Ana içeriğe geç
Sözlük

dikkati ile cümle

dikkati kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
"Memetik" bakış açısından dolaylı olarak çıkarılabilecek çok şeyden bir tanesine dikkatinizi çekmek istiyorum.Omenil bom samo enega od mnogih posledic pogleda s stališča memov, ki ga priporočam.
"Memetik" bakış açısından dolaylı olarak çıkarılabilecek çok şeyden bir tanesine dikkatinizi çekmek istiyorum.Ora vorrei attirare la vostra attenzione su una delle molte implicazioni dei memi.
"Memetik" bakış açısından dolaylı olarak çıkarılabilecek çok şeyden bir tanesine dikkatinizi çekmek istiyorum.Vă voi atrage atenția la doar una din multele implicații ale perspectivei memetice, pe care o recomand.
"Memetik" bakış açısından dolaylı olarak çıkarılabilecek çok şeyden bir tanesine dikkatinizi çekmek istiyorum.Vou apenas chamar a vossa atenção para uma das muitas implicações da perspetiva memética, que eu recomendo.
"Memetik" bakış açısından dolaylı olarak çıkarılabilecek çok şeyden bir tanesine dikkatinizi çekmek istiyorum.Zamierzam zwrócić waszą uwagę na tylko jedną z wielu implikacji memetycznej perspektywy, którą zalecam.
"Memetik" bakış açısından dolaylı olarak çıkarılabilecek çok şeyden bir tanesine dikkatinizi çekmek istiyorum.Ας σας επιστήσω την προσοχή σε μια μόνο από τις πολλές επιπλοκές της μιμιδικής οπτικής, που συνιστώ.
"Memetik" bakış açısından dolaylı olarak çıkarılabilecek çok şeyden bir tanesine dikkatinizi çekmek istiyorum.Ще насоча вниманието ви само към една от многото манифестаций от меметичната перспектива, която препоръчвам.
"Memetik" bakış açısından dolaylı olarak çıkarılabilecek çok şeyden bir tanesine dikkatinizi çekmek istiyorum.Я привлеку ваше внимание всего лишь к одному из многих следствий идеи существования мемов. Его я рекомендую.
"Memetik" bakış açısından dolaylı olarak çıkarılabilecek çok şeyden bir tanesine dikkatinizi çekmek istiyorum.אפנה את תשומת ליבכם רק לאחת ההשלכות הרבות שיש לנקודת המבט הממטית, שאני ממליץ עליה.
"Memetik" bakış açısından dolaylı olarak çıkarılabilecek çok şeyden bir tanesine dikkatinizi çekmek istiyorum.سأشير في هذا المقام الى واحدة فقط.. من التطبيقات المتعددة لمنظور المخيال التي ارشحها.
"Memetik" bakış açısından dolaylı olarak çıkarılabilecek çok şeyden bir tanesine dikkatinizi çekmek istiyorum.そこから 注意して欲しいものを 一つ 取り上げます それ以上にふれる時間はありません
O. bütün dikkatini çekmenin olduğu doktoraGeld wirtschaftlichen gelten
O. bütün dikkatini çekmenin olduğu doktora그가 모든 주목을 받고하는 박사의
O. bütün dikkatini çekmenin olduğu doktoraשהוא מקבל את כל תשומת הלב שהוא דוקטורט
O. bütün dikkatini çekmenin olduğu doktoraالتي تزداد كل الاهتمام انه الدكتوراه
O. bütün dikkatini çekmenin olduğu doktora実際に私は今すぐに胃をお勧めします その契約と原則と
O dikkatinizi çekecektir ve gerçekten duygu dolu bir renktir; size bir figür olarak geri dönüp bakar.Die kleur trekt je oog, heeft emotie, het lijkt alsof ze naar je terugkijkt.
O dikkatinizi çekecektir ve gerçekten duygu dolu bir renktir; size bir figür olarak geri dönüp bakar.Îți atrage atenția, are o mare încărcătură emoțională, te privește la fel cum poate te-ar privi o persoană.
O dikkatinizi çekecektir ve gerçekten duygu dolu bir renktir; size bir figür olarak geri dönüp bakar.빨강색은 당신의 시선을 잡고 많은 감정을 담고, 전달할수 있는 색입니다.
O dikkatinizi çekecektir ve gerçekten duygu dolu bir renktir; size bir figür olarak geri dönüp bakar.Przyciąga uwagę, ma wielki ładunek emocji, gapi się na ciebie jakby był osobą.
O dikkatinizi çekecektir ve gerçekten duygu dolu bir renktir; size bir figür olarak geri dönüp bakar.Он привлекает внимание, вызывает множество эмоций, он пялится на вас как будто фигура.
O dikkatinizi çekecektir ve gerçekten duygu dolu bir renktir; size bir figür olarak geri dönüp bakar.То привлича вниманието; съдържа голямо количество емоция; взира се ответно в теб като човек.
O dikkatinizi çekecektir ve gerçekten duygu dolu bir renktir; size bir figür olarak geri dönüp bakar.הוא מושך את תשומת הלב; יש לו כמות רבה של רגש; הוא בוהה בך בחזרה באופן שבו צורה (גם: דמות) עשויה.
O dikkatinizi çekecektir ve gerçekten duygu dolu bir renktir; size bir figür olarak geri dönüp bakar.لأنه يلفت النظر، ويثير كمية هائلة من الإحساس هذا اللون يحدق بك كما لو أن رمزاً ما يفعل ذلك
O dikkatinizi çekecektir ve gerçekten duygu dolu bir renktir; size bir figür olarak geri dönüp bakar.彼女のように にらみ返してくる感じがします これはイタリアの 立ち入り禁止のテープです
Ödüller, tam da doğaları gereği, dikkatimizi odaklamamızı ve zihnimizi yoğunlaştırmamızı sağlar.A jutalmak, természetüknél fogva, csőlátást okoznak, rájuk koncentrál az agyunk.
Ödüller, tam da doğaları gereği, dikkatimizi odaklamamızı ve zihnimizi yoğunlaştırmamızı sağlar.Belohnungen begrenzen naturgemäß unser Blickfeld, konzentrieren unsere Gedanken.
Ödüller, tam da doğaları gereği, dikkatimizi odaklamamızı ve zihnimizi yoğunlaştırmamızı sağlar.Các phần thưởng, theo đúng bản chất của chúng, có xu hướng thu hẹp lại tầm nhìn, tập trung lại sự chú ý.
Ödüller, tam da doğaları gereği, dikkatimizi odaklamamızı ve zihnimizi yoğunlaştırmamızı sağlar.Door hun aard beperken beloningen onze focus. Ze concentreren de gedachten.
Ödüller, tam da doğaları gereği, dikkatimizi odaklamamızı ve zihnimizi yoğunlaştırmamızı sağlar.Hadiah, berdasarkan sifatnya mempersempit fokus kita, mengkonsentrasikan pikiran.
Ödüller, tam da doğaları gereği, dikkatimizi odaklamamızı ve zihnimizi yoğunlaştırmamızı sağlar.보상은 자연스럽게 사람의 시야를 좁히고, 생각을 집중하게 해서
Ödüller, tam da doğaları gereği, dikkatimizi odaklamamızı ve zihnimizi yoğunlaştırmamızı sağlar.Las recompensas, por su propia naturaleza, estrechan nuestro punto focal, concentran la mente.
Ödüller, tam da doğaları gereği, dikkatimizi odaklamamızı ve zihnimizi yoğunlaştırmamızı sağlar.Le ricompense, per loro stessa natura, concentrano l'attenzione, restringono il pensiero.
Ödüller, tam da doğaları gereği, dikkatimizi odaklamamızı ve zihnimizi yoğunlaştırmamızı sağlar.Les récompenses, de par leur nature, restreignent notre vision, concentrent la pensée.
Ödüller, tam da doğaları gereği, dikkatimizi odaklamamızı ve zihnimizi yoğunlaştırmamızı sağlar.Nagrody, ze swojej natury, zawężają uwagę, koncentrują umysł.
Ödüller, tam da doğaları gereği, dikkatimizi odaklamamızı ve zihnimizi yoğunlaştırmamızı sağlar.Palkinnot rajoittavat huomiota, ja saavat mielen keskittyneeksi.
Ödüller, tam da doğaları gereği, dikkatimizi odaklamamızı ve zihnimizi yoğunlaştırmamızı sağlar.Recompensele, prin propria lor natură, îngustează focalizarea noastră, concentrează gândirea.
Ödüller, tam da doğaları gereği, dikkatimizi odaklamamızı ve zihnimizi yoğunlaştırmamızı sağlar.Už z podstaty odměn vyplývá, že zužují naší pozornost, soustředí naší mysl.
Ödüller, tam da doğaları gereği, dikkatimizi odaklamamızı ve zihnimizi yoğunlaştırmamızı sağlar.Už z podstaty odmien vyplýva, že zužujú naše zameranie a sústreďujú našu myseľ.
Ödüller, tam da doğaları gereği, dikkatimizi odaklamamızı ve zihnimizi yoğunlaştırmamızı sağlar.Οι ανταμοιβές, από την ίδια τη φύση τους, περιορίζουν την προσοχή μας, συγκεντρώνουν τον νου.
Ödüller, tam da doğaları gereği, dikkatimizi odaklamamızı ve zihnimizi yoğunlaştırmamızı sağlar.Винагороди, за своєю природою, звужують нашу увагу, підвищують концентрацію.
Ödüller, tam da doğaları gereği, dikkatimizi odaklamamızı ve zihnimizi yoğunlaştırmamızı sağlar.Награда, в силу своей природы, сужает наш фокус, концентрирует мозг.
Ödüller, tam da doğaları gereği, dikkatimizi odaklamamızı ve zihnimizi yoğunlaştırmamızı sağlar.Наградите, поради самата си природа, стесняват нашия фокус, концентрират ума.
Ödüller, tam da doğaları gereği, dikkatimizi odaklamamızı ve zihnimizi yoğunlaştırmamızı sağlar.תגמולים, מעצם טבעם, מצמצמים את ההתמקדות שלנו, מרכזים את התודעה.
Ödüller, tam da doğaları gereği, dikkatimizi odaklamamızı ve zihnimizi yoğunlaştırmamızı sağlar.المكافآت بطبيعتها تركز التفكير وتحدد مجال التركيز
Ödüller, tam da doğaları gereği, dikkatimizi odaklamamızı ve zihnimizi yoğunlaştırmamızı sağlar.視野を狭め 心を集中させるものです 報酬が機能する場合が多いのはそのためです
"Ona, yani bütün bu olup biteni algılayana dikkatini ver."Achte auf das, was all dieses wahrnimmt.
"Ona, yani bütün bu olup biteni algılayana dikkatini ver."Arra figyelj, ami mindezt észleli.
"Ona, yani bütün bu olup biteni algılayana dikkatini ver."Geef aandacht aan wat dit alles waarneemt.
O nedenle, bu iki terimin sadece karesini alamazsınız. Buna dikkatinizi çekmek istedim.Chtěl jsem jen zdůraznit, že je to zcela špatně.
O zaman dikkatini onlara vermeye değer.En ze zijn het waard om je aandacht erop te focussen
O zaman dikkatini onlara vermeye değer.Érdemes időt szánni rá, hogy rájuk összpontosítsd minden figyelmedet.
O zaman dikkatini onlara vermeye değer.I jest to warte poświęcenia czasu, abyś skupił na nich swoją uwagę.
O zaman dikkatini onlara vermeye değer.Und es ist es wert, Zeit damit zu verbringen, deine Aufmerksamkeit darauf zu richten.
O zaman dikkatini onlara vermeye değer.Vale a pena dar algum tempo para focares a tua atenção nelas
O zaman dikkatini onlara vermeye değer.Это стоит твоего внимания и времени.
Petrol endüstrisi için kimyasal uygulamalar yaparken özel sektörün dikkatini çekti그는 민간부문에서 깊은 인상을 주었습니다. 정유산업을 위해 화학 프로그램을 개발하면서
Petrol endüstrisi için kimyasal uygulamalar yaparken özel sektörün dikkatini çektiהוא נטמע במגזר הפרטי תוך שהוא מפתח יישומים כימיים לתעשית הנפט
Petrol endüstrisi için kimyasal uygulamalar yaparken özel sektörün dikkatini çektiكان مثيرا للإعجاب في القطاع الخاص، مطورا تطبيقات كيميائية للصناعات البترولية
Petrol endüstrisi için kimyasal uygulamalar yaparken özel sektörün dikkatini çekti化学アプリケーションを開発する民間企業でした 一方 2008年に逮捕されるまで
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod