Ve bu üç gerçeğin içinde en fazla dikkate değer olan üçüncüsüydü.A z těch tří skutečností, byla ta třetí nejvýznamnější.
Ve bu üç gerçeğin içinde en fazla dikkate değer olan üçüncüsüydü.A z týchto troch faktov je ten tretí najvýznamnejší.
Ve bu üç gerçeğin içinde en fazla dikkate değer olan üçüncüsüydü.Dan dari tiga fakta itu, yang ketiga adalah yang paling signifikan.
Ve bu üç gerçeğin içinde en fazla dikkate değer olan üçüncüsüydü.Destes três factos, o terceiro foi o mais significativo.
Ve bu üç gerçeğin içinde en fazla dikkate değer olan üçüncüsüydü.Di questi tre gruppi, il terzo fu il più significativo. Perché in quel momento, nei primi anni '80,
Ve bu üç gerçeğin içinde en fazla dikkate değer olan üçüncüsüydü.En van die drie feiten, was de derde de meest belangrijke.
Ve bu üç gerçeğin içinde en fazla dikkate değer olan üçüncüsüydü.Izmed vseh treh, je bila tretja ugotovitev najpomembnejša.
Ve bu üç gerçeğin içinde en fazla dikkate değer olan üçüncüsüydü.Ja noista kolmesta viimeinen oli kaikista merkittävin.
Ve bu üç gerçeğin içinde en fazla dikkate değer olan üçüncüsüydü.이 중에서 세 번째 그룹이 가장 의미 있었습니다.
Ve bu üç gerçeğin içinde en fazla dikkate değer olan üçüncüsüydü.Och av dessa tre grupper var den tredje tydligast.
Ve bu üç gerçeğin içinde en fazla dikkate değer olan üçüncüsüydü.Parmi ces trois groupes, le troisième était le plus nombreux.
Ve bu üç gerçeğin içinde en fazla dikkate değer olan üçüncüsüydü.Şi dintre cei trei factori, al treilea era cel mai semnificativ.
Ve bu üç gerçeğin içinde en fazla dikkate değer olan üçüncüsüydü.To trzecie odkrycie było kluczowe.
Ve bu üç gerçeğin içinde en fazla dikkate değer olan üçüncüsüydü.Und von diesen drei Tatsachen war die dritte die wichtigste.
Ve bu üç gerçeğin içinde en fazla dikkate değer olan üçüncüsüydü.Và trong ba loại trên thì loại thứ ba là quan trọng nhất.
Ve bu üç gerçeğin içinde en fazla dikkate değer olan üçüncüsüydü.Y de esos 3 hechos, el tercero fue el más significativo.
Ve bu üç gerçeğin içinde en fazla dikkate değer olan üçüncüsüydü.Και από αυτές τις τρεις κατηγορίες, η τρίτη ήταν η σημαντικότερη.
Ve bu üç gerçeğin içinde en fazla dikkate değer olan üçüncüsüydü.И от тези три факта, третият е най-значимият.
Ve bu üç gerçeğin içinde en fazla dikkate değer olan üçüncüsüydü.И среди этих трёх фактов третий был самым показательным.
Ve bu üç gerçeğin içinde en fazla dikkate değer olan üçüncüsüydü.ובין שלוש העובדות הללו, העובדה השלישית היא הכי משמעותית.
Ve bu üç gerçeğin içinde en fazla dikkate değer olan üçüncüsüydü.ومن بين تلك الحقائق, كانت الحقيقة الثالثة هي الأكثر تميزا.
Ve bu üç gerçeğin içinde en fazla dikkate değer olan üçüncüsüydü.この実験が行われた1980年初期には
Ve dikkate değer şeylerle piyasaya çıkan insanlar genellikle işe yarayacak olan tasarımı bulamazlar.A lidé, kteří přijdou s nápadem, který je pozoruhodný, častěji využijí toho, aby design pracoval pro ně.
Ve dikkate değer şeylerle piyasaya çıkan insanlar genellikle işe yarayacak olan tasarımı bulamazlar.As pessoas que inventaram qualquer coisa notável normalmente conseguem pôr o "design" a trabalhar para elas.
Ve dikkate değer şeylerle piyasaya çıkan insanlar genellikle işe yarayacak olan tasarımı bulamazlar.E chi se ne esce con roba notevole, riesce più spesso a mettere il design al suo servizio.
Ve dikkate değer şeylerle piyasaya çıkan insanlar genellikle işe yarayacak olan tasarımı bulamazlar.En de mensen die opmerkelijke dingen bedenken vinden vaker wel dan niet hoe het design voor hun kan werken.
Ve dikkate değer şeylerle piyasaya çıkan insanlar genellikle işe yarayacak olan tasarımı bulamazlar.In ljudje, ki so si izmislili izjemne stvari, pogosto ugotovijo, kako narediti dizajn, ki bo delal za njih.
Ve dikkate değer şeylerle piyasaya çıkan insanlar genellikle işe yarayacak olan tasarımı bulamazlar.제품의 혁신을 외치는 사람들 중에 간간히 디자인이 얼마나 중요한지 간과하는 경우가 있는데, 이는 매우 큰 실수입니다.
Ve dikkate değer şeylerle piyasaya çıkan insanlar genellikle işe yarayacak olan tasarımı bulamazlar.Ludzie tworzący takie nadzwyczajne rzeczy często po prostu nie znajdują zastosowania w tym, co już istnieje
Ve dikkate değer şeylerle piyasaya çıkan insanlar genellikle işe yarayacak olan tasarımı bulamazlar.Och människor som kommer på anmärkningsvära saker kommer nästan alltid på hur de skall utnyttja design.
Ve dikkate değer şeylerle piyasaya çıkan insanlar genellikle işe yarayacak olan tasarımı bulamazlar.Và thường thì người ta nảy ra những ý tưởng xuất sắc hơn là tìm ra cách xay dựng ý tưởng
Ve dikkate değer şeylerle piyasaya çıkan insanlar genellikle işe yarayacak olan tasarımı bulamazlar.А люди, приходящие с выдающимися идеями чаще всего не понимают, как заставить дизайн работать на них.
Ve dikkate değer şeylerle piyasaya çıkan insanlar genellikle işe yarayacak olan tasarımı bulamazlar.Хората, на които им хрумват забележителни идеи по-често успяват да се възползват от дизайна.
Ve dikkate değer şeylerle piyasaya çıkan insanlar genellikle işe yarayacak olan tasarımı bulamazlar.והאנשים שממציאים דברים יוצאים מהכלל מוצאים לרוב דרך לכך שהעיצוב יעזור להם.
Ve dikkate değer şeylerle piyasaya çıkan insanlar genellikle işe yarayacak olan tasarımı bulamazlar.والناس الذين يتوصلون للأشياء التي هي ملحوظة في الغالب لا يعرفون كيفية وضع تصميم ناجح بالنسبة لهم.
Ve dikkate değer şeylerle piyasaya çıkan insanlar genellikle işe yarayacak olan tasarımı bulamazlar.うまく機能してくれるデザインを思いつきます。 2番目。最も危険なことは安全を選ぶことです。
), ve havanın içerdiği parçacıklar bağlamında dikkate değer2 merkbaar in het geval van stikstofoxides (NOzwevende deeltjes.
), ve havanın içerdiği parçacıklar bağlamında dikkate değer2) και των αερόφερτων του αζώτου (NOσωματιδίων.
), ve havanın içerdiği parçacıklar bağlamında dikkate değer) a suspendovaných x
), ve havanın içerdiği parçacıklar bağlamında dikkate değer) och luftburna
), ve havanın içerdiği parçacıklar bağlamında dikkate değer), precum şi pentru
), ve havanın içerdiği parçacıklar bağlamında dikkate değer), и частици пренасяни по
Ve sonra 1999'da dikkate değer bir şey oldu.그리고 99년에 아주 놀라운 일이 벌어졌습니다.
Ve sonra 1999'da dikkate değer bir şey oldu.A potom sa v roku 1999 stalo niečo pozoruhodné.
Ve sonra 1999'da dikkate değer bir şey oldu.Aż w 1999 zdarzyło się coś niespotykanego.
Ve sonra 1999'da dikkate değer bir şey oldu.Depois, em 1999, aconteceu uma coisa extraordinária.
Ve sonra 1999'da dikkate değer bir şey oldu.En toen gebeurde er in '99 iets opmerkelijks.
Ve sonra 1999'da dikkate değer bir şey oldu.E poi nel '99 è successa una cosa notevole.
Ve sonra 1999'da dikkate değer bir şey oldu.Kemudian sesuatu yang menakjubkan terjadi di tahun 99
Ve sonra 1999'da dikkate değer bir şey oldu.Puis quelque chose de remarquable arriva en 1999.
Ve sonra 1999'da dikkate değer bir şey oldu.Și atunci s-a întâmplat ceva remarcabil în '99.
Ve sonra 1999'da dikkate değer bir şey oldu.Und dann in '99 passierte etwas Außergewöhnliches.
Ve sonra 1999'da dikkate değer bir şey oldu.Y entonces ocurrió algo excepcional en el '99.
Ve sonra 1999'da dikkate değer bir şey oldu.Και τότε κάτι αξιοσημείωτο συνέβη το '99.
Ve sonra 1999'da dikkate değer bir şey oldu.Затем, в 1999 году, произошло замечательное событие.
Ve sonra 1999'da dikkate değer bir şey oldu.И после се случи нещо нещо забележително през 99
Ve sonra 1999'da dikkate değer bir şey oldu.ואז קרה משהו מדהים ב99
Ve sonra 1999'da dikkate değer bir şey oldu.وبعد ذلك حدث شئ عظيم في عام 99.
Ve sonra 1999'da dikkate değer bir şey oldu.住宅問題を見るつもりでアフリカへ行きましたが