Uzun saçlarıyla dikkat çekmektedir.Han var altid let genkendelig med sit lange hår.
Konutlaşmada bu durum özellikle dikkat çekmektedir.Denne adfærd foregår især i skumringen.
Kompleks, güzel ve iyi korunmuş Orta Çağ freskleriyle dikkat çekmektedir.Den har en stor og velbevaret middelalderbykerne.
Özellikle, Doğuş Katedrali ile dikkat çekmektedir.Spesielt er det verdt å få med seg katedralen.
Başına taktığı beyaz bandana ile dikkat çekmektedir.Det siktes da til den hvite flekken fuglen har på hodet.
Gelecekteki Viking Rollo ile başlayan olaylara dikkat çekmek önemlidir.Se alle artikler som begynner med Wollert Konow.
Özellikle, Doğuş Katedrali ile dikkat çekmektedir.Kota ini terkenal terutama oleh situs Katedral Kelahiran.
Şarkı içerdiği edebi sözlerle dikkat çekmektedir.Dia sangat menjiwai lagu-lagu yang dinyanyikannya.
Başına taktığı beyaz bandana ile dikkat çekmektedir.Dia memiliki kerah putih tinggi yang terpasang di jubahnya.
Liberal görüşleriyle dikkat çekmektedir.Selama Konsili ia dianggap berpandangan liberal.
Bunlar arasında genç bir Fransız öğrenci Marie Jaell dikkat çekmektedir.種小名はフランス人植物学者Père Jean Marie Delavayに由来。
Yüzündeki beyaz boyasıyla dikkat çekmektedir.顔の中央を白く塗るのが特徴。
Hayatı boyunca dikkat çekmek ve saygı görmek için çabalıyor." diyor.彼はある種の尊敬と注目を集めるために人生の全てを捧げた」と述べた。
Uzun saçlarıyla dikkat çekmektedir.長髪をたなびかせていた。
Basta Kissik Vadisi olmak üzere doğal güzellikleri dikkat çekmektedir.小笠山の自然風景を観察できる。
Mağaralar ortalama 25 metreden uzunluklarıyla dikkat çekmektedirler.樹高は25m程度に達する中型種。
Geniş kabiniyle dikkat çekmektedir.擁有銳角般的外觀。
Yolun panoramik görüntüsü özellikle dikkat çekmektedir.机房的立面值得格外注意。
Özellikle büyükçe küpeleri ile dikkat çekmektedir.尤其她硕大的隆胸引人注目。
Konutlaşmada bu durum özellikle dikkat çekmektedir.这在装修时尤其应该注意。
Özellikle dış atışlardaki isabet yüzdesi ile dikkat çekmektedir.특히 서양화의 구상 계열에서 그의 영향력은 컸다.
Cinsellik konulu dizi, cüretkar ve bir o kadar da komik olan sohbetler ile dikkat çekmektedir.신기종 호기심이 많고, 의리가 있으며, 뻔한 거짓말을 많이 한다.
Minnettar Belle hayatını kurtarmak için teşekkür olarak onun yaraları dikkat çekmek için kaleye geri döner.이때 갑자기 야수가 나타나 늑대들을 물리치고 쓰러지자, 벨은 성으로 돌아와 자신의 생명을 구해준 것에 감사하며 그의 상처를 보살펴준다.
Liberal görüşleriyle dikkat çekmektedir.מדאו ידועה בדעותיה הליברליות.
Atletik yapısı ile dikkat çekmektedir.היצירה משמשת אטרקציה תיירותית.
Uzun saçlarıyla dikkat çekmektedir.אכפת לו מאוד מן השיער שלו.
Liberal görüşleriyle dikkat çekmektedir.Отличава се с либерални възгледи.
Müthiş hızıyla dikkat çekmektedir.Той е прочут с бързината си.
Selge antik kentini Pamphylia' kentlerine bağlayan taş yollar dikkat çekmektedir.Тук са се фокусирали главните улици на Древния Филипопол.
Müthiş hızıyla dikkat çekmektedir.Rečeno je kako trči nevjerojatnim brzinama.
Büyük kafasıyla dikkat çekmektedir.Prepoznatljiv je po svojoj velikoj glavi.
Gözlerinin çevresinde bir grilik dikkat çekmektedir.V očiach je okrúhla zrenica.
Başına taktığı beyaz bandana ile dikkat çekmektedir.Bola pomenovaná podľa Bielych plies, ktoré v nej ležia.
Bunlar arasında genç bir Fransız öğrenci Marie Jaell dikkat çekmektedir.Vzorom bola pre ňu poľsko-francúzska vedkyňa Marie Curiová.
Son dönemde, demokratik anayasa üzerine çalışmalarıyla dikkat çekmektedir.V posledných chvíľach vraj hodnotil svoju vládu.
Kompleks, güzel ve iyi korunmuş Orta Çağ freskleriyle dikkat çekmektedir.Kompleks je zaslovel zaradi čudovitih, dobro ohranjenih srednjeveških fresk.
Bunlar arasında genç bir Fransız öğrenci Marie Jaell dikkat çekmektedir.Poleg Kircherja je egipčanske hieroglife raziskoval tudi francoski učenjak Nicolas Freret.
Bununla, onun yapıtlarındaki ayrıntı fazlalığına ve felsefi derinliğe dikkat çekmektedir.Ja, to res kaže na poglobljenost in strokovnost ustvarjalcev.
Liberal görüşleriyle dikkat çekmektedir.Aktorė laikosi liberalių pažiūrų.
Cinsellik konulu dizi, cüretkar ve bir o kadar da komik olan sohbetler ile dikkat çekmektedir.Humoras kalbant tiek apie juokingus, tiek ir apie rimtus dalykus.
Yüzündeki beyaz boyasıyla dikkat çekmektedir.Valge värvus peas ja näos on lubatud.
Gökhan Öner özellikle üstün blok yeteneğiyle dikkat çekmektedir.Madhjamaka koolkond keskendub eelkõige ületava mõistmise suutrate tõlgendamisele.
Ama ben burada şuna dikkat çekmek istiyorum:단, 여기서 한 가지만 짚고 넘어가자면
Ama ben burada şuna dikkat çekmek istiyorum:Pero aquí, sólo quiero dejar claro que
Ama ben burada şuna dikkat çekmek istiyorum:של הצטברות הדרגתית, צעד-אחר-צעד.
Ama ben burada şuna dikkat çekmek istiyorum:ولكن أود الاشارة هنا الى نقطة..
Ama ben burada şuna dikkat çekmek istiyorum:ダーウィニズムのエレガントさは それがまさにエレガントであり
Ama gerçekten dikkat çekmek istediğim her anlamda, başarı, evet.Ale chcem zdôrazniť, že úspech je dôležitý.
Ama gerçekten dikkat çekmek istediğim her anlamda, başarı, evet.Ale co bych rád zdůraznil, je to, že -- úspěch, rozhodně ano.
Ama gerçekten dikkat çekmek istediğim her anlamda, başarı, evet.Ale co naprawdę chciałbym podkreślić oczywiście, sukces, jak najbardziej.
Ama gerçekten dikkat çekmek istediğim her anlamda, başarı, evet.Dar ceea ce vreau să accentuez este da, succes, cu siguranţă.
Ama gerçekten dikkat çekmek istediğim her anlamda, başarı, evet.De amit nagyon szeretnék kihangsúlyozni, az természetesen a siker, igen.
Ama gerçekten dikkat çekmek istediğim her anlamda, başarı, evet.Doch was ich wirklich betonen möchte: Erfolg - auf jeden Fall. Ja!
Ama gerçekten dikkat çekmek istediğim her anlamda, başarı, evet.Jag avslutar här. Men jag vill betona att-
Ama gerçekten dikkat çekmek istediğim her anlamda, başarı, evet.제가 정말 강조하고 싶은 건 반드시 성공하시라는 겁니다.
Ama gerçekten dikkat çekmek istediğim her anlamda, başarı, evet.Ma ciò che realmente voglio ribadire con tutti i mezzi è: sì al successo.
Ama gerçekten dikkat çekmek istediğim her anlamda, başarı, evet.Mais ce que je veux réellement souligner je vous en prie, succès, oui.
Ama gerçekten dikkat çekmek istediğim her anlamda, başarı, evet.Mas aquilo que quero sublinhar é, sucesso, claro, sim.
Ama gerçekten dikkat çekmek istediğim her anlamda, başarı, evet.Mutta haluan todella painottaa, että menestys, sanon sille kyllä.
Ama gerçekten dikkat çekmek istediğim her anlamda, başarı, evet.Nhưng điều tôi thực sự muốn nhấn mạnh là thành công, vâng