Aslında kimsenin dikkatini bile çekmiyordu.Nó thực sự không nằm trong những điều được suy xét tới
Aslında kimsenin dikkatini bile çekmiyordu.Realmente, não aparecia no radar.
Aslında kimsenin dikkatini bile çekmiyordu.Realmente no estaba en la pantalla del radar.
Aslında kimsenin dikkatini bile çekmiyordu.Sie hatten es nicht wirklich auf dem Schirm.
Aslında kimsenin dikkatini bile çekmiyordu.Δεν υπήρχε ούτε στην οθόνη με ραντάρ.
Aslında kimsenin dikkatini bile çekmiyordu.Им даже не пахло за версту.
Aslında kimsenin dikkatini bile çekmiyordu.Наистина не беше на дневен ред.
Aslında kimsenin dikkatini bile çekmiyordu.זה באמת לא היה בלקסיקון.
Aslında kimsenin dikkatini bile çekmiyordu.إنها -محيط- لم تكن حقا على شاشة المراقبة
Aslında kimsenin dikkatini bile çekmiyordu.そこに集まった各国リーダー達の
Aslında yunusun dikkatini çekmeye çalışıyorum, çünkü tıpkı küçük çocuklar gibiler.Het zijn net kleine kinderen. Je moet hun aandacht erbij houden. Het zijn net kleine kinderen.
Aslında yunusun dikkatini çekmeye çalışıyorum, çünkü tıpkı küçük çocuklar gibiler.돌고래의 주의를 끌고 있습니다. 왜냐면 돌고래들은 어린 아이들 같아서
Aslında yunusun dikkatini çekmeye çalışıyorum, çünkü tıpkı küçük çocuklar gibiler.ואני מנסה למשוך את תשומת ליבם של הדולפינים, כי הם כמו ילדים
Aslında yunusun dikkatini çekmeye çalışıyorum, çünkü tıpkı küçük çocuklar gibiler.وأحاول أن أجذب انتباه الدلفين لأنها نوعاً ما كالأطفال الصغار
Aslında yunusun dikkatini çekmeye çalışıyorum, çünkü tıpkı küçük çocuklar gibiler.イルカは小さな子供と同じで 注意を引かねばなりません
Ateşleme Merkezi'nin dikkatine.Perhatian di ruang perapian.
Ateşleme Merkezi'nin dikkatine.Posádka Freedom je na můstku.
Ateşleme Merkezi'nin dikkatine.'Vorsicht an der Startrampe!
Ateşleme Merkezi'nin dikkatine. - Yakıt yüklemesi tamamlandı.Carga del oxidante, terminada.
Ayakkabılarının tabanındaki çamur dikkatinizi çekiyor.A cipője talpán agyag van.
Ayakkabılarının tabanındaki çamur dikkatinizi çekiyor.Aţi observat pământul de pe tălpile picioarelor ei.
Ayakkabılarının tabanındaki çamur dikkatinizi çekiyor.Bekijk de klei op de zolen van haar voeten.
Ayakkabılarının tabanındaki çamur dikkatinizi çekiyor.Các em thấy vết đất sét trên gót chân chị kia đó.
Ayakkabılarının tabanındaki çamur dikkatinizi çekiyor.Kau lihat tanah liat pada tapak kakinya.
Ayakkabılarının tabanındaki çamur dikkatinizi çekiyor.그녀의 신발 밑창에 있는 진흙도 봤겠지
Ayakkabılarının tabanındaki çamur dikkatinizi çekiyor.Læg mærke til leret på hendes skosåler.
Ayakkabılarının tabanındaki çamur dikkatinizi çekiyor."mas deixou uma pelo caminho. "Reparem na argila nas solas dos pés dela.
Ayakkabılarının tabanındaki çamur dikkatinizi çekiyor.Ni ser leran på hennes fotsulor.
Ayakkabılarının tabanındaki çamur dikkatinizi çekiyor.Notate l'argilla sotto la suola.
Ayakkabılarının tabanındaki çamur dikkatinizi çekiyor.Noten que hay barro en la suela de sus zapatos.
Ayakkabılarının tabanındaki çamur dikkatinizi çekiyor.Sie bemerken den Lehm an ihren Schuhen.
Ayakkabılarının tabanındaki çamur dikkatinizi çekiyor.Spójrzcie na glinę na jej podeszwach.
Ayakkabılarının tabanındaki çamur dikkatinizi çekiyor.Vous remarquez l'argile sur la semelle de ses chaussures.
Ayakkabılarının tabanındaki çamur dikkatinizi çekiyor.Všimnete si, že má na podpatcích hlínu.
Ayakkabılarının tabanındaki çamur dikkatinizi çekiyor.Вы заметили глину на подошвах ее обуви.
Ayakkabılarının tabanındaki çamur dikkatinizi çekiyor.Забелязвате глината по подметките й.
Ayakkabılarının tabanındaki çamur dikkatinizi çekiyor.שמתם לב לאדמה בכפות רגליה.
Ayakkabılarının tabanındaki çamur dikkatinizi çekiyor.وتلاحظون الطين الموجود على نعليها.
Ayakkabılarının tabanındaki çamur dikkatinizi çekiyor.エジンバラの周辺には こんな赤土は存在しない
Bazen onunla vakit geçirmeye gittiğimde, onun dikkati ve zamanını almak zor olurdu.Às vezes, quando eu ficava com ela, era difícil conseguir o seu tempo e atenção.
Bazen onunla vakit geçirmeye gittiğimde, onun dikkati ve zamanını almak zor olurdu.En ocasiones, cuando yo iba a pasar un tiempo con ella, no era fácil captar su tiempo y su atención.
Bazen onunla vakit geçirmeye gittiğimde, onun dikkati ve zamanını almak zor olurdu.És időnként, amikor látogatóban voltam nála, nehéz volt részesedni az idejéből és a figyelméből.
Bazen onunla vakit geçirmeye gittiğimde, onun dikkati ve zamanını almak zor olurdu.Et parfois, quand j'allais passer du temps avec elle, il était difficile d'obtenir son temps et son attention.
Bazen onunla vakit geçirmeye gittiğimde, onun dikkati ve zamanını almak zor olurdu.Ilekroć chciałem z nią spędzić trochę czasu, ciężko było zwrócić na siebie jej uwagę.
Bazen onunla vakit geçirmeye gittiğimde, onun dikkati ve zamanını almak zor olurdu.제가 때때로 할머니집에 가면 할머니의 시선을 끌거나 할머니랑 같이 놀기가 종종 힘들었지요.
Bazen onunla vakit geçirmeye gittiğimde, onun dikkati ve zamanını almak zor olurdu.Qualche volta, quando trascorrevo del tempo con lei, era difficile strapparle tempo e attenzione.
Bazen onunla vakit geçirmeye gittiğimde, onun dikkati ve zamanını almak zor olurdu.Şi câteodată când mă duceam şi petreceam timp cu ea, era greu să obţin timpul şi atenţia ei.
Bazen onunla vakit geçirmeye gittiğimde, onun dikkati ve zamanını almak zor olurdu.Soms als ik naar haar toeging was het moeilijk om haar tijd en aandacht te krijgen.
Bazen onunla vakit geçirmeye gittiğimde, onun dikkati ve zamanını almak zor olurdu.Wollte ich Zeit mit ihr verbringen, konnte es schwer sein, ihre Aufmerksamkeit zu erlangen.
Bazen onunla vakit geçirmeye gittiğimde, onun dikkati ve zamanını almak zor olurdu.Иногда, когда я хотел провести с ней время, добиться внимания было сложно.
Bazen onunla vakit geçirmeye gittiğimde, onun dikkati ve zamanını almak zor olurdu.ולפעמים כשהייתי שוהה במחיצתה, היה קשה לזכות בזמן ובתשומת הלב שלה.
Bazen onunla vakit geçirmeye gittiğimde, onun dikkati ve zamanını almak zor olurdu.وأحياناً عندما أذهب لقضاء الوقت معها ، يكون علي من الصعب الحصول على انتباهها ووقتها.
Bazen onunla vakit geçirmeye gittiğimde, onun dikkati ve zamanını almak zor olurdu.時間と注目を得るのは難しかったのです いとこ達が所狭しと走りまわってました
Bazı güçler vardır, dikkatinizi başka yere çekebilir, dikkatinizi bundan çekip alabilir. Neden?Néha vannak erők, amelyek úgy tűnik, azon munkálkodnak, hogy elvonják figyelmünket erről.
Bazı güçler vardır, dikkatinizi başka yere çekebilir, dikkatinizi bundan çekip alabilir.Obstajajo sile, včasih, ki očitno delujejo da ti umaknejo pozornost, umaknejo pozornost od tega.
Bazı şeylere dikkatinizi çekmek istiyorum.Aquí hay algunas cosas que quiero señalar.
Bazı şeylere dikkatinizi çekmek istiyorum.그래서 여기 제가 기억하길 바라는 것이 몇가지 있습니다.
Bazı şeylere dikkatinizi çekmek istiyorum.Tak więc to jest kilka rzeczy, które chciałem podkreślić.
Bazı şeylere dikkatinizi çekmek istiyorum.אז יש פה כמה דברים להדגשה.
Bazı şeylere dikkatinizi çekmek istiyorum.هنا بعض الأمور التي أود أن أشير إليها