Pratham, McKinsey'nin dikkatini çekecek ve yatırım desteği alacak kadar büyümüştü.충분히 큰 규모로 성장하자 맥킨지(McKinsey)사로부터 무상 지원을 얻게 되었습니다.
Pratham, McKinsey'nin dikkatini çekecek ve yatırım desteği alacak kadar büyümüştü.Pratham a ajuns suficient de important ca să atragă suport gratuit de la McKinsey.
Pratham, McKinsey'nin dikkatini çekecek ve yatırım desteği alacak kadar büyümüştü.Pratham đã trở nên hùng mạnh đủ để thu hút một số sự trợ giúp chuyên môn từ McKinsey.
Pratham, McKinsey'nin dikkatini çekecek ve yatırım desteği alacak kadar büyümüştü.Pratham era abbastanza grande da attirare l'attenzione di alcuni donatori come McKinsey.
Pratham, McKinsey'nin dikkatini çekecek ve yatırım desteği alacak kadar büyümüştü.Pratham est devenu assez gros pour attirer un soutien pro bono de McKinsey.
Pratham, McKinsey'nin dikkatini çekecek ve yatırım desteği alacak kadar büyümüştü.Pratham mampu meraih sesuatu yang cukup besar untuk menarik bantuan sukarela dari McKinsey
Pratham, McKinsey'nin dikkatini çekecek ve yatırım desteği alacak kadar büyümüştü.Pratham se hizo lo suficientemente grande para atraer algo de apoyo ad honorem de McKinsey.
Pratham, McKinsey'nin dikkatini çekecek ve yatırım desteği alacak kadar büyümüştü.Pratham se stal tak velkým, že přilákal odbornou podporu společnsti McKinsey.
Pratham, McKinsey'nin dikkatini çekecek ve yatırım desteği alacak kadar büyümüştü.Пратхам е станал достатъчно голяма, за да привлече малко помощ от Макинзи.
Pratham, McKinsey'nin dikkatini çekecek ve yatırım desteği alacak kadar büyümüştü.פראת'ם גדלה מספיק כדי למשוך ייעוץ חינם ממק'קינזי.
Pratham, McKinsey'nin dikkatini çekecek ve yatırım desteği alacak kadar büyümüştü.واصبحت "بارثام" كبيرة بما فيه الكفاية لكي تجذب الاستثمارات من اشخاص امثال ماكينسي
Pratham, McKinsey'nin dikkatini çekecek ve yatırım desteği alacak kadar büyümüştü.得られるまでに成長しました 彼のモデルを見てマッキンジーが言いました
RB: Robotun dikkatini çekebildiğini anladı.이렇게 그녀는 로봇이 자신을 쳐다보고 있다는 것을 알죠.
RB: Robotun dikkatini çekebildiğini anladı. Ses:おもちゃが好き?
RB: Robotun dikkatini çekebildiğini anladı.ר.ב: אז היא רואה שהיא קיבלה את תשומת הלב של הרובוט.
RB: Robotun dikkatini çekebildiğini anladı.رودني: لذا فهي تدرك أنها أسترعت إنتباه الروبوت.
Robotun dikkatini çekebildiğini anladı.Alors elle se rend compte que l'attention du robot est portée sur elle.
Robotun dikkatini çekebildiğini anladı.Así que se da cuenta de que tiene la atención del robot.
Robotun dikkatini çekebildiğini anladı.Cô ấy nhận ra là cô ấy có được sự chú ý của con robot.
Robotun dikkatini çekebildiğini anladı.Ea realizează că a captat atenția robotului.
Robotun dikkatini çekebildiğini anladı.Ecco che capisce di avere la sua attenzione.
Robotun dikkatini çekebildiğini anladı.Takže si uvedomila, že má pozornosť robota.
Robotun dikkatini çekebildiğini anladı.Takže si uvědomila, že má robotovu pozornost.
Robotun dikkatini çekebildiğini anladı.Ze beseft dat ze de aandacht van de robot heeft.
Robotun dikkatini çekebildiğini anladı.Zobaczyła, że przyciągnęła uwagę robota.
Robotun dikkatini çekebildiğini anladı.Итак, она поняла, что привлекла внимание робота.
Robotun dikkatini çekebildiğini anladı.Тя осъзнава, че е привлякла вниманието на робота.
Sağ lob dikkatini her zaman, beklentilerimizin dışında gelişen şeylere veriyor.항상 우리의 기대와 다를수 있는 것들을 찾아야한다.
Sağ lob dikkatini her zaman, beklentilerimizin dışında gelişen şeylere veriyor.Luôn luôn tìm kiếm những thứ khác biệt với điều ta mong đợi.
Sağ lob dikkatini her zaman, beklentilerimizin dışında gelişen şeylere veriyor.Selalu mencari sesuatu yang berbeda dari harapan kita
Sağ lob dikkatini her zaman, beklentilerimizin dışında gelişen şeylere veriyor.Sempre alla ricerca di cose diverse dalle nostre aspettative.
Sağ lob dikkatini her zaman, beklentilerimizin dışında gelişen şeylere veriyor.Siempre en la búsqueda de cosas que pueden ser diferentes que nuestras expectativas.
Sağ lob dikkatini her zaman, beklentilerimizin dışında gelişen şeylere veriyor.Zawsze wypatruje zjawisk które są inne od zastanych i oczekiwanych.
Sağ lob dikkatini her zaman, beklentilerimizin dışında gelişen şeylere veriyor.Zmeraj išče stvari, ki so znajo biti drugačne od naših pričakovanj.
Sağ lob dikkatini her zaman, beklentilerimizin dışında gelişen şeylere veriyor.תמיד מסתכל החוצה דברים אשר עשוי להיות שונה עבור הציפיות שלנו.
Sağ lob dikkatini her zaman, beklentilerimizin dışında gelişen şeylere veriyor.في سعيه الدائم للبحث عن الأشياء التي قد تكون مختلفة عن توقعاتنا.
Sağ lob dikkatini her zaman, beklentilerimizin dışında gelişen şeylere veriyor.物事を場合に乗じて判断し、暗示された意味、隠喩、身振り、顔の感情表現などを理解する。
Sakız çiğnemeyi keser misiniz? Dikkatim dağılıyor.Dapatkah kau berhenti mengunyah permen karet ?
Sakız çiğnemeyi keser misiniz? Dikkatim dağılıyor.Poderia parar de mascar chiclete?
Sakız çiğnemeyi keser misiniz? Dikkatim dağılıyor.¿Podría dejar de hacer ruido con el chicle?
Sakız çiğnemeyi keser misiniz? Dikkatim dağılıyor.Ви можете припинити без кінця жувати?
Sakız çiğnemeyi keser misiniz? Dikkatim dağılıyor.هل تستطيع التوقف عن مضغ العلكة؟
Saldırgan bağışıklık sisteminizin ilk askeri birliklerinin dikkatini çeker.De aanvaller trekt de aandacht van de frontlijntroepen van het immuunsysteem.
Saldırgan bağışıklık sisteminizin ilk askeri birliklerinin dikkatini çeker.Der Eindringling zieht die Aufmerksamkeit der Front-Truppen des Immunsystems auf sich.
Saldırgan bağışıklık sisteminizin ilk askeri birliklerinin dikkatini çeker.El invasor llama la atención de las tropas de vanguardia del sistema inmune.
Saldırgan bağışıklık sisteminizin ilk askeri birliklerinin dikkatini çeker.Invadatorul atrage atenția agenților din prima linie de apărare a sistemului imunitar.
Saldırgan bağışıklık sisteminizin ilk askeri birliklerinin dikkatini çeker.그 침입자는 면역 세포들의 최전방 군대의 관심을 집중시킵니다.
Saldırgan bağışıklık sisteminizin ilk askeri birliklerinin dikkatini çeker.L'envahisseur attire l'attention de la première ligne de défense du système immunitaire.
Saldırgan bağışıklık sisteminizin ilk askeri birliklerinin dikkatini çeker.L' invasore attira l'attenzione delle sentinelle di prima linea del sistema immunitario.
Saldırgan bağışıklık sisteminizin ilk askeri birliklerinin dikkatini çeker.Napadalec pritegne pozornost celic, ki skrbijo za naravno odpornost.
Saldırgan bağışıklık sisteminizin ilk askeri birliklerinin dikkatini çeker.Penyerang ini menarik perhatian pasukan lini depan sistem pertahanan.
Saldırgan bağışıklık sisteminizin ilk askeri birliklerinin dikkatini çeker.Wirus przyciąga uwagę "zwiadowców" systemu immunologicznego.
Saldırgan bağışıklık sisteminizin ilk askeri birliklerinin dikkatini çeker.Ο εισβολέας τραβά την προσοχή των εμπροσθοφυλακών του ανοσοποιητικού συστήματος.
Saldırgan bağışıklık sisteminizin ilk askeri birliklerinin dikkatini çeker.Загарбник привертає увагу передньої лінії оборони імунної системи.
Saldırgan bağışıklık sisteminizin ilk askeri birliklerinin dikkatini çeker.Захватчик привлекает внимание передней линии обороны иммунной системы.
Saldırgan bağışıklık sisteminizin ilk askeri birliklerinin dikkatini çeker.Нашественикът привлича вниманието на войниците на предните линии на имунната система.
Saldırgan bağışıklık sisteminizin ilk askeri birliklerinin dikkatini çeker.הפולש מושך תשומת לב של כוחות קו-החזית של מערכת החיסונית.
Saldırgan bağışıklık sisteminizin ilk askeri birliklerinin dikkatini çeker.الفيروس يلفت إنتباه خط الدفاع المناعي الأول.
Saldırgan bağışıklık sisteminizin ilk askeri birliklerinin dikkatini çeker.侵入者を発見します 樹状細胞やマクロファージが
Sanki bütün dikkatin özdeşleştirilen bu enerji alanları tarafından emilir, şu halde bunlara 'Vasanalar' denir.Koska ajatuksiesi huomio imetään näihin identiteetin energiakenttiin, niitä kutsutaan 'vasanoiksi'.