Çekiçle daha dikkatli ol - parmağıma vurma!Be more careful with the hammer - don't hit my finger!
Gelecek sefer daha dikkatli olmanı istiyoruz.We want you to be more careful next time.
Onu bir daha yapmamak için dikkatli olmak zorundayız.We have to be careful not to do that again.
Dikkatsiz olma.Don't be careless.
Yangın dikkatsizlikten kaynaklanıyordu.The fire originated from carelessness.
Satın aldığım şeyi dikkatle seçiyorum.I choose what I buy carefully.
Narsisistler daima kendilerine dikkat çekmeye çalışıyorlar.Narcissists are always trying to draw attention to themselves.
Dikkat çekmemeye çalışıyorum.I try to keep a low profile.
Herkese dikkatli olmasını söyledim.I told everyone to be careful.
Ona çok dikkatli bakacağım.I'll look at it very carefully.
Ben şimdi dikkat çekmemeye çalışıyorumI try to keep a low profile now.
Tarafsızlığı iddia eden herkese dikkat edin.Beware of anyone who claims objectivity.
Araba sürerken çukurlara dikkat edin.Watch out for the potholes while driving.
Her şeyi dikkatle inceleyeceğiz.We're going to scrutinize everything.
Kendine dikkat etmeni istiyorum.I want you to look out for yourself.
Daha dikkatli egzersiz yapmamız gerekir.We need to exercise more caution.
Daha dikkatli olmamız gerekiyor.We need to exercise more caution.
Tom yatağa oturdu ve dikkatle dinledi.Tom sat up in bed and listened carefully.
Tom, Fransızcada dikkat çekici ilerleme kaydetti.Tom made remarkable progress in French.
Bunu dikkatle izlemek zorundayız.We have to watch this carefully.
Bu kesinlikle Tom'un dikkatini çekti.It definitely got Tom's attention.
Bir ses Tom'un dikkatini çekti.A noise attracted Tom's attention.
Bunların dikkatli kullanılması gerekir.These require careful handling.
Yaralanmayı önlemek için dikkatli hareket edin.Move carefully to avoid injury.
Dikkat çekici bir yolculuk oldu.It's been a remarkable journey.
Tom dikkat çekici sonuçlara ulaştı.Tom achieved remarkable results.
Çifte standartlara dikkat edin.Beware of the double standards.
Hala çok dikkatli olmalıyız.We must still be very careful.
Takım, arkeologlar için dikkatle kazar.The team excavates carefully for the archaeologists.
Tesadüflere dikkat et.Pay attention to coincidences.
Seçimlerinizi dikkatlice tartın.Weigh your choices carefully.
Hâlâ dikkat ediyoruz.We're still paying attention.
Bu dikkat çekici bir bulgudur.This is a remarkable finding.
Tom bir istisnaya dikkat çekti.Tom pointed out one exception.
Tom'a dikkat etmedim.I didn't pay attention to Tom.
Aptal insanlara dikkat et.Watch out for stupid people.
Müşterilerine dikkat et.Take care of your customers.
Tamam, dikkatimi çektin.OK, you've got my attention.
Şimdi dikkatimi çektin.Now you've got my attention.
Onların dikkatini çekiyor.It does get their attention.
Tom dikkat çekmedi.Tom didn't attract attention.
Tom her zaman bize dikkat etti.Tom always looked out for us.
Sadece orada dikkatli ol.Just be careful down there.
Onu dikkate alıyorum.I make allowances for that.
Seyahat ederken dikkatli olun.Be careful while traveling.
Bu oldukça dikkat çekici.This is pretty remarkable.
Elbiselerinize dikkat edin.Take care of your clothes.
Tom bir şeye dikkat çekmek istedi.Tom wanted to make a point.
Gerçekten dikkat çekici.It's really remarkable.
Ben çok dikkatli kalırım.I remain very cautious.
Dikkat etmek zorundasınız.You have to watch out.
Tom'a dikkat ettim.I paid attention to Tom.
Son derece dikkatli ol.Be extremely cautious.
O dikkatimi çekti.It got my attention.
Tom dikkatli bir adamdır.Tom is a careful man.
Dikkatli kullanın.Use caution.
Durumu dikkatle inceledim.I looked into the situation carefully.
Dikkat etmemiz gerekiyor.We need to pay attention.
Daha fazla dikkat etmeniz gerekiyor.You need to pay more attention.
Dikkat etmek ve dinlemek zorundayız.We have to pay attention and listen.