Ana içeriğe geç
Sözlük

dikkati ile cümle

dikkati kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu nedenle de ünlü matematikçilerin dikkatini çekti.Саме там йому судилося прославитись як видатному математику.
Ama yine de onun dikkatini çekebiliyorum.Тільки так він може привернути на себе увагу.
Buna rağmen Ünlü, A takımın dikkatini çekmişti.Недивно, що на групу відразу ж звернули увагу фахівці.
Fakat 20. yüzyıl başlarında Handel eserleri tekrar yapımcıların ve seyircilerin dikkatini çekmeye baŞlamıştır.Але наприкінці 20-х років повертається до конструювання автомобілів, щоб ще раз здивувати публіку.
Tiyatro oyunları kadar, sade anlatımıyla günlük yaşamın ayrıntılarını işlediği öyküleri ile de dikkati çeker.Як і у війську, театрали подавали рапорти про кожен день своєї діяльності.
Dağlarda su bolluğu dikkati çeker.Při úpatí kopce se nacházely prameny čerstvé vody.
Dikkatimizi çeken ancak önemli olmayan pek çok nokta vardı."Jen několik podle mě podstatných záležitostí nedostalo prostor."
Ayrılan kuyruk, hareket etmeye devam eder ve avcının dikkatini çekerek hayvanın kaçmasına olanak verir.Část, která se odlomí, se dále pohybuje, možná aby odvedla pozornost a umožnila ještěrce uniknout.
Ancak bu noktadan sonra dikkatin dağıtılması ve katılımcıdan dikkatini tümüyle vermeden yoğunlaşması istenir.Ale tentokrát skončili rozptýlením pozornosti a zapomenutím svého úkolu.
Dikkat odağında olan bir deneyim, dikkatin yönetilmediği bir deneyimden daha baskındır.Zajímá se mnohem více o chod vyšetřování než předešlý vedoucí.
Çin film yönetmenlerini dünyanın dikkatine getiren Beşinci Kuşak hareketinin ana yapıtlarından biridir.Patří k čelním představitelům 5. generace čínských filmařů.
Nadiren de olsa, bu kristaller insanın dikkatini çekmek için yeterlidir.Vzácné krystaly trvale vzbuzují pozornost sběratelů.
Belki de Albayın dikkatini bu fark çekmişti.Na plukovníka to udělalo dojem.
Tüm bu gelişmeler dış basının da dikkatini çekti.Tento akt vzbudil pozornost i v zahraničních médiích.
Sosyal yapı konusunda dikkati çeken bir diğer konu da köyün 17 aileden oluşmasıdır.Původní agrární část vesnice sestává ze 70 rodinných farem.
Burada hızı ve yetenekleri nedeniyle İsviçre Şampiyonu FC Basel'in dikkatini çekti.Ve stejné sezóně získal s týmem FC Basilej mistrovský titul švýcarské ligy.
Eleştirmenlerin dikkatini çekti ve bir underground yıldızı oldu.Za války sloužil jako kryptograf a byl vyznamenán Bronzovou hvězdou.
İkinci tip bulanık küme aralığı en çok dikkati çeken oldu.Nyní je druhou nejnavštěvovanější atrakcí.
Orada kazandığı ün ile II. Andronikos'un dikkatini çekti ve chartophylax (arşivlerin muhafızı) olarak atandı.Získal si pověst učence a císař Andronikos II. ho jmenoval chartophylaxem (správcem církevních archivů).
Burada müşterilerin dikkatini çeken Karsu, ilgiyle karşılandı ve onu dinlemeye gelenlerin sayısı arttı.Přibíhá zajíc a vzrušeně sděluje, čeho byl svědkem; přicházejí i další zvířátka, aby si to vyslechla.
Birçok büyük sanatçıyla tanıştı, Picasso'nun da dikkatini çekti.Navštěvoval také mnoho sochařů a obdivoval kubismus.
1993'te grup Trent Reznor'un dikkatini çekti.În vara anului 1993, formația a atras atenția lui Trent Reznor.
Dharana ("Konsantrasyon"): Dikkati tek bir nesne üzerine odaklamadır.(6) Dharana ("Concentrarea"): Fixarea atenției asupra unui singur obiect.
Artık dikkatinizi çektiğime göre size söyleyeceğim şeyler var."E ceva de genul, acum că ți-am captat atenția, am câteva lucruri să-ți zic.”
Alman devletleri üzerindeki Avusturya etkisinin azalması, Avusturya'nın dikkatini Balkanlara çevirdi.Sfârșitul dominației Austriei în statele germane au dus la mutarea atenției Austriei către Balcani.
Scarpia bu sefer dikkatini Tosca'ya çeker.Alboin și-a îndreptat apoi atenția asupra Toscanei.
Önce sadece otobüs içindeki kişilere dikkatimizi teksif edelim.În deschidere au concertat cei din trupa The Bus Boys.
Yaşadığı dönemde az basılan eserleri kamuoyunun dikkatini çekmemiştir."Când a fost mic, oamenii n-au acordat atenție acestei probleme.
Fakat ne yapsa onun dikkatini çekemez.Așă că, orice ar zice, nu pică nimica.
Amancio burada Real Madrid gibi büyük takımların gözlemcilerinin dikkatini çekti.Stadionul “Viorel Mateianu” a găzduit echipe mari, precum Real Madrid.
Ayrıca projenin amacının dikkati söz konusu problemlerden uzaklaştırmak olduğu iddia edilmiştir.Procesul verbal caută să ascundă motivele crizei.
Buna rağmen bu motorlar bilim insanlarının dikkatini çekmiştir.Cazul a atras atenția oamenilor de știință.
İlk şiirlerinden Resul Rıza modernite ruhu ile seçilen lirik şair olarak dikkati çekmiştir.De la început Vinea a fost socotit un poet modern.
Bu başarısı ile FC Bayern München'in dikkatini çekti.FC Bayern München s-a calificat.
ABD'de yaşayan Amerikan kartallarının sayısının azalması da dikkatini çeker.Acest lucru va crește probabil numărul de șiiți irakieni din America.
Bütün dikkatimi dışarıdaki manzaraya yöneltti.Toată atenția mea s-a îndreptat către priveliștea de afară.
Dharana ("Konsantrasyon"): Dikkati tek bir nesne üzerine odaklamadır.(6) Dhárana ("Koncentráció"): A figyelem egyetlen dologra való összpontosítása.
Oysa bu yazılar insanların dikkatini çekmez.Ez a verzió nem keltette fel annyira az emberek figyelmét.
Ancak, Homer'ın dikkatini çekmekten zevk alır.Otthon viszont élvezte Homer odaadását.
Sonunda, o Dj'in dikkatini çekmeyi başarıyor ve Dj ile iskelet olarak dans ediyor.A végén elnyeri a DJ figyelmét, aki már a csontvázzal táncol.
Ronan’ın dikkatini dağıtmaktadır.Őt Ronan ajánlotta a producerek figyelmébe.
Öyküsü nedeniyle zengin bir Baltimorelu olan John P. Kennedy'nin dikkatini çekti.Az mű felkeltette a baltimore-i John P. Kennedy érdeklődését.
Michael'ın dikkati tuvaletten sızan sudaydı.Ekkor kopog Michael a WC-n.
4/4vuruşlarındaki sertlik ile dikkati çeker.Jellegzetes vonása a 4/4-es tört ütem.
Çin film yönetmenlerini dünyanın dikkatine getiren Beşinci Kuşak hareketinin ana yapıtlarından biridir.A kínai filmművészet ötödik generációs alakjainak egyike.
Portland giderek artan liberal yaklaşımları ile dikkati çekti.Wallacet úgy ismerték, mint aki viszonylag liberális elveket követ az ilyen ügyekben.
Luffy ne yaparsa yapsın tüm dünyanın dikkatini çekmeyi başarmıştır.Luffy az egyiket megverte, amire azok a Világkormányzattól kértek segítséget.
Sadece dikkatimizi dağıtmaya devam edemeyiz.Ne hagyd, hogy egyetlen pont elterelje a figyelmedet.
2007-08 sezonunda ise sözleşmesinin bitmesiyle birçok takımın dikkatini çekti.A 2007–08-as szezonvégén nem titkolta egy másik csapathoz való csatlakozási szándékát.
Başarıları Death'in dikkatini çekmişti.Az adzsdábijai csata eredményének nagy jelentőséget tulajdonítottak.
Kollarının bacaklarından daha uzun olması ile dikkati çekerler.Lábaik hosszabbak mint a karjaik.
Performansı ile Marsilya'nın dikkatini çekti.Tevékenységének eredményeképpen megkapta a marsallbotot.
1999 yılında Vojvodina’nın dikkatini çekti.2002-ben szerződött a Vojvodinához.
Müzik dehası çok erken yaşlarda dikkati çekti.Zene iránti szeretete nagyon korán, már az óvodában is megmutatkozott.
Böylece resme bakanın dikkati şekillerde yoğunlaşıyordu.Így a figyelem a modell arcára irányul.
Zengin süslemeleriyle dikkati çeker.Műve gazdag reflexiókban.
Çin film yönetmenlerini dünyanın dikkatine getiren Beşinci Kuşak hareketinin ana yapıtlarından biridir.Viides sukupolvi toi kiinalaiset elokuvantekijät maailman tietoisuuteen.
Bunun ardından gemi, yakınlarda bulunan diğer gemilerin dikkatini çekmek için işaret fişekleri atmaya başlar.Alukselta aletaan ampua ilotulituksia, lähellä olevien laivojen huomion herättääkseen.
Bu arada, Harrer, 11 yaşındaki dini lider Dalai Lama’nın dikkatini çeker.Harrer opetti 11-vuotiaalle dalai lamalle paljon ulkomaailmasta.
Ama yine de onun dikkatini çekebiliyorum.Tosin sen häntä jää näkyviin.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod