Ana içeriğe geç
Sözlük

dikkati ile cümle

dikkati kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bazı şeylere dikkatinizi çekmek istiyorum.これは、psi のxに関する偏微分ですが、
Belirsiz katsayılar yöntemini bitirmeden önemli ve faydalı bir konuya dikkatinizi çekmek istedim. - -מקדמים לא מוגדרים, אני רוצה להדגיש נקודה חשובה.
Belirsiz katsayılar yöntemini bitirmeden önemli ve faydalı bir konuya dikkatinizi çekmek istedim. -معاملات، أريد أن اجعل ومثيرة للاهتمام وفعلا
Belki sen ve Niall onların dikkatini dağıtabilirsiniz. Mesela seksi kızlar gibi giyinebilirsiniz, falan?Forse, tu e Niall potete distrarle, sai, tipo, vestendovi da ragazze hot o qualcosa del genere.
Belki sen ve Niall onların dikkatini dağıtabilirsiniz. Mesela seksi kızlar gibi giyinebilirsiniz, falan?아마 너와 나일이 그들의 시선을 다른데로 돌릴 수 있을거야, 예를 들어, 섹시한 여자처럼 옷을 입는거나 뭐 다른걸로
Belki sen ve Niall onların dikkatini dağıtabilirsiniz. Mesela seksi kızlar gibi giyinebilirsiniz, falan?Måske du og Niall kan distrahere dem, du ved, ligesom, klæde sig ud som lækre piger eller noget.
Belki sen ve Niall onların dikkatini dağıtabilirsiniz. Mesela seksi kızlar gibi giyinebilirsiniz, falan?Mungkin kamu dan Niall bisa mengalihkan mereka, seperti, berpakaian seperti cewek seksi atau semacamnya.
Belki sen ve Niall onların dikkatini dağıtabilirsiniz. Mesela seksi kızlar gibi giyinebilirsiniz, falan?من الممكن ان تستطيع انت و "نايل " ان تصرفو انتباههم , انت تعرف , مثلا , يمكنكم ارتداء ازياء فتيات او شئ من هذا
Belki sen ve Niall onların dikkatini dağıtabilirsiniz. Mesela seksi kızlar gibi giyinebilirsiniz, falan?漫画の世界でしか通用しないか、そんなこと
Ben bununla çok ilgilenmiştim, ama sonra dikkatimi başka bir olaya çevirdim.Bol som súčasťou tejto oblasti, ale potom som obrátil pozornosť na iné fenomény.
Ben bununla çok ilgilenmiştim, ama sonra dikkatimi başka bir olaya çevirdim.Byłem w to mocno zaangażowany ale później skoncentrowałem się na czymś innym.
Ben bununla çok ilgilenmiştim, ama sonra dikkatimi başka bir olaya çevirdim.Ero molto coinvolto in questo, quando rivolsi la mia attenzione ad un altro fenomeno.
Ben bununla çok ilgilenmiştim, ama sonra dikkatimi başka bir olaya çevirdim.Eu estive muito envolvido nisto, mas depois acabei por virar a atenção para outros fenómenos.
Ben bununla çok ilgilenmiştim, ama sonra dikkatimi başka bir olaya çevirdim.Ik was er erg bij betrokken maar vestigde mijn aandacht later op andere fenomenen.
Ben bununla çok ilgilenmiştim, ama sonra dikkatimi başka bir olaya çevirdim.Je me suis bien impliqué dans ce projet. mais j'ai dirigé mon attention vers d'autres phénomènes.
Ben bununla çok ilgilenmiştim, ama sonra dikkatimi başka bir olaya çevirdim.이것에 많이 관여는 했었지만 다른 현상에 관심을 돌리게 되었습니다.
Ben bununla çok ilgilenmiştim, ama sonra dikkatimi başka bir olaya çevirdim.M-am implicat foarte mult în asta, dar apoi mi-am întors atenția către alte fenomene.
Ben bununla çok ilgilenmiştim, ama sonra dikkatimi başka bir olaya çevirdim.Nagyon bele voltam keveredve, de aztán más jelenségre lettem figyelmes.
Ben bununla çok ilgilenmiştim, ama sonra dikkatimi başka bir olaya çevirdim.Olin hyvin kiinnostunut niistä, mutta sitten kiinnitin huomioni muihin ilmiöihin.
