Ancak oldukça kötü şeylere de neden olabildiklerinde dikkatimizi çekiyorlar.Za to mówi się dużo o okropnych rzeczach, które robią.
Ancak oldukça kötü şeylere de neden olabildiklerinde dikkatimizi çekiyorlar.Ze komen wel in de krant voor de vele verschrikkelijke dingen die ze doen.
Ancak oldukça kötü şeylere de neden olabildiklerinde dikkatimizi çekiyorlar.Αντίθετα συνήθως ακούμε ότι κάνουν πολλά τρομακτικά πράγματα.
Ancak oldukça kötü şeylere de neden olabildiklerinde dikkatimizi çekiyorlar.Втім, газети чимало пишуть про них за те, що вони роблять і чимало жахливих речей.
Ancak oldukça kötü şeylere de neden olabildiklerinde dikkatimizi çekiyorlar.Затова пък пишат много за другите неща, които бактериите правят -- ужасните неща.
Ancak oldukça kötü şeylere de neden olabildiklerinde dikkatimizi çekiyorlar.Однако о них вспоминают, потому что они также делают много плохого.
Ancak oldukça kötü şeylere de neden olabildiklerinde dikkatimizi çekiyorlar.אבל הם מקבלים פרסום רב מכיוון שהם עושים גם דברים נוראיים.
Ancak oldukça kötü şeylere de neden olabildiklerinde dikkatimizi çekiyorlar.ولكن تحصل على الشهرة للقيام بكثير من الأمور الفظيعه.
Ancak oldukça kötü şeylere de neden olabildiklerinde dikkatimizi çekiyorlar.しょっちゅう新聞沙汰になります つまり地球上には、もともとあなたの一生とは
Ancak, öte yandan da hayatta kalmak zorunda. Yani başka türlü bir şeye daha dikkatini vermek zorunda.Aber gleichzeitig, wenn er am Leben bleiben möchte, muss er ebenfalls auf etwas anderes achten.
Ancak, öte yandan da hayatta kalmak zorunda. Yani başka türlü bir şeye daha dikkatini vermek zorunda.하지만 그것은 또한, 살아남으려면 계속 각양의(다양한) 주의를 열어놔야한다.
Ancak, öte yandan da hayatta kalmak zorunda. Yani başka türlü bir şeye daha dikkatini vermek zorunda.Mais pour rester en vie,
Ancak, öte yandan da hayatta kalmak zorunda. Yani başka türlü bir şeye daha dikkatini vermek zorunda.Nhưng ngoài ra, nếu nó còn sống sót, nó phải thực sự giữ tập trung khá khác biệt.
Ancak, öte yandan da hayatta kalmak zorunda. Yani başka türlü bir şeye daha dikkatini vermek zorunda.Pero también, si va a permanecer con vida, tiene que prestar atención.
Ancak, öte yandan da hayatta kalmak zorunda. Yani başka türlü bir şeye daha dikkatini vermek zorunda.Όπως επίσης, εάν θέλει να επιβιώσει, πρέπει να διατηρεί και διαφορετικά είδη προσοχής.
Ancak, öte yandan da hayatta kalmak zorunda. Yani başka türlü bir şeye daha dikkatini vermek zorunda.Но в то же время, если она выживет, ей будет нужно использовать другой тип внимания.
Ancak, öte yandan da hayatta kalmak zorunda. Yani başka türlü bir şeye daha dikkatini vermek zorunda.אבל הוא גם, אם זה הולך להישאר בחיים, זה זה בכלל קשור למעשה
Ancak, öte yandan da hayatta kalmak zorunda. Yani başka türlü bir şeye daha dikkatini vermek zorunda.لكن أيضا إذا أراد أن يظل على قيد الحياة في الواقع يتوجب عليه
Ancak, öte yandan da hayatta kalmak zorunda. Yani başka türlü bir şeye daha dikkatini vermek zorunda.全く異なる種類の注意力を使わなければならない。敵、友達、同種、等を見張っていないといけないからだ。
Annesinin dikkatini çekmek için yeterli oldu.Asta a fost suficient pentru a atrage atentia mamei sale.
Annesinin dikkatini çekmek için yeterli oldu.Cela a suffi pour attirer l'attention de sa mère.
Annesinin dikkatini çekmek için yeterli oldu.Das war genug, um seine Mutter aufmerksam zu machen.
Annesinin dikkatini çekmek için yeterli oldu.Dat was genoeg om zijn moeder de aandacht te vangen.
Annesinin dikkatini çekmek için yeterli oldu.Det räckte för att fånga sin mammas uppmärksamhet.
Annesinin dikkatini çekmek için yeterli oldu.Det var nok til at fange sin mors opmærksomhed.
Annesinin dikkatini çekmek için yeterli oldu.Đó là đủ để thu hút sự chú ý của mẹ mình.
Annesinin dikkatini çekmek için yeterli oldu.Eso fue suficiente para captar la atención de su madre.
Annesinin dikkatini çekmek için yeterli oldu.Ez elég volt ahhoz, hogy utolérjék az anyja figyelmét.
Annesinin dikkatini çekmek için yeterli oldu.Isso foi o suficiente para travar a atenção de sua mãe.
Annesinin dikkatini çekmek için yeterli oldu.Itu sudah cukup untuk menangkap perhatian ibunya.
Annesinin dikkatini çekmek için yeterli oldu.그것은 그의 어머니의 관심을 잡으려고 충분했다.
Annesinin dikkatini çekmek için yeterli oldu.Questo è stato sufficiente a catturare l'attenzione della madre.
Annesinin dikkatini çekmek için yeterli oldu.Se riitti kiinni äitinsä huomion.
Annesinin dikkatini çekmek için yeterli oldu.To bolo dosť chytiť jeho matky pozornosť.
Annesinin dikkatini çekmek için yeterli oldu.To bylo dost chytit jeho matky pozornost.
Annesinin dikkatini çekmek için yeterli oldu.To je bilo dovolj, da ulov njegove matere pozornost.
Annesinin dikkatini çekmek için yeterli oldu.To wystarczyło, aby złapać matki uwagę.
Annesinin dikkatini çekmek için yeterli oldu.Αυτό ήταν αρκετό για να τραβήξετε την προσοχή της μητέρας του.
Annesinin dikkatini çekmek için yeterli oldu.Това беше достатъчно, за да привлече вниманието на майка си.
Annesinin dikkatini çekmek için yeterli oldu.Цього було достатньо, щоб привернути увагу своєї матері.
Annesinin dikkatini çekmek için yeterli oldu.Этого было достаточно, чтобы привлечь внимание своей матери.
Annesinin dikkatini çekmek için yeterli oldu.זה היה מספיק כדי לתפוס את תשומת הלב של אמו.
Annesinin dikkatini çekmek için yeterli oldu.وكان ذلك كافيا لجذب انتباه والدته.
Annesinin dikkatini çekmek için yeterli oldu.彼女は、停止され、現時点ではまだ立っていたし、グレーテに戻った。
Arkamızdan kimse gelmediğine göre, askeri polisin dikkatini çekmeyi başarmış olmalılar.A avaliar pelo facto de ninguém ter vindo atrás de nós, parece que conseguiram a chamar a atenção da PM.
Arkamızdan kimse gelmediğine göre, askeri polisin dikkatini çekmeyi başarmış olmalılar.Eftersom ingen har forfulgt os, - - har de nok tiltrukket sig militærets opmærksomhed.
Arkamızdan kimse gelmediğine göre, askeri polisin dikkatini çekmeyi başarmış olmalılar.Kukaan ei ole seurannut meitä- -joten he saivat harhautettua sotilaspoliisia.
Arkamızdan kimse gelmediğine göre, askeri polisin dikkatini çekmeyi başarmış olmalılar.Med tanke på att ingen har förföljt oss- -har de nog dragit på sig militärens uppmärksamhet.
Arkamızdan kimse gelmediğine göre, askeri polisin dikkatini çekmeyi başarmış olmalılar.Sądząc po tym, że nikt nas nie ściga, musiało im się udać ściągnąć na siebie uwagę żandarmerii.
Arkamızdan kimse gelmediğine göre, askeri polisin dikkatini çekmeyi başarmış olmalılar.Δεδομένου ότι δεν μας κυνηγάει κανείς, φαίνεται ότι κατάφεραν να αποσπάσουν τη στρατονομία.
Arkamızdan kimse gelmediğine göre, askeri polisin dikkatini çekmeyi başarmış olmalılar.Судя по тому, что нас никто не преследует, им удалось привлечь внимание военных.
Asilzade bir efendi atından düştü Dikkatini vermeyen hayvanın altında ezildiVznešený chrabrý muž z oře byl stržen, Do země zadupán stvůrami bez zábran.
Aslında kimsenin dikkatini bile çekmiyordu.A láthatáron sem volt jele a témának.
Aslında kimsenin dikkatini bile çekmiyordu.Ce n"était pas vraiment sur l"écran radar.
Aslında kimsenin dikkatini bile çekmiyordu.Chiar nu era pe ecranul radar.
Aslında kimsenin dikkatini bile çekmiyordu.Hal itu benar-benar tidak dalam pantauan radar.
Aslında kimsenin dikkatini bile çekmiyordu.Het zat echt niet op het radarscherm.
Aslında kimsenin dikkatini bile çekmiyordu.바다는 주요 관심사가 아니었던 것이죠.
Aslında kimsenin dikkatini bile çekmiyordu.Naprawdę nie było o nich w ogóle mowy.
Aslında kimsenin dikkatini bile çekmiyordu.Non era proprio sugli schermi radar.