Dikkatsizce uygulandığı zaman bilim tehlikeli olabilir.Science can be dangerous when applied carelessly.
Eğer dikkatsizce sürersen, sıranı kaçıracaksın.If you drive carelessly, you will miss your turn.
Bu alet, dikkatsizce kullanılırsa çok tehlikeli olabilir.This tool, if used carelessly, can be very dangerous.
Caddeyi dikkatsizce geçen biri kendini büyük tehlikeye atar.A jaywalker exposes himself to great danger.
Zeki ama bir yandan da sık sık dikkatsizce hatalar yapıyor.He is clever, but on the other hand he often makes careless mistakes.
Dikkatsizce sürdü ve bir kaza geçirdi.He drove carelessly and had an accident.
O, kamerasını dikkatsizce otobüste unuttu.He carelessly forgot the camera in the bus.
Kamerayı dikkatsizce otobüste unuttu.He carelessly forgot the camera on the bus.
Geçen yıl bir kaza atlattı ama yine de dikkatsizce araç kullanıyor.He survived an accident last year, but still drives recklessly.
Dikkatsizce bir yabancıya eposta adresimi verdim.I carelessly gave my email address to a stranger.
Arkadaşım dikkatsizce sürmez.Buddy doesn't drive carelessly.
Tom her şeyi dikkatsizce yapar.Tom does everything carelessly.
Her şey gerçekten sadece bir benziyordu yatak örtüsü, kanepe üzerine dikkatsizce atılan.The whole thing really looked just like a coverlet thrown carelessly over the couch.
Hark, Tybalt çok geç öldürülen olmak için, biz onu dikkatsizce düzenlenen düşünce olabilirFor, hark you, Tybalt being slain so late, It may be thought we held him carelessly,
Göklerde ve yerde nice deliller var ki yanından dikkatsizce geçerler.How many a sign there is in the heavens and the earth which most men pass by and ignore,
Yalçındağ, "Dava, yürütülüş şekliyle dikkatsizce ilerlemektedir."The trial, the way it is being handled, is careless.
Her şeyi dikkatsizce yapar.Hace todo al descuido.
Kamerayı dikkatsizce otobüste unuttu.Sbadatamente dimenticò la macchina fotografica sull'autobus.
Belki de sadece tüm bulgularından çıkanlarla, dikkatsizce bu sonuca vardıkları için hatalılardı.Hoặc có thể chỉ vì những lập luận bất cẩn từ toàn bộ các chứng cứ họ có được.
Belki de sadece tüm bulgularından çıkanlarla, dikkatsizce bu sonuca vardıkları için hatalılardı.아니면 단순히 그들이 증거로부터 제대로 추리를 하지 못했는지도 모릅니다.
Belki de sadece tüm bulgularından çıkanlarla, dikkatsizce bu sonuca vardıkları için hatalılardı.Może zrobili błąd, ponieważ wyciągnęli błędne wnioski na podstawie zgromadzonych dowodów.
Belki de sadece tüm bulgularından çıkanlarla, dikkatsizce bu sonuca vardıkları için hatalılardı.Oder einfach, weil sie aus all den Anhaltspunkten fahrlässig Schlüsse zogen.
Belki de sadece tüm bulgularından çıkanlarla, dikkatsizce bu sonuca vardıkları için hatalılardı.O quizá se equivocaron simplemente porque en su razonamiento desatendieron todas sus evidencias.
Belki de sadece tüm bulgularından çıkanlarla, dikkatsizce bu sonuca vardıkları için hatalılardı.Sau poate s-au înșelat doar pentru că au judecat superficial totalitatea informațiilor avute la dispoziție.
Belki de sadece tüm bulgularından çıkanlarla, dikkatsizce bu sonuca vardıkları için hatalılardı.Ή ίσως να έκαναν λάθος απλά γιατί έβγαζαν απερίσκεπτα συμπεράσματα από το σύνολο των δεδομένων τους.
Belki de sadece tüm bulgularından çıkanlarla, dikkatsizce bu sonuca vardıkları için hatalılardı.Или просто бяха сгрешили, защото спекулираха незаинтересовано с цялата съвкупност на своите наблюдения.
Belki de sadece tüm bulgularından çıkanlarla, dikkatsizce bu sonuca vardıkları için hatalılardı.או אולי הם טעו רק כי הם שפטו בצורה רשלנית את כלל העובדות שעמדו לרשותם.
Belki de sadece tüm bulgularından çıkanlarla, dikkatsizce bu sonuca vardıkları için hatalılardı.من الممكن أنهم كانوا مخطئين بكل بساطة لأنهم فسروا باهمال مجمل الأدلة.
Belki de sadece tüm bulgularından çıkanlarla, dikkatsizce bu sonuca vardıkları için hatalılardı.単にうかつに推論したから 誤ったのかもしれません しかし理由はどうあれ
Dikkatsizce ileri atılırsan seni bekleyen şey zifiri karanlık.Dás um passo em falso e a escuridão espera por ti.
Dikkatsizce ileri atılırsan seni bekleyen şey zifiri karanlık.Det dunkla mörkret väntar den oförsiktige.
Dikkatsizce ileri atılırsan seni bekleyen şey zifiri karanlık.Det dunkle mørke venter den uforsigtige.
Dikkatsizce ileri atılırsan seni bekleyen şey zifiri karanlık.Gettati senza paura nell'oscurità totale che ti attende.
Dikkatsizce ileri atılırsan seni bekleyen şey zifiri karanlık.Loikkaa eteenpäin varomattomasti, ja sysimusta pimeys odottaa sinua.
Dikkatsizce ileri atılırsan seni bekleyen şey zifiri karanlık.Rzuć się beztrosko przed siebie, a atramentowa ciemność już czeka.
Dikkatsizce ileri atılırsan seni bekleyen şey zifiri karanlık.Si no tienes cuidado, caerás en un abismo de oscuridad.
Dikkatsizce ileri atılırsan seni bekleyen şey zifiri karanlık.Αν δεν προσέχεις, σε περιμένει μαύρο σκοτάδι.
Dikkatsizce ileri atılırsan seni bekleyen şey zifiri karanlık.Стоит совершить неосторожный прыжок - и тебя ждёт тьма.
Giles'ten karşıya dikkatsizce geçmekten kaynaklanacak"csak ha vigyázatlanul kelnek át az utcán,"
Giles'ten karşıya dikkatsizce geçmekten kaynaklanacakGiles con cuidado.
Giles'ten karşıya dikkatsizce geçmekten kaynaklanacak그저 사람들은 죽지 않는다는 것에 지나지 않습니다.
Giles'ten karşıya dikkatsizce geçmekten kaynaklanacakSi morirebbe solo attraversando l'incrocio di St. Giles con poca attenzione.
Giles'ten karşıya dikkatsizce geçmekten kaynaklanacak"só os que atravessarem a rua sem cuidado.
Giles'ten karşıya dikkatsizce geçmekten kaynaklanacakרק מחציית הרחוב בצורה לא אחראית.
Giles'ten karşıya dikkatsizce geçmekten kaynaklanacakلن يكون بسبب التّقدم في العمر، وإنّما بسبب الحوادث على سبيل المثال...
Giles'ten karşıya dikkatsizce geçmekten kaynaklanacak子供を多くは持とうとしなくなるだろうし
Hark, Tybalt çok geç öldürülen olmak için, biz onu dikkatsizce düzenlenen düşünce olabilirDenn wißt Ihr was, Tybalt so spät zu erschlagen, kann es sein, dachten wir, hielt ihn achtlos,
Hark, Tybalt çok geç öldürülen olmak için, biz onu dikkatsizce düzenlenen düşünce olabilirDla, błagam was, Tybalt jest zabity tak późno, może się wydawać, że trzymał go niedbale,
Hark, Tybalt çok geç öldürülen olmak için, biz onu dikkatsizce düzenlenen düşünce olabilirĐối với, hark bạn, Tybalt là bị giết cuối, có thể nghĩ rằng chúng tôi đã tổ chức anh ta vô tình,
Hark, Tybalt çok geç öldürülen olmak için, biz onu dikkatsizce düzenlenen düşünce olabilirFör, hör du, att Tybalt dödade så sent, kan det vara tänkte vi höll honom slarvigt,
Hark, Tybalt çok geç öldürülen olmak için, biz onu dikkatsizce düzenlenen düşünce olabilirKarena, Hark Anda, Tybalt yang dibunuh begitu terlambat, Ini mungkin mengira kami menahannya sembarangan,
Hark, Tybalt çok geç öldürülen olmak için, biz onu dikkatsizce düzenlenen düşünce olabilir듣다 당신 티볼트가 너무 늦게 살해되고, 들면, 그것은 우리가 살짝 그를 생각 개최있을 수 있습니다
Hark, Tybalt çok geç öldürülen olmak için, biz onu dikkatsizce düzenlenen düşünce olabilirMert halld meg, Tybalt, hogy megölték olyan későn, akkor gondoltam tartotta hanyagul,
Hark, Tybalt çok geç öldürülen olmak için, biz onu dikkatsizce düzenlenen düşünce olabilirPara, que evocan, Teobaldo ser asesinado tan tarde, que se puede pensar que lo tenía sin cuidado,
Hark, Tybalt çok geç öldürülen olmak için, biz onu dikkatsizce düzenlenen düşünce olabilirPentru, Hark voi, Tybalt fiind ucis atât de târziu, poate fi crezut că l-am ţinut neglijent,
Hark, Tybalt çok geç öldürülen olmak için, biz onu dikkatsizce düzenlenen düşünce olabilirPerché, hark tu, Tebaldo è ucciso così tardi, Si potrebbe pensare che lo teneva con noncuranza,
Hark, Tybalt çok geç öldürülen olmak için, biz onu dikkatsizce düzenlenen düşünce olabilirPois, hark você, Tybalt sendo morto tão tarde, Pode-se pensar que o tinha descuidadamente,
Hark, Tybalt çok geç öldürülen olmak için, biz onu dikkatsizce düzenlenen düşünce olabilirPour, écoutez-vous, Tybalt étant tué si tard, il peut être pensé que nous le tenait négligemment,
Hark, Tybalt çok geç öldürülen olmak için, biz onu dikkatsizce düzenlenen düşünce olabilirSillä hark sinua, Tybalt on surmannut niin myöhään, se voidaan ajatella pidimme häntä huolimattomasti,
Hark, Tybalt çok geç öldürülen olmak için, biz onu dikkatsizce düzenlenen düşünce olabilirThi hør du, at Tybalt dræbt så sent, kan det tænkes, at vi holdt ham uforsigtigt,