Ben bununla çok ilgilenmiştim, ama sonra dikkatimi başka bir olaya çevirdim.Tôi đã tham gia nhiều vào đó, nhưng sau lại chuyển sang để ý tới những hiện tượng khác.
Ben bununla çok ilgilenmiştim, ama sonra dikkatimi başka bir olaya çevirdim.Velmi jsem se tomuto tématu věnoval, ale pak jsem obrátil svoji pozornost na jiné fenomény.
Ben bununla çok ilgilenmiştim, ama sonra dikkatimi başka bir olaya çevirdim.Yo estaba muy involucrado en esto, pero luego me dediqué a otros fenómenos.
Ben bununla çok ilgilenmiştim, ama sonra dikkatimi başka bir olaya çevirdim.Είχα ασχοληθέι πολύ με αυτό, αλλά έπειτα έστρεψα την προσοχή μου σε άλλα φαινόμενα.
Ben bununla çok ilgilenmiştim, ama sonra dikkatimi başka bir olaya çevirdim.Занимавах се много с това, но после обърнах вниманието си към други феномени.
Ben bununla çok ilgilenmiştim, ama sonra dikkatimi başka bir olaya çevirdim.Я интенсивно занимался этим, но потом моё внимание было направлено на другие явления.
Ben bununla çok ilgilenmiştim, ama sonra dikkatimi başka bir olaya çevirdim.אני הייתי מאוד מעורב בזה, אבל אז הפנתי את תשומת הלב לתופעה אחרת.
Ben bununla çok ilgilenmiştim, ama sonra dikkatimi başka bir olaya çevirdim.كان لدي الكثير من الإهتمام بها، لكن اِسْتَرْعَت بعد ذلك ظواهر أخرى إنتباهي.
Ben bununla çok ilgilenmiştim, ama sonra dikkatimi başka bir olaya çevirdim.他の現象にも注目するようになりました さて これは
Ben de, dikkatimi gerektiren bir şeye odaklanabiliyorum.Así yo me concentro en algo que requiera mi atención.
Ben de, dikkatimi gerektiren bir şeye odaklanabiliyorum.그리고 제가 참석해야하는 것들에 집중할 수 있어요.
Ben de, dikkatimi gerektiren bir şeye odaklanabiliyorum.Και έτσι μπορώ να επικεντρώνομαι σε κάτι που απαιτεί την προσοχή μου.
Ben de, dikkatimi gerektiren bir şeye odaklanabiliyorum.זה מאפשר לי להתרכז על משהו שדורש את תשומת ליבי
Benim en çok dikkatimi çeken şey ise, dinleyicilerin sadece %30'dan azının erkek olduğuydu.이 연설에서 저에게 와 닿는것은 30 퍼센트 미만의 청중들이 남성이었다는 것이였습니다
Benim en çok dikkatimi çeken şey ise, dinleyicilerin sadece %30'dan azının erkek olduğuydu.Ale to čo ma zaujalo najviac bolo, že menej než 30% publika tvorili muži.
Benim en çok dikkatimi çeken şey ise, dinleyicilerin sadece %30'dan azının erkek olduğuydu.Ale to co mě zaujalo nejvíce bylo to, že méně než 30% publika tvoří muži.
Benim en çok dikkatimi çeken şey ise, dinleyicilerin sadece %30'dan azının erkek olduğuydu.Maar wat me opviel was dat minder dan 30% van het publiek man was.
Benim en çok dikkatimi çeken şey ise, dinleyicilerin sadece %30'dan azının erkek olduğuydu.Mais ce qui m'a le plus marqué, c'est que les hommes ne représentaient que 30 pour cent de son auditoire.
Benim en çok dikkatimi çeken şey ise, dinleyicilerin sadece %30'dan azının erkek olduğuydu.Mas o que me chamou mais a atenção, foi que menos de 30% do público eram homens.
Benim en çok dikkatimi çeken şey ise, dinleyicilerin sadece %30'dan azının erkek olduğuydu.Men hvad der var det mærkeligste for mig var at mindre end 30% af publikummet var mandlige.
Benim en çok dikkatimi çeken şey ise, dinleyicilerin sadece %30'dan azının erkek olduğuydu.Men vad som stod ut mest för mig var att mindre än 30 procent av publiken var män.
Benim en çok dikkatimi çeken şey ise, dinleyicilerin sadece %30'dan azının erkek olduğuydu.Nhưng điều mà tôi muốn nhấn mạnh ở đây chính là chỉ có ít hơn 30% các quý vị khán giả là nam giới.
Benim en çok dikkatimi çeken şey ise, dinleyicilerin sadece %30'dan azının erkek olduğuydu.Pero lo que más me llamó la atención es que menos del 30% del público eran hombres.
Benim en çok dikkatimi çeken şey ise, dinleyicilerin sadece %30'dan azının erkek olduğuydu.Tapi yang paling menonjol untuk saya adalah bahwa kurang dari 30 persen audiensnya adalah laki-laki.
Benim en çok dikkatimi çeken şey ise, dinleyicilerin sadece %30'dan azının erkek olduğuydu.Όμως, αυτό που ξεχώρισε περισσότερο για μένα ήταν ότι λιγότερο από το 30% του κοινού ήταν άντρες.
Benim en çok dikkatimi çeken şey ise, dinleyicilerin sadece %30'dan azının erkek olduğuydu.Але я звернула увагу, що чоловіки складали навряд чи третину аудиторії.
Benim en çok dikkatimi çeken şey ise, dinleyicilerin sadece %30'dan azının erkek olduğuydu.Но я обратила внимание, что мужчины составляли едва ли треть аудитории.
Betty'nin dikkatini şirkete ait verileri korumaya vermemesi ne kadar ayıp.Dommage qu'elle n'étende pas ce souci du détail à une sauvegarde des données de son entreprise
Betty'nin dikkatini şirkete ait verileri korumaya vermemesi ne kadar ayıp.Sayang, saat itu, bahwa perhatian Betty yang mendetail tidak mampu mencakup pengamanan data perusahaannya .
Betty'nin dikkatini şirkete ait verileri korumaya vermemesi ne kadar ayıp.Какой позор: внимание к деталям Бэтти не распространяется на сохранность корпоративных данных своей компании.
Betty'nin dikkatini şirkete ait verileri korumaya vermemesi ne kadar ayıp.חבל, אם כן, שתשומת הלב של בטי לפרטים לא גורמת לה לאבטח את הנתונים הארגוניים של החברה שלה.
Betty'nin dikkatini şirkete ait verileri korumaya vermemesi ne kadar ayıp.只可惜,貝蒂的謹慎卻漏掉了公司資料的安全防護。
Bir ilginç şeye daha dikkatinizi çekeyim. -وقبل ان انتهي، دعوني انوه الى شيئ مثير للاهتمام هنا
Birisine bir şeyin nasıl yapılacağını göstermeye çalışırken görsel dikkatini yönlendirdiğimizi gördük.Abbiamo visto che quando interagiamo, e proviamo a insegnare qualcosa a qualcuno, attiriamo la sua attenzione.
Birisine bir şeyin nasıl yapılacağını göstermeye çalışırken görsel dikkatini yönlendirdiğimizi gördük.우리는 서로 상호 작용을 할 때, 어떤 것을 어떻게 하는지를 보여주면서, 그들의 시각적 주의를 이끌었죠.
Birisine bir şeyin nasıl yapılacağını göstermeye çalışırken görsel dikkatini yönlendirdiğimizi gördük.Vimos que cuando interactuamos, tratamos de enseñarle a alguien cómo hacer algo, dirigimos su atención visual.
Birisine bir şeyin nasıl yapılacağını göstermeye çalışırken görsel dikkatini yönlendirdiğimizi gördük.ראינו שכשאנחנו מתקשרים, אנחנו מנסים להראות למישהו איך לעשות משהו, אנחנו מפנים את הקשב הויזואלי שלהם.
Birisine bir şeyin nasıl yapılacağını göstermeye çalışırken görsel dikkatini yönlendirdiğimizi gördük.رأينا أننا عندما نتواصل مع بعض, محاولين أن نري الآخر كيف ينفذ شيئاً ما, فأننا نحول انتباههم إلى ذلك الشيء.
Birisine bir şeyin nasıl yapılacağını göstermeye çalışırken görsel dikkatini yönlendirdiğimizi gördük.何かやり方を見せるとき 相手の視線の注意を引きます 相手は自分の状態を伝え
Bir parçası parietal ( kafatası yan kemiği )korteks ki bunun dikkati denetlediği çok iyi bilinir.Así que una parte es el córtex parietal bien conocida por controlar la orientación de la atención.
Bir parçası parietal ( kafatası yan kemiği )korteks ki bunun dikkati denetlediği çok iyi bilinir.Az egyik ilyen a fali lebeny, amelyről régóta tudjuk, hogy a figyelem irányításának központja.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod