Ana içeriğe geç
Sözlük

dike ile cümle

dike kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Grup (kimya), periyodik tablodaki tüm dikey sütunlara verilen ad.Em química, denomina-se grupo cada coluna vertical da tabela periódica.
Bir süre sonra bu bez kaldırıldı ve yatak dikey pozisyona getirildi.Todavia, foi retirada do ar novamente e posto, em seu lugar, o seriado Chaves.
Asteroidea sınıfı Echinodermata (derisi dikenliler) şubesinde sınıflandırılır.A classe Asteroidea pertence ao filo Echinodermata.
VTOL, Dikey Kalkış ve İniş (İngilizce: Vertical Take-Off and Landing) sözcüklernin kısaltmasıdır.STOVL é um acrónimo do inglês Short Take Off and Vertical Landing (decolagem curta e aterragem vertical).
Göğsü iki dikey beyaz şeritle bölünmüş mordur.As asas são cinzento-esverdeadas com duas barras esbranquiçadas.
Hera onu Hesperidlerin bahçesine diker.Atena encarregou-se de recolocá-las no Jardim das Hespérides.
Başındaki bir pervane sayesinde uçabilir ve düşmanlarına diken atabilir.Pode girar a sua cabeça e agarrar o inimigo.
Kollarının içinde gizli dikenli kırbaçlar bulunur.Há também marcas de corte auto-infligidas em seus braços.
Ayrıca hayvancılık yapanların yaşadığı Dikencik yaylası Kaşın Kuzey doğusundaki tepeler üzerinde yer alır.Também serve de alimentação para animais em períodos de seca no Nordeste.
Eğer dikey olarak konumlandırılan döngü altta beslenirse, yatay olarak kutuplanacaktır.Se quisermos torná-lo mais suave, vamos ajustá-lo a um sussurro.
Aksine, güneyde, dağ vadi tabanına neredeyse dikey olarak düşer.Por contraste, para o lado sul, a montanha cai quase verticalmente até ao vale.
Cihaz bir duvara monte edilebilir veya varsayılan olarak tekerlekli dikey bir stand üzerine kurulabilir.O dispositivo pode ser montado em uma parede ou, por padrão, ser montado em um suporte vertical com rodas.
Eğer çok istiyorsan, ne eline batan diken ne de söylenenler umurunda olacak.É bom não ter que olhar por cima do ombro ou se preocupar com quem você está falando.
Dikey inişin farklı bir yanı ise cayrokopter ya da helikopter pervanesi kullanılmasıdır.Esse chefe é diferente, pois você tem que usar o eraticator e o destructor.
Turnede "Live to Tell" performansı sırasında haç ve dikenli taç gibi dini sembolleri kullandı.Madonna usou símbolos religiosos, como um crucifixo e uma coroa de espinhos, na performance de "Live to Tell".
Dikenler sert ve çok keskindir, yumuşak yüzeyleri kolaylıkla delebilirler.As armaduras e armas são extremamente leves, mas sobrenaturalmente duráveis.
Büyük olduğunda dikey olarak yükselir.Het wil, als het groot is, dichter worden.
NBA tarihinde bu ödülü dörder kez ile en çok Dikembe Mutombo ve Ben Wallace kazanmıştır.De prijs werd met vier keer het vaakst gewonnen door Dikembe Mutombo en Ben Wallace.
1237'de Latin İmparatoru II. Baudouin, Dikenli taçı 13.134 altın sikke karşılığı Venedikli bir tüccara verdi.In 1237 verpandde Boudewijn de Doornenkroon aan een Venetiaanse koopman voor 13.134 goudstukken.
Yevmiyesi verilse de ağaç dikecek elaman bulunmuyordu.Als leek had de vermaner niet het recht om te dopen.
İnsanlarda dikey görüş alanı da yaklaşık 180 derecedir.De mens kan maar 180 graden om zich heen kijken.
Sırt kabuğunun iki yanında 9'ar adet diken bulunur.Op de bovenzijde van de rug zijn aan weerszijden negen stekeltjes aanwezig.
Bunlar, Charanandri tepelerindeki dikey bazalt kayalıklara kazılmıştır.Deze structuren werden opgegraven uit het basalt van het verticale deel van de Charanandri-heuvels.
Çünkü sınırlayıcı kuvvetler parçacık süratine dikeydir.De limes wordt verdedigd door grenstroepen, de limitanei.
Birçoğu da yüzülmüş kafa derilerini birbirine dikerek kendileri için pelerin yaparlar.Bij sommige soorten zij de hoorns naar achteren gekromd, bij andere naar voren.
Beyaz tüylerini dikerek, bu şekilde birbirlerini tehlikeye karşı uyarmak için işaret verebilirler.Door de rode bollen op zijn hoofd, waarschuwt hij de anderen als er gevaar dreigt.
Abdomen oval olup 3-4 dikenli.Wit speelt e3 of e4.
Dikenli Köyü halkı; içten, samimi, hoşgörülü ve hazırcevaptır.De dorpsbewoners van Saeftinghe zouden ijdel en hoogmoedig geweest zijn, wat een hoofdzonde is.
Astronotların kalçaları 50 dikeyden derece sapmış şekilde yükseltilmiş olmalıdır.Van de Fallen Astronaut zijn officieel 50 stuks gemaakt.
