Ve artık o daha sık dikkatinizi çeker.Y te das cuenta más a menudo.
Ve artık o daha sık dikkatinizi çeker.Και το διαπιστώνεις όλο και ποιό συχνά.
Ve artık o daha sık dikkatinizi çeker.И вы замечаете это чаще.
Ve artık o daha sık dikkatinizi çeker.И го забелязвате по-често.
Ve artık o daha sık dikkatinizi çeker.І помічаєте це частіше.
Ve artık o daha sık dikkatinizi çeker.ואת מבחינה בו לעיתים קרובות יותר.
Ve artık o daha sık dikkatinizi çeker.وقد لاحظتها الان
Ve artık o daha sık dikkatinizi çeker.しかし、それをあてはめます。
Ve bu 28 dolarlık ayak, Time dergisinin dikkatini çekti.A proto Time vydal zprávu o této 28 dolarové protéze.
Ve bu 28 dolarlık ayak, Time dergisinin dikkatini çekti.Daarom toonde Time Magazine ook interesse, in zijn prothese van 28 dollar.
Ve bu 28 dolarlık ayak, Time dergisinin dikkatini çekti.Daher bemerkte auch die Time den 28-Dollar Fuß.
Ve bu 28 dolarlık ayak, Time dergisinin dikkatini çekti.E quindi Time lo ha notato il piede da 28 dollari.
Ve bu 28 dolarlık ayak, Time dergisinin dikkatini çekti.Et donc Time a remarqué ce pied à 28 dollars.
Ve bu 28 dolarlık ayak, Time dergisinin dikkatini çekti.Majalah Time mempublikasikan kaki buatan seharga 28 dollar ini.
Ve bu 28 dolarlık ayak, Time dergisinin dikkatini çekti.Por eso Time prestó atención a este pie de 28 dólares.
Ve bu 28 dolarlık ayak, Time dergisinin dikkatini çekti.Și de aceea Time a dat atenție acestui picior de 28 de dolari, de fapt.
Ve bu 28 dolarlık ayak, Time dergisinin dikkatini çekti.Và vì thế Time đã quan tâm đến bàn chân giá 28 đô này, đơn giản vậy thôi.
Ve bu 28 dolarlık ayak, Time dergisinin dikkatini çekti.Zasadniczo dlatego magazyn "Time" napisał o tej 28 dolarowej stopie.
Ve bu 28 dolarlık ayak, Time dergisinin dikkatini çekti.Журнал "Тайм" даже написал статью об этом 28-долларовом протезе ноги.
Ve bu 28 dolarlık ayak, Time dergisinin dikkatini çekti.Поради това списание "Time" отбеляза този 28 доларов крак, всъщност.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.Asta înseamnă că ne e mai greu să fim atenți la ceea ce este liniștit, subtil, modest.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.A to znamená, že je pre nás náročnejšie venovať pozornosť tichým, jemným, decentným zvukom.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.A to znamená, že je pro nás těžší věnovat pozornost tichému, něžnému, zdrženlivému.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.Cela signifie qu'il nous est plus difficile de prêter attention à ce qui est plus silencieux, subtil, raffiné.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.Dan itu berarti lebih sulit bagi kita untuk menaruh perhatian pada kesunyian, kehalusan, kekerdilan.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.E isso significa que é mais difícil prestarmos atenção ao pacato e ao subtil, ao discreto.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.És ez azt jelenti, hogy nehezebb számunkra, hogy figyeljünk a csendesre, a finomra, a visszafogottra.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.이것은 우리가 조용하고 드러나지 않은 것들에 대해서 관심을 갖기가 점점 어려워지고 있다는 것을 뜻합니다.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.Og det betyder, at det er sværere for os at være opmærksomme på det stille, på det subtile det underspillede.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.To oznacza, że trudniej nam skupić się na ciszy, na subtelności, na prostocie.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.Và điều đó có nghĩa là chúng ta lại khó tập trung hơn khi nghe gì đó yên tĩnh, tinh tế nhẹ nhàng.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.Αυτό σημαίνει πως μας είναι δυσκολότερο να προσέξουμε το σιωπηλό, το ανεπαίσθητο, το συγκρατημένο.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.А значит, и нам становится труднее обратить внимание на тихое, тонкое, невысказанное.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.А това означава, че е по-трудно за нас да обърнем внимание на тихото, едва доловимото, недооцененото.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.Це означає, що нам стає важче приділяти увагу тихому, тонкому, стриманому.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.משמע שקשה לנו יותר לשים לב. לשקט, למעודן, למאופק.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.وهذا يعني انه اصبح من الصعب ايضاً التركيز على الهدوء والاستقرار والفهم
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.静かな呼びかけには なかなか注意が向かないということです 聴くという行為は理解の手段であって
Ve bunun sonuçları çocukların hastalanmasıdır. Dikkatinizi çekmek istediğim konulardan biri de antibiyotikler.Jelenleg az egyik vesszőparipám az antibiotikumok.
