もしCをこんな所やこんな所にとったとしても
AB'nin orta dikmesi üzerindeki herhangi bir C noktası A'ya ve B'ye eşit uzaklıktadır. .Tento libovolný bod, který leží na ose úsečky AB, je stejně vzdálený od bodu A i B.
Anıt dikme.Създайте нужните условия в болницата за ветерани, а не монумент.
A noktasından E ve dikmenin bulunduğu noktaya, F noktası olsun, bir üçgen oluşuyor. .수직을 그렸던 곳 까지 A에서 E까지 직각 삼각형을 그린 것을 볼 수 있다. 이제 이 점을
A noktasından E ve dikmenin bulunduğu noktaya, F noktası olsun, bir üçgen oluşuyor. .شكانا مثلث قائم الزاوية من A الى E، الى النقطة التي فيها التعامد، اسمحوا لي اذاً ان اسمي هذه
Bayrağını dikmek istedi"Byłem tutaj pierwszy."
Bayrağını dikmek istedi"Byl jsem tu první."
Bayrağını dikmek istedi"Én jártam itt legelőször".
Bayrağını dikmek istedi"Eu am ajuns primul."
Bayrağını dikmek istedi"Ich war als erster hier."
Bayrağını dikmek istedi"Ik was hier het eerst."
Bayrağını dikmek istedi"Io sono stato qui per primo."
Bayrağını dikmek istedi"J'ai été ici le premier."
Bayrağını dikmek istedi"내가 먼저 왔다"라고 하고 싶었습니다.
Bayrağını dikmek istedillamada Meru. Quería izar su bandera y decir:
Bayrağını dikmek istedi"Saya berada disini pertama kali."
Bayrağını dikmek istedi"Ta là người đầu tiên đặt chân đến nơi đây".
Bayrağını dikmek istedi"Ήμουν εδώ πρώτος."
Bayrağını dikmek istedi"Я был здесь первым".
Bayrağını dikmek istedi"הייתי כאן ראשון."
Bayrağını dikmek istediأنا كنت هنا أولا
Bayrağını dikmek istediしかし彼が頂上に来てみると
Ben hiç kimsenin altınına, gümüşüne ya da giysisine göz dikmedim.Belum pernah saya menginginkan uang atau pakaian dari seseorang pun
Ben hiç kimsenin altınına, gümüşüne ya da giysisine göz dikmedim.De ninguém cobicei prata, nem ouro, nem vestes.
Ben hiç kimsenin altınına, gümüşüne ya da giysisine göz dikmedim.En minä ole halunnut kenenkään hopeata tai kultaa tai vaatteita;
Ben hiç kimsenin altınına, gümüşüne ya da giysisine göz dikmedim.Ich habe euer keines Silber noch Gold noch Kleid begehrt.
Ben hiç kimsenin altınına, gümüşüne ya da giysisine göz dikmedim.Ik ben nooit op zilver, goud of kleding van anderen uit geweest.
Ben hiç kimsenin altınına, gümüşüne ya da giysisine göz dikmedim.Jeg attrådde ikke sølv eller gull eller klær av nogen;
Ben hiç kimsenin altınına, gümüşüne ya da giysisine göz dikmedim.Jeg har ikke begæret nogens Sølv eller Guld eller Klædebon.
Ben hiç kimsenin altınına, gümüşüne ya da giysisine göz dikmedim.Je n`ai désiré ni l`argent, ni l`or, ni les vêtements de personne.
Ben hiç kimsenin altınına, gümüşüne ya da giysisine göz dikmedim.내가 아무의 은이나 금이나 의복을 탐하지 아니하였고
Ben hiç kimsenin altınına, gümüşüne ya da giysisine göz dikmedim.N'am rîvnit nici la argintul, nici la aurul, nici la hainele cuiva.
Ben hiç kimsenin altınına, gümüşüne ya da giysisine göz dikmedim.Ničieho striebra alebo zlata alebo rúcha som nežiadal.
Ben hiç kimsenin altınına, gümüşüne ya da giysisine göz dikmedim."No he codiciado ni la plata ni el oro ni el vestido de nadie
Ben hiç kimsenin altınına, gümüşüne ya da giysisine göz dikmedim.Non ho desiderato né argento, né oro, né la veste di nessuno
Ben hiç kimsenin altınına, gümüşüne ya da giysisine göz dikmedim.Senkinek ezüstjét, vagy aranyát, vagy ruháját nem kívántam:
Ben hiç kimsenin altınına, gümüşüne ya da giysisine göz dikmedim.Silver eller guld eller kläder har jag icke åstundat av någon.
Ben hiç kimsenin altınına, gümüşüne ya da giysisine göz dikmedim.Srebra albo złota, albo szaty nie pożądałem od nikogo.
Ben hiç kimsenin altınına, gümüşüne ya da giysisine göz dikmedim.Srebra ali zlata ali oblačila nisem od nikogar poželel;
Ben hiç kimsenin altınına, gümüşüne ya da giysisine göz dikmedim.Stříbra nebo zlata neb roucha nežádal jsem od žádného.
Ben hiç kimsenin altınına, gümüşüne ya da giysisine göz dikmedim.Tôi chẳng ham bạc , vàng , hay_là áo_xống của ai hết .
Ben hiç kimsenin altınına, gümüşüne ya da giysisine göz dikmedim.Tôi chẳng ham bạc, vàng, hay là áo xống của ai hết.
Ben hiç kimsenin altınına, gümüşüne ya da giysisine göz dikmedim.Αργυριον η χρυσιον η ιματιον ουδενος επεθυμησα