Harry Potter Dikenli Defneden yapılmıştır.Zo bezit Harry Potter een onzichtbaarheidsmantel.
2013 yılında, Transvision da sektöre özel dikey odaklanan bir stratejik ortak olarak 121 ile katıldı.In 2007 werd een derde Plan U, de 121, aan de collectie toegevoegd.
Athena ise buna karşılık şehre bir zeytin ağacı diker.Athena schonk de stad een olijfboom en Poseidon een bron.
Yansıtma Resimler, yatay ve dikey olarak, aynadaki görüntüye benzer şekilde ters çevrilebilir.Het is mogelijk om afbeeldingen te draaien, te spiegelen en in een slideshow te bekijken.
Bu iki dikey çizgi astigmatizmanın meridyenlerini oluşturur.Dit alles compenseert de astigmatische afwijking van het oog.
I bandı ortasında dikey olarak uzanan "Z çizgisi" bulunur.Het woord x {\displaystyle x} bevindt zich in het midden van de figuur.
Kuyruklarında zehirli bir diken vardır.Ze hebben een giftige stekel op de staart.
Dikenli telin altından sürünerek geçtiğinde, pantolonuyla takılıp kaldı.Toen hij onder het prikkeldraad doorkroop, bleef hij er met zijn broek aan haken.
Yatay ve dikey olan bu iki eğilim, birbirini destekler.Owe dwie tendencje, pozioma i pionowa, wzajemnie się uzupełniają.
Üst yüzeyleri kaba olup, uzunlamasına şekilde düzenlenmiş, topuz şeklindeki dikenlerle kaplıdır.Powierzchnia przedplecza i pokryw jest głęboko i chropowato punktowana.
Televizyon yatay polarizasyon kullanır iken AM ve FM radyo yayını genellikle, dikey polarizasyon kullanırlar.Telewizja w transmisji naziemnej oraz radiofonia UKF używa zwykle polaryzacji poziomej.
Bakalyaro balığının yüzgeçleri dikensizdir.Analiza zawartości przewodu pokarmowego złapanych ryb była jednak nierozstrzygająca.
Sırtında iki yüzgeci ve dikenleri vardır.Posiada dwa pokłady (sterownia i ładownia).
Fırın içinde su dikey ekseinin üç ya da dört misli yol katedecek kadar dolaştırılır.Na każdym nowym kafelku terenu jest rozwidlenie drogi na 3 lub 4 wyjścia.
19'un üstündeki sayılar dikey olarak yirminin kuvvetleri olarak yazılır.Po 29. poziomie, nazwy poziomów składają się z liczb w systemie szesnastkowym.
Bu eksende sadece dikey hareket yapılabilmektedir.Ta istota może być jedynie uchwycona bezpośrednio.
Atalarımız eteklerini, kanı emecek biçimde dikerdi.Nasi przodkowie przelali krew w walce.
Üst yüzü serttir ve küt dikenlerle kaplıdır.Głowa jest ogolona i pokryta strupami.
Harry Potter Dikenli Defneden yapılmıştır.Harry Potter skupia się na notowaniu.
İkisi yatay üçüncü dikey düzlemde yukarı doğru olmak üzere üç güneş paneli vardı.Pierwotnie na osi kamienicy na wysokości trzeciej kondygnacji znajdowały się balkony.
Tibia I üzerinde 2 güçlü diken bulunur (R. micropa türünde ise yoktur).Fort nie posiada wału piechoty (podobnie jak Fort IX).
Birçoğu da yüzülmüş kafa derilerini birbirine dikerek kendileri için pelerin yaparlar.Część z nich posiada nawierzchnię piaszczystą, a część żwirową.
Dikenleri büyümeye başladığında keseyi terk eder ama yedi ay boyunca annesinden süt emmeye devam eder.Po 3 tygodniach młode zaczynają skubać trawę, ale nadal pobierają mleko matki.
Vücut yanlarındaki pullar az dikenlidir.Małe łuski na ciele są gładkie.
Çünkü sınırlayıcı kuvvetler parçacık süratine dikeydir.För andra betydelser, se Boundary Ranges.
Başındaki bir pervane sayesinde uçabilir ve düşmanlarına diken atabilir.Han kan flyga tack vare en propeller på huvudet och han kan kasta pilar på fienden.
Savunma hattının ileri kesimi üç sıra dikenli tel ve mayın tarlası bandıyla korundu.Den främre delen av slagfältet skyddades av tre linjer taggtråd och mina.
İkirenkli veya bikolor, bayrakbilimde yatay veya dikey iki çizgiye sahip olan bayrakları ifade eder.Bikolor ("tvåfärgad") är en vexillologisk term för en flagga som har två lika stora fält i olika färger.
Bu gösterimde μ molar kimyasal potensiyel, g yerçekimsel ivme ve z dikey koordinattır.У цьому виразі μ — мольний хімічний потенціал, g — гравітаційне прискорення, і z — вертикальна координата.
Vücudunda 9 ila 11 adet dorsal diken bulunmaktadır.По тілу проходить 10 або 11 мінливих чорних смуг.
Bütün caddeler dikey ve yatay olarak hizalanmıştır.Всі вулиці села асфальтовані та газифіковані.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod