Ancak oldukça kötü şeylere de neden olabildiklerinde dikkatimizi çekiyorlar.しょっちゅう新聞沙汰になります つまり地球上には、もともとあなたの一生とは
Ben bununla çok ilgilenmiştim, ama sonra dikkatimi başka bir olaya çevirdim.Bol som súčasťou tejto oblasti, ale potom som obrátil pozornosť na iné fenomény.
Ben bununla çok ilgilenmiştim, ama sonra dikkatimi başka bir olaya çevirdim.Byłem w to mocno zaangażowany ale później skoncentrowałem się na czymś innym.
Ben bununla çok ilgilenmiştim, ama sonra dikkatimi başka bir olaya çevirdim.Ero molto coinvolto in questo, quando rivolsi la mia attenzione ad un altro fenomeno.
Ben bununla çok ilgilenmiştim, ama sonra dikkatimi başka bir olaya çevirdim.Eu estive muito envolvido nisto, mas depois acabei por virar a atenção para outros fenómenos.
Ben bununla çok ilgilenmiştim, ama sonra dikkatimi başka bir olaya çevirdim.Ik was er erg bij betrokken maar vestigde mijn aandacht later op andere fenomenen.
Ben bununla çok ilgilenmiştim, ama sonra dikkatimi başka bir olaya çevirdim.Je me suis bien impliqué dans ce projet. mais j'ai dirigé mon attention vers d'autres phénomènes.
Ben bununla çok ilgilenmiştim, ama sonra dikkatimi başka bir olaya çevirdim.이것에 많이 관여는 했었지만 다른 현상에 관심을 돌리게 되었습니다.
Ben bununla çok ilgilenmiştim, ama sonra dikkatimi başka bir olaya çevirdim.M-am implicat foarte mult în asta, dar apoi mi-am întors atenția către alte fenomene.
Ben bununla çok ilgilenmiştim, ama sonra dikkatimi başka bir olaya çevirdim.Nagyon bele voltam keveredve, de aztán más jelenségre lettem figyelmes.
Ben bununla çok ilgilenmiştim, ama sonra dikkatimi başka bir olaya çevirdim.Olin hyvin kiinnostunut niistä, mutta sitten kiinnitin huomioni muihin ilmiöihin.
Ben bununla çok ilgilenmiştim, ama sonra dikkatimi başka bir olaya çevirdim.Tôi đã tham gia nhiều vào đó, nhưng sau lại chuyển sang để ý tới những hiện tượng khác.
Ben bununla çok ilgilenmiştim, ama sonra dikkatimi başka bir olaya çevirdim.Velmi jsem se tomuto tématu věnoval, ale pak jsem obrátil svoji pozornost na jiné fenomény.
Ben bununla çok ilgilenmiştim, ama sonra dikkatimi başka bir olaya çevirdim.Yo estaba muy involucrado en esto, pero luego me dediqué a otros fenómenos.
Ben bununla çok ilgilenmiştim, ama sonra dikkatimi başka bir olaya çevirdim.Είχα ασχοληθέι πολύ με αυτό, αλλά έπειτα έστρεψα την προσοχή μου σε άλλα φαινόμενα.
Ben bununla çok ilgilenmiştim, ama sonra dikkatimi başka bir olaya çevirdim.Занимавах се много с това, но после обърнах вниманието си към други феномени.
Ben bununla çok ilgilenmiştim, ama sonra dikkatimi başka bir olaya çevirdim.Я интенсивно занимался этим, но потом моё внимание было направлено на другие явления.
Ben bununla çok ilgilenmiştim, ama sonra dikkatimi başka bir olaya çevirdim.אני הייתי מאוד מעורב בזה, אבל אז הפנתי את תשומת הלב לתופעה אחרת.
Ben bununla çok ilgilenmiştim, ama sonra dikkatimi başka bir olaya çevirdim.كان لدي الكثير من الإهتمام بها، لكن اِسْتَرْعَت بعد ذلك ظواهر أخرى إنتباهي.
Ben bununla çok ilgilenmiştim, ama sonra dikkatimi başka bir olaya çevirdim.他の現象にも注目するようになりました さて これは
Ben de, dikkatimi gerektiren bir şeye odaklanabiliyorum.Así yo me concentro en algo que requiera mi atención.
Ben de, dikkatimi gerektiren bir şeye odaklanabiliyorum.그리고 제가 참석해야하는 것들에 집중할 수 있어요.
Ben de, dikkatimi gerektiren bir şeye odaklanabiliyorum.Και έτσι μπορώ να επικεντρώνομαι σε κάτι που απαιτεί την προσοχή μου.
Ben de, dikkatimi gerektiren bir şeye odaklanabiliyorum.זה מאפשר לי להתרכז על משהו שדורש את תשומת ליבי
Benim en çok dikkatimi çeken şey ise, dinleyicilerin sadece %30'dan azının erkek olduğuydu.이 연설에서 저에게 와 닿는것은 30 퍼센트 미만의 청중들이 남성이었다는 것이였습니다
Benim en çok dikkatimi çeken şey ise, dinleyicilerin sadece %30'dan azının erkek olduğuydu.Ale to čo ma zaujalo najviac bolo, že menej než 30% publika tvorili muži.
Benim en çok dikkatimi çeken şey ise, dinleyicilerin sadece %30'dan azının erkek olduğuydu.Ale to co mě zaujalo nejvíce bylo to, že méně než 30% publika tvoří muži.
Benim en çok dikkatimi çeken şey ise, dinleyicilerin sadece %30'dan azının erkek olduğuydu.Maar wat me opviel was dat minder dan 30% van het publiek man was.
Benim en çok dikkatimi çeken şey ise, dinleyicilerin sadece %30'dan azının erkek olduğuydu.Mais ce qui m'a le plus marqué, c'est que les hommes ne représentaient que 30 pour cent de son auditoire.
Benim en çok dikkatimi çeken şey ise, dinleyicilerin sadece %30'dan azının erkek olduğuydu.Mas o que me chamou mais a atenção, foi que menos de 30% do público eram homens.
Benim en çok dikkatimi çeken şey ise, dinleyicilerin sadece %30'dan azının erkek olduğuydu.Men hvad der var det mærkeligste for mig var at mindre end 30% af publikummet var mandlige.
Benim en çok dikkatimi çeken şey ise, dinleyicilerin sadece %30'dan azının erkek olduğuydu.Men vad som stod ut mest för mig var att mindre än 30 procent av publiken var män.
Benim en çok dikkatimi çeken şey ise, dinleyicilerin sadece %30'dan azının erkek olduğuydu.Nhưng điều mà tôi muốn nhấn mạnh ở đây chính là chỉ có ít hơn 30% các quý vị khán giả là nam giới.
Benim en çok dikkatimi çeken şey ise, dinleyicilerin sadece %30'dan azının erkek olduğuydu.Pero lo que más me llamó la atención es que menos del 30% del público eran hombres.
Benim en çok dikkatimi çeken şey ise, dinleyicilerin sadece %30'dan azının erkek olduğuydu.Tapi yang paling menonjol untuk saya adalah bahwa kurang dari 30 persen audiensnya adalah laki-laki.
Benim en çok dikkatimi çeken şey ise, dinleyicilerin sadece %30'dan azının erkek olduğuydu.Όμως, αυτό που ξεχώρισε περισσότερο για μένα ήταν ότι λιγότερο από το 30% του κοινού ήταν άντρες.
Benim en çok dikkatimi çeken şey ise, dinleyicilerin sadece %30'dan azının erkek olduğuydu.Але я звернула увагу, що чоловіки складали навряд чи третину аудиторії.
Benim en çok dikkatimi çeken şey ise, dinleyicilerin sadece %30'dan azının erkek olduğuydu.Но я обратила внимание, что мужчины составляли едва ли треть аудитории.
Bu benim dikkatimi çekti,그것이 제 주의를 끌었고,
Bu benim dikkatimi çekti,אז זה ממש עניין אותי,
Bu benim dikkatimi çekti,وهذا فعلاً قد جذب اهتمامي
Bu benim dikkatimi çekti,我々はこれに取りかかり始めました、
Bu bilgiye sahibiz ancak bizim yaptığımız şey dikkatimizi pek de bu noktaya çekmemektir.Avem această informaţie, dar ceea ce adesea se întâmplă cu noi este că nu îi dăm cu adevărat atenţie.
Bu bilgiye sahibiz ancak bizim yaptığımız şey dikkatimizi pek de bu noktaya çekmemektir.Imamo to informacijo, a kar se nam pogosto zgodi je, da se ne odločimo zares, da bi ji posvetili pozornost.
Bu bilgiye sahibiz ancak bizim yaptığımız şey dikkatimizi pek de bu noktaya çekmemektir.우리는 이제 그 정보를 가지고 있습니다. 하지만 우리는 자주 그런 일에 대해 관심을 두지 않는다는 것이에요.
Bu bilgiye sahibiz ancak bizim yaptığımız şey dikkatimizi pek de bu noktaya çekmemektir.Mamy tę informację, ale często decydujemy się nie przykładać do niej wagi.
Bu bilgiye sahibiz ancak bizim yaptığımız şey dikkatimizi pek de bu noktaya çekmemektir.Noi abbiamo queste informazioni, ma spesso accade che scegliamo di non prestarvi attenzione.
Bu bilgiye sahibiz ancak bizim yaptığımız şey dikkatimizi pek de bu noktaya çekmemektir.Temos essa informação mas o que normalmente nos acontece é que não escolhemos aquilo a que prestamos atenção.
Bu bilgiye sahibiz ancak bizim yaptığımız şey dikkatimizi pek de bu noktaya çekmemektir.Tudunk róla, de általában az történik, hogy nem igazán foglalkoztat ez bennünket.
Bu bilgiye sahibiz ancak bizim yaptığımız şey dikkatimizi pek de bu noktaya çekmemektir.Známe tuto informaci, ale to co se nám často stane je, že jí nevěnujeme svou plnou pozornost.
Bu bilgiye sahibiz ancak bizim yaptığımız şey dikkatimizi pek de bu noktaya çekmemektir.Мы владеем этой информацией, но очень часто мы решаем не обращать на это внимание.
Bu bilgiye sahibiz ancak bizim yaptığımız şey dikkatimizi pek de bu noktaya çekmemektir.יש לנו את המידע הזה, אבל מה שקורה לנו בדרך כלל זה שאנחנו לא בוחרים לשים לב לזה.
Bu bilgiye sahibiz ancak bizim yaptığımız şey dikkatimizi pek de bu noktaya çekmemektir.لدينا هذه المعلومات ، ولكن ما يحدث لنا في كثير من الأحيان هو أننا لا نختار حقا أن نولي ذلك اهتماما .
Bu bilgiye sahibiz ancak bizim yaptığımız şey dikkatimizi pek de bu noktaya çekmemektir.よくあるのは 私たちが そのことに 注意を払うという選択をしないのです それによって私たちの心の中に
Bu bizim dikkatimizi çekti, ve bir laboratuvar projesi başlattıkDaar richtten we onze aandacht op.
Bu bizim dikkatimizi çekti, ve bir laboratuvar projesi başlattık우리는 그 점에 주목했고, 우리 시스템 환경을 스턱스넷으로
Bu bizim dikkatimizi çekti, ve bir laboratuvar projesi başlattıkאז זה תפס את תשומת הלב שלנו, והתחלנו פרויקט במעבדה
Bu bizim dikkatimizi çekti, ve bir laboratuvar projesi başlattıkوهذا ما جذب اهتمامنا .. وقد بدأنا البحث المخبري
Bu bizim dikkatimizi çekti, ve bir laboratuvar projesi başlattık研究室のプロジェクトを開始し、 そこで我々の環境を Stuxnet で感染させ、
Bu bölümde en çok dikkatimi çeken ifade şu: her şeyi renkler yapmalı.Dla mnie szczególnie wyróżniający się jest fragment 'kolory odpowiadają za wszystko'.