dikme ile cümle

dikme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
35
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
‹‹Tanrınız RAB için yapacağınız sunağın yanına ağaçtan bir Aşera putu dikmeyeceksiniz.Да си не садиш дъбрава+ от какви да било дървета при олтара на Господа твоя Бог, който ще си издигнеш;
‹‹Tanrınız RAB için yapacağınız sunağın yanına ağaçtan bir Aşera putu dikmeyeceksiniz.Не сади себе рощи из каких-либо дерев при жертвеннике Господа, Бога твоего, который ты сделаешь себе,
‹‹Tanrınız RAB için yapacağınız sunağın yanına ağaçtan bir Aşera putu dikmeyeceksiniz.לא תטע לך אשרה כל עץ אצל מזבח יהוה אלהיך אשר תעשה לך׃
‹‹Tanrınız RAB için yapacağınız sunağın yanına ağaçtan bir Aşera putu dikmeyeceksiniz.لا تنصب لنفسك سارية من شجرة ما بجانب مذبح الرب الهك الذي تصنعه لك.
‹‹Tanrınız RAB için yapacağınız sunağın yanına ağaçtan bir Aşera putu dikmeyeceksiniz.你 為 耶 和 華 你 的 神 築 壇 、 不 可 在 壇 旁 栽 甚 麼 樹 木 、 作 為 木 偶
‹‹Tanrınız RAB için yapacağınız sunağın yanına ağaçtan bir Aşera putu dikmeyeceksiniz.你 為 耶和華 你 的 神築壇 、 不 可 在 壇 旁 栽 甚 麼樹 木 、 作為 木偶
Tek bildiğim tepeden diğer kenara bir dikme çizdiğim. .Čo viem je, že som šiel z tohto bodu a urobil čiaru, ktorá je kolmá na túto stranu.
Tek bildiğim tepeden diğer kenara bir dikme çizdiğim. .Co vím je, že jsem z tohoto vrcholu spustil kolmici na tuto stranu.
Tek bildiğim tepeden diğer kenara bir dikme çizdiğim. .Всичко, което знам от този връх и аз пуснах права, която е перпендикулярна на другата страна.
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.Aika on reväistä rikki ja aika ommella yhteen. Aika on olla vaiti ja aika puhua.
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.å sønderrive har sin tid og å sy sammen har sin tid; å tie har sin tid og å tale har sin tid;
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.čas, da se raztrga, in čas, da se sešije, čas molčanja in čas govorjenja,
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.Čas roztrhování a čas sšívání, čas mlčení a čas mluvení;
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.čas trhaniu a čas sošívaniu, čas mlčaniu a čas hovoreniu,
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.có kỳ xé rách , và có kỳ may ; có kỳ nín_lặng , có kỳ nói ra ;
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.có kỳ xé rách, và có kỳ may; có kỳ nín lặng, có kỳ nói ra;
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.Czas rozdzierania, i czas zszywania; czas milczenia, i czas mówienia;
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.een tijd om te scheuren en een tijd om te herstellen; een tijd om stil te zijn en een tijd om te spreken;
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.eje [van] a szakgatásnak és ideje a megvarrásnak; ideje a hallgatásnak és ideje a szólásnak.
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.찢을 때가 있고 꿰멜 때가 있으며 잠잠할 때가 있고 말할 때가 있으며
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.Riva sönder har sin tid, och sy ihop har sin tid. Tiga har sin tid, och tala har sin tid.
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.tempo de rasgar, e tempo de coser; tempo de estar calado, e tempo de falar;
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.Tid til at flænge og Tid til at sy, Tid til at tie og Tid til at tale,
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.tiempo de romper y tiempo de coser; tiempo de callar y tiempo de hablar
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.Un tempo per stracciare e un tempo per cucire, un tempo per tacere e un tempo per parlare
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.un temps pour déchirer, et un temps pour coudre; un temps pour se taire, et un temps pour parler;
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.waktu untuk merobek dan waktu untuk menjahit, waktu untuk berdiam diri dan waktu untuk berbicara
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.zerreißen und zunähen, schweigen und reden,
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.καιρος του σχιζειν και καιρος του ραπτειν καιρος του σιγαν και καιρος του λαλειν
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.Време за раздиране, и време за шиене; Време за мълчание, и време за говорене;
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.время раздирать, и время сшивать; время молчать, и время говорить;
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.עת לקרוע ועת לתפור עת לחשות ועת לדבר׃
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.للتمزيق وقت وللتخييط وقت للسكوت وقت وللتكلم وقت.
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.撕 裂 有 時 、 縫 補 有 時 . 靜 默 有 時 、 言 語 有 時
Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.撕裂 有 時 、 縫補 有時.靜默 有 時 、 言語 有 時

İlgili Sayfalar