Odada dikiş dikmek için yeterli ışık yok.There's not enough light in this room for sewing.
Bu dikiş makinasını kavramak ne kadar sürer?How long does it take to get the hang of this sewing machine?
Sen bana okurken,ben dikişimi yapabilirim.While you are reading to me, I can do my sewing.
Yalnız hasta dikiş dikmekten zevk alıyor.The lonely patient derives pleasure from sewing.
Kendime bir elbise yapabileyim diye dikiş dikmeyi öğreniyorum.I'm learning to sew so that I can make myself a dress.
Ben, yeni bir dikiş makinesi satın aldım.I bought a new sewing machine.
İğneye iplik geçiremediğim için dikiş dikmeyi sevmiyorum.I don't like sewing because I can't thread the needle.
O çok iyi dikiş dikebilir.She can sew very well.
O bir iğne ve iplik ile dikiş diker.She sews with a needle and thread.
Dikiş dikmeyi bıraktı ve biraz çay içti.She stopped sewing and had some tea.
Dikiş elle yapılan iştir.Sewing is manual work.
Dikiş dikmekte çok iyisin.You are very good at sewing.
Anlaşılan yaranın kendisi sadece birkaç dikişe ihtiyaç duyuyor.Apparently the wound itself only needs a few stitches.
Bir dikiş iğnen var mı?Do you have a sewing needle?
Annem bana dikiş makinesini verdi.My mother gave me her sewing machine.
Annem dikiş işleriyle meşguldü.Mom was busy with her sewing.
Tom'un eskiden uyuduğu odada bir dikiş makinesi ve bir ütü masası var.There is a sewing machine and an ironing board in the room where Tom used to sleep.
Yedi dikiş atmak zorunda kaldım.I had to get seven stitches.
Mary dikiş veya örgü hakkında hiçbir şey bilmaz.Mary knows nothing of sewing or knitting.
Bu yalnız hasta dikiş dikmekten zevk alır.This lonely patient takes pleasure from sewing.
İyi bir dikiş makinesini her yerde bulamayız.We can't find a good sewing machine anywhere.
İyi dikiş makinesini nereye koyduğumu hatırlayamıyorum.I can't remember where I put the good sewing machine.
O bana dikiş dikip dikemediğimi sordu.She asked me if I could sew.
Annem bana bir dikiş makinesi verdi.My mother gave me a sewing machine.
Kız, sütü bir dikişte içti.The girl drank down the milk in one gulp.
O bana dikiş dikmeyi bilip bilmediğimi sordu.She asked me whether I know how to sew.
Dikişlere ihtiyacın var.You need stitches.
Sanırım Tom'un dikişlere ihtiyacı var.I think Tom needs stitches.
Ona beş dikiş gerekli.He needed five stitches.
Beş dikişe ihtiyacı oldu.She needed five stitches.
Ona beş dikiş atıldı.She needed five stitches.
Doktor ona dört dikiş attı.The doctor gave him four stitches.
O bana nasıl dikiş dikeceğimi bilip bilmediğimi sordu.She asked me if I knew how to sew.
Dikiş dersleri alıyor.She takes sewing classes.
Nasıl dikiş dikileceğini biliyor musun?Do you know how to sew?
Tom birayı bir dikişte içti.Tom drank the beer in one gulp.
Ben dikiş dikmeyi sevmiyorum ama bu pantolonu kısaltmak zorundayım.I don't like to sew, but I shall have to shorten these trousers.
Bir dikiş makinem var ama onu çok nadir kullanıyorum.I have a sewing machine, but I rarely use it.
Bir dikiş makinem var ama onu nadiren kullanırım.I have a sewing machine, but I rarely use it.
Dikişlere ihtiyacım olacak mı?Am I going to need stitches?
Tom'un üç dikişe ihtiyacı vardı.Tom needed three stitches.
Kot pantolonumun dikişleri yırtıldı.My jeans ripped at the seams.
Dikiş dikmeyi seviyorum.I like sewing.
Tom'un otuz dikişe ihtiyacı vardı.Tom needed thirty stitches.
Hiçbir dikiş gerekli değildi.No stitches were needed.
Tom Mary'ye bir dikiş makinesi satın aldı.Tom bought a sewing machine for Mary.
Büyükannem eskiden dikiş makinesini çok kullanırdı.My grandmother used to use her sewing machine a lot in the past.
Büyükannem daha gençken dikiş makinesini çok kullanırdı.My grandmother used to use her sewing machine a lot when she was younger.
Büyükannem üç yıl öncesine kadar dikiş makinesini çok kullanırdı.My grandmother used to use her sewing machine a lot up until about three years ago.
O kısaca baktı ve dikişine geri döndü.She looked up briefly then returned to her sewing.
Dikiş makinesinin fişini taktın mı?Have you plugged in the sewing machine?
Mary çok iyi dikiş dikebilir.Mary can sew very well.
Tom'un on üç dikişe ihtiyacı vardı.Tom needed thirteen stitches.
Tom bana dikiş dikebilip dikemeyeceğimi sordu.Tom asked me if I could sew.
Ona yeni bir dikiş makinesi satın almamız gerek.We should buy her a new sewing machine.
Tom Mary'ye yeni bir dikiş makinesi aldı ve ona dikiş dikmeyi öğretti.Tom bought Mary a new sewing machine and she taught him how to sew.
Dikişlere ihtiyacım var mı?Do I need stitches?
Sami silahı Leyla'nın dikiş sepetine koydu.Sami put the gun in Layla's sewing basket.
Sami dikiş alıyordu.Sami was getting stitches.
O, bardağı bir dikişte bitirdi.He downed the glass in one.