Ana içeriğe geç
Sözlük

dikkati ile cümle

dikkati kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sezon sonunda birçok kulübün dikkatini çekti.Dies führte dazu, dass am Ende der Saison einige große Klubs in Europa auf ihn aufmerksam wurden.
Sürekli olarak oraya giderek Hitler'in dikkatini çekti.Immer wieder bedachte Hitler dies mit Lob.
4/4vuruşlarındaki sertlik ile dikkati çeker.Diese geht fließend in durchgehende 4/4-Anschläge über.
Bunun üzerine Shackleton dikkatini Antarktika'ya çevirdi.Ellsworth wandte sein Interesse nun der Antarktis zu.
Hafif endüstri şeker ve rom imalatı ile dikkati çekmektedir.Die Leichtindustrie zeichnet sich durch die Zucker- und Rumproduktion aus.
Bilişsel psikolojide en az iki adet görsel dikkati tanımlayan model vardır.In der Psycholinguistik unterscheidet man grob zwei Arten von Modellen über auditive Worterkennung.
Araştırmasını yaptığı kelimelerden biri de, birçok yabancı dil bilimcisinin dikkatini çeken yılkı sözcüğüdür.Allerdings viele der von ihm erstellten Zeichnungen deutlich die Sprache des unmittelbaren Naturstudiums.
Böylece grup Iskoçya'da Amerikalı bir yapımcının dikkatini çeker ve Amerİka turları başlar.Währenddessen beginnt ein US-amerikanischer Botschaftsmitarbeiter auf den Gringo aufmerksam zu werden.
Ama yine de onun dikkatini çekebiliyorum.Doch gerade dadurch erregt er Aufmerksamkeit.
Böylece SK Sturm Graz'ın dikkatini çekti.Es folgte ein Wechsel zu SK Sturm Graz.
Zengin süslemeleriyle dikkati çeker.Es ist durch seine reiche Verzierung auffällig.
Ne kadar uğraşsa da dikkatini bir türlü kitaba veremez.In einem Interview gibt er an keine Noten lesen zu können.
Sadece dikkatimizi dağıtmaya devam edemeyiz.Dieser darf nicht weiter unterteilt werden.
Hermafrodit o kadar güzeldir ki bir su perisinin dikkatini çekmiştir.Der Herdecker Bach ist ein Fließgewässer in Herdecke.
Bu olay Virginia valisi Alexander Spotswood'un dikkatini çekti.Benannt wurde es nach Vizegouverneur Alexander Spotswood.
İçeride, kemerli yapı aniden dikkatimizi çekiyor.Im Inneren ist die große Hallendiele auffällig.
Yaptıkları ile kendisinden nefret ettirmiş ve halkın dikkatini üstüne çekmiştir.Doch nun habe Altidor seinen Schwur gebrochen, und sie müsse die Folgen auf sich nehmen.
Ben, dikkatimi konuya yoğunlaştırdım.J'ai concentré mon attention sur le sujet.
Dikkatimi derse verdim.Je me concentrais sur le cours.
1993'te grup Trent Reznor'un dikkatini çekti.En 1993, le groupe attire l'attention de Trent Reznor.
Bu süre boyunca World Championship Wrestling'in (WCW) dikkatini çekti.Il a pendant ce temps attiré l'attention de la World Championship Wrestling (WCW).
Kısa sürede büyük takımların dikkatini çekmeyi başardı.Ses bons résultats ont rapidement attiré l'attention des équipes professionnelles.
Burada Avrupalı kulüplerin dikkatini çekti.Il met aux prises des clubs européens.
Burada daha da büyük kulüplerin dikkatini çekti.Mais il attire l'attention de clubs beaucoup plus huppés.
Bu dizide aldığı başrol sayesinde yapımcıların dikkatini çekti ve ardından birçok filmde rol aldı.Sa performance attire l'attention des producteurs qui l'engagent dans plusieurs films.
1990'ların sonunda Madonna'nın dikkatini çekti.Elle sera détrônée par Madonna au début des années 1990.
1 sezon oynamış ve Avrupa takımlarının dikkatini çekmiştir.Il réalise une saison satisfaisante et attire l'attention de nombreuses équipes.
Dikkatini çekmiştir.Il écoute attentivement.
Ama yine de onun dikkatini çekebiliyorum.Cela permet aussi de garder l'attention de ces derniers.
İkinci tip bulanık küme aralığı en çok dikkati çeken oldu.Le second type de risque de liquidité est plus insidieux.
Auguste Rodin'in dikkatini çekti.La Défense d'Auguste Rodin.
Ana madde: Hardy Boyz İki kardeş kısa sürede World Wrestling Federation (WWF)'in dikkatini çekti.Les frères Hardy finissent par attirer l'attention de la World Wrestling Federation.
Kore filmlerinin bu başarısı Hollywood'un da dikkatini çekmekte gecikmemiştir.Ce film a suffisamment de succès au Québec pour retenir l'attention des studios d'Hollywood.
Oysa bu yazılar insanların dikkatini çekmez.Mais les gens comme nous, nous ne prêtons pas attention à ces sondages.
Bu başarıları Valencia CF dikkatini çekti ve bu kulüpte çalışmaya başladı.Il a aussi occupé le poste d'entraîneur du Valence CF et travaille actuellement dans l'encadrement du club.
Şarkıcının başarısı hip hop dünyasının dikkatini çekti.La chanson était bien reçue par les fans de Hip Hop.
Gürcistan nüfusu, etnik çeşitlilik göstermesiyle dikkati çeker.ZBT estime la diversité ethnique de ses membres.
Sezon sonunda birçok kulübün dikkatini çekti.Et à la fin de cette saison, plusieurs grands clubs souhaitent sa venue.
Michelangelo dikkati acı ve katlanmaya yoğunlaştırdı.Angélique pleure et promet.
Gazetecilik yaptığı yıllarda Kafkasya'da çatışma bölgelerinde yaptığı röportajlarla dikkati çekti.Les sources Il a raconté sa vie dans les camps dans Le Passage de la ligne.
Sosyal barışa ulaşan Kádár, dikkatini ekonomik gelişime yöneltti.Médaille de vermeil de la Société d'encouragement au progrès.
Sadece dikkatimizi dağıtmaya devam edemeyiz.Je ne peux pas me disperser.
Avrupa takımlarının böylece dikkatini geçti.Il se fait alors remarquer par de grosses équipes européennes.
Cephesoinde üç dikkati çeker Gotik stilde giriş vardır.Six portes moulurées, de style gothique tardif, donnent accès à l'intérieur.
O dönemde kıtlık haberleri mümkün olduğunca sansürlenerek dünyanın dikkatinden saklanmıştır.Les journaux des régions épargnées par la famine reçoivent l'instruction d'en parler le moins possible.
Bu dönemde Antrenör Recep Altun'un dikkatini çeken Selçuk, bu hocayla da özel çalışmalarına devam etti.Le maintien au milieu de terrain que souhaite le jeune catalan étonne son entraîneur de l'époque.
Dikkatini başka yere verme.No te distraigas.
Hırsızlar kimsenin dikkatini çekmeden binaya girmeyi başarmış.Los ladrones consiguieron entrar en el edificio sin llamar la atención de nadie.
Sonunda, o Dj'in dikkatini çekmeyi başarıyor ve Dj ile iskelet olarak dans ediyor.Al final, consigue la atención de la DJ y baila con ella como un esqueleto.
Donghae’nin dikkati dans provaları sırasında dağılıp duruyor.Donghae se distrae en el entrenamiento de baile.
Bu çağrı kadın aylağın dikkatini çeker ve bu aylak Hershel'e saldırır.Esto alerta al caminante hembra, a atacar a Hershel.
Ronan’ın dikkatini dağıtmaktadır.«Ronaldo acapara la atención».
Ana işlevi dikkati belirgin uyaranlara doğru yönlendirmektir.Desde entonces es guía y una advertencia a aquellos que temen a Alá.
Restoranın ışığı sokağı da kaplamaktadır ve ışığın bir kısmı da dikkati pencerelere çeker.La luz del restaurante ilumina la calle y también uno de los escaparates.
İstemeden Profesör'ün dikkatini çeker ve algı filtresi ortadan kalkar.Sin querer, llama la atención del profesor hacia él, eliminando su filtro de percepción.
Dikkatimizi çeken ancak önemli olmayan pek çok nokta vardı."Siento que en el mundo de hoy nos enfocamos en muchas cosas que no tienen sentido".
Marburg virüsü, 1967'de tespit edildi, 2005'te Angola'da meydana gelen salgın basının dikkatini çekmişti.El virus de Marburg atrajo la atención de la prensa en abril de 2005 por un brote en Angola.
Dinleyicinin dikkatini çekmemeye çalışır.Ellas intentan no hacer caso.
Performansı ile Marsilya'nın dikkatini çekti.Vengo de Maracaibo a ver cómo está.
Kayıt Frank Sinatra'nın dikkatini çekti ve sonra Sinatra kayıdı satın aldı.Después grabó para el sello de Frank Sinatra.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod