dikkatli ile cümle
dikkatli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom daha dikkatli olmam gerektiğini söyledi.Tom sagte, dass ich vorsichtiger sein soll.
Cevaplamadan önce dikkatlice düşün.Denk sorgfältig nach, bevor du antwortest!
Bir şey kırmamak için çok dikkatli olmalıyız.Wir müssen sehr vorsichtig sein, um nichts zu zerbrechen.
Dikkatli değildim.Ich war nicht vorsichtig.
Brecht bu konuda dikkatli davranıyordu ve teorik tartışmalara katılmıyordu.Brecht agierte hier vorsichtig und ließ sich nicht auf eine theoretische Auseinandersetzung ein.
Nakarat Ormanın kalbinde okyanusun kıyıları Zayıflık ve nefret olmadan dikkatli kalın!Refrain Ränder des Ozeans im Herzen des Waldes, Bleibt ohne Schwäche und ohne Hass achtsam!
Bu kelime "dikkatli" anlamına geliyor.Das Wort bedeutet "sorgfältig durchgezüchtet".
“Dikkatli olunuz!” boş sözü belki bir tehdit veya belki de bir nasihat olarak hissedilebilir.Ein und derselbe Satz kann als Imperativ verwandt werden, als Warnung oder Drohung, als ein Ersuchen usw.“.
Bir denize bakarken, Dikkatli olun Ki daha fazlasını görebilesiniz.Als sie an einen See gelangen, glauben sie einen Ausweg zu sehen.
Her ikisi de birbirlerine ilgi duymakta ama dikkatli olmaktadırlar.Sie kennen beide Seiten und verhalten sich rücksichtsvoll.
Güvenliğiniz ve sağlığınız konusunda her zaman dikkatli olun.Nehmen Sie bitte mehr Rücksicht auf Ihre Gesundheit.
O işaret varken çok dikkatli olunulmalıdır.Diese Angabe ist allerdings mit Vorsicht zu betrachten.
Bu nedenle bu konuda çok dikkatli olmalısınız.Sie sind daher mit großer Vorsicht zu behandeln.
Bu konuda dikkatli olunmalıdır.Hier ist Vorsicht angebracht.
Kibirli ve ayrıntılara girmeyen biri olsa da, birçok önemsiz denilebilecek konuda dikkatli olmaya çalışır.Wer sich selten oder gar nicht wundert, wird auch wenige Ambitionen haben, etwas Neues zu lernen.
Bu nedenle çok yavaş ve dikkatli hareket etmekte idi.Es war ein langsamer, behutsamer Prozess.
Tam buradan beklliyorduk ve çok dikkatli hazırlanmıştık.Dann haben wir uns getroffen und uns erst mal vorsichtig aneinander herangetastet.
Dikkatli ve düşünceli bir adamdır.Er ist ein ruhiger und besonnener Mensch.
Bu durum Romalılara kral seçiminde daha dikkatli olmaları yolunda gönderilmiş bir işaretti.Sorge möglichst früh für eine sichere Positionierung des Königs durch die Rochade.
Günlük kullanımda kuram “dikkatlice bakmak, seyretmek” demekti.Sie meldete sich mit den Worten: „Achtung, Achtung!
Daha dikkatli yapılmalıdır.Cela doit être fait avec davantage de soin.
Dikkatli hareket edin.Veuillez agir avec prudence.
Yalvarırım dikkatli hareket et.Agis avec prudence, je te prie.
İmla hakkında çok fazla dikkatli olamazsın.On ne saurait être trop prudent en orthographe.
Dikkatli sürüyor.Il conduit avec prudence.
Lütfen dikkatli olun.Faites attention s'il vous plait.
Dikkatli sür.Conduis avec prudence.
Müzeye yanlış kapıdan girdim. Daha dikkatli olmalıydım.J'ai pénétré dans le musée par la mauvaise porte. J'aurais dû faire plus attention.
Bana dikkatli olduğumu söyledi.Il dit que je suis attentif.
Yaşlı adam yolu dikkatlice yürüyerek geçti.Le vieil homme traversa la route prudemment.
Araba sürerken dikkatli olmak gerek.Il faut faire attention lorsqu’on conduit une voiture.
Dikkatli ol. Burası tuzak için mükemmel bir yer.Sois prudent. C’est la place parfaite pour une embuscade.
Güvenliğiniz ve sağlığınız konusunda her zaman dikkatli olun.Être toujours attentif à sa sécurité et sa santé.
Nakarat Ormanın kalbinde okyanusun kıyıları Zayıflık ve nefret olmadan dikkatli kalın!Refrain Des bords de l'Océan au cœur de la forêt, Demeurons vigilants, sans faiblesse et sans haine !
Eğer yılan henüz kaçmamış ise, yavaşça ve dikkatlice ortamdan uzaklaşmak önemlidir.Si le serpent ne s'enfuit pas, il vaut mieux quitter les lieux précautionneusement et lentement.
Bu nedenle çok yavaş ve dikkatli hareket etmekte idi.Il composait très lentement et prudemment.
Bu yüzden çok dikkatli oldum.J’étais donc vigilant.
Kararı dikkatlice tarttıktan sonra Vahan Mamikonian, Sasanyalılara isyan etmeyi kabul etti.Après avoir soigneusement pesé sa décision, Vahan Mamikonian accepte de se révolter contre les Perses.
Karbondisülfür dikkatli depolanmalı ve taşınmalıdır.Le batardeau en béton doit être démoli et évacué.
Bunların dikkatli bir şekilde incelenmesi gerekir.Il faut les considérer avec prudence.
Özellikle vitamin A ve D'nin tüketiminde dikkatli olmak gerekir.Le traitement se fait au moyen de l'apport de vitamine A et de bêta-carotène.
Tam buradan beklliyorduk ve çok dikkatli hazırlanmıştık.C’était certainement un contrôle et je m’apprêtai à sortir au plus vite.
Beden dikkatlice yıkanır.Laver soigneusement les chaussures.
(Dikkatli olun.(Beware !
Dikkatli bir şekilde inin.Procédez avec caution.
Isırığın yeri sargı dışında dikkatli bir şekilde işaretlenmelidir.L'emplacement de la blessure doit être bien indiqué à l'extérieur du bandage.
Yaşlı adam yolu dikkatlice yürüyerek geçti.Ese anciano cruzó la carretera con gran precaución.
Genç olmasına rağmen, çok dikkatlidir.Aunque es joven, él es muy cuidadoso.
Daha dikkatli olmalıydılar.Deberían tener más cuidado.
Ben dikkatli bir adamım.Soy un hombre cuidadoso.
Tom bundan sonra daha dikkatli olacağını söylüyor.Tom dice que de ahora en adelante tendrá más cuidado.
Bundan sonra daha dikkatli olmalısın.Deberías tener más cuidado de ahora en adelante.
Beni dikkatlice dinle.Escuchame bien.
Dikkatli sür.Maneja con cuidado.
Biraz daha dikkatli olsaydın daha iyi olurdu.Sería mejor si fueras más cuidadoso.
Daha dikkatli olmalıydı.Debería haber tenido más cuidado.
Dikkatli olacağım.Voy a tener cuidado.
Daha dikkatli olmalıydım.Debería haber sido más cuidadoso.
Tom, dikkatli ol!¡Tom, ten cuidado!
Çok dikkatli olmalıyım, Tom.Debo tener mucho cuidado, Tom.