dike ile cümle

dike kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Dikey biçimde iniş ve kalkış yapabilir.Tiene la capacidad de aterrizar y despegar.
"İnsan namazda kıyamda iken dikey, rükûda yatay bir halde bulunur.Uniéndose a la oración, el pueblo hace suya la plegaria mediante la aclamación: «Amén».
Bir çadır dikerler ve düğün yaparlar.Un árbol de Noel y una boda.
Seçenekleme Dikey bir çizgi seçenekleri ayırır.Selectable: Permite seleccionar entre una lista de elementos.
Göz çizgisini işaret eden, ortasında (biri dikey, biri yatay) kesişen eğik çizgilerle bir yuvarlak çizdiler.Morado y con grandes labios, de un solo ojo, viste una capa morada.
Batan diken varsa ve görünüyorsa çıkarılır.Cuando uno está calmado y reflexivo, el camino le será revelado.
Sonunda dikenli dallardan yarı baygın çocuğun kafasına taç yapılır ve bağlanır veya çarmıha çivilenir.Al final, la víctima medio muerta será coronada con espinos y atada o clavada a una cruz de madera.
Başka bir kuruma dikey geçiş yapmak için 7 yıl görev yapma zorunlulukları vardır.Aún quedan tres siglos para que ésta sea una verdadera realidad administrativa.
Dışı dikenlerle kaplı olsa da içi zarafet doludur.Por si no te diste cuenta las calles están llenas de agujeros.
Zaman bu resimde dikey doğrultuda akar.El tiempo corre a lo largo de la dirección vertical en esta imagen.
Örneğin "Dikensiz gül olmaz." atasözü "Gül dikensiz olmaz" şeklinde söylenemez.Así que cuando digo "no comercial en términos de radio", estoy siendo vaga.
İlk üretilen BA-20ler de aynen FAI modelinde olduğu gibi dikey yüzeyli zırh taşıyordu.Los primeros BA-20 tenían la misma torreta con lados verticales del FAI.
Dikenler de kıvrılarak düzleşir.Los ejercicios regulares también reducen los sofocos.
Acanthopholis (anlamı: Dikenli pul) Acanthopholis, Nodosauridae ailesinden bir ankylosaurid dinozordur.Hoy Acanthopholis se considera un miembro de los Nodosauridae dentro de Ankylosauria .
Bacakları uzun dikenlerle kaplıdır.Está cubierto de pelos largos.
İki katı birbirine bağlayan bu yapılar yatay, dikey ya da dairesel biçimlerde olabilirler.Las algas que pueden dividirse en dos dimensiones pueden formar talos con forma de hoja o cuerpos.
Bu resimler sadece iki siyah dikey çizgi ve mavi boyanmış üçgen sekilerden oluşur.Las marcas eran tres bandas blancas y dos negras pintadas de forma alterna.
Birçoğu da yüzülmüş kafa derilerini birbirine dikerek kendileri için pelerin yaparlar.Si moltiplicano per spargimento dei semi (in semenzaio) e per trapianto (all'aperto).
Hemen herkes giysisini evinde dikiş makinasında diker.Ognuno si lavava a casa la propria divisa. ...
Bu nedenle her şaman kendisini temsil eden bir ağaç diker.In ognuna di esse vi è un albero da poter resuscitare.
Gözbebekleri yuvarlak, boyun ve baş yanlarında diken şeklinde pulları bulunur.Tra i tentacoli si spalancano occhi fissi che osservano il tutto e il niente.
Van Gogh, pencereden süzülen ışığın dikiş diken kadın üzerindeki etkisini gösterir.Van Gogh mostra l'effetto della luce che dalla finestra filtra sul suo lavoro di cucito.
Ön ayaklarındaki başparmaklarının üzerinde diken benzeri bir yapı vardır.Ha un fiore come quelli sul top tra i capelli.
Başlık kışın kaybolur ancak yerine koyu dikey çizgiler kalır.Il cappuccio si perde in inverno e lascia solo delle strisce verticali.
Ama indikleri bölge dikenli telli idi.La pista però presentava dei tratti scivolosi.
Söylenenin aksine dikenlerini fırlatmazlar.No, io non getterò pietre contro di lui.
Dikenli balık, dikenlibalıkgillerden kemikli balık.Sarcopterygii, pesci con pinne carnose.
Başka bir kuruma dikey geçiş yapmak için 7 yıl görev yapma zorunlulukları vardır.Bisogna attendere quasi dieci anni per avere un'altra spedizione.
Bir dikenli kedidir.Trappola per gatti.
Yaprak loplarının ucunda dikensi çıkıntılar bulunur.Al di sotto di essi vi sono le spine dello sfenoide.
Asteroidea sınıfı Echinodermata (derisi dikenliler) şubesinde sınıflandırılır.Echinacea – superordine di Echinodermi della classe Echinoidea.
Dikenli kamçıları ve büyüyen zehirli iğneleri ile saldırır.Presenta ferite di arma da taglio e tracce di sostanze tossiche.
Bu dikenleri kur yapmak için kullanır.L'anfisbena ne fa uso per scavare.
Dikey yönde hareket eden asansörler ise oldukça hızlı hareket etmektedir.Agili corridori, si spostano piuttosto velocemente.
Paper Mario'daki rozetler Mario'ya farklı güçler verir, başında diken olan düşmana zıplamak vb.In Super Mario Bros si presentano come i primi nemici che Mario deve affrontare.
Destekleyici dikey yerleri ve büyük tahta çivi delikleri hâlâ görülmektedir.Gli imponenti muri e le torrette di guardia sono ancora visibili.
Dikenli bir çalıdır.È una pietra scheggiata.
Geceleri tohumlarla beslenir ve derin dikey deliklerde yuvalanırlar.Trascorre la notte in tane scavate estemporaneamente e ricoperte di foglie secche.
Diğer kril türleri gibi bu da, günlük dikey göç yapar.Come la maggior parte delle altre aquile, questi rapaci hanno un'attività diurna.
Gülü seven dikenine katlanır.Любишь розу — терпи и шипы.
Dikenleri yüzünden yastık olarak kullanılması söz konusu değildir.Не рекомендуется использование подушки.
2 numaralı eksen doğrusal dikey eksendir.Выпуск 10, ошибочно указано 2-ое изд.
Birçoğu da yüzülmüş kafa derilerini birbirine dikerek kendileri için pelerin yaparlar.У них много сараны: собирали её коренья и приготовляли из них кашу.
Eleştirel düşünme süreci analitik ve dikeydir.Аналитика вместо мнений и условностей.
Bunun için Krimehild Siegfried’in elbisesinin üzerine, tam o bölgeye bir haç diker.Кримхильда обещает отметить это место крестиком на одежде Зигфрида.
19'un üstündeki sayılar dikey olarak yirminin kuvvetleri olarak yazılır.Числа свыше 19 писались согласно позиционному принципу снизу вверх по степеням 20.
Biraz sonra gelen haberle, surlara sancağı dikerken şehid olduğunu öğrendi.Каково же было удивление мальчика, когда он услышал, будто кто-то пытается выбраться из шкафа.
Mümkün olduğunda, "keiretsu" şirketleri de birbirlerini besleyerek birliklere dikey olarak bütünleşirler.Сам «Элизиум», по мере возможности, помогал этим группам развиваться.
Atalarımız eteklerini, kanı emecek biçimde dikerdi.Мы ели хлеб их, но платили кровью.
Bu basılım 1916 yılına kadar tüm pullarda yatay, dikey ve örgü kâğıtlarda uygulandı.До 1982 года компанией выпускались сигары и папиросы.
Dikenli karıncayiyenler etoburdur.Все брюшные стерниты свободные.
Ancak dikey olarak su yüzeyine çıkmaya çalışabilirler.Может неподвижно лежать на поверхности воды.
Bu dikenler 2öö'den daha uzun değildir.Они микроскопические и длятся не более двух дней.
İki tür keiretsu vardır: dikey ve yatay.Существует две разновидности аришты: для обеда и для десерта.
Kuyruğunda ise dört tane sivri ve ölümcül dikeni vardır.На дорсальной стороне тела четыре глубокие продольные борозды.
Kışları yakacak olarak kullanılan guni, köy dağlarının yamaçlarında yetişen dikenli bir çalıdır.Зимой склоны вокруг Петровых камней используются для катания на горных лыжах.
Dikerdem'in yardımlarına rağmen derginin sahibi ve yazı işleri müdürü Orhan Veli'ydi.ورغم مساعدات ديكاردم كان أورخان ولي هو مالك المجله ومدير تحريرها.
Her hücre yatay, dikey veya çapraz omak üzere bitişik olan sekiz komşusuyla doğrudan etkileşir.تتفاعل كل خلية مع ثمانية من الخلايا المجاورة لها أفقياً ورأسيا وقطرياً.
Adlarını aynı kirpilerdeki gibi dikenli sırtlarından alırlar.نعم نحن نأمل من يتابع من الخلف وبنفس مداد قلمه.
Bu gözlemler dikey göçün günde iki ya da üç kere meydana geldiğini göstermektedir.قال سلمة: فرقيت تلك الليلة مرتين أو ثلاثا.

İlgili Sayfalar