Ve cesaret ve kahramanlık arasındaki ayrıma dikkatinizi çekmek istiyorum.A ráda bych na chvíli oddělila odvahu od hrdinství.
Ve cesaret ve kahramanlık arasındaki ayrıma dikkatinizi çekmek istiyorum.Chcela by som ozrejmiť rozdiely medzi odvahou a statočnosťou.
Ve cesaret ve kahramanlık arasındaki ayrıma dikkatinizi çekmek istiyorum.용기(courage)와 용감함(bravery)의 차이를 잠시 설명드리겠습니다.
Ve cesaret ve kahramanlık arasındaki ayrıma dikkatinizi çekmek istiyorum.És válasszuk el a bátorságot a merészségtől.
Ve cesaret ve kahramanlık arasındaki ayrıma dikkatinizi çekmek istiyorum.E voglio distinguere per voi tra coraggio ed audacia per un minuto.
Ve cesaret ve kahramanlık arasındaki ayrıma dikkatinizi çekmek istiyorum.Haluan tehdä eron rohkeuden ja sankaruuden välille.
Ve cesaret ve kahramanlık arasındaki ayrıma dikkatinizi çekmek istiyorum.I chcę tutaj na moment oddzielić odwagę i śmiałość.
Ve cesaret ve kahramanlık arasındaki ayrıma dikkatinizi çekmek istiyorum.Ik wil eerst even onderscheid maken tussen moed en dapperheid.
Ve cesaret ve kahramanlık arasındaki ayrıma dikkatinizi çekmek istiyorum.In za trenutek želim ločiti med pogumom in hrabrostjo.
Ve cesaret ve kahramanlık arasındaki ayrıma dikkatinizi çekmek istiyorum.Là je veux prendre une minute pour vous expliquer la distinction entre le courage et la bravoure.
Ve cesaret ve kahramanlık arasındaki ayrıma dikkatinizi çekmek istiyorum.Och jag vill göra åtskillnad på mod och djärvhet.
Ve cesaret ve kahramanlık arasındaki ayrıma dikkatinizi çekmek istiyorum.Og jeg vil skille mod og tapperhed ad for jer et øjeblik.
Ve cesaret ve kahramanlık arasındaki ayrıma dikkatinizi çekmek istiyorum.Und ich möchte Courage und Tapferkeit kurz für Sie unterscheiden.
Ve cesaret ve kahramanlık arasındaki ayrıma dikkatinizi çekmek istiyorum.Và tôi muốn phân biệt dũng khí và sự can đảm cho bạn trong giây lát.
Ve cesaret ve kahramanlık arasındaki ayrıma dikkatinizi çekmek istiyorum.Vou já explicar a diferença entre coragem e bravura.
Ve cesaret ve kahramanlık arasındaki ayrıma dikkatinizi çekmek istiyorum.Vreau să diferenţiez pentru voi curajul şi vitejia.
Ve cesaret ve kahramanlık arasındaki ayrıma dikkatinizi çekmek istiyorum.Y quiero diferenciar entre coraje y valentía por un momento.
Ve cesaret ve kahramanlık arasındaki ayrıma dikkatinizi çekmek istiyorum.Και θέλω να σας ξεχωρίσω το κουράγιο και την ανδρεία σ' ένα λεπτό.
Ve cesaret ve kahramanlık arasındaki ayrıma dikkatinizi çekmek istiyorum.И аз искам да разгранича куража от смелостта.
Ve cesaret ve kahramanlık arasındaki ayrıma dikkatinizi çekmek istiyorum.И я хочу провести различие между мужеством и отвагой.
Ve cesaret ve kahramanlık arasındaki ayrıma dikkatinizi çekmek istiyorum.І я хочу наголосити на відмінності між сміливістю та відвагою.