Ürününü açlar yer, Dikenler arasındakini bile toplarlar; Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.De hungrige åt op hans avling, ja, midt ut av torner hentet de den, og snaren lurte på hans gods.
Ürününü açlar yer, Dikenler arasındakini bile toplarlar; Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.그 추수한 것은 주린 자가 먹되 가시나무 가운데 있는 것도 빼앗으며 올무가 그의 재산을 향하여 입을 벌리느니라
Ürününü açlar yer, Dikenler arasındakini bile toplarlar; Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.l'affamato ne divora la messe e gente assetata ne succhia gli averi
Ürününü açlar yer, Dikenler arasındakini bile toplarlar; Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.Người đói khát ăn mùa màng hắn, Ðến đỗi đoạt lấy ở giữa bụi gai, Và bẫy gài rình của cải hắn.
Ürününü açlar yer, Dikenler arasındakini bile toplarlar; Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.Người đói_khát ăn mùa_màng hắn , Ðến đỗi đoạt lấy ở giữa bụi gai , Và bẫy gài rình của_cải hắn .
Ürününü açlar yer, Dikenler arasındakini bile toplarlar; Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.njegovo žetev je pojedel lačnež, celó iz trnjeve ograje jo je pobral, in po imetju njegovem so hlastali žejni.
Ürününü açlar yer, Dikenler arasındakini bile toplarlar; Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.Obilé jeho zžíře hladovitý, a i z prostřed trní je vychvátí; nadto sehltí násilník statek takových.
Ürününü açlar yer, Dikenler arasındakini bile toplarlar; Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.sultne åd deres Høst, de tog den, selv mellem Torne, og tørstige drak deres Mælk.
Ürününü açlar yer, Dikenler arasındakini bile toplarlar; Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.Żniwo jego głodny pożre, i z samego ciernia wybierze je; a połknie chciwy bogactwa takowych.
Ürününü açlar yer, Dikenler arasındakini bile toplarlar; Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.Гладният изяжда жътвата им, Граби я даже изсред тръните; И грабителят поглъща имота им.
Ürününü açlar yer, Dikenler arasındakini bile toplarlar; Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.Жатву его съест голодный и из-за терна возьмет ее, и жаждущие поглотят имущество его.
Ürününü açlar yer, Dikenler arasındakini bile toplarlar; Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.אשר קצירו רעב יאכל ואל מצנים יקחהו ושאף צמים חילם׃
Ürününü açlar yer, Dikenler arasındakini bile toplarlar; Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.الذين يأكل الجوعان حصيدهم ويأخذه حتى من الشوك ويشتف الضمآن ثروتهم.
Ürününü açlar yer, Dikenler arasındakini bile toplarlar; Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.他 的 莊 稼 、 有 飢 餓 的 人 喫 盡 了 、 就 是 在 荊 棘 裡 的 、 也 搶 去 了 . 他 的 財 寶 、 有 網 羅 張 口 吞 滅 了
Ürününü açlar yer, Dikenler arasındakini bile toplarlar; Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.他 的 莊稼 、 有 飢餓 的 人 喫盡 了 、 就是 在 荊棘裡 的 、 也搶 去 了 . 他 的 財寶 、 有 網羅張 口 吞滅了
Üzerinde, paslı teller değil, dikenli bir gül olsun.Розу за колючей ржавой проволкой.
Ve aksine, bu ürpermenize ve tüylerinizin diken diken olmasına neden olur.En dit contrast in ervaring zorgt voor de rilling en je kippenvel.
Ve aksine, bu ürpermenize ve tüylerinizin diken diken olmasına neden olur.Et ce contraste dans l'expérience provoquerait les frissons et la chair de poule.
Ve aksine, bu ürpermenize ve tüylerinizin diken diken olmasına neden olur.Ez az élmény okozza a libabőrt, és hogy kiráz a hideg.
Ve aksine, bu ürpermenize ve tüylerinizin diken diken olmasına neden olur.Iar acest contrast provoacă fiorii și pielea de găină.
Ve aksine, bu ürpermenize ve tüylerinizin diken diken olmasına neden olur.전율과 닭살을 일으킵니다. 다른 이론도 있습니다.
Ve aksine, bu ürpermenize ve tüylerinizin diken diken olmasına neden olur.Κι αυτές οι αντιφατικές εμπειρίες προκαλούν το ρίγος και την ανατριχίλα.
Ve aksine, bu ürpermenize ve tüylerinizin diken diken olmasına neden olur.לחוויה הגורמת את החלחלה ואת עור הברווז שלך. יש
Ve aksine, bu ürpermenize ve tüylerinizin diken diken olmasına neden olur.التجربة تسبب رعشة وصرخة الرعب الخاصة بك. هنالك نظريات
Ve aksine, bu ürpermenize ve tüylerinizin diken diken olmasına neden olur.関係を解読しは困難ですが、 科学では、私たちは鳥肌の起因を知らない。。。まだ知らない。 質問等は コメント欄かFacebookやTwitterで お応えします
Ve o kendini tamamen barışın zorlu ve dikenli yoluna adardı.A plne by sa angažoval do ťažkého a tŕnistého procesu tvorby mieru.
Ve o kendini tamamen barışın zorlu ve dikenli yoluna adardı.Całkowicie poświęciłby się trudnej walce na rzecz pokoju.
Ve o kendini tamamen barışın zorlu ve dikenli yoluna adardı.E ele comprometer-se-ia totalmente com o processo difícil e espinhoso de fazer a paz.
Ve o kendini tamamen barışın zorlu ve dikenli yoluna adardı.E lui si impegnerebbe pienamente nel processo spinoso e difficile di costruire la pace.
Ve o kendini tamamen barışın zorlu ve dikenli yoluna adardı.En hij zou zich helemaal wijden aan het lastige en stekelige proces van vrede sluiten. Dankuwel.
Ve o kendini tamamen barışın zorlu ve dikenli yoluna adardı.Er würde sich selbst ganz und gar dem schweren und dornigen Friedensprozess verpflichten.
Ve o kendini tamamen barışın zorlu ve dikenli yoluna adardı.És teljesen a béketeremtés bonyolult feladatának szentelné magát.
Ve o kendini tamamen barışın zorlu ve dikenli yoluna adardı.Et il s'engagerait sans retenue dans la difficile et épineuse entreprise qu'est la paix.
Ve o kendini tamamen barışın zorlu ve dikenli yoluna adardı.In globoko bi se zavezal težki in trnovi poti do miru.
Ve o kendini tamamen barışın zorlu ve dikenli yoluna adardı.그리고 아마도 그는 평화를 이루는 어렵고 험난한 과정에 헌신할 것입니다.
Ve o kendini tamamen barışın zorlu ve dikenli yoluna adardı.Och han skulle ha lagt all sin kraft på den svåra och taggiga processen att skapa fred.
Ve o kendini tamamen barışın zorlu ve dikenli yoluna adardı.Şi s-ar dedica fără rezerve procesului dificil şi spinos de obţinere a păcii.
Ve o kendini tamamen barışın zorlu ve dikenli yoluna adardı.Và có lẽ ông sẽ dốc toàn tâm toàn sức cho tiến trình tạo lập hoà bình đầy cam go và gai góc
Ve o kendini tamamen barışın zorlu ve dikenli yoluna adardı.Y estaría comprometido totalmente al proceso espinoso y difícil de lograr la paz.
Ve o kendini tamamen barışın zorlu ve dikenli yoluna adardı.Και θα είχε αφοσιωθεί πλήρως στη σκληρή και ακανθώδη διαδικασία για την αποκατάσταση της ειρήνης.
Ve o kendini tamamen barışın zorlu ve dikenli yoluna adardı.И би се посветил напълно на тази идея по трудния и бодлив път към мира.
Ve o kendini tamamen barışın zorlu ve dikenli yoluna adardı.И он бы целиком посвятил себя непростому процессу установления мира.
Ve o kendini tamamen barışın zorlu ve dikenli yoluna adardı.І він би повністю присвятив себе тому, щоб важкий і тернистий процес встановлення миру увінчався успіхом.
Ve o kendini tamamen barışın zorlu ve dikenli yoluna adardı.והוא התחייב לחלוטין לתהליך הקשה הסבוך והדוקרני של עשיית שלום.
Ve o kendini tamamen barışın zorlu ve dikenli yoluna adardı.وسوف يلزم نفسه كلية لعمل السلام الصعب والشائك.
Ve o kendini tamamen barışın zorlu ve dikenli yoluna adardı.厳しく 厄介な平和構築のプロセスに 全力を注ぐでしょう ありがとうございました
Ve onların bu tür ağlarla problemleri var, çünkü dikenleri yok.Her har de et problem med denne slags net, fordi de ikke har pigge.
Ve onların bu tür ağlarla problemleri var, çünkü dikenleri yok.이런 철망에서는 문제가 있어 보이네요. 왜냐면 게들의 다리에는 가시가 없기 때문입니다.
Ve onların bu tür ağlarla problemleri var, çünkü dikenleri yok.Şi aici au o problemă cu acest tip de suprafaţă, deoarece ei nu au ţepi.
Ve onların bu tür ağlarla problemleri var, çünkü dikenleri yok.Tutaj zaczęły mieć problemy z tego rodzaju siatką, ponieważ nie mają kolców.
Ve onların bu tür ağlarla problemleri var, çünkü dikenleri yok.Und dort haben sie ein Problem mit so einem Gitter, denn ihnen fehlen die Stacheln.
Ve onların bu tür ağlarla problemleri var, çünkü dikenleri yok.Y tienen problemas con esta clase de malla porque no tienen espinas.
Ve onların bu tür ağlarla problemleri var, çünkü dikenleri yok.И начинаются у них проблемы с нашими ячейками, потому что у них нет шипов.
Ve onların bu tür ağlarla problemleri var, çünkü dikenleri yok.Където имат проблем с тази мрежа, защото нямат шипове.
Ve onların bu tür ağlarla problemleri var, çünkü dikenleri yok.שם הם נתקלו בבעיה עם הרשת הזו, מכיוון שאין להם קוצים.
Ve onların bu tür ağlarla problemleri var, çünkü dikenleri yok.وهناك لديهم مشكلة في التعمل مع هذا النوع من الشباك لأنه ليس لديهم أشواك.
Ve onların bu tür ağlarla problemleri var, çünkü dikenleri yok.トゲを持っていないからです カニはトゲを持たないからこのような表面を通過することができません
Yengeçler dikensizdir, o yüzden böyle engebeli araziler üzerinde problemleri var.Bij krabben ontbreken die stekels, dus hebben ze een probleem op dit soort ruw terrein.
Yengeçler dikensizdir, o yüzden böyle engebeli araziler üzerinde problemleri var.Crabii au ţepi lipsă, aşa că au o problemă pe acest tip de teren dificil.
Yengeçler dikensizdir, o yüzden böyle engebeli araziler üzerinde problemleri var.Die Krabben haben keine Stacheln, also kommen sie auf unebenem Terrain weniger gut klar.