Tom dikkatle baktı.Tom stared intently.
Tom dikkat çekiciydi.Tom was remarkable.
Tom dikkatle izledi.Tom watched attentively.
Tom dikkatlice izledi.Tom watched carefully.
Tom dikkatle yazdı.Tom wrote carefully.
Her zaman dikkatliyiz.We're always careful.
Gittikçe daha da dikkatsiz oluyoruz.We're getting careless.
Oraya gidebilirsin ama sürekli dikkatli olman gerekecek.You can go there, but you'll need to be careful the whole time.
Onlar dikkatlice devam etti.They continued cautiously.
Onlar dikkatlice girdiler.They entered cautiously.
Onlar dikkatle dinledi.They listened intently.
Dikkatle baktılar.They looked intently.
İçeriye dikkatle baktılar.They peered inside.
Dikkatle izlediler.They watched intently.
Kimse dikkat etti mi?Did anyone care?
Onu dikkate aldım.I considered that.
Dikkat tavsiye ediyorum.I recommend caution.
Dikkatim dağıldı.I was distracted.
Dikkatli olurdum.I'd be careful.
Dikkat ediyorum.I'm paying attention.
Dikkat çekiciydi.It was remarkable.
O oldukça dikkat çekici.It's quite remarkable.
Bu çok dikkat çekici değil.It's too conspicuous.
Şimdi dikkatlice dinle.Now listen up.
Şimdi dikkat et.Now pay attention.
Şimdi dikkatli izle.Now watch carefully.
Dikkatli olmak daha iyidir, ateşle oynuyorsun.Better be careful, you're playing with fire.
Dikkatli ol yoksa vitesin dişlerini kırarsın!Be careful or you'll strip the gears.
Bu dikkat çekici.This is remarkable.
Kapıya dikkat edin.Watch the door.
Mahkûma dikkat edin.Watch the prisoner.
Kafana dikkat et.Watch your head.
Ağzına dikkat et.Watch your mouth.
Dikkatsiz davrandın.You got careless.
Dikkatin dağıldı.You got distracted.
Sana söyleyeceğimi dikkatle dinle.Pay close attention to what I tell you.
Lütfen ne dediğime dikkat edin.Please pay attention to what I'm saying.
Çantaları dikkatle rafın üzerine koyun.Put the suitcases carefully on the rack.
O dikkat çekmeyi sever.She likes to attract attention.
Spiker dikkat çekti.The announcer called for attention.
Spiker dikkat istedi.The announcer called for attention.
Dikkatli ol. Tepsiyi düşürme.Be careful. Don't drop the tray.
Dikkatli ol. O kağıtları atma.Be careful. Don't throw away those papers.
Dikkat et. Çorba çok sıcak.Be careful. The soup's very hot.
Ne dediğine dikkat et, zira o kolayca sinirlenir.Be careful of what you say, for he's easily annoyed.
Ona dikkat et. O bir Don Juan.Be careful with him. He's a Don Juan.
Dikkatli ol. Zeminde bir delik var.Be careful. There's a hole in the floor.
Kısa bir dikkat süresi var.He has a short attention span.
Yalvarırım bunu dikkatli yap.I beg you to do it carefully.
Gözünü seveyim bunu dikkatli yap.I beg you to do it carefully.
O çocuğun kolayca dikkati dağılır.That child's easily distracted.
Dikkat etmiyor musun?Don't you pay attention?
Tom dikkatle dinler.Tom is all ears.
Tom dikkatli oluyor.Tom is getting wary.
Tom sadece dikkatli.Tom is just careful.
Tom dikkatle dinliyor.Tom is listening intently.
Tom dikkat ediyor.Tom is paying attention.
Dikkatleri üzerine çekme.Don't draw attention to yourself.
Tom'un dikkatini dağıtmasına izin verme.Don't let Tom distract you.
Tom dikkat etmiyor.Tom doesn't pay any